Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


İmkânı mümkün kılmak…

  • 03 Mayıs 2018 Perşembe


51 gün didişmeyeceğiz.
Şunu-bunu-onu kemirip, tüketmeyeceğiz.
Evet, kabul…
Oldukça zor iş bu!
Bunca yılın alışkanlıklarını terk edip, kulis-grup-kadro ayrımcılığından kısa bir süre de olsa kendimizi sıyırıp, sadece ve sadece hedefimize kilitlenmek oldukça güç bir iş…
Ama… 24 Haziran’a çeyrek var.
Gerçekten kamu yararı ve hakiki vatan sevgisine dönük özverili küçük bir süreyi hep birlikte yaşamak zorundayız.
Osmanlı’dan yaşamımızın içine zembille inen Cumhuriyet’i hak edebilmek için, demokrasinin bedelini ödemek için birleşmek ve omuz omuza çalışmak zorundayız.
Sadece ve sadece 51 gün için “ben”i zindana kilitleyip, “biz”i sokaklara, meydanlara, konu-komşu herkese taşımak zorundayız.
Hiç değilse 51 gün-cük bu erdemin yükünü taşımak zorundayız.
Ancak sorun da galiba bu noktada…
Sanıyoruz yukarıdaki satırların altına herkes imza atabilir.
Ama iş pratiğe gelince mesele çıkıyor.
Mesele bu gerçekleri yaşamlarımızın içine akıtabilmek.
Bire bir, gerçekten, sahiden uygulayabilmek…
51 güncük…
Her zamanki gibi akşam olacak bugünü tüketip mışıl mışıl uyuyacak ve yarın gözlerimizi gün ışığına açacağız. Ve bir de bakacağız ki, 50 gün kalmış.
Sonra 49, sonra 48…
Aslında o kadar da zor değil.
Deneyin bakın.
Ben-merkezli içgüdülerimizi 51 gün için tatile çıkartmak o kadar da güç değil.
İnsanoğlu mutluluğa, özgürlüğe ve adalete tek başına ulaşamaz.
Mutluluk bireysel gibi gözükür; bu yargı yanıltıcıdır.
Özgürlük ve adalet zaten toplumsal kavramlar.
Özgür olmayan bir toplumda bir insanın gerçekten mutlu olması olası değildir.
Adalet olmayan bir ülkede bir insanın özgür olması da mümkün değildir.
İş ve aş sorununu çözemeyen bir Devlet’te sosyal barışın sağlanması, adaletin, özgürlüğün ve sonuç olarak mutluluğun yeşermesi hiç mümkün değildir.
Bu iç içe girmiş değerlere ulaşıp onları yaşayabilmek ise, ancak disiplinli-özverili-benmerkezcilikten sıyrılmış örgütlü toplumsal mücadele ile sağlanabilir.
İşte 24 Haziran günü bizlere [hepimize] bu imkânı sunuyor.
Hedef: İmkânı mümkün kılmak.
“Olmak ya da olmamak!”
İşte bütün mesele…


@farukhaksal42
www.haksal.av.tr
farukhaksal@gmail.com