Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Hayata dönüş (!)

  • 11 Haziran 2018 Pazartesi


Ülkenin komadan çıkarak normale dönmesi için, tüm sapmalardan kurtulması gerekir. Birinci sırada üretim ekonomisine dönme gerekliliği yer alır.
En kısa sürede sonuç veren üretim tarım alanında gerçekleştirilebilir. Ziraatın yanı sıra hayvancılığa da önem verilmelidir. Bu iki alana ilişkin sorunlar; gübre, ilaç, yem, enerji ve sulama konularında önlemler alınmalı ve gerekli destekler sunulmalıdır.
Elde edilen ürünler korunarak en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Katma değer yaratacak katkılar sunularak ürünün değeri artırılmalıdır. Katma değeri artırma süreci istihdama da olumlu katkılar sunar.
Tarım ürünleri dışarıdan alındığında, yabancı ülkelerin üreticileri desteklenmiş olur. Oysa dünya pazarlarında hatırı sayılır ürünlerimiz var. Fındık, incir, üzüm, çay, tütün, pamuk, şeker pancarı vb.
Bu arada gübre ve ilaç ile ilgili üretim kurumları güncellenerek harekete geçirilmelidir. Aynı süreçte tohum ile ilgili sorunlar ülke çıkarları gözetilerek yeniden düzenlenmeli ve üreticilerimiz kısır tohumdan kurtarılmalıdır.
Dış açıktan ve döviz bağımlılığından kurtulmanın ilk adımı, beton ekonomisinden, üretim ekonomisine geçilmelidir. İkinci önemli adım ise, tasarruftur. Bu tasarruf mutlaka devlet öncelikli olmalıdır. Kemeri sıkması gereken halk değil, devlettir.
79 yıllık cumhuriyet hükumetleri, 1920’den 2002’ye kadar 713 milyar dolar harcamışlardır. 1923 ile 1938 yılları arasında o yokluk ve yoksunluklara karşın ve dışarıdan katkı almaksızın 49 adet işletme kurulmuştur. Bu işletmeler ülke ölçeğinde üretimlerini sürdürmüşlerdir.
2003 ile 2017 yılları arasında AKP hükumetleri 2trilyon 94 milyar dolar harcanmıştır. Bu süreçte dışarıdan alınan borçlara 151 milyar 54 milyon dolar faiz ödenmiştir. Aynı süreçte içeride 687 milyar lira faiz ödenmiştir. Har vurup harman savrulan bu paralarla tek bir istihdam yaratıcı yatırım yapılmamıştır.
Yol, köprü, hava alanı ve şehir hasta haneleri YİD yöntemi ile yaptırılmıştır. Yetkililerin ifadesiyle; “Devletin kasasından tek kuruş çıkmamıştır(!)” Buna karşın vatandaşlarımız geçmedikleri köprüye, binmediği uçağa ve yatmadığı hasta hanelere para ödemek zorunda kalmıştır. Biz ve çocuklarımız gelecekte de bu borçları ödemeğe devam edeceğiz.
Tasarruf kapsamında mega projelerin bitirilmiş olanları mutlaka kapsamlı bir biçimde incelenmeli ve bu projelerde devleti zarara uğratanlardan hesap sorulmalıdır. İhale yasası 187 ayda, 186 defa değiştirilmiştir. Bunun nedeniaraştırılmalıdır. İhalelerden kimler halkın zararına kazançlar sağlamış ise hesabı sorulmalı ve kazançlarına el konmalıdır.
Ülkeye hiçbir yararı olmayacak olan rant projeleri derhal iptal edilmelidir. Kanal İstanbul’un bu ülke insanına hiçbir yarar sağlamayacağı görülmektedir. Sadece yandaşlar kazansın diye böyle bir proje uygulanmamalıdır.
Devletteki araç savurganlığına son verip, sadece kesinlikle gerekli olanlar dışında kalanlar satılarak halkın sırtındaki yük azaltılmalıdır. Saray farklı sosyal amaçlar için ve üretken biçimde kullanılmalıdır.
Öncelikli olarak satılması gereken kurumlardan biri ve hatta önde geleni TRT’dir. Halkın sırtından 2.5 milyar liralık yük kaldırılmalıdır.
Sarayın bilinmeyen bol maaşlı danışmanlarının görevlerine son verilmelidir. PTT Genel Müdürü’nün 60 danışmanı ile ilgili olarak Kocaeli milletvekili Tahsin Tarhan sorusuna yanıt bekliyor.
En başta şeker fabrikaları olmak üzere özelleştirilen tüm tesisler kamulaştırılmalıdır. Aynı zamanda ülke çıkarlarını koruyan bir gümrük politikası uygulanmalıdır.