Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Hep Sınıfta Kalıyoruz...

  • 17 Şubat 2018 Cumartesi


Siyasetin yüzü o kadar kirlenmiş ki ne utanmak var,ne de sıkılmak,
Bu söz halkımız arasında kullanılır,
Ar,Namus
Utanmak sıkılmak,
Onur şeref,
Gibi insani değerleri dillendiren kelimeler artık toplumsal hayattan çıkmış durumda,
Sorumlusu,
Evet, evet
Sorumlusu siyaset kurumudur.
Genç kuşaklar pek hatırlamazlar belki,
Milenyumdan önceki toplumsal hayatımızda yukarıda yazdıklarım mevcuttu,
Milenyumdan sonra özellikle son 10 yılda tamamen dibe vurdu,
Siyasi Liderlerin birbirlerine söyledikleri TV kanallarından canlı yayınlanan sözleri bu söylediklerimin kanıtıdır,
TBMM gurup salonlarından canlı yayınlanan söyledikleri,
Diyeceksiniz üzerinde durmaya gerek yok,
Öyle değil kazın ayağı,
Tüm değer yargılarımızı artık ayaklar altına almış durumdayız,
Nereye varacağız böyle giderse,
Değerlerini kaybeden bir Milletin daha da kaybedeceği sadece ve sadece vatanıdır..
Onu da Emperyalistler zaten halletmişlerdir ki bu değer yargılarımızı algı yöntemleri ile nasıl hallettiler ise onu da bir şekilde tongaya getirip ÜMÜĞÜNÜ sıkar ve bitirirler.
Hani bir sözümüz vardır bizim,
“Bayram değil,seyran değil Eniştem beni niye öptü” diye.
Evet bayram değil,seyran değil biri gidiyor,diğeri geliyor şu Amerikalıların,
Gözümüzün içine baka, baka geliyorlar tamam canım,
tamam tatlım, öyle değil böyle, falan filan dercesine STRATEJİK ortaklığa sığdırarak ve birde NATO şemsiyesi altında ABA Altından SOPA göstererek çekip gidiyorsun.
Adamlar 5000 tır dolusu silah yığdılar PYD’ ye.
Sonra da sanki Suriye Hükümeti çağırmış gibi Suriye topraklarını işgal ediyorsun,
Hadi iktidar suskun,ya Muhalefet,
Muhalefet kendi Can derdinde,
Ülkenin dış politikası ,ülkenin sorunu,onlarında sorunu değilmiş sanki.
Diyeceksiniz Rusya Federasyonu da orada,
Onların Suriye Devleti ile antlaşmaları var,
Ne işi var ABD’ nin Suriye topraklarında,
Eee,sen BOP eş başkanlığını kabul eder ve sınırlarından bir TERÖR örgütünü törenle sınırlarını açar geçiş izni verirsen adam da gelir PYD-PKK benim kara gücüm der ve kendi canavarı IŞID’ı yok etme bahanesi altında işgal eder.
Sonra da sen sınır güvenliği harekatlarında ABD ile karşıya gelirsin,
Bu yaşanlar BOP projesinin bir parçası değilmiş gibi.
Sonra da Osmanlı tokadı naralarını yutmaz adamlar, gelirler usul, usul benim karşıma çıkma dercesine telkinde bulunup giderler.
Ne olacak şimdi,
Suriye topraklarından çıkalım mı,çıkmayalım mı,
Çıkarsak yazık değil mi bunca şehidimize,ne olacak o zaman sınır güvenliğimiz,
Çıkmazsak ABD ile karşı karşıyayız.
İşte gel de sığınma, Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün “Yurtta Barış,Dünyada Barış” düsturuna.
Tabi ki Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün bizlere emanet bıraktığı Laik Cumhuriyet ne kaldıysa…