Erol Yıldız

Tüm Yazıları


İnşaat sektörü hüsran yaşamaya başladı

  • 07 Ağustos 2018 Salı


İnşaat sektörü alarm vermeye başladı. Şimdi bunu yazdım diye iktidara yakın ve fanatiklikte üstüne kimseyi tanımayan kişiler düşüncemin yanlış olduğunu söyleyecekler. Aslına bakarsanız kendileri de bunun bilincindeler. Onlar kendilerini iyi bilirler. İsmen söylemek istemiyorum. Benim tanıdığım ve merhaba dediğim Adalet ve Kalkınma Partisi İl başkanı, ilçe başkanı olan kişiler bunu daha iyi anlatacaklardır. Satışlar ancak bazı şanslılara göre hareket kaydediyor.

Şanslı olan emlak alıcıları bakın şu şekilde sıralanıyor. Bir yerlerden eline para gelip onu aklamak isteyenler. Şans oyunlarından para kazananlar. Arsalarının içinden yol geçerek kamulaşan arazisinden kayırılarak yüklü para kazananlar, ağası ve paşası üst düzeyde çalışanlar, bankaların vereceği ucuz faiz ile yatırımı yaptık sananlar, babalarının ölümüyle elindekini satarak şehre göç etmek isteyenlerin çabasıyla ayakta duruyor.
Benim tanıdığım yakınlarımdan aldığım bilgi ise daha da işin vahametini ortaya koyuyor. “İnşaat sektörü durma noktasında. Bizim şirketin sekiz ayrı şantiyesi vardı. Şimdi ise bu şantiyelerden sadece bir tanesi aktif çalışıyor. Çalışanların en az iki yıllık izinleri iş yoğunluğundan dolayı birikmişken, şimdi izin için çalışanlar sırayla izne gönderiliyor. Neredeyse izni olmayanlar bile izinli sayılacak konuma geldi”.
Para sektörünün kötü sinyaller vermesinin ardından yaşanan ekonomik gerilimin en fazla vurduğu yer inşaat sektörü olmuştur. Toplu konut inşaatları doların ve Euro’nun artması sonucunda, maliyetlerin büyük çapta arttığı gözleniyor. Bundan sadece beş altı yıl öncesinde 1+1 dairelerin 150 bin tl civarında satışı olurken şimdi bu fiyat el yakıyor ve 300 – 400 bin arasında satılıyor. Birçok inşaat şirketi ya iflas ediyor ya da bu işi bırakarak, turizme yöneliyor. Bu işin farklı bir gerçeği.
Bankaların verdiği emlak kredileri ödenemez hale gelmiştir. Vatandaş aldığı ücretler ile zor şartlarda geçinirken, böyle bir emlak için bankalara vereceği faizden adeta kaçmaktadır. Sadece bu değil. Daha önceleri yazdığım gibi, kentsel dönüşüm kararı alınan bir çok yerlerde, dönüşümden hak elde edenler şimdi orada oturamaz haldeler. Gerekçesi ortadadır. Kentsel dönüşüm nedeniyle yapılan lüks dairelerin aylık aidatları adeta el yakmaktadır. Daha önce buralarda yaşayanların gelir düzeyleri, yeni yapılan konutların aidatlarını ödeyemeyecek seviyede olduğundan, buraları terk etme yönüne gidiyorlar. Fakat emlak piyasasının zorda olması sebebiyle de satacakları konutlar ellerinde kalıyor. İşin sonu hüsran olacak gibi.