Erol Yıldız

Tüm Yazıları


İnsana saygı kalmadı

  • 18 Mart 2019 Pazartesi


Bir kere konunun aslını anlamak lazım. Öyle herkes yazar olmuyor, olamıyor. Yazar olmanın asıl güzel tarafı insanları cins ayrımı yapmadan eşit bir seviyede tutmaktır. Bazılarının içinde kötülük ve nifak yerleştiğinden kadın ile erkeğin eşit olabileceğini asla düşünmüyor. Gel kardeşim ben sana asıl konuyu anlatmaya çalışayım. Gerçi anlatsam da sen o kafayla anlamayacaksın ya.

8 Mart Dünya emekçi kadınlar gününü geçen hafta yaşadık. Bazı kişiler kendilerini öyle kaptırmışlar ki, aynaya bakıp da kendilerini görseler ortaçağda yaşayan insanları görmüş gibi olacaktır. Sokağa çıkarak yürüyen ve o günü kutlayan kişileri, dilinde yeşerttiğini sandığı fakat diliyle karaları çalan sözlerle lezbiyene, fahişeye benzetmiş. Ayıp ayıp.
Bu günü iyi anlamak için başta neden kutlandığını bilmek gerekiyor. Onun için de yazar olmaya, alim olmaya, usta olmaya, vezir olmaya, şah olmaya gerek yok. Sadece okuyan ve medeni bir kişi olmak, çağa ayak uyduran bir kişi olmak, insana olan saygı ve eşitliği kabul eden biri olmak, işin aslı yazmak değil çok daha okumaktan geçtiğini bilmek gerekiyor. Okumayı bilmeyen kişiden ne iyi bir öğretici olur ne de iyi bir yazar. Okumayı iyi beceren biri kadın ile erkeğin eşitliğini iyi bilir hatta kutsal kitapta yazılanları iyi anlayarak onlara olan saygıyı başta Peygamberinin hadislerinden daha net anlayabilir.
Kısacası 8 Mart 1857 tarihinde, dokuma işçisi kadınların, ücretlerinin az olması nedeniyle ve sosyal haklarını aramaları sonucunda, ABD hükümeti ve polisinin sert müdahalesi sonucunda 129 kadının ölümü ile sonuçlanan trajik bir konudur. Bu tarih Avrupa’nın gelişmiş ülkelerinde ve ülkemizin aydın insanları tarafından kutlanan ve yaşananlara karşı yanlışların dile getirildiği tepkidir. Çağdaş insanların fikrinde bu olayda katledilenlerin ne lezbiyenlikle ne de fahişelikle hiçbir alakası yoktur.
Sonuç ne biliyor musunuz? Asıl konu, bağnazlıkla çağdaşlık arasındaki uçurumun adıdır. Kutsal kitap bazı konuda gelinmemesini emrediyor diyor din alimleri. Fakat nedense bazı konularda gıkları çıkmıyor. Halka açıklama yaparak bu konuda konuşanlar haksızdır demiyor. Neden açıklamıyorsunuz? Başta bilip de açıklamayanlar günahkardır. Bana sakın birilerini karalayarak gelme diyor. Birilerinin canını alma diyor. Başkalarının hakkını yiyerek karşıma gelme diyor. Ayrıca isteseydik biz herkesi günahkar yaratırdık fakat günaha girenleri tövbe ettiklerinde affeden olduğu yazılıdır. Tabi siz arapça yazan ve karşısında her Arapça yazıyı kutsal sayarsanız millet bu sözlerden sizin anlatacağınız dilde anlarlar. Bilmeden etmeden kişileri karalamak dinen günah olduğunu ben biliyorum da, sizin gibi ulemalar bir türlü öğrenememiş belli ki.