Selma Erdal

Tüm Yazıları


Günlerden 17 Eylül

  • 17 Eylül 2020 Perşembe


Bunca salgın, sorun, savaş gölgesinde, bu yıl anmayı unuttular mı diye sorguladım ve Andan Menderes'in idam edilişinin yıldönümünde anıt mezarı başında 17 Eylül 2020 gününde dualarla, mezarına bırakılan karanfillerle anıldığına ilişkin paylaşımlara ulaştım. İdam edilişinin ardından onu eleştirenleri ve "ah Menderes ah" diye onun için yananları izleyerek büyüdü benim yaşımdakiler... Ama Türk Siyasal Tarihi'nin sayfalarına daldığımızda, bugün bile anımsanıyor onu devrik bir başbakan olma yoluna sokan söylediği sözler...
Örneğin; 1955'te Başbakan Menderes, DP Meclis grubunda arkadaşlarına şöyle sesleniyor:
"Siz öyle güçlüsünüz ki, şu anda isterseniz Anayasa'yı değiştirebilir, hilafeti bile getirebilirsiniz. "
Ve bugünlerde onun düşlerini gerçeğe dönüştürmek için çabalayanlar, çalışanlar iktidarda ve sanki çok az kaldı, sanki pek yakında "halife" bile olacak bu ülkede...

Örneğin dönemin Başbakanı Menderes, 1957'de Ödemiş 'te halka yaptığı konuşmasını bir
"kasaba imamı" gibi bitiriyor:
" Allah, münafıkların şerrinden hepimizi Korusun. "
Genel seçimler yaklaşınca hızını alamıyor ve seçmene şu vaatlerde bulunuyor:
" Istanbul'u ikinci bir Mekke, Eyüp Sultan Camii'ni de ikinci bir kabe yapacağız
Yıllar sonra yine onun bu düşlerini gerçeğe dönüştürmek için çabalayanlar, çalışanlar iktidarda ve gerçekten de İstanbul ikinci bir Mekke ve EYÜP SULTAN da ikinci KABE olma yolunda hızla ilerliyor, üstelik entarili Araplar'ın varlığıyla ümmet kontenjanı da sağlanmış durumda, Kemal ATATÜRK'ün ulusu yok sayılırcasına...

Neden yapıldı 27 Mayıs 1960 harekatı?...
Neden tedavülden kalktı 1961 Anayasası ?...
Ve nereden türedi bunca LAİKLİK ilkesini yok sayan dinci bir yapı?...
Bugün için soran , sorgulayan, yorumlayan yok, ama soran, sorgulayan, yorumlayan birileri varsa; onlara saldıran çok...
Umalım ki yıllarca bazı kesimlerce tartışılan, eleştirilen, bir başarı değil, bir kayıp olarak algılanması için çaba gösterilen LOZAN Barış Anlaşması'nın; bugün yedi düvele sırtını dayamış Yunanistan'ın söylemleri ve eylemleri nedeniyle değerinin "ancak" anlaşılması gibi... Ola ki gün gelip de birileri LAİKLİK ilkesine sığınma gereği duyarsa uluslararası ilişkiler bağlamında ortaya çıkabilecek haksızlıklara karşı savunmak için şu ülkeyi...
Demedik mi biz, demeyiz; yalnızca zararın neresinden dönülürse kardır, bu ülkeye Atatürk İlke ve Devrimleri yarardır deriz. Çünkü biz; Türkiye Cumhuriyeti Devleti hiç kan kaybetmesin isteriz.