Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


İnsan Dediğin…

  • 29 Ocak 2018 Pazartesi


Bir halk türküsü, “İnsan bölük bölük yer damar damar” diye başlar. Gerçekten de insanlar bölük bölük, kısım kısımdır. Bir bölüğünün işine gelen, öteki kısmın işine gelmiyor. Zaten hırıltı, gürültü dediğimiz de bundan çıkıyor. Aşık Veysel bu durumu ne güzel anlatmış: “ Koyun kurt ile gezerdi/ fikir başka başk’olmasa.”Söz gelimi pazara gidersin, pazarcı milleti malını pahalıya sürmek ister sana. Eh tabii sen de enayi değilsin ya, ucuza almak istersin. O şöyle, sen böyle derken en azından bir ağız dalaşı çıkıverir.Yalnız alışverişte değil, her işte bu böyledir. Birbiriyle ilişkisi düşünülmeyen iki kişinin kavgayla sonuçlanan dalaşını konu edinen bir fıkrayı paylaşmak isterim.İstanbul’un bir mahallesinden Acar Ahmet, mesirede bir kahve tutar. İsmine de “Millet Gazinosu” der. Temiz, havadar denize nazır hoş bir gazino. Acar Ahmet, sezon ilerledikçe hayal kırıklığına uğrar. Nasıl uğramasın, her Allahın günü yağmur, çamur, fırtına. Dahası var. Gazino yüzünden komşusu bostancı arnavutla başı belaya girecek.Bu püsküllü belanın da sebebi yağmurla sarmısaktır. Beş altı kök sarmısak için, bir iki günlük yağmur yüzünden iki komşu esnaf kanlı bıçaklı bir hale gelirler.Anlatayım.Havanın adamakıllı yağmurlu olduğu bir cuma günü bizim Ahmet müşterisizlikten pineklerken, içeri bostancı Arnavut girmiş. Selam sabahtan sonra, bostancı, dışarıda şırıl şırıl yağan yağmura şöyle sırıtarak göz atmış:-Ver Allahım ver! Yağ mübarek yağ! Sarmısaklarım büyüsün!Bu sarmısaklı yağmur duası bizim Ahmedin fena halde canını sıkmış. Suratını asmış, o da başlamış duaya:-Dur Allahım dur! Yağma kesil, ya mübarek. Ortalık kupkuru olsun. Gazinoma müşteri dolsun.Bu sefer de Arnavut içerlemiş:-Bre efendi, ben dua ederim çi, yamuru yağdırttırırım. Benim sarmısaklar büyüsün. Yağ mübarek yağ!Ahmet büsbütün sinirlenmiş:-Hey bostancı başı! Yağmur yağarsa senin sarmısaklar büyür ama benim gazinoma müşteri gelmez. Kesil ya mübarek kesil!Derken, bostancı Arnavut, “Yağ ya mübarek!”, gazinocu Ahmet, “Kesil ya mübarek!” diye birbirinin gırtlağına sarılmışlar. Acar Ahmet, bostancının kafasını yarmış. Polisler gelmiş, mahkemeye düşmüşler.Dedim ya, insanlar bölük bölük, kısım kısımdırlar. Altta kalanın canı çıksın. Sen sen ol, altta kalmamaya bak. İşte bu kadar.