Selma Erdal

Tüm Yazıları


Hey gidinin memleketi; hey !...

  • 04 Nisan 2018 Çarşamba


*Komşu ülke Ukrayna'da , 26 Nisan 1986'da yaşanan Chernobil Nükleer Santral'ının patlaması sonucu; "komşuda pişer, bize de düşer" söyleminde olduğu gibi, ortaya çıkan olumsuz dışsallıkların etkisiyle, özellikle Karadeniz Bölgesi'nde pek çok yurtdaşımız kanser nedeniyle sağlık sorunları yaşamaya başladı... Ve pek çoğu da yaşamını yitirdi...
3 Nisan 2018 günü AKKUYU NÜKLEER SANTRALI'nın temel atma törenleri nedeniyle...Gün boyunca televizyon yansılarında; Nobel Ödüllü Bilim Adamımız Prof. Dr. Aziz SANCAR, sürekli nükleer enerjinin gerekliliğini savundukça... Bundan böyle; pek çok konuda sustuğumuz/susturulduğumuz/suskun kaldığımız gibi...Artık Nükleer Santrallar için de suskun kalma kararı aldı, bu satırların yazarı ve de demokrasiden vurgun yemiş şu gazi...Belli ki her alanda ve her anlamda; bildiğimiz Dünya'nın sonu geldiği gibi, bildiğimiz Türkiye'nin de sonu geliyor ne yazık ki...Ve bu arada; BİLDİĞİMİZ DÜNYANIN SONU, Immanuel Wallerstein'in yazdığı çok önemli bir kitabın adıdır ve kesinlikle okunmalıdır.
*7 Aralık 1982 günlü halk oylamasıyla onaylanan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 23. maddesi der ki:

-Herkes, yerleşme ve seyahat özgürlüğüne sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek amaçlarıyla sınırlandırılabilir.
Ve bu bağlamda Anayasamız’ın 23. maddesinde yeralan hüküm çerçevesinde soruyorum:
Neden bu halkın gönencinden çalan, rahatını, huzurunu kaçıran bunca Arap çapulcusu dolduruluyor bu ülkeye?...
Yoksa böylesi sorular sormayalım diye mi inatla ve ısrarla değiştirilmek isteniyor bu düzen ve özellikle de ANAYASA ?...

*Anımsıyorum da 2009 yılında, “Eşcinselleri öldürmek caizdir” diye buyurmuşdu İngiltere’de yaşayan fanatik İslamcı lider ki o Hint asıllı Müslüman Anjem Choudary…
Ve sonra da demişdi ki; “Bir erkek, bir erkeği sevebilir. Bir insan bir eşeği de sevebilir. Ama bunu ileri götürürse ve bu dört şahitle kanıtlanırsa taşlanarak öldürülmesi caizdir”…
İşte Hintli fanatik İslamcı ve de potansiyel katliamcı Choudary’nin bu sözlerine göre...
Erkek çocuklarla haşır, neşir olan soysuzların bulunduğu; vakıf, dernek, tarikat ne varsa...kapılarının önüne yığılmalı taşlar kamyonla...

Değil mi ki DİN böyle buyurmuş; uygulamak elzemdir, caizdir...Değil mi ya?...
Biz kafamızı takarken vara, yoğa; ne kadar rezil, rüsva geçmişleriyle namlı, üstelik de sanatçı geçinen ayak takımı varsa...Askere moral vermek için 3 Nisan 2018 günüsınırdaymışlar cümbür, cemaat... Yıllardır bırakmadılar işlemedik kabahat...Ama şimdilerde "vatan,millet,Sakarya" diyecekler çalgı, çengi hep birlikte, özellikle de dünün PKK sevicisi İbo veYavuz Bingöl, haşhaş içicisi Deniz Seki, mafia işbirlikçisi Sibel Can, ülkede yatmadık erkek bırakmayan Seda Sayan...Mezarında ters dönsün; Turgut Özal amcan... Sayesinde TRT batakhane pavyonlarına dönüşmüşdü, şimdi de sınır tanımıyorlar her yerde onlar baş kahraman...
Hey gidinin memleketi; hey !...Daha neler göreceğiz be hey!...