Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Huzur ve Barış Projesi...

  • 15 Mayıs 2018 Salı


Bu ülkenin en büyük projesi nedir diye kendi kendinize sorun bakalım,
Aldığınız cevap ne olacak.
Kanal İstanbul mu?
Ankara’ya liman kurmak mı?
Filistin’den İsrail’i kovmak mı?
PKK’yı yok etmek mi?
v.s.
Bunların hepsini yapmak elbet yukarıdaki başlığımızı oluşturan proje hayata geçtiğinde yapmak mümkündür,
Ancak bunların da ötesinde,daha büyüğü Başlığımız taşıyan PROJE’ dir.
Yani,
HUZUR ve BARIŞ PROJESİ’DİR.
Bu ülkenin nüfus’u 81 milyonu geçmiş durumda,
Neredeyse 82 Milyon,
İşte bu 82 Milyon yurttaşını kucaklayan bir Cumhurbaşkanına ihtiyaç vardır,
Gerisi teferruattır.
Yurttaşını ötekileştirmeyen,
Kindar ve Dindar yaratacağım diye Ayrıştırmayan,
Yarınlarının güvencesi Gençliğini,Çocuklarını SORGULATAN, ARAŞTIRTAN ve Özverili ÇALIŞKAN bir nesil yaratan olmalıdır.
Yurttaşlarının Dini inancına göre değil,
Irkına göre değil,
Millet olma bilinci içinde tüm halkını kucaklayan bir Cumhurbaşkanı olmalıdır.
Vatandaşını dinleyen,isteklerini kulak açan,
İsteklerini söyleyene Hakaret etmeyen Mesela “Ananını da al git demeyen”
Seni sevmiyoruz artık yeter diyene de “Senin oyunu da istemiyorum,seni de” demeyen,
Karşı çıkanlara düşmanıymış gibi davranıp Teröristlikle suçlamayan,
İşine gelmeyenlere Terörist muamelesi yapmayan,
Yandaş ve paylaşım kayırması yapmayan,
Hak edenin hakkını vermeye çalışan,
Hatta hak,hukuk ve adalet duygusunu içine sindirmiş,Yargısız infazlara tevessül etmeyip,edenlere karşı en şiddetli karşı çıkan bir Cumhurbaşkanı istiyor bu Millet.
İşte o zaman bu Millet Şaha kalkar.
Güçlü bir Meclis,
Millet iradesini arkasına almış,
Milletinin en küçük birimlerinin bile temsil edildiği Güçlü bir meclisle çalışma yürüten Güçlü bir hükümet özlemi duyan Cumhurbaşkanı istiyoruz.
Bu ve bunun gibi Projeleri hayata geçirecek Cumhurbaşkanı adayı bu milletin adayıdır.
Güçlü Meclis projesi esasında istenmesi gerek projedir,
Çünkü Milletin tamamının temsili ancak böyle mümkündür,
Tek bir kişiyle yönetilen ülkelerin haline bir bakın,
Ya fakir,yoksul,
Ya da işgal altındadır.
Mustafa Kemal ATATÜRK, Kurtuluş savaşı ki Ülkenin işgal altında verilen bir bağımsızlık savaşıdır,
Savaşı Milletin iradesinin emrinde yani Büyük Millet Meclisi ile yönetmiş,
Meclisin aldığı kararlar doğrultusunda ülkeyi 2000 li yıllara kadar taşıyan Laik Cumhuriyeti Kurmuştur.
Diyeceksiniz ki Koalisyonlar,
Ülke çıkarı ve Milletin Geleceği söz konusu olduğunda Meclis ittifakla karar alır,
Ancak Meclisteki kavgalar baktığınızda millet ve memleket çıkarı için değil,
Şahsi menfaatler,
Siyasi parti çıkarları ve kaygıları için olmuştur hep.
İşte bu konuda Cumhurbaşkanına büyük görev düşer,
Ülkenin geleceği,milletin bekası söz konusu olduğunda Meclise başkanlık etme yetkisi veren Anayasa maddesi devreye girmeli ve yürütmeye ve yasamaya yön vermelidir.
İşte Türkiye’nin ihtiyacı olan Güçlü meclis ve Demokratik bir Anayasa.
Yoksa Dünyanın hiçbir yerinde uygulaması olmayan Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi değildir.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi tek kişinin isteği anlamında bir hükmetme sistemidir.
Bu seçimle böyle bir oylama yapılacaktır.
Ya Huzur ve Barış Projesini kazandıracağız,
Ya da Huzur ve Barışı rafa kaldıran Tek kişi hükümdarlığına yol vereceğiz.
Dileğimiz o dur ki Huzur ve Barış gelir ülkemize…