Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Her kişi kendi ideolojisine uymak zorunda

  • 15 Nisan 2019 Pazartesi


Cumhuriyet Halk Partili olmak o kadar kolay değil. Bir kere dik olacaksın. Eğilmeyeceksin. Yalan söylemeyeceksin. Hak yemeyeceksin. Öyle bedavadan altı oka sahip çıkmak yok. Partinin tüzüğüne uyacaksın. Partinin değerlerine saygı duyacaksın. Kısacası partini asla satmayacaksın. Bunları neden söylüyor diye şimdi merak edenler var. Koltuk hastası olanlar var. Oy hastası olanlar var. Bunların hepsini gördük. Biliyoruz.

Şehrin birinde partisini satmış ve inandığını ve peşinde koştuğu seneleri unutup, koltuk uğruna başka yere yanaşmış. Biri çıkmış, beni aday göstermiyorlar diye iktidar partisine aday olmuş. Biri kalkmış bir zaman hasmı gibi davrandığı siyasetçiye ellerini öperim senin diyerek avuç açmış. Bir başkası söz vermiş söz, ben sizi üzmeyeceğim ve herkesin dediği gibi davranacağım diyerek partisine sırtını dönmüş.
Patinin ambleminde altı ok bulunuyor. Bu okların ne anlama geldiğini bilmeyenlerin bu partide işi olmamalı. Öğrenmesi ve ona göre hareket etmesi gerekiyor. Bunda ben asla kasıt aramıyorum. Elbette bir unutma, bir sıkıntı veya başka bir sebeple hata olabilir. Peki bunları bildiği halde yine aynı kuralları çiğnerse, başta Atatürk’e ihanet etmiş olur. Daha sonra milletine, vatanına, bayrağına ve her şeye.
Bakınız altı okta neler var. Ne anlama geliyor anlatayım. Cumhuriyetçilik kısaca özgürlüğün ifadesidir. Siyasal bir rejimin adıdır ve halkın iktidarını temsil eder. Laiklik ise çok önemli bir kavramdır. Din işlerinin devlet işlerinden ayrıldığının tanımıdır. Din tamamen insanın hür iradesiyle vicdani bir kavramdır. Devlet işinden tamamen ayrı tutulmalıdır. Elbette ki bu kavram CHP’ye inananları ilgilendirir. Başkası için bunları söylemek haddimize değildir. Devrimcilik, diğer bir ifadeyle yenilikçiliktir. Halkçılık, herkesin her alanda eşitliğinin simgesidir. Devletçilik, ülke kalkınmasının devlet desteğiyle sağlanmasını ifade eder. Milliyetçilik, CHP içindeki tek kavramı Atatürk milliyetçiliğine bağlılığı ifade eder. Ben bunları kısaca yazdım ama asıl olarak her partili bunu bilmek ve buna göre hareket etmek zorundadır. Gerçek bir demokrasinin sağlanabilmesi için bunlara uymak her kişinin görevidir. Görevi olmalıdır. Koltuk savaşı için, çıkar için yapılacak her türlü farklılık, Atatürk’e saygısızlık ve vatana saygısızlıktır.