Tatile Girerken

Bilmek ve bilmemek nedir? Öğrenimin amacı ne olmalıdır? Çocuklarımız, gençlerimiz yarı yıl tatiline başlarken duyarlı insanlarımız böylesi sorulara kafa yormaktalar. Hayatı ve bilimi tanıtmakla işe başlamalı, öğretmenler, ana ve babalar.  Çocuklarımızın kulağına fısıldayacağımız ilk sözlerdevamı +

ekonomi üzerinden...

ABD Başkanı ve ABD yetkililerinin Türkiye’ye yönelik tehditleri bitmek bilmiyor.  Bu;”stratejik müttefik” diye siyasilerce adlandırılan emperyalist ülkenin yöneticileri her fırsatını bulduklarında ülkemize aba altından sopa göstermekteler.  Son olarak ABD Başkanı, “...Türkiye’yi ekonomi üzeridevamı +

Söyletene bak!

Şu aralara Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’dan şaşırtıcı; acaba yanlış mı duydum? dedirten sözler işitiyoruz: -Şu kapitalizm diyor, “para”nın egemenliğinden yakınıyor, kentlerin/kıyıların betonlaşmasından dertleniyor. MHP Genel Başkanı Bahçeli, toplumun ruhsal durumunun bozulduğunu, devamı +

Sarıkamış Gerçeği

İttihad ve Terakki Lideri Enver Paşa’nın Sarıkamış Harekâtı yıldönümü nedeniyle “Türkiye Şehitleriyle Yürüyor”  etkinliğini izliyorum.  Siyasi erk marifetiyle yurdun değişik yerlerinden Allahuekber Dağları’na gelen katılımcıların tavırlarında elim bir olay karşısında takınılacak vakdevamı +

Poşet Meselesi

Yaşı 50’nin üzerinde olanlar bilirler, o zamanlar poşet yerine file vardı.  Planlı ve sınırlı alışverişlerimiz için file yeterliydi.  Anımsayanlar vardır; hayat pahalılığının göstergesi olarak yarım file, beyaz camda arzı endam ederdi. Zaman geçti, devran döndü; Özal’dan başlayarak işbirldevamı +

Dilekler de sanatlaştı

Yeni bir yıla başlarken-adettendir-tanıdıklarımızı arıyor, ya da internet aracılığıyla iyi dileklerimizi iletiriz.  2019 yılı için de dostlarımızı, arkadaşlarımızı, akrabalarımızı aradık; onlara sağlık esenlik diledik, sevdiklerimiz için barış içinde mutlu/huzurlu bir yıl geçirmeleri dileğinddevamı +

Siyasetin Sınırında…

Yerel seçimler “sath-ı mailinde”yiz.  Adayların neredeyse tamamı belli oldu.  Siyasi partiler-daha doğrusu karşı iki kamp- hafif el enselerle birbirlerini yoklamaya başladı. Ortam giderek ısınacak. İki kampa ayrılan ahali kazanma histerisi içine girecek, dişler kenetlenecek, gözler kanlanacak. Sonradevamı +

Sarı Yelekliler

“Biber gazınız bizi yakmaz, biz her gün yanıyoruz.” Diz çöküp meydan okuyan sarı yelekli, isyanın parolasını böyle haykırıyordu.  Bu haykırış, salt bizim gibi ülkelerde değil, kapitalizmin ana vatanı Avrupa’da neo-liberal politikaların acımasız sömürüsünü özetlemektedir. Avrupa emekçilerindevamı +

Can Çekişenler

Davetli olduğum konferansa geç kalmıştım.  Salona girdiğimde konuşmacı sahnedeydi.  Sahnedeydi diyorum, kürsü falan yoktu;ütüsüz geniş pantolonun üstüne sarkan boyunlu bir kazak,üstünde pazar tezgahından alınmışa benzeyen bir ceketle sahnede dolaşan ve adının önünde “prof” olan biri vardı,kdevamı +

“Ano Yemen’dir…”

Doğduğum kentteyim.  Günlerden Cuma.  Tam caddeden karşıya geçecektim ki, karşıdan sloganlar atıp yürüyen bir kalabalık gördüm.  Merak ettim,bekledim.  Dinsel amaçlı bir dernek, Yemen’deki iç savaşın sorumlusu gördükleri  “Suud”u, İsrail’i, ABD’yi protesto ediyor. Birden birdevamı +

YİNE BAŞLADIK

Haziran seçimlerinde şekillendirilen  “ittifak stratejisi” , yerel seçimlerde de tercih edilecek.  Bir partinin diğer parti ya da partilerle seçim işbirliği yapması artık normal karşılanıyor.  “Normal” dedim, aslında normal değil.  Çünkü bir partiye oy veren, yani belirli bir siyasi gördevamı +

AĞAÇLAR VE İNSANLAR

Ağaçlar var, boy boy, çeşit çeşit, biçim biçim.  Boyları başka başka,  kokuları birbirinden ayrı.  Ozanın; “İnsan başka başka, yer damar damar” dizesindeki gibi.  Kiminin gölgesi serin olur, kiminin meyvesinin tadına doyum olmaz. Her ağaç bir insan gibidir.  Kimi al yanaklı meyvesdevamı +

GÜNÜMÜZ PUTPERESTLERİ

10 Kasım anması sırasında çarşaflı kışkırtıcılardan birisi, Atatürk’ü kastederek ; “Puta tapıyorsunuz” demiş, Atatürk sevgisi taşıyanları putperestlikle aşağılamaya yeltenmiş. Putperestlik, geniş anlamıyla fetişizm, ağaçtan/tunçtan yapılmış sanemleri kutsallaştırarak inançları doğrultusudevamı +

İmar Barışı için başvuru süresi 31 Ekim’de bitiyor.  Ancak dört bir yanımızda “ek inşaatlar” tüm hızıyla sürmektedir.  Hepsinin “Yapı İzin Belgesi” almak amacıyla sürdürüldükleri ilk bakışta anlaşılıyor. Yapı İzin Belgesi, geçtiğimiz yıl Aralık ayı sonu itibariyle yapılan imardevamı +

okut, benim çocuğumu !

Yüzü güneşten yanmış.  Saçları ve sakalı uzamış.  Hırpani görünüşüne karşın, parlak gözleri ve dingin duruşuyla her yanından sağlık fışkırıyor.  Pazar tezgâhında yeşilin her türlüsü; marullar, tere/maydanozlar, soğanlar, kerevizler… Mevsim sebzesi olarak kerevizi baş köşeye kodevamı +

“Artmış”, diyorum; bir sebebi var.  Hani derler ya, bazı ülkeler için; sabah kalktık bir baktık darbe olmuş, diye.  Bizim Akbük beldesi, pardon mahallesinde o minval her şey habersizce, bir bakıyorsunuz olmuş! Efendim, bizim Cumhurbaşkanı; “Beyaz ekmekten uzak durun” tavsiyesinde bulunduktan bu yanadevamı +

Asgari Ücret

Lafı her duyuşumda bir tiksinti, bir öfke sarar, her yanımı. “Asgari ücret”in varlığı, emeğini satanlar için bir kölelik zinciri; ülkem adına utanç vesilesidir. Kavramın çağrıştırdığı sanırsınız ki; ülkede vasıfsız işlerde çalışan azınlık bir kesim vardır, devlet onların az bir ücretle devamı +

“Arka bahçe”

“Seçmende küskünlük var” diyorlar, düzen partileri ve ‘uzaklaşmayı’ durdurmak için kafa yoruyorlar.  Ufukta yerel seçimler var.  Ancak seçmenin bir bölümü siyasal olduğu kadar, yerel olarak da hiçbir partiye güvenmiyor; hepsinin rantiye hesaplı küçük gurupçuklarla yerelin başına oturacağındevamı +

EĞİTİMDE BAŞARININ ÖLÇÜTÜ

Okul çağındaki bireylerin eğitimine başarılı diyebilmenin kıstası nedir?  Okul öğrencisi, sınavlarında yüksek not aldığında başarılı mı sayılmalı? Okul birincileri, okullarının en başarılısı mı oluyorlar?  Sorulara “evet” demek yanıltıcı olacaktır.  Yurt çapında öğrencilerimidevamı +

Sömürü, Her Yerde …

Genç, ikisi de.  Her ikisi de Almanya’da teknoloji eğitimi görmüş.  Alman’a denk bir işte çalışıyorlar.  Bir tanesi yönetici/eğitici konumunda.  Sohbet, oradaki ekonomi konusunda yoğunlaşıyor.  Bir ara yönetici konumundaki atılıyor: -Bir sorum olacak.  Yukarıdakiler/menacerler odevamı +

BARIŞIN ADI KALDI

Eylülle birlikte Didim’de, Didim Belediyesi öncülüğünde geleneksel Barış Şenlikleri başladı. Güvercinler uçuruldu. Meşaleli yürüyüşler yapıldı. Konserler verildi. Çocuklara yönelik sergiler açıldı, kitaplar imzalandı. Genel kanı, “şenliğin” yıllar geçtikçe sönükleşmeye başlamasıdır. devamı +

Günümüz Türkiye’si Ve 30 Ağustos

Diğer ulusal bayramlarımızda olduğu gibi 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarında giderek artan bir yapaylık, bir isteksizlik gözlenmektedir.  Asık suratlı zatların oluşturduğu çelenk koyma merasimleri, halktan kopuk “sen ben bizim oğlan”ların katıldığı tebrik toplantıları, her kafadan bir sesin çıkdevamı +

İslamiyosyon

Normal mi, yoksa takıntı mı dersiniz; ulusal ve dinsel bayramlarımızda mesajlaşmayı yeğlemem, dost ve akrabalarımı telefonla arar, bu vesileyle hal/hatır sorarım. Siyasal ve sendikal mücadelelerin içinde yoğrulmuş, 12 Eylül işkence hanelerinden geçmiş bir dostumu aradım, bayramını tebrik ettim.  Kısa sdevamı +

Vatan dedikleri

Babam Esat Usta marangozdu.  Muhacirdi, Otay’dan(Aras’ın karşı kıyısındaki topraklara verilen yöresel  ad) gelmişti.  Sovyet dönemi sırasındaki kısa süreli eğitim almasına karşın, Azerbaycan aydınlanma savaşçısı SABİR’den şiirler okur, Enternasyonal’i makamınca söylerdi.  Yeni vdevamı +

Karabasan

Bir karabasan bu, uykularımı bölüyor; yatağımdan fırlayarak uyanıyorum. Sesler, görüntüler kafama çakılmış sanki… Altları çıplak, yüzükoyun yatırılmış çocuklar; Çocukların makatlarına krem sürmeler, spey sıkmalar; “Çok acıyor”, “Ben bir şey yapmadım” diye korku içinde koşuşturan çdevamı +

Çatal Kazık

Saat 22 suları… Sıra sıra ATM’lerde Zıraat Bankası kuyruğu dikkatimi çekiyor.  Soruyorum, beyefendi görünüşlü biri gülerek; “Devletin bankası olarak bu kaldı, ondandır.” diyor.  Gayri ihtiyari; “Ortada devlet mi kaldı?” yollu espri yapacak oluyorum.  O da ne?  Ciddi ciddi alkışlıdevamı +

Devleti Kemiren Kurt : Partizanlık

Karşımdaki, iç döker gibi anlatıyor: “Babası MHP’li olan genç kız iyi bir eğitim görmüş, ancak 3 yıldır işsiz.  Bana geldi; “Amca, senin tanıdıkların vardır, iş sorunum belki çözülür.  Babamdan harçlık almaktan utanıyorum.” dedi. Yönetim kademesinde tanıdığım bir AKP’liye durumudevamı +

Hürriyet devrimi

23Temmuz 1908 günü İstanbul sokakları; “Kahrolsun İstibdat, Yaşasın Hürriyet!” nidalarıyla çınlamaktadır.  Yalnız İstanbul mu, Osmanlı topraklarının tümünde, özellikle Balkanlarda yaşayanlar 30 yıllık isdibdat döneminden kurtulmanın sevincini yaşadılar. Şimdilerde yobaz/işbirlikçi kesimlerin devamı +

Yaram derinde

CHP’deki kazan kaldırış şu sıralar kamuoyunu meşgul ediyor, ilgili olanları bilakis.  Lehde olan da var, aleyhde konuşan da.  İnsan düşünüyor da; bir 24 Haziran sendromu yaşadık, iliklerimizde sancısını duyduk ve ne çabuk da unuttuk! Biraz aykırı gelebilir, ancak bu iki olay birbiriyle sıkı sıkdevamı +

Şarlandırılmış Bilinçler

Karpuz gibi iki parçaya ayrılmışız. Bir tarafta muhafazakârlar. Diğer tarafta ilericiler. Yaşam biçimi, farklı değerlere bağlılık, ideolojik zemin açısından bir diğerini kabullenmeyen bir bilinç karşıtlığı oluşmuş.  Yan yana gelişlerinde pek belli etmeseler de derinliğine bir hoşgörüsüzlük gdevamı +

Yetsin gari !

Kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Bir karamsarlık, bir yılgınlık… 24 Haziran seçim sonuçları özgür bir ülke isteyenlerde-alışılmış söylemle-şok etkisi yarattı. Sakin bir kafayla oturup düşünülürse; Atatürk’ün izinden gitmek isteyenlerin yılgınlığa kapılmamaları için bir neden yoktur. Cumhdevamı +

Boşluktaki Siyaset

24 Haziran Seçimi’nin üzerinden 2 haftaya yakın bir zaman geçti.  Merakım ve de kaygım devam ediyor; namusumuz olarak bellediğimiz oyların âkibeti ne oldu, gerçek manada kim, kaç oy aldı? Biz ulus olarak sonuçları Anadolu Ajansı’ından öğrendik, hem de yıldırım hızıyla.  Örneğin, büyük iddialdevamı +

Bir cumhurbaşkanı adayı böyle mi takdim edilir?  Yarım asra yakındır solcuların içindeyim, birbirlerine laf çarpmaktan vazgeçtiklerine tanık olmadım.  Belli ki, Kılıçdaroğlu meseleyi içine sindirememiş.  Ne oldu, Muharrem Bey de kalktı dedi ki, “Kabineyi de ben oluşturacağım.”  CHP’ddevamı +

Yüksek Yüksek Tepeler

19 Mayıs sebebine düzenlenen fener alayındayım.  Karman çorman bağrışmalar arasında, 68 Kuşağı olmamdan kaynaklanmış olacak; “Kahrolsun Emperyalizm, Tam Bağımsız Türkiye!” diye slogan attım.  Oradan buradan bir iki cılız ses karşıladı.  Bir daha bağırmadım; solcular emperyalist bağımldevamı +

Faydalanmacı Siyaset

İkisi de sıradan yurttaş Biri MHP’li, diğeri Ecevitçi olarak bilinir. Seçimde partili sandık kurulu üyesi olarak görev aldılar; biri MHP’den, diğeri AKP’den. İkisi de Erdoğan’a oy verdiler. Ortak paydaları, siyasetten bireysel bir fayda beklentisi içine girmeleri Önceleri siyaseti-ülkenin genel çıkardevamı +

Bir devrin sonu

“Bu adam başımızdan gitsin, kurban keseceğim.” Kadın yolcuyu ortalık yerde böylesine konuşturan, yurttaşları canından bezdiren yönetim yüküdür. 24 Haziran seçiminin sonucu ne olursa olsun, yönetilenlerin bu iktidara karşı itirazı sürecektir. “Sivil itiraz” Gezi’yle başlamıştı, 16 Nisan’la devdevamı +

Bir Seçim Analizi

En sıkıntılı parti, AKP.  Erken seçim kararı başlı başına olumsuz bir başlangıç oldu, kendi başına.  Seçmene söyleyecek sözleri kalmadı; söylenenler yasak savma kabilinden.  “Reis”leri de eski seçimlerdeki gibi döktürmüyor; meydana toplanan taraftarların ilgisini çekmiyor.  Seçimdedevamı +

Biraz ciddiyet!

Cumhur İttifakı’nın adayı Erdoğan’ın “kekli kıraathane” vaadi, seçim meydanlarını Ortaoyunu sahnesine dönüştürdü.  İş, “kekleşme” tabiri örneği lümpen ayaklara kadar düştü.  Bu gayri ciddiyet, kritik 24 Haziran seçiminin anlamına hiç mi hiç yakışmıyor. “Ti”ye alınan Erdoğadevamı +

Dünyayı Deliler Yönetiyor

Uzağa gitmeye hacet yok; “süper” diye nitelendirilen devletlerin yöneticilerine bakınız, iler tutar tarafları yok. Deli de deseniz olur, dengesiz deseniz de… Verdikleri kararlarda, ilişkilerinde, konuşmalarında “normal insan”dan beklediklerinizi bulamıyorsunuz. Dünyayı deliler mi yönetiyor, deseniz yeridirdevamı +

Görmezden Gelinen

Tarikatler,cemaatler birbiri peşi sıra Cumhur İttifakı’ndan yana oy kullanacaklarını açıklıyorlar. Millet İttifakı’ndan bir tepki yok. Olmalı. Nasıl, Cumhur İttifakı’nın adayı; karşı tarafı FETÖ ile, PKK ile işbirliği yapmakla suçluyorsa, berikiler de Cumhuriyet’in yasakladığı örgütlenmelerledevamı +