Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Hızla kirlenmek

  • 19 Kasım 2018 Pazartesi


“Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler.”(Özdemir ASAF)
Yoğunlaşan her şey farklı bir konum kazanır.Örneğin; ses veya ışık yoğunlaştırılınca yıkıcı bir silaha dönüşür.Ekonomik güç az sayıda kişinin kontrolüne girince zaten yıkıcılık amacına ulaşmış olur. Bu ilkeyi yaşamın öteki alanlarınauyarladığınızda aynı şeyi görürsünüz.
SADAKAT.
Sadakat, eşitler için iyi bir duygu olarak adlandırılabilir. Eşit olmayanlar arasındaki sadakat aksak olur. Eşit olmayalar arasındaki sadakat dengesiz bir dengedir. Denge kararlılık halidir. Terazinin bir kefesinde 100 gr. Ve öteki kefesinde 2 kğ olunca kararlılık hali yakalanmış olur. Bu denge denklik olarak ifade edilemez.
Sadakat, varlık sürdürmenin zorunlu gereği olan karın tokluğu ile dengeleniyor ise; burada yetmezlik, eşitsizlik ve dengesizlik söz konusudur. Zaten sadakat, seçeneksiz olan bağımlı değişkenin zayıf halkasından beklenen bir koşullandırılmış davranış biçimidir. Bu davranış her koşulda itaati gerektirir.
KAZANMAK.
Eylem,tutum çabalar sonucunda elde edilen maddi veya manevi değerlere sahip şeyleri elde etmek kazanmaktır. Kazanmak her koşılda olumlu sayılabilecek bir davranış olmayabilir. Ulusal değerlere kişisel çıkarları içinkarşılıksız olarak el koyan kişinin kazancı ulusun kaybının karşılığı ise, bunun olumlu sayılması mümkün değildir.
Kazanmak için yalan söylemek, aldatmak, hile yapmak, çalmak, gücünü kötüye kullanarak el koymak hiç bir koşulda ahlaki ve insani değildir!
Ahlak, hiç bir ayrım yapmadan adil olarak paylaşabilmektir; haklı olana hakkını verebilmektir. Bu temel referans, gelişme potansiyeli olan insanlığı işaret eder.
Her koşulda kazanmak üretenlerin hakkıdır. Üretenin kazancı üretene anasının ak sütü gibihelaldir.erne ad altında olursa olsun, üretenlerin yarattığı değerlere el koymak bir suçtur. Bu eylemleri suç olmaktan çıkaran yasalar olsa bile. Sınıf temelli yönetimler, sınıf çıkarlarını gözetip güvenceye alan kanunlar yapabilirler. Bu negatifeylem onların haklı oldukları anlamına gelmez. Onlar, çaldıklarına kendilerinden çalınanların öz sahiplerini bekçi olarak bağlama becerisini gösterirler.
Zenginler, üretilen maddi değerlere el koyarken; manevi değerleri de, maddi değerleri üretenlere bırakırlar! Üretenlerin hakkına haksız olarak el koymanın adı hiç bir koşulda “kazanmak” olamaz!
Bu yürek yaşamlar için coşar,
Gönlüm ateşlere düş olur.
Deli-dolu geçer zaman,
Direnir dal, çiçeklenir, gül olur!