Selma Erdal

Tüm Yazıları


Güne Düşenler

  • 19 Temmuz 2020 Pazar



Gençler sürekli kendilerinden önceki nesilleri suçlar; beceriksizlikle, başarısızlıkla... Ve her bozuk düzenin sorumlusu, bir önceki nesildir onlara göre...
Nereden mi biliyorum?... Bugünün gençlerini izliyorum ama onlardan öncesinde aynı yargıları bizler de taşımıştık "büyüklerimize ilişkin benzeri yakınmalarla", işte oradan biliyorum.
Bizim nesil; 60'larda çocuk, 70'lerde ergen, 80'lerde genç, 90'larda yetişkin olan nesil... Çoğunluğumuz Resmi İdeoloji'nin önerdiği ve öğrettiği gibi Atatürkçü ve Cumhuriyetçi olarak yetiştirildik, yetiştik. Olgunluk çağımıza gelmiş olsak da ATATÜRKÇÜLÜK'den hiç ödün vermedik, aydınlıktan geri dönmedik.
Tüm çağdaşlarımız, yaşdaşlarımız; bütünüyle bizler gibi miydi?.. Kuşkusuz hayır.Çünkü Osmanlı'dan beri süregelen ikili yapı (düalizm) nedeniyle; bizler gibi ATATÜRK İLKE ve DEVRİMLERİ'ne bağlı olanların yanı sıra, karşıt olanlar da vardı Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları arasında... Ve Kurtuluş Savaşımız'da Ölümsüz Başkomutanımız Mustafa Kemal ve Arkadaşları'nın öncülüğünde topraklarımızdan kovulmuş olanlar, ne yazık ki aydınlığa karşıt olanlarla geldiler sürekli biraraya, bu ülkeyi bir kez daha bırakmak için yaya...
Bu ülkede gerçekleşen doğrularla, yanlışlar nedeniyle; yurtseverlerle, işbirlikçiler çatıştılar. Şunun şurasında 100. yaşını kutlayacak olan devletimizin kuruluşundan, bugünlere kadar durmaksızın çatıştılar. Ne mutluyuz ki içten ve dıştan yapılan onca saldırıya karşın; yıkamadılar ATATÜRKÜN TÜRKİYESİ'ni… Ama bıkmadan, usanmadan, daha da saldırganca; uğraşıyorlar sürekline yazık ki !...


Neredeyse her gün Ege ve Akdeniz kıyılarından orman yangını duyumları geliyor. Yaka, yaka bitiremediler ormanları... Ve doymadılar kondurmaya; yanan orman alanlarına çok yıldızlı otelleri ya da varsıllara pazarlayacakları villaları...
Oysa dünlerde halkın değerler sıralamasında; ülke toprakları gibi korunması gereken alanlardı ormanlar...
Üstelik bu topraklarda yaşayan halk; ormanları çok sever... Ağaçlarını korur, ona övgüler düzer…Filizleri yemesinler diye, keçileri salmaz...Servetleri tükenmesin diye ellerine baltaları almazdı. Çünkü bu halk; “yaş kesenin, başın keserim” diyen Fatih’in torunları, doğan bebesi için fidan diken Anayurt Anadolu’nun çocuklarıydı.
Ne oldu böyle bu ülkenin o güzel halkına, ormanlarını seven, koruyan yurttaşlarına?... Her şey böyle mutlulukla gülerken yüzlerine... Neden baltalı adamlar dadandı ülkenin dağlarına, düzlerine?... Önceleri gizliden, gizliye kesilen ağaçlar... Yuvasız kalan kurtlar, kuşlar... Kesilen ağaçların yerinde mantar gibi bir gecede çıkan gecekondular... Ardından doğada bozulan dengeler, kesilen yağmurlar... Yaz ayları geldiğinde de nedensiz başlayan yangınlar; çıra gibi yanan ormanlar... Yok edilen ormanların yerinde bu kez de yükselen çok katlı yapılar ve bu yapılar nedeniyle paraları cebine atarken Ağaoğlu gibi adamlar; ülke çöle dönerken, halkın gözünün içine baka, baka "işte orman" diye haykırdılar ne yazık ki !...
Bir kez daha anımsamak da yarar vardır ki...Ayasofya'yı ibadete kapatmış olanlar ve de gelecekte kapatacak olanlar 10 Temmuz 2020 günü bir bakıma lanetlendi, bakalım daha neler olacak?... Ve en büyük laneti alan Atatürk'dü Türkiye Cumhuriyeti Devlet'ini kuran olarak ne yazık ki !...

Ve Ayasofya kararına ilişkin duyumlar yankılanırken dış dünyada Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu demiş ki İspanya'da da kiliseye dönüştürülen camiler var.
Varsa bundan bize ne?...
Bu camiler Osmanlı yapıtı değil ki...
Onların sorgulamasını Endülüs Emevileri'nin ardılları yapsın ama umurlarında bile değil onların soyundan gelen Arapların...
Ayasofya ile bu konuların bağlantısı, amiyane deyişle kel alaka...
Siz şimdi bırakın İspanya'nın uygulamalarını da gelelim Turizm konusuna...
Bugünlerde kapıları açın diye yalvarırken sizler Avrupa ülkelerine... Onlar da derlerse size geri dönün Ayasofya'yı camiye dönüştürme kararınızdan, gönderelim halklarımızı sizlere...
Işte bu durumda ne yapacaksınız AK DANISTAY'in verdiği kararlar çerçevesinde?...
Turizm gelirleri mi önemli olacak yoksa AK ümmetin gönlünü hoş tutmak mı?...
Sizin de işiniz çok zor olacak bu gidişle, çünkü ATATÜRK'ün varlığıyla cebelleşirken, bin türlü engel çıkıyor önünüze değil mi?...