reklam alanı
DEMOKRASİMİZİN YUMUŞAK KARNI

Tanışık olduğum bir yerel yönetici hakkında uzunca süredir sosyal medyada videolar yayınlanıyor.  Videolarda  seksüel ilişkiler, hatun kişilerin bu yoldaki beyanları, ilişkilere zemin olan çiftlik evi, vs. vs.  Daha önce de bu tür iddialar söz konusu olmuştu, yönetici ve taraftarlar “karalama kadevamı +

YİTİP GİDEN OKUL YILLARI

Çocuklarımız ve gençlerimiz adına Milli Eğitim Bakanlığı cenahından iç sızlatan haberler geliyor.Okullar 21 Eylül’de; o da birinci sınıfların haftada 1 günlük katılımıyla açılacak.  3 haftalık uygulamadan sonra okulların açılması durumu yeniden değerlendirilecek.Yüzyüze eğitime katımayacaklardevamı +

KÖPEKLER... KÖPEKLER...

Yıllar yıllar sonra bir köpek tarafından ısırıldım.  Hastanede aşı kuyruğunda benim vaziyette olan kimseler vardı.  Demek ki, yaygın bir hadise köpek ısırmaları. Yetkililere sorarsanız; artık sahil kenti sokaklarında sürülerle dolaşan köpekler için “yetkileri” yok.  Belediyenin “yetkildevamı +

DOĞALGAZ REZERVİ VE SINIFLI TOPLUM

Karadeniz yatağında bulunan zengin doğalgaz rezervi –belli çevreler dışında- kimseyi sevindirmedi.  Çoğu yazar çizer haklı olarak bu zenginliğin iktidar yandaşlarını daha da zengin edeceğine dair ayrıntılı ve de ikna edici değerlendirmelerde bulundular. Da... Bunda bir anormallik yok; devleti ele geçirdevamı +

Pandemi Fırsatçılığı

Hiç 30 TL’ye aldığınız yaş pasta pandemiden sonra 60 TL olur mu? Bizde olur, hem de bal gibi, hem de saklamadan.  Gerekçe hazır; pandemiden sonra fiyatlar arttı.  Ancak artışın miktarı rivayet, kimilerinden iki katı, kimilerinde birkaç kat. Akbük’te “Yağız Simit Sarayı” diye bir yer var. devamı +

TEPE SİYASETLER

Yekten soruyorlar: -Muharrem İnce olayına ne diyorsun? Dişe dokunur bir yanıt olası değil.  Çünkü siyasi olayların gerçek yüzü yüksek yüksek tepelerin arkasında gizli.  Yurttaş olan biteni yalnızca medya demeçlerinden öğreniyor.  Söylenenlerin önemli bölümü vitrinlik. Bu olgu tüm partiledevamı +

AKBÜK’ÜN OKALİPTÜSLERİ

Her yörenin kendine özgü bitki örtüsü vardır.  Didim’in doğayla içiçe sahil kasabası Akbük’te-çok değil 15-20 yıl öncesi göz alabildiğince zeytin bahçeleri vardı.  Ne zaman ki İngilizler, cüzdanı şişkin gurbetçiler yeşili keşfetti; zeytin  bahçelerinin yerini zevksiz mimarisiyle havuzdevamı +

KAYGILAR KAYGILAR...

Sadık Usta “Ayasofya Cuması”na ilişkin bir görüntü iletti.  O Sadık Usta ki, Türkiye İşçi Köylü Partisi (TİKP) günlerimizde simsiyah kıvırcık saçlarının çevrelediği aydınlık yüzüyle  öğretici, ayağı yere basan konuşmalar yapar, ilgiyle izlenirdi.  Gün oldu, köprülerin altından devamı +

UZLAŞMAZ ÇELİŞKİLER

Siyasiler “birlik beraberlik” mesajları veredursun, ülkede sınıflar-kesimler arasındaki çelişkiler keskinleşiyor, uzlaşmaz nitelik kazanıyor. Ayasofyada namaz kılmayı büyük bir mutluluk sayan dinci ile ibadethanelerin o yapının asıl inanç sahiplerine ait olması gerektiğini düşünen laik yurttaşın ara bidevamı +

15 Temmuz Dersleri

15 Tem­muz Gülen Ce­ma­ati Kal­kış­ma­sı yıl­dö­nü­mün­de si­ya­si­ler ara­sın­da “FETÖ’nün si­ya­si ayağı”, “o gece kim ne­re­dey­di?” ka­bi­lin­den na­fi­le tar­tış­ma­lar ya­şan­mak­ta­dır. Na­fi­le oluşu bir yana, ka­mu­oyu­nu il­gi­len­di­ren Si­ya­sal İsldevamı +

EKMEK ve SİYASET

Fırından 1 adet tam buğday ekmeği ve 1 adet simit aldım, 5 TL uzattım.  Fırıncı 6.25 dedi.  Ekmek 4.50 TL olmuştu. Aynı gün Ayasofya’nın camiye dönüştürme kararnamesi yayınlandı.  Mesele Siyasal İslam açısından mühimdi; sırf bunun için Cumhurbaşkanı Ulusa Sesleniş Konuşması yapacaktdevamı +

BÜYÜK ADAM

Büyük adam kime denir?Tarih ki­tap­la­rın­da oku­duk­la­rı­mız dı­şın­da top­lum­sal ke­sim­le­rin kendi meş­rep­le­ri­ne göre “büyük” diye ta­nım­la­dık­la­rı var­dır. Bi­ri­le­ri­ne göre Sa­id-i Nursi büyük adam­dır, bir baş­ka­la­rı­na göre Şeyh Bed­ret­tin. Şu vadevamı +

AYDINLIKÇI

Aydın Çukuru’nun bereketli toprakları için; “dağlarından yağ, ovalarından bal akar” derler.  Menderes Vadisi aynı zamanda ilerici/devrimci yiğitlerin harman olduğu yerdir.  Yakın tarihimizde bu yiğitlerden Sultanhisar’lı İsmail Güldan’dan sonra, dün de Nazilli’den Şeref Hoca (Şerafettin Karadevamı +

SİYASET KISKACINDA DEMOKRASİ

Kuruluşundan beri demokrasimizin önündeki iki kalıcı ve etkili engel var: dincilik ve ırkçılık.  Kalıcı ve etkilidir, çünkü her iki tavır hep emperyalist güçler tarafından beslenmiş ve desteklenmiştir.  Kurtuluş Savaşı ile yenilgiye uğratılan emperyalist devletler her fırsatta bu iki hastalığıdevamı +

İş başa tüştü

Baş­lık, Azeri Türk­çe­sin­de bir deyim; “bir so­ru­nun çö­zü­mün­de baş­ka­la­rı­nın kat­kı­sın­dan umut ke­sil­di­ğin­de, öz gü­cü­ne gü­ve­ni” ifade edi­yor. Yet­ki­li­ler­ce sür­dü­rü­len sal­gın st­ra­te­ji­si­nin yal­pa­la­ma­ya baş­la­dı­ğı şu gün­devamı +

DEMOKRATİK YAŞAMIN NERESİNDEYİZ?

Bir yakınım Almanya’ya yeni gitmiş.  Geceleyin balkonunun lambasını yanar bırakmış.  Ertesi günü akşamleyin yine-aydınlık olsun niyetiyle- balkonun ışığını açık bırakmış.  Geç vakit kapı çalınmış, gelen komşu Alman’dır.  Daha selam sabah olmadan komşu sitemle konuşmuş: devamı +

'Yakarsa Dünyayı Garipler Yakar'

“Garipler” Amerika’yı ateşe veriyorlar. “Biri yer biri bakar/Kıyamet ondan kopar” söylemi orada yaşanmaktadır. Amerika, kapitalizmin/emperyalizmin ana vatanı.  Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin insanı ABD’yi “özgürlükler ülkesi” olarak beller; işbirlikçi yönetimler “Amerikan rüdevamı +

27 Mayıs’ın düşündürüğü

Her 27 Mayıs’ın yıldönümünde idamlardan söz edilir, darbe karşıtlığı vurgulanır.  Oysa olayları başlangıcından sonuca kadar bütünüyle ele almak, olay hakkında sağlıklı bir değerlendirme için gereklidir. 27 Mayıs; 1940’lı yıllardan başlayarak 1960’ta sonlanan politik bir süreçtir.  Budevamı +

BEZDİREN SİYASET

Doğrusunu söylemek gerekirse, şu cronavirüs belasından daha çok siyasetin bezdiren yüzü insanları daha çok korkutuyor, daha fena kaygılandırıyor.  Gün geçmiyor ki, ekranlarda gerilmiş suratlar, öfkeden kısılmış gözler görmüyelim.  Gün geçmiyor ki, bu kasılmış dudakların arasından hicap duyuldevamı +

NORMALLEŞME

Şu zorunlu tatil bitse de normal yaşama dönsek, diyor çoğunluk.  Bizler, ülke olarak her meselede olduğu gibi sokaklara dökülerek, salgın bitti algısı yaratmaya çalışıyoruz.  Avrupa ve Amerika’da ahali sokakta gösteri yaparak normale dönüş talebini dile getiriyor. Yaman bir yanılgı var, normale ddevamı +

Şu Amarika'nın haline bak!

Coronavirüs salgını sürecinde ABD’de izlenmekte olan içler acısı durum, ABD’yi ve de kapitalizmi biraz bilenler için hiç şaşırtıcı değil. Kapitalizm “insan merkezli bir sistem” değil; tüm sistem , Türkçesi daha çok kâr/artı değer anlamında daha fazla büyümek/sömürmek üzerine kurulmuş.  Dodevamı +

Meğer hayat ne güzelmiş!

Bisikletimi özledim. Oysa normal hayatımda yeri sınırlıdır; bir ihtiyaç için çarşıya inmek ve de yaz aylarında deniz kenarında akşam güneşini onun üzerinden seyretmek. Şimdi o anlar gözümde tütüyor. Bunun gibi küçük ayrıntılar, hayat sınırlanınca ne denli önem kazanıyormuş, meğer.  Sabahleydevamı +

Mücadele Günü

1 Mayıs’ın; mitingler, halaylar, çelenk koymalar, basın açıklamaları biçimindeki törensel yanının artık öne çıkarılmayıp, stratejik derinlikte mücadele aşamasına geçmesinin zamanı gelmiştir.  Daha çok görsel anlamdaki etkinliklerin bir kazanım sağlamadığı görülmekte, “yasak savma “ kabilindevamı +

Teba

                                                                                              &nbsdevamı +

İlk Adım

Bu gün 23 Nisan. Mutlu olun çocuklar! 23 Nisan şarkıları söyleyin, sesiniz caddeleri doldursun, coronavirüse rağmen.  100 yıl önce bağımsızlık ve özgürlük yolunda ilk adım atıldı; Millet Meclisi’nin duvarına “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” söylemi-bir daha hiç silinmeksizin- yazıdevamı +

İyilik Hareketi

Corona musibeti insanoğluna yüzyıllarca sözünü edeceği bir yıkım getirdi ve getirmekte.  Ancak böylesi bir felaket, yanısıra insanlığa has erdemleri de hatırlattı ve gündeme getirdi.  Örneğin, ülkemizde topyekûn tehdite karşı ve dayanışma adına “iyilik hareketi” başlatıldı.  Ankara Bdevamı +

Birey ve Devlet

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun istifası ve bu istifanın kabul edilmemesi konuşuluyor.  Olayın çok yönlü değerlendirilmesi bir yana, sokağa çıkma yasağı olgusunda bir ayrıntıyı irdelemeyi önemli buluyorum. Süleyman Soyluya göre; yasak gece yarısına az kala alınmasaydı da yine izdiham olacaktıdevamı +

Yorgunluk

Cumhurbaşkanı Erdoğan, karantina günlerini “enerji depolama” diye nitelendirdi.  Ancak bizler gibi altmış beş yaş üstü insanlarda yarattığını tek kelimeyle özetleyebilirim: yorgunluk.  Yorgunluk dedim de ; yorgunluk çeşit çeşit olur. Bir çeşidi vardır uzun, sıcak kumun üstünde geçen bir yoldevamı +

Gök Ekin

Gurup Yorum üyesi Helin Bölek açlık grevi sonucu yaşamını yitirdi. Suçu türkü okumaktı. Onun bebek vücudu kadar küçülmüş bedenini bir koltukta öylesine boylu boyunca uzatılmış gördüğümde başımdan kaynar sular döküldü, içim yandı. O görüntü geceler boyu uykularımı böldü, zihnimi kemirdi. devamı +

Zekât aşaması

“Biz bize yeteriz “ kampanyasına yönelik; ‘devlet halktan almaz, halka verir’ temel eleştirisi, “devlet” kavramının temel içeriği açısından doğrudur.  Devlet, “baba”dır; koruyan kollayandır.  Ancak son kampanyanın genelde benimsenmemesini kendi özel şartlarında değerlendirmek daha akılcdevamı +

Disiplin

Akılları soğuk savaş dönemindeki ABD lisanslı anti-komünizme hala takılı kalmış olanlar, Çin Halk Cumhuriyeti’nin coronovirüs salgınına karşı başardığı sonucu “totaliter sistem” diye burun kıvırdılar.  Bilmedikleri ya da görmezden geldikleri, Çin halkının on binlerce yıllardır içselleştirddevamı +

Kader Mahkumları

Hapishaneler dopdolu.  Hükümlüler ve tutuklular koğuşlarında alt alta üst üste.  Bir yatakta 3 kişi yatıyor; genelde nöbetleşe.  Eğitimci, yakın dostum Turgut hocam, bir tutukevinin izleyici kurulunda görevli, mahkumların acınası koşullarını ifadede kelime bulmakta zorlanıyor. Son yirmi yıla ydevamı +

Birlik ve Dayanışma

Sabah 10 suları.. Kapının zili çalıyor, ayrıca yumruklanıyor da.  Bizler hane halkı, ne oluyor telaşıyla kapıya seğirtirken, sevindiren bir gurup çocukla  karşılaşıyoruz; dört sevimli çocuk, ellerinde poşetler Nevruz şekeri toplamaya gelmişler.  Öylesine mutlu olduk ki... Çoktandır mutluluğdevamı +

İnsanlığın virisü

Dünyamızı yöneten bir sermaye sınıfı var.  Bu sınıf daha fazla zenginlik ve de güç sahibi olmak uğruna dünyamızı felakete sürüklüyor. Atmosferi, ırmakları, denizleri kirletiyor.  Gölleri kurutuyor.  Çevremizi yaşanmaz hale getiriyor.  Bu kirlilikten yalnızca adamoğlu değil, tüm canlıdevamı +

Dertlere “deva” olacak mı?

Kuruldu kurulacak derken, Ali Babacan’ın Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), coronovirüs şokları gölgesinde kuruldu.  Partinin üzerinde temellendiği ilkeler, küresel sermayenin artık sözü edilmeyen yol haritası. *Başta basın özgürlüğü olmak üzere özgürlükler *Adalet; hukukun üstünlüğü *Devletdevamı +

Düğüm çözülemedi

“-Putin’in Suriye’den beklentisi ne? -Galiba Kamışlı’da petrol var. -Orada petrol var mı? - Var, ama Deyrzol’daki kadar değil!” Erdoğan ile Tramp arasındaki yukarıdaki diyalog, tam da Suriye meselesinin aynasıdır.  Gerçi aktarım esnasındaki Erdoğan’ın ironik gülümsemesi siyasi polemiklere kondevamı +

3 Devrim Kanunu

3 Mart 1924’te siyaset, hukuk ve eğitim alanında 3 önemli devrim yapılmıştır:Halifeliğin kaldırılması.“Şeriye ve Efkaf Vekaleti”nin kapatılması.Öğretim Birliği Yasası’nın çıkarılması.Bu üç devrim bir bütündür ve birbirinin tamamlayıcısıdır.Halifeliğin kaldırılmasıyla, iktidarın kaynağıdevamı +

Ne olacak?

Bir süredir Türkiye çelik bir tel gibi gerili. İdlib’de ne olacak? Cumhurbaşkanı; “mahkûmuz” diyor. Suriye yönetimi İdlib’de savaşmaya kararlı. Cumhurbaşkanı, şubat sonuna mühlet verdi.  Şunun şurasında 1 gün kaldı. Şimdiden şehit haberleri gelmeye başladı.  1 gün sonra ne olacak? Burdevamı +

2013 yılı. Bahar aylarını bitirip yaza ayak basıyoruz. Erdoğan, Gülen Cemaati’nin organize ettiği Türkçe Olimpiyatları’nda konuşuyor.  Siyasi erk  Cemaat’i olumlayarak övüyor, “Vuslat sona ersin” diye Fethullah Gülen’i ülkeye davet ediyor, Gezi eylemcilerini ise “vandallar” olarak niteliydevamı +

Aileler değişiyor

Medeni Kanun’un kabul edilişinin üzerinden 90 yılı aşkın bir süre geçti.  Kadının adının var edilmesiyle başlayan dönüşümlerle fotoğraf karelerine Batılı ülkelerin gıpta ettiği zarif giyimli kadınlarımız girdi.  Çarpık kapitalizmin yıkıcı etkileriyle şimdilerde siyah-beyaz kartpostallardadevamı +