Erol Yıldız

Tüm Yazıları


İşimiz üç harflilere kaldı

  • 16 Mart 2019 Cumartesi


Rahmetli olan bir akraba ninemiz, konuşma esnasında cin dediğim için beni azarlamıştı. “Evladım sakın ha böyle konuşma. Allah korusun. Sen üç Harfliler diye söyle. Allah korusun yavrum. Sakın bir daha söyleme sakın” diye de üstüne basa basa tembih etti. O tarihten bu yana ağzımdan cin kelimesini çıkarmadım. Korktum mu onu da bilmiyorum ama çocukluğumdan kalan bir baskı olsa gerek. Aslına bakılırsa neyse o. Üç harfliden kork, yok efendim beş harfliden kork, altı harfli sakın söyleme. Peki bu millet nasıl anlaşacak. Bunun adı korku imparatorluğu kurma hevesi. Başka da bir şey değil.

Adam bir yerin adayı olmuş, seçmeni iş akdiyle korkutuyor. Sakın ha kazayla belayla başkasına oy kullanırsan, memleket elden gider. Hiç olacak iş mi? Ne alakası var böyle bir sözü sarf etmeye. Bu bir iç savaş değil ki. Topu topu mahalli idareler seçimi. Yani Belediye Başkanı seçeceğiz. Bir başkası çıkıyor biz kazanamazsak şayet o şehre kullanacağınız hizmet karşılığı para gelmez. Kim demiş onu. Var mı böyle bir tehdit. Ben şimdi doğrusunu anlatayım size. Belediyeler, mevcut nüfuslarına göre, iller bankasından her ay düzenli olarak para gelir. Ayrıca belediye hizmetlerinden payı miktarınca ona gelir yansımaktadır. İki ayrı şehrin nüfusu yüz bin olduğunu varsayarsak, devletin her iki ile de göndereceği para eşittir. Buna siyasi partiler karar veremez.
Bir başkası çıkıyor, burada seçimi kazanmazsak kaos çıkar deniliyor. Ne alaka. Neden kaos çıksın. Bu ülke, aynı sınırlar içinde yaşayan insanların bir arada olduğu demokratik ve laik bir ülkedir. Anayasamıza göre de herkes eşit hak ve hürriyetleri doğrultusunda seçme hakkına sahiptir. Bu nedenle kimin hangi partiye oy atacağı veya hangi partiye destek vereceği kendi şahsi vicdanıyla sınırlıdır. Sadece her kişi vatandaşlık görevini yapmak üzere sandık başına giderek, istediği kişiye veya partisine oyunu kullanmakla yükümlüdür. Merak etmeyin kimse size neden buraya oy kullandınız diye sorgulayamaz. Cin olmuşlar cin çarpıyorlar.
Yaptığım söyleşilerimden birinde üç harflilerden bahsetmiştim. Kısacası üç Harfliler başta tarım sektörümüzü teslim alarak işini sürdürmüştür. GDO herkesin bildiği gibi üç harflidir. Tohumları ekilerek yıllarca sağlığımız bozuldu. Hastalıklar arttı. Alın size üç harfli. Bitmedi daha. Eğitimde üç harfliler çoğaldı. Çocuklarımız bir gün önce yapılan sisteme bir gün sonra başkası gelmesinden dolayı kafaları karıştı. LYS, OGS, AYL, AÖL, LGS, TYT, AYT,YKS ve daha aklıma gelmeyen bir çok sistem. Hepsi üç harfli. Çocukları çarpa çarpa canına okudu. Sonuç attan beter yarıştalar. Bunun bir de dört harfli olanları var. KPSS, ÖSYM gibi. Çığ gibi çoğalan üniversitelerimizin başına şehrin harfini ilave ettiler. Onların bazıları üç harfliden dörde döndü. Bazıları ise beş bile oldu. Cin çarpıyor cin. Siyasilerin ağzına takıldı son günlerde. Beş harfli denildi. Ben bu söze eyvah dedim. Ya altı harfliler çıkarsa vay halimize.