Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Haspel kader işler

  • 24 Mart 2018 Cumartesi


Millet olarak mizahi yönümüz oldukça fazladır. Mesela, isimleri kısaltarak kullanmayı çok severiz. Fatma’ya Fatoş, Ayla’ya Ayloş, Zehra’ya Zehroş, Mustafa’ya Musti, Ali’ye Aliş, Abdullah’a Apo, Recep’e Reco, Teoman’a Teo, Yıldırım’a Yıldo, bu uzar gider. Hatta çok iyi bilirim, bu yakıştırmalar nedeniyle, kendi adını unutanlar bile olmuştur. Bizlerin memleketimizin bunca güzelliklerini, eserlerini, geçmişini unuttuğumuz gibi.

Biz, Amerika Birleşik Devletlerinin, yıllarca üzerimizde hakimiyet kurma eğilimini bile unuttuk. Binlerce kilometre uzaktan kalkıp, burnumuzun dibinde ne aradığını yıllardır çözemesek de, günümüzde dost olanlar da sonunda ne yapmak istediğini anlayabildiler. Güney sınırlarımızda yıllardır yaşanan başımızın belası terör için, bir zaman geldiğinde müttefik, başka bir zaman da ise, kendisini onlarla bir gören dost diye nitelemiş, farklı düşüncelerini çıkarlarına bağlamıştır. Neyse, bu onun politikası. Sonuç olarak biz siyasi ve askeri alanda onun müttefikiyiz. Böyle olmasına rağmen yine de farklı düşüncelerini zaman içinde dile getirebiliyor.
Geçen hafta ani bir karar ile görevden alınan dışişleri bakanı Tilllerson, yerini eski Cia başkanı olarak görev yapan Pompeo’ya bıraktı. ABD Başkanı Trump, bunca kargaşanın yaşandığı bir dünyada Cia başkanını dışişlerine ataması bence onun açısından normal. İşi biraz daha kolaylaştırıyor bence. Bu nedenle biz, yakın müttefikimiz olan ABD’nin yeni dışişlerini tanımamız gerekiyor. Üstelik bölgedeki durumumuz nedeniyle de artık içimizden biri olacağından hiç şüphem yok. Ne diyelim artık biz de ona bu yakınlığından dolayı Pompiş desek yeridir. Ha Pompeo, ha Pompiş ne fark eder. Sonuçta bizleri arkamızdan konuşarak istediğinde müttefik istemediğinde sesini yükselten biri olması istenmeyen durumdur.
Cia Başkanlığı boş mu kaldı dersiniz? Elbette hayır. Orası boş kalacak yer mi? Ortadoğu kaynarken, dünyanın en önemli enerji kaynakları gülerek insanlara göz kırparken, yer altı madenlerini işletemeyenler için dost görülen bu ülkeye elbette biri Cia’nın yönetimine gelecekti. Bundan doğal bir şey olamaz. Kim geldi deseniz, cuk diye oturmuş. ABD Başkanı hemen yerine Haspel’i atamış. Yani ABD ile olan işlerimiz, önceden olduğu gibi umarım Haspel kader gitmez diye umuyorum.