EĞİTİMDE BAŞARININ ÖLÇÜTÜ

Okul çağındaki bireylerin eğitimine başarılı diyebilmenin kıstası nedir?  Okul öğrencisi, sınavlarında yüksek not aldığında başarılı mı sayılmalı? Okul birincileri, okullarının en başarılısı mı oluyorlar?  Sorulara “evet” demek yanıltıcı olacaktır.  Yurt çapında öğrencilerimidevamı +

Sömürü, Her Yerde …

Genç, ikisi de.  Her ikisi de Almanya’da teknoloji eğitimi görmüş.  Alman’a denk bir işte çalışıyorlar.  Bir tanesi yönetici/eğitici konumunda.  Sohbet, oradaki ekonomi konusunda yoğunlaşıyor.  Bir ara yönetici konumundaki atılıyor: -Bir sorum olacak.  Yukarıdakiler/menacerler odevamı +

BARIŞIN ADI KALDI

Eylülle birlikte Didim’de, Didim Belediyesi öncülüğünde geleneksel Barış Şenlikleri başladı. Güvercinler uçuruldu. Meşaleli yürüyüşler yapıldı. Konserler verildi. Çocuklara yönelik sergiler açıldı, kitaplar imzalandı. Genel kanı, “şenliğin” yıllar geçtikçe sönükleşmeye başlamasıdır. devamı +

Günümüz Türkiye’si Ve 30 Ağustos

Diğer ulusal bayramlarımızda olduğu gibi 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarında giderek artan bir yapaylık, bir isteksizlik gözlenmektedir.  Asık suratlı zatların oluşturduğu çelenk koyma merasimleri, halktan kopuk “sen ben bizim oğlan”ların katıldığı tebrik toplantıları, her kafadan bir sesin çıkdevamı +

İslamiyosyon

Normal mi, yoksa takıntı mı dersiniz; ulusal ve dinsel bayramlarımızda mesajlaşmayı yeğlemem, dost ve akrabalarımı telefonla arar, bu vesileyle hal/hatır sorarım. Siyasal ve sendikal mücadelelerin içinde yoğrulmuş, 12 Eylül işkence hanelerinden geçmiş bir dostumu aradım, bayramını tebrik ettim.  Kısa sdevamı +

Vatan dedikleri

Babam Esat Usta marangozdu.  Muhacirdi, Otay’dan(Aras’ın karşı kıyısındaki topraklara verilen yöresel  ad) gelmişti.  Sovyet dönemi sırasındaki kısa süreli eğitim almasına karşın, Azerbaycan aydınlanma savaşçısı SABİR’den şiirler okur, Enternasyonal’i makamınca söylerdi.  Yeni vdevamı +

Karabasan

Bir karabasan bu, uykularımı bölüyor; yatağımdan fırlayarak uyanıyorum. Sesler, görüntüler kafama çakılmış sanki… Altları çıplak, yüzükoyun yatırılmış çocuklar; Çocukların makatlarına krem sürmeler, spey sıkmalar; “Çok acıyor”, “Ben bir şey yapmadım” diye korku içinde koşuşturan çdevamı +

Çatal Kazık

Saat 22 suları… Sıra sıra ATM’lerde Zıraat Bankası kuyruğu dikkatimi çekiyor.  Soruyorum, beyefendi görünüşlü biri gülerek; “Devletin bankası olarak bu kaldı, ondandır.” diyor.  Gayri ihtiyari; “Ortada devlet mi kaldı?” yollu espri yapacak oluyorum.  O da ne?  Ciddi ciddi alkışlıdevamı +

Devleti Kemiren Kurt : Partizanlık

Karşımdaki, iç döker gibi anlatıyor: “Babası MHP’li olan genç kız iyi bir eğitim görmüş, ancak 3 yıldır işsiz.  Bana geldi; “Amca, senin tanıdıkların vardır, iş sorunum belki çözülür.  Babamdan harçlık almaktan utanıyorum.” dedi. Yönetim kademesinde tanıdığım bir AKP’liye durumudevamı +

Hürriyet devrimi

23Temmuz 1908 günü İstanbul sokakları; “Kahrolsun İstibdat, Yaşasın Hürriyet!” nidalarıyla çınlamaktadır.  Yalnız İstanbul mu, Osmanlı topraklarının tümünde, özellikle Balkanlarda yaşayanlar 30 yıllık isdibdat döneminden kurtulmanın sevincini yaşadılar. Şimdilerde yobaz/işbirlikçi kesimlerin devamı +

Yaram derinde

CHP’deki kazan kaldırış şu sıralar kamuoyunu meşgul ediyor, ilgili olanları bilakis.  Lehde olan da var, aleyhde konuşan da.  İnsan düşünüyor da; bir 24 Haziran sendromu yaşadık, iliklerimizde sancısını duyduk ve ne çabuk da unuttuk! Biraz aykırı gelebilir, ancak bu iki olay birbiriyle sıkı sıkdevamı +

Şarlandırılmış Bilinçler

Karpuz gibi iki parçaya ayrılmışız. Bir tarafta muhafazakârlar. Diğer tarafta ilericiler. Yaşam biçimi, farklı değerlere bağlılık, ideolojik zemin açısından bir diğerini kabullenmeyen bir bilinç karşıtlığı oluşmuş.  Yan yana gelişlerinde pek belli etmeseler de derinliğine bir hoşgörüsüzlük gdevamı +

Yetsin gari !

Kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Bir karamsarlık, bir yılgınlık… 24 Haziran seçim sonuçları özgür bir ülke isteyenlerde-alışılmış söylemle-şok etkisi yarattı. Sakin bir kafayla oturup düşünülürse; Atatürk’ün izinden gitmek isteyenlerin yılgınlığa kapılmamaları için bir neden yoktur. Cumhdevamı +

Boşluktaki Siyaset

24 Haziran Seçimi’nin üzerinden 2 haftaya yakın bir zaman geçti.  Merakım ve de kaygım devam ediyor; namusumuz olarak bellediğimiz oyların âkibeti ne oldu, gerçek manada kim, kaç oy aldı? Biz ulus olarak sonuçları Anadolu Ajansı’ından öğrendik, hem de yıldırım hızıyla.  Örneğin, büyük iddialdevamı +

Bir cumhurbaşkanı adayı böyle mi takdim edilir?  Yarım asra yakındır solcuların içindeyim, birbirlerine laf çarpmaktan vazgeçtiklerine tanık olmadım.  Belli ki, Kılıçdaroğlu meseleyi içine sindirememiş.  Ne oldu, Muharrem Bey de kalktı dedi ki, “Kabineyi de ben oluşturacağım.”  CHP’ddevamı +

Yüksek Yüksek Tepeler

19 Mayıs sebebine düzenlenen fener alayındayım.  Karman çorman bağrışmalar arasında, 68 Kuşağı olmamdan kaynaklanmış olacak; “Kahrolsun Emperyalizm, Tam Bağımsız Türkiye!” diye slogan attım.  Oradan buradan bir iki cılız ses karşıladı.  Bir daha bağırmadım; solcular emperyalist bağımldevamı +

Faydalanmacı Siyaset

İkisi de sıradan yurttaş Biri MHP’li, diğeri Ecevitçi olarak bilinir. Seçimde partili sandık kurulu üyesi olarak görev aldılar; biri MHP’den, diğeri AKP’den. İkisi de Erdoğan’a oy verdiler. Ortak paydaları, siyasetten bireysel bir fayda beklentisi içine girmeleri Önceleri siyaseti-ülkenin genel çıkardevamı +

Bir devrin sonu

“Bu adam başımızdan gitsin, kurban keseceğim.” Kadın yolcuyu ortalık yerde böylesine konuşturan, yurttaşları canından bezdiren yönetim yüküdür. 24 Haziran seçiminin sonucu ne olursa olsun, yönetilenlerin bu iktidara karşı itirazı sürecektir. “Sivil itiraz” Gezi’yle başlamıştı, 16 Nisan’la devdevamı +

Bir Seçim Analizi

En sıkıntılı parti, AKP.  Erken seçim kararı başlı başına olumsuz bir başlangıç oldu, kendi başına.  Seçmene söyleyecek sözleri kalmadı; söylenenler yasak savma kabilinden.  “Reis”leri de eski seçimlerdeki gibi döktürmüyor; meydana toplanan taraftarların ilgisini çekmiyor.  Seçimdedevamı +

Biraz ciddiyet!

Cumhur İttifakı’nın adayı Erdoğan’ın “kekli kıraathane” vaadi, seçim meydanlarını Ortaoyunu sahnesine dönüştürdü.  İş, “kekleşme” tabiri örneği lümpen ayaklara kadar düştü.  Bu gayri ciddiyet, kritik 24 Haziran seçiminin anlamına hiç mi hiç yakışmıyor. “Ti”ye alınan Erdoğadevamı +

Dünyayı Deliler Yönetiyor

Uzağa gitmeye hacet yok; “süper” diye nitelendirilen devletlerin yöneticilerine bakınız, iler tutar tarafları yok. Deli de deseniz olur, dengesiz deseniz de… Verdikleri kararlarda, ilişkilerinde, konuşmalarında “normal insan”dan beklediklerinizi bulamıyorsunuz. Dünyayı deliler mi yönetiyor, deseniz yeridirdevamı +

Görmezden Gelinen

Tarikatler,cemaatler birbiri peşi sıra Cumhur İttifakı’ndan yana oy kullanacaklarını açıklıyorlar. Millet İttifakı’ndan bir tepki yok. Olmalı. Nasıl, Cumhur İttifakı’nın adayı; karşı tarafı FETÖ ile, PKK ile işbirliği yapmakla suçluyorsa, berikiler de Cumhuriyet’in yasakladığı örgütlenmelerledevamı +

Devr-İ Sabık

Komşu ev hanımıyla ilginç bir diyalog yaşadım, birkaç gün önce. -Hocam, AKP’den önce borcumuz 70-80 milyardı, şimdi 10 katına çıkmış. -Ekonomistler öyle söylüyor. -Özelleştirme paraları da var… -Evet… -Peki, bu paralar ne oldu? -Köprü, oto-yol yaptık, diyorlar. -Onların parasını geçenler devamı +

Söyletene bak!

Seçimle ilgili koşuşturmaya ara verip, salaş bir çayevine daldım. Çayımı yudumlarken, arkamda benim gibi çay içen 3 kişinin sohbetine kulak kabarttım. Konu komünist sistemdi. Sohbet edenler birbirine yakın ayrı masadaydılar; belli ki, önceden tanışıklıkları yoktu. Biri, Nazım Hikmet’in “yârin yanağınddevamı +

Kuşatma Altında

Çocukluğumun geçtiği her köyün bir sığırtmacı olurdu. Büyük baş hayvanı olan herkes, Nevruz başlangıcından koç katımına dek, belirli bir ücret karşılığında hayvanlarını otlatması için sığırtmaca teslim ederdi. Sığırtmaç, uzun yaz günlerinde hayvanları otlatır, su başlarında dinlendirir, güdevamı +

Dövizin Ateşi

Dövizin önlenemez yükselişi, AKP tarafından; “Bizi baskılıyorlar” şeklinde değerlendirilmiş. Mesele o kadar basit değil. Erdoğan’ın yerine Muharrem İnce ya da Meral Akşener de geçse, dövizin ateşi ülkeyi yakmaya devam edecek. Kapitalizm/emperyalizm, finans kapitalin egemenliği altındadır, yani para badevamı +

YAPAY SEÇMEN PROFİLİ

Her seçimde olduğu gibi 24 Haziran seçiminde de sözüm ona seçmen profilleri havada uçuşuyor: sağ seçmen, sol seçmen, muhafazakâr seçmen, Kürt seçmen, vb. Gerçekte bu tür tanımlamalar seçim mantığına aykırıdır. Şöyle ki; Seçimler, bilindiği gibi ülke yönetimiyle doğrudan ilgili siyasi nitelikli oladevamı +

Kafa Karıştıran Sorular

Daha çok önceki seçimlerde AKP’ye oy vermişler dillendiriyor: -Gitsin de yerine kim gelecek? -Gidişat daha ağırlaşacak olmasın? -Gelen gideni aratmasın? Soruyu gündeme sokmak isteyenler, AKP’nin başarısızlığını üstü kapalı kabul ediyorlar, ancak hala da mevcut yönetimin iş başından gitmesine razı ddevamı +

Kayda değer bir olay

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek , son 6.gün 100 bin imzayı aşarak Cumhurbaşkanı adayı oldu. Değerlendirmesi açısından önemli ip uçları veriyor. İmza sürecini dikkatle izledim.  Doğu Perinçek, ilk iki gün 20 binin biraz üzerindeydi, umutsuzluk hâkimdi.  Ne zaman ki, Muharrem ince, arkasdevamı +

Seçimler ve Dış Güçler

1950 Milletvekili Seçimi… İsmet Paşa’nın başında bulunduğu CHP kaybetmiş, Demokrat Parti kazanmış. Seçimler sonrası bir gurup orgeneral Paşa’nın huzuruna çıkarlar: -Paşam, siz Çankaya’dan inmeyin, O (Celal Bayar) çıkmasın. Ardından 2 kurmay subay da İsmet Paşa’yı ziyaret ederler: -Paşam, seçdevamı +

Mücadele Günü

Hep yadırgamışımdır, 1 Mayıs’larda meydanın orta yerinde “Bayram” diye davullu zurnalı halay çekmeyi. İşçinin/emekçinin 1 Mayısları bayram bilip eğlenmek hakkıdır, ancak günümüz şartları mücadeleyi işaret ediyor, hem de çetin, meşakkatli mücadeleyi… Alın teri döken, dirsek çürüten sınıf, devamı +

Chp’nin Hamlesi

Cumhuriyet Halk Partisi siyasi tarihimize not düşürecek bir hamle yaptı. Buna; şartların gerektirdiğini yaptı, dersek yanlış olmaz.  Parlamenter rejimle birlikte kendi siyasal varlıklarına yönelen tehdide karşı  yapılan hamle, “Cumhuriyet ittifakı”na can suyu verdi. İYİ PARTİ’nin seçimlere katdevamı +

Acı Reçete

Benzer senaryoyu yıllar önce ulusça bir kez daha izlemiştik.  DSP-ANAP-MHP Koalisyonu döneminde emperyalizmin işgüderi Kemal derviş marifetiyle “15 günde 15 yasa” çıkarılıp; ülkemin pazarı emperyalist tekellere sonuna kadar açıldığının ertesinde, Devlet Bahçeli –hiçbir neden yokken- erken seçim tadevamı +

Ünlü bir İran şairinin şu dizeleri kendisi kadar bilinir: “Ol mâhiler ki (balıklar), derya içredir deryayı bilmezler” Siyasi iktidarı-her nasılsa- ele geçiren Siyasal İslam, göreceli laik toplumumuzu “ümmet toplumuna” dönüştürme misyonunu yüklenerek; işe ana okullarından başladı, beraberinde binlerdevamı +

Ekmek ve Politika

Taşeron işçilerin kadrolu olmasının son aşamasına gelindiğinde; vaat edildiği gibi işçilerin tümü kadro sahibi olamadı.  Süreç içerisinde; kimilerinin başvurusu kabul görmedi, kimi işçiler güvenlik duvarını aşamadı, son olarak da mülakata takıldılar. Böyle olacağı dünden belliydi; siyasi iktiddevamı +

Ekmek arası tavuk döner 4 lira!

Camekânın önündeki yetişkin bir çam ağacı kutrundaki tavuk döneri görünce, yanımdaki komşu esnafa dayanamayıp sordum: -Tavuk döner kaça? -Yarım ekmek 2, tam ekmek 4 Lira. -Kurtarır mı? -Kurtardığını söylüyor. Daha geçenlerde, ekmek arası bir tavuk dönerin en az 10TL’den satılması gerektiği belidevamı +

Canım doktor!

Adamoğlunun en değerli varlığı nedir, derseniz; şüphesiz herkes “can”dır, der. İşte, gerekli olduğunda en kıymetli varlığınızı teslim ettiğiniz kişidir, o. Bir ağrı, bir rahatsızlık baş gösterdiğinde ilk aklınıza gelendir, o. Beğenmez, eleştirirsiniz-şimdilerde moda oldu-saldırırsınız, ancak cdevamı +

Kadın-Erkek eşitliği üzerine

Malum, Ege zeytin  bölgesi. Bizim de kendimize ve yakınlarımıza ait zeytin ağaçları var; kendi çapımıza göre zeytin hasadı yapıyoruz. Bizimkisi öylesine; hem iş, hem de doğada hoşça vakit geçirmeye vesile bir uğraş.  Çoğu kez eşim de bu tatlı uğraşa katılıyor. Dikkat ettim, eşimin katıldıdevamı +

Bir Kara Gün

Bundan 26yıl önce bir gece vakti, Ermeni Ordusuna bağlı birlikler, Azerbaycan’ın Karabağ Bölgesindeki Hocalı kasabasına baskın düzenlediler. Ermeni birlikleri, savunmasız halkı-kadın, çocuk, yaşlı gözetmeksizin- topluca katlettiler. Kırımdan kurtulanlar, 12 km uzaklıktaki Ağdam kasabasına ulaşmaya çalışdevamı +

Işıklı Günler

Kış mevsiminin o kasvetli, karanlık günleri geride kalıyor; içimizi dışımızı ısıtan güzelim bahar ışıltılarının öncüleri sabahımızı aydınlatıyor. Göz alıcı, sınırsız bir bolluk içinde dalgalanan bir aydınlık akışı bahçemizi ve gönlümüzü dolduracak. Işıklı günlerin her başlangıcındadevamı +