Selma Erdal

Tüm Yazıları


Günün İçinden

  • 01 Şubat 2019 Cuma


Her akşam izlediğim iki ayrı televizyon kanalının haber saati programları...Önce saat 18.00 sıraları Kanal 7'de; BAŞKAN ERDOĞAN Haber Programı'nı izliyorum, günün AKBAKIŞ ve AKYORUM içeriğini öğrenmek için...Daha sonra da saat 19.00 sıraları; "sözde" muhalif duruşuyla FOX tv'nin "körtopal" sunumundaki yayınını...Fatih'in;bazen nabza göre şerbet veren, bazen de insanı delirten yorumlarını...Ne de olsa patronları ABD'li medya grubu News Corporation'ın sahibi Rupert Keith Murdoch'dır.Dolayısıyla bize göre değil de, onun çıkarlarına hizmet edecekdir kanal son aşamada...
Geçen yıl yine bugünlerde;İlluminati Tanrıları kurban istiyordu.Trump;önce Müslümanlar ve göçmenler diyerek,bir bakıma onlar için ölüm emri veriyordu.Neredeyse Dünya'nın yarısı yok edilecek gibi öngörülerde bulunurken kendisi... Kaygılanmağa başladık USA yüzünden ki TRUMP Aga konuşdukça genellikle Ortadoğu'da ve bazen de dünyanın başka, başka yerlerinde havalar; günlük güneşlik değil kanla, karışık ölümcül geçiyordu.Bir yıl sonra 2019 yılı Şubat'ın 1.gününde de; yine tehlike kapıda, AKBAŞKAN sempati duyduğu için Venezuellalı Maduro arkadaşına...Neymiş "altın" ticareti yapıyormuş iki ülke aralarında bahanesiyle yine ortalık karıştırma işinde TRUMP Aga... Hani şu "oduncu ve berber fıkrasında" olduğu gibi, taktı bir kere kafayı bizim AKBAŞKAN ve yönetimine; bu gidişle "uysa da, uymasa da" icabına bakacak ülkemizin... Gerçi öncelikli ve temel amaç illa ki Venezuella'nın petrolünü içmek de bu arada Türkiye'nin de belini kırsa, kaynaklarını eline geçirse ve onun uydusu olmamak için direnen bir Türkiye'nin de defterini dürse TRUMP'a göre hiç işler bal kaymak olacak...Aganın bahanesi de Venezuella ile Türkiye arasında,daha önceden gerçekleşmiş olan "altın" ticareti...Aman efendim aman; nasıl göz yumarmış buna uluslararası en büyük mafia?...Ülkemizde birileri diyordu ya bir kaç yıl öncesinde "Ortadoğu'da bizden habersiz yaprak kıpırdayamaz" diye...TRUMP Aga da "Benden habersiz yaprak kıpırdamak şöyle dursun, soluk alamaz hiç bir ülke" diyor anladığımız kadarıyla...

Uluslararası ya da ulusal düzeydeki çelik çomak oyunlarını, laf dalaşlarını, insan onuruna aykırı savaşları bir yana bırakıp, bu yana, Didim'den yöne bakarsak; işin gerçeği pek mutlu olduk CHP'nin Başkan Adayı Deniz ATABAY'ın, halka dokunmak için çarşı, pazar dolaşmağa başlamasına...Kendi adımıza; "Halka yaklaş, halka dokun Başkan" diye çok kez yazdık, dolayısıyla sokaklara çıkan başkandan pek memnun kaldık...Bu arada Başkan için bir önerimiz de olacak ola ki kulak verirse bize...
İnsan "ikinci baharımdayım" diyerek kendini avutup, yaşam sürecinde yıllanmış olunca "ben çocukken" sözleriyle başlayan pek çok tümceler kurabiliyor yaşam deneyimlerini, gördüklerini, yaşadıklarını anlatmak amacıyla...Bu anlatımlarda da amaç; kim bilir belki de geçmişde yaşananlardan birilerinin işine yarayacak tutum ve davranışlar, söylem ve eylemler olabilir toplumsal yaşamda bir kez daha kullanılabilecek uygulamalar olabilir. Dolayısıyla yine girişeceğim söze; "ben çocukken" diye başlayan tümceler kurabilmek için...
Ben çocukken; Bursa'da, Belediye Tanzim Satış Mağazaları vardı.Annem sürekli o mağazalardan alışveriş ederdi. Nasıl ki kumaşları Sümerbank'dan, İpekiş'den alırdı, kuru gıda, soğan, sarımsak,temizlik maddesi, zeytinyağı, her ne gerekirse mutfağa...60'lı yıllar boyunca Bursa Belediyesi'nin Tanzim Satış Mağazaları'ndan alırdı. Ve hiç de kuşkulanmazdı acaba çok mu pahalı bu fiyatlar diye, çünkü bütün fiyatlar; piyasadan daha ucuzdu ve belediyenin belirlediği fiyatlarda satıldığından dolayı da güvenilirdi.
Acaba CHP'li Didim Belediyesi ve günümüzün Belediye Başkanı, umalım ki gelecek dönemin de başkanı olacağını varsaydığımız Başkan Deniz Atabay, halka sunacağı hizmetler arasına, böylesi mağazaların oluşturulması sözünü verse, çabalarını da gösterse...Nasıl olur?...Didim'de yaşayan halkın çoğunluğu emekli ve emekçi...Ülkede yaşanan ekonomik sorunlar ortada...O koskocaman marketlerdeki fiyatlar da ortada...Elini uzatabilene aşk olsun çünkü fiyatlar el yakıyor, cepdeki üç kuruşun da canına okuyor...Çocukluğumdan anımsadığım bir uygulama;böyle bir uygulama kanımca yakışır da adı HALK olan bir partinin seçim programına...Yakışır değil mi ATABAY Başkan?...