Selma Erdal

Tüm Yazıları


Günün İçinden

  • 07 Ekim 2019 Pazartesi




*MemurculukAptal Kutusu denilse de ya da "yok ben hiç izlemem" diyerek sofistike havalara girilse de... Bu ülkede televizyon izlemeden olmuyor.Üstelik ülkenin "toplumsal kirlenme" bağlamında nabzını tutmak istiyorsanız; ara, sıra televizyon izlemek de gerekiyor. İzledikçe de "toplumsal değişme" bu kadar mı hızlı ve bu "toplumsal yapı" nereden, nereye diye sorgulamadan da edemiyor insan... Örneğin; televizyon izlerken öğreniyoruz ki ne Devlet ciddiyeti, ne de Devlet memurunun saygınlığı; "Resmi İdeoloji"nin bizlere aşıladığı, öğrettiği gibi değil, çok ama çok başka yönlere kaymış. Ne giyim, kuşamda, ne tutum ve davranışlarda; Devlet'i temsil edecek düzeyde "presentable" kimlikler ve kişilikler çoktandır anlam ve önemini yitirmiş. Özellikle de 657 Sayılı Devlet Memuru Yasası'nın belirlediği sınırlar, görev ve sorumluluklar çoktandır çiğnenip, geçilmiş, yok sayılmış.Daha dünlere kadar; "memur ticaret yapamaz" ya da "memur kamusal alanda, memur onuruna aykırı tutum ve davranışlarda bulunamaz" gibi pek çok kurallar uygulamadayken... Şu M'ACUNtv.dedüzenlenen şarkıcı yarışmalarında boy gösteren devlet memurlarını gördükçe sorular düşüyor usumuza:- Bu nasıl değişim?... Bu nasıl dönüşüm?...Oysa bir dönemler; "Huysuz Virjin" adıyla tanınan Seyfi Dursunoğlu, sahneye çıkmak uğruna devlet memurluğu görevinden ayrılmak zorunda kalmış. Çünkü "memur" asla sahneye çıkamazmış.Ve günümüzde...Onca öğretmen ya da en son sahnede arz-ı endam sergileyen bir devlet memuru ki o bir RTÜK çalışanı imiş kendisinin açıkladığına göre... Geçtiğimiz aylarda artist Kıvanç Tatlıtuğ ile poz veren Hakime Hanım gibi "devlet memuru ciddiyetinden çok uzak" yer alıverdi magazin ortamında, M'ACUN tv. nin yarışmasında... Hem de üstlerinin izin ve onayıyla... Oh ne ala memleket!...Hep diyorum ya Turgut Özal; yazlık kısa pantolonu ile Türkün Ordusu'nun karşısına çıktığından beri, bu ülkede değer yargıları çok değişti. Ve ayrıca kendisi; TRT yansılarını nasıl da gazinolara çevirmişti, daha önceleri TRT'ye çıkması yasaklı olan şarkıcılarla...Ne diyelim?... Bizim bildiğimiz Türkiye çok başka, değiştirilmek istenen Türkiye götürülmek isteniyor bambaşka yöne...Bakalım bu değişimin sonucunda; bildiğimiz Türkiye'den acaba neler kalacak geriye?...Vay canına!...Devlet Memuru; gazetede yazı yazarsa, sicili bozulur ama M'ACUN TV'de şarkıcılık yaparsa alkışlanır, taltif edilir, 2 yıl sonrasında RTÜK üyeliğine bile getirilir. Ne günlere geldik?...

*Yağmur, çamurKaradeniz bölgesi; dik yamaçlarla kaplı, yağmurlar beldesidir. Ormanlar yok edilip, yapılaşmaya açıldıkça, yetmedi bir de dere yataklarına konutlar yapıldıkça; hamsi oltada, mıhlama tavada, yağmur havada, çamur balçık işgali her yerdedir.6 Ekim 2019 gecesi; Trabzon'a yağan yağmurlar yine kenti sel ve çamur baskınına uğratmış.Filipinler, Tayland ya da herhangi bir başka 3. Dünya Ülkesi; elimize su dökebilir mi?...
İstanbul ya da Trabzon fark etmez, yağmurların sel ve çamurları bu ülkeyi terk etmez bu ülkede sorumsuzluk egemen oldukça ne yazık ki!..

*Türkiye Olamamak12 Eylül 1980'den sonra; bu ülkede Başbakan olan her kim varsa, Türkiye'i hep bir başka ülkeye benzetmek için sürekli gösterdiler çaba... Özal "ekonomik gelişmişlik" bakımından Japonya gibi yapacaktı, kimileri de İranlaştırıp Türkiye'nin başına türban takacaktı. Sonuç olarak her gelenin kafasında bir model vardı, ama hiç birinin amacında, ereğinde gerçek Türkiye'yi daha da ilerilere götürmek, gönence ulaştırmak, kuruluş değerlerini koruyarak daha güzel bir geleceğe taşımak gibi bir özlem yoktu.Bununla birlikte; Dünya genelinde, gelişmiş ülkeler, yalnızca kendileri için değil, tüm insanlık için daha iyisini başarmak amacıyla durmaksızın çalışıyorlar.Örneğin;Uyuyan Dev ÇİN son 10 yıldır küresel ticaret ağına egemen olmak için bilgi teknolojileriyle çalışırken... Bizdeki Evrenin Efendileri saraylar yaptırmaktalar saltanatlarının keyfini sürdürmek için...
*Savaşmakatv ve benzeri pek çok sahibinin sesi televizyon kanalları, alkışlarken Suriye topraklarındaki Fırat'ın Doğusu Operasyonu'nu... Gümbürtüye gitmesin Akdeniz'deki doğal kaynakları yabana kaptırmama operasyonu... Aman dikkat!...Ha bugün, ha yarın Fırat Doğusu'na girecek Türk Ordusu'na "Tavşana kaç, tazıya tut" diyen Amerika; bakalım daha ne dertler açacak başımıza?... Operasyon yapılacağı kesinleşince, yeniden Dolar'ın ateşi yükselmeye başlarken; bir de Suriye topraklarında atılan her kurşunun maliyeti bindikçe sırtımıza...Aman ne düşünüyoruz ki?... İşte o gün hemen, tezden, ivedilikle; enflasyon düşer yüzde 1'e... Oh be; ne müreffeh Türkiye!...