İlter Gözkaya Holzhey

Tüm Yazıları


İntikam Hırsı

  • 10 Ağustos 2019 Cumartesi


Gazze’den İsrail’e roket atıldı, İsrail de misilleme yaparak karşı tarafa Filistin’e roket fırlattı, haberlerini dinlerken, bunun da dine bağlı olan bir olay olduğu düşünülmez.
Bu makaleyi hazırlarken eski bir Yeçilçam filminde dişe diş, göze göz, deyimini işittim. Dinler tarihini tekrar, ama iyi okumak gerektiğine inandım. Dini kötüye kullanan politikacılar Dünya barışına çok fena zarar veriyor.
Kötü komşu, mal sahibi yapar, atasözüne göre karşı güçler, sivil toplum kuruluşları Demokrasi’ye sahip çıkıyorlar.
Çok ciddi bir zaman diliminde yaşıyoruz. Ülkeleri idare edenler ilerlemede politika programlarını uygulamada çok zorlanıyorlar. Popülistler gündemi sıcak tutuyor, karışıklığa sebep olunca özgürlüğüne, hak ve adaletin eşit olmasına inananların direnciyle toplumda denge tutulmaya çalışılıyor.
Eski veraset İncil’in ilk bölümü musevilerin inandığı kutsal kitap Tevrat’ta kötülüğe karşı kötülük, şiddete karşı şiddetle cevap verme, esas alınıyor. Hırsızlık yapanın eli kesilir, dişi kıranın dişi kırılır.
Tarihte verilen cezalar, ölüm cezası için üretilen makinalar ibret niteliğindedir. İnsanoğlu ve kızının bugüne kadar sosyal, human, düşüncede gelişmesinde zamanın saati çok ağır ilerdiği görülüyor.
İsa Peygamber dişe diş, göze göz, intikam cezasını yumuşatarak şiddete karşı çıkmıştır. Sağ yanağına vurana, sol yanağını uzat, diyerek sivil direnmeye tarihte ilk adımı atıyor. Martin Luther reformu hıristiyan dinini ilk çıkışına geri dönüş yapıp, temel anlayışı hatırlatıyor.
İsa Peygamber çarmıha gerilirken bile, kendine ölüm cezası verenler için inananlara; Kin tutmayın, onlar ne yaptıklarının bilincinde değiller, diyor.
Bazı müslüman ülkelerde ölüm cezası, taşlama cezasını dine dayandırmaları insan tarihinde sosyaloji biliminde geri götürdüğüne şahit oluyoruz, hoş görü sevgi dini İslâm’a zarar veriyorlar.
Dini tarihi iyi anlamak ancak tek tanrılı dinlerin kutsal üç kitabını okuyarak mümkün olabilir.
Alman ceza kanunun tarihi temeli 1871 yılına dayanıyor. Zamana ve duruma göre değişikliğe uğrayarak bugünkü hale getirilmiştir. İki türlü ceza vardır, hapis ve para cezası. En uzun hapis cezası onbeş yıldır. Bu süre sonunda suçun tekrar edebilme şüphesi varsa, toplumu koruma amacıyla hapis cezası uzatılabilir.
Cezanın amacı, pişman olmaya fırsat verme, suçluyu geri topluma kazandırma sürecini iyi değerlendirmedir.
Kan gütme ve namus olaylarında çocuk yaştaki gençlere işletilen cinayet, insanlıkdışı bir olaydır. Bireyin işlediği cezayı devletin iyi işleyen hukukunda aramak, demokrasi sisteminin olmazsa olmasıdır. Devlet ve onu temsil eden yöneticiler vatandaşından nefret etmez, intikam duygusuyla cezalandırmaz.
İntikam duygusunun içinde nefret kökleşmiştir. Nefretle konuşanın yüz hatlarına dikkatle bakan psikologlar, psikoterapistler o şahsın iç dünyasının karanlığını görebilir. Şahsı nefret bürümüş, duygu dünyasında boğulurken, akıl ve mantığını kullanamadığına şahit olurlar. Ruh sağlığı bozulan lider görevi olanlar, toplumda insanlara çok zarar verirler. Ruh hastaları gönüllü olarak tedavi olmazlarsa, aile fertlerini bile öldürüp, katil olabilir.
Nefret, intikam duygularıyla toplumu zehirlemeden önce o insanın çocukluk döneminde doğru eğitilmesi şarttır. Hak kukuk adalet kavramları, ana babanın davranışlarıyla örnek olmasıyla başlar. Okulda öğretmeninin adaletli davranışıyla yeşerir. Devlet babanın kucağına sığınmakla tamamlanır. Çocuk kendine ailesine, okuluna devletine güvenerek, hak adalet hukuk kavramlarını öğrenir ve vicdan duygusunu geliştirir.
Bir ülkenin küresel Dünyada itibarı azınlıklara ve kadınlara davranışı, ülkede hak hukuk adalet işlerse artar. Hakimin gözü kapalı olmalı, ki eşit muamele yapsın, kanunu uygulasın. Fakat vatandaş neden, niçin, nasıl sorularını ancak gözünü açarsa sorabilir. Sorabilmek de Fen Bilim ve Matematik derslerinde geliştirilir.

Adaletle kalın!