El Mecbur

AKP iktidarı içte ötekileştirme, dışta gerilim siyasetini sürdürüyor. Son olarak ABD ile S-400 meselesi “yarım asırlık stratejik müttefikimiz” ile ilişkilerimizi iyice germiş durumda.  Kolay manevra değil; 60 yıllık NATO üyesi Türkiye yönünü soğuk iklime çevirmeye hazırlanıyor.  Bu bağlamddevamı +

Neticeye Bak

Ülkemizde darbeler tarihine kuş bakışı göz attığımızda; darbelerin neticesi ilgiçtir, ibretliktir.  Sonuçta kaybeden ulusal tabakalar, kazanan emperyalizm ve işbirlikçileridir. 27 Mayıs dışında... 12 Mart; 27 Mayıs’ın getirdiği hak ve özgürlükleri silindir gibi çiğnemiştir.  İşsizlik ve hadevamı +

Batı ve Biz

Gurbetçi/Alamancı dostlarla, henüz yankıları dinmeyen İstanbul seçimlerini konuşuyoruz.  Daha önce de birçoklarınca dillendirilen bir kaygılarını ortaya sürdüler; “Bizde seçim olunca kıyamet kopuyor, oysa ki Almanya’da seçimi ya televizyondan ya da bilbordlara yapıştırılmış tanıtım ilanlarından devamı +

Vicdanlar Tatilde

2 Temmuz Bir kaç emekli ahbapla sobetteyiz.  Ana konu Madımak Katliamı ve bir gün sonra açıklanacak enflasyon rakamı. Enflasyon rakamı önemli, maaşlara yapılacak zamda belirleyici olacak.  Hepimiz bu konuda karamsarız; ekonominin başındakiler ne yapıp edecek düşük bir zammı burnumuzun dibine dayatacakdevamı +

Bile Bile Lades

Çoğu kez sorulur: -Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkeler neden geri kalmıştır? -İslam ülkelerinin ahalisi neden mutsuz ve perişan? Dosdoğru sorulabilir: -2 Temmuz ‘da onlarca insanın bir otelde güpegündüz, tüm ülkenin gözü önünde İslam ülkesinden başka nerede yakıldığı görülmüştür? Üldevamı +

Sonlanmayan tartışma

-Nasılsın  Hocam? -İstanbul Seçiminden sonra biraz daha iyiyim. -Ben o kadar iyi değilim. -Neden? -Biz hep iki çataldan birine mi oturmak zorundayız? Örgütlü sol kesimin çalışkan, inanmış bir neferiyle aramızda geçen bu konuşma, evveliyatı olan ve bir türlü fikir birliğine ulaşılamayan bir meseleyedevamı +

Rahat bir nefes

23 Haziran akşamı Türkiye derin bir “ohh!” çekti. Nicedir böylesi bir kazanıma, özgüvene susamıştı. Daha önceleri hep karamsarlık, hep hayal kırıklığı... Seçim öncesi “yola devam” diyerek üstünlük psikolojisi başlatılır, sandık başında; “atılan değil, sayılan oy önemlidir” yaklaşımdevamı +

Bugünden başlayarak Anadolu, İstanbul’a akın ediyor. Didim-Kuşadası’ndan Sivas’a , oradan taa Kars’a kadar yazlıkçılar, bakım/üretim için memleketine dönen kimler varsa kısa süreliğine; İstanbul seçimlerinde oyunu kullanmak amacıyla İstanbul’a dönüyor. Şimdiye dek hiç böyle bir irade yaşanmaddevamı +

fotoğraf kazandı

İmamoğlu-Yıldırım ortak yayınından akıllarda kalacak olan aile fotoğrafı olacak.  Çünkü konuşulacak olanların tümü daha önce tekrarlana tekrarlana ezberlenmiş durumda.  “Tartışma”dan geriye kalacak olan da doğal olarak bir ilk anlamında aile resmi olacaktır. Öyleyse bu ortak yayın niçin yapdevamı +

Model

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği gibi süper bir gücün bir asır bile geçmeden dağılacağını düşünebilir miydiniz? Dağıldı, işte. Kendi modelini yaratamadı da, ondan. Dağılma sürecinin başlangıcında bir yakınım ülkeye akraba ziyareti nedeniyle gitmiş.  Bir ara bir pamuk tarlasına yolları ddevamı +

Nafile tartişmalar

İma­moğ­lu-Yıl­dı­rım ara­sın­da ge­çecek tar­tış­ma prog­ra­mı üze­rin­de yo­ğun­luk, tv otu­ru­mun­dan sonra da sü­re­cek­tir. Pazar günü ger­çek­leş­me­si bek­le­nen prog­ram her­ke­sin di­lin­de. Ger­çek­te or­ta­da merak edi­lecek; iki rakip ara­sın­da­ki söz dü­eldevamı +

Akla ziyan

Bir bankanın gişesindeyim.  Yanda gişedeki müşterinin sözlerine ister istemez tanık oluyorum.  “600 Lıra” diyor, “İmamoğlu’nun hesabına”.  Gayri ihtiyari dönüyorum, göz göze geliyoruz.  Daha bir şey söylemeden o, ardı ardına öfkesini kusuyor: -Adamın hakkını yediler, bir de oyladevamı +

Herkese yeter

Bir mermer parçası ve bir toprak çanak. Bahçemin orta yerinde ve birbirine yakın. Bilmem kaç yıl oldu, elimizden geldiğince her gün birine suya batırılmış ekmek koyar, diğerinin suyunu tazeleriz.  Serçeler, kumrular, alaca kargalar, kara kuşlar, kediler ve hatta kirpiler onlara ulaşır, fırsatları ölçüsdevamı +

Etiket

Liberal, neo-liberal, sosyaldemokrat, sosyalist, fetöcü, PKK’li, faşist, milliyetçi, komünist, muhafazakâr, solcu, sağcı, Atatürkçü,... Ne çok etiketimiz var, her bir yurttaşın yakasına birini takmışız; o etikete göre tanımlıyoruz. İnsan hakkında hemencecik bir “fikir” oluşur, kafamızda.  Ona tdevamı +

Yüz çiçek açsın

İster beğenin ister beğenmeyin, Avrupalı herhangi bir konuda söylenenleri akıl terazisine vurur ve ona göre tavrını belirler.     Örneğin, iptal edilen İstanbul seçimleri konusunda biz, ciddi ciddi tartışırken, Batı medyasında çıkan görüşler iptal kararı için “komedi-gülünç” tabirinde devamı +

Halkın rüzgarı

Bir sü­re­den be­ri­dir İstan­bul’da Ekrem İma­moğ­lu’yla bir­lik­te bir rüz­gar es­mek­te­dir. Bu rüz­gar; si­ya­si fark­lı­lık­la­rı bir ke­na­ra ite­rek her ke­sim­den in­sa­nı ar­ka­sı­na ala­rak ve de al­ma­ya devam ede­rek şid­de­ti­ni ar­tır­mak­ta­dır.Me­se­le birdevamı +

Halkın rüzgarı

Bir süreden beridir İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’yla birlikte bir rüzgar esmektedir.  Bu rüzgar; siyasi farklılıkları bir kenara iterek her kesimden insanı arkasına alarak ve de almaya devam ederek şiddetini artırmaktadır. Mesele bir İmamoğlu, bir CHP, bir şu bir bu meselesi olaktan çıkıp, “kara düzendevamı +

Solda bir tartışma

Tartışmaya en son Soner Yalçın katıldı. Suriye’nin kuzeyine yapılan askeri harekâtlarla birlikte AKP iktidarının ve genel başkanının ABD emperyalizmine karşı mücadele ettiği; bu aşamada ulusça destek olmak gerektiği bazı sol çevrelerde yazılıp çizilmeye başlanmıştı.  Son olarak düşüncelerine devamı +

En tehlikelisi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik linç girişimi esnasında bildik manzaraları izledik. Yine saldırganlara ‘yumuşak’ davranıldı. Yine onların “mesajları”, “tepkileri” anlayışla karşılandı. Yine olay soğumaya yüz tuttuğunda saldırıya uğrayanlar neredeyse suçlu sandalyesine otdevamı +

Binbirsürat

Siyasete güven kalmadı, siyasetçiye hele hiç. İstisnalar oluyor , doğal olarak, ancak o gibiler binbir entrikayla örülmüş günümüz siyaset ortamının acımasız çarkları arasında kısa sürede parçalanıp yok oluyorlar. Anımsadığım; Süleyman Demirel’in bir sözüyle gün yüzü gördü, yalan siyaset: “devamı +

Putlar yıkılıyor

Ço­cuk­luk gün­le­rim­de Otay (Iğdır yö­re­sin­de Aras’ın öte ya­ka­sı­na ve­ri­len ad)’dan mu­ha­cir gel­miş bü­yük­le­ri­miz­den “ba­şe­vik”-“bol­şe­vik” söy­le­mi- la­fı­nı çok du­yar­dım. Merak ettim, o gün­ler­de köy en­tel­lek­tü­ele­rin­den, sözü din­devamı +

Putlar yıkılıyor

Çocukluk günlerimde Otay (Iğdır yöresinde Aras’ın öte yakasına verilen ad)’dan muhacir gelmiş büyüklerimizden “başevik”-“bolşevik” söylemi- lafını çok duyardım.  Merak ettim, o günlerde köy entellektüelerinden, sözü dinlenen Ahmet Amca’ya ne demek olduğunu sordum.  Ahmet Amca, ‘başdevamı +

Kimin hukuku?

Sanal sayfalarımda yeri geldiğinde hep yazmışımdır,hukuk da; siyaset gibi, ordu gibi bir devletin üst yapı kurumudur.  Devletlerin asıl yapıları ekonomi üzerine temellenmiştir.  Başka bir söylemle, devleti yöneten egemen sınıf- “egemen sınıf”tabiri hep göz ardı edilir-kendi erki doğrultusunda yadevamı +

Düşüşün başlangıcı

AKP’de düşüş seçim öncesinden beri bekleniyordu.  Hayat pahalılığı nedeniyle ahali burnundan soluyordu.  Beklenen oldu- “yine kazandık” tesellisi bir yana- ülkenin kalbi olarak nitelendirilen merkezler muhalefetin yönetimine geçti. İktidar partisinin ve liderinin gözden düşmeye başlamasının birdevamı +

İyi seyirler !

Dünya Tiyatrolar Günü haftasındayız. Yerel seçimin gürültüsü arasında tiyatro sanatçılarının sesi kaybolup gitti.  Oysa seçimler gidici sanat kalıcıdır, hep insanla beraber.   12 Eylül günleri... Bir beldede “sürgün öğretmen”im.  Bir gün İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden çağdevamı +

Seçim Broşürleri

Renk renk, tomar tomar... Her ebatta, boy boy... Özenle hazırlanmış, hiçbir ayrıntı atlanmamış. Ve de milyonlar milyonlar harcanmış. Seçim broşürleri her seçimde siyasi partilerin ve adayların olmazsa olmazı.  Adaylar onlarla görücüye çıkıyorlar, “Alanda ben de varım” demeye getiriyorlar.  devamı +

Aldırma Gönül

Beyaz camda yanık bir ses “Aldırma Gönül” türküsünü söylüyor.  70’li yıllar devrimci gençliğinin dilinden düşürmediği  ve günümüze değin güncelliğini yitirmeyen türkünün sözleri  tanınmış yazar-şair Sabahattin Ali’ye ait.  Şair, şiiri “Hapishane Şiirleri V” adıyla Sdevamı +

Garip bir olay!

Mahalleli “Hızır” adını takmış. Birileri para dolu zarfları, mahallenin yoksul evlerine dağıtıyorlarmış.  Dağıtanın adı sanı belli değil, iş adamı olduğu söylentisi var. Dağıtım işi İstanbul’un bir semtinde başlamış, şimdilerde başka bir semtinde devam ediyormuş. Dağıtanın hangi kasdevamı +

Kadınlar

Ozan demiş ya; “İnsan çeşit çeşit / yer damar damar.” Kadınlarımız “çeşit çeşit” , “damar damar”. Kadın var; Saçını süpürge etmiştir, evinin eşiğinin tüm yükünü sırtlamıştır.  Hele köyde yerleşikse... Sabah vakti horozlar ötmeden kalkar.  Hayvan bakımı, süt sağımı, vb.devamı +

Yaşamı paylaşmak

Uzun yıllardır yaşamımı sürdürdüğüm cennet misali beldemde dikkatimi ağaçlar çekmiştir.  Daha doğrusu iki çeşit ağaç... Birisi ormandaki ağaç, ötekisi henüz üzerine villa kondurulmamış oraya buraya serpilmiş irili ufaklı arsalarda tek başına duran zeytin ağaçları. Açıklıktaki tek başına devamı +

Halklararası Barış Zamanı

Agop Dilaçar Dil Devrimi’nde Atatürk’ün sağ kolu.  Karatahta başında Atatürk’ün yanı başında duran kişi.  Bizim ırkçlar sonradan Dilaçar’ın görüntüsünü o resimden çıkardılar ya, neyse... Ara Güler Iğdır’da bir dükkânın camında atına binmiş bir göçer kadının arka planındakdevamı +

Bedelli Askerlik

Yıl 1968. Tuzla Piyade Okulu yemek salonu. Üniversite, yüksek okul mezunları kahvaltıdalar.  Manga başımız Abdullah, önündeki reçel tabağını iterek söylendi: -Bu kadarcık şeyle talim mi yapılır? Ağzımdan şu sözler dökülmüş: -Asker ocağı yeme içme yeri değildir. 11 kişilik masada bir an çadevamı +

Evet, Bir Beka Sorunu Var

Mondros Mütarekesi ile önümüze dayatılan Anadolu’nun bölünmüş haritasını göz önüne getirin.  Osmanlı İmparatorluğu’na bırakılan toprak parçası kapalı bir alan; bir yere çıkışı yok. Bizi oraya hapsetmek istemediler; yok etmek istediler. Batılı emperyalistler ve ABD emperyalizmi Lozan’ı hiçdevamı +

Hepsi haklı !

Asgari ücretin 2019 yılına ait artışının ardısıra yaşanmakta olan gelişmeler, Nasreddin Hoca fıkrasını anımsatıyor. Nasreddin Hoca’ya birisi komşusunu şikâyete gelir.  Hoca, şikâyeti dinler, şikâyet edene; -Haklısın, der. Komşusunca şikâyet edilen çağrılır.  Hoca bu kez de onu dinler, devamı +

Bir burjuva ideolojisi : milliyetçil

Günümüzde “parlamenter demokratik sistem” adı altında devletleri yöneten burjuvazi, kabaca şunu diretiyor: Millet bir, vatan bir, bayrak bir, ancak dümende ben olacağım; ülkeler benim çıkarlarım doğrultusunda yönetilecek. Milliyetçilik, 18.yüzyılın başlarında devrimci bir rol oynadı.  Keşifler, buhdevamı +

Şaşırma gayri !

Her hayat pahalılığı sıçrayışında şaşırıyoruz, kızıyoruz; sanki yeni karşılaşılmış bir ekonomik kriz başlamışcasına feryat ediyoruz. Gerçekte; ardarda gelen fiyat artışları, adına serbest piyasa dedikleri çarpık kapitalist sistemin belirtisidir. Böylesi durumlarda yandaş medya ve aramızdaki kıtdevamı +

Yankee go home !

Orhan Veli’nin bilinen bir şiiri, bir zamanlar dillere pelesenk olan şu dizelerle başlar: “Hiçbir şeyden çekmedi dünyada Nasırdan çektiği kadar, “ Latin Amerika ülkeleri binlerce yıldır sömürgeci güçlerden çok çekti ve hala çekmekte. Önce; binlerce yıl önce yaratmış oldukları efsane uygarlıklardevamı +

Rant/Avanta

Ekonominin dışa bağımlı olduğundan bahisle üretim ekonomisine geçmemiz gerektiği-iktidar dahil-her çevrede dile getiriliyor.  Olmayacak duaya amin demek gibi geliyor, bu temenniler.  Çünkü özellikle Turgut Özal döneminden bu yana “serbest piyasa” adı altında bir rant/avanta modeli süredurmaktadır. devamı +

Tatile Girerken

Bilmek ve bilmemek nedir? Öğrenimin amacı ne olmalıdır? Çocuklarımız, gençlerimiz yarı yıl tatiline başlarken duyarlı insanlarımız böylesi sorulara kafa yormaktalar. Hayatı ve bilimi tanıtmakla işe başlamalı, öğretmenler, ana ve babalar.  Çocuklarımızın kulağına fısıldayacağımız ilk sözlerdevamı +

ekonomi üzerinden...

ABD Başkanı ve ABD yetkililerinin Türkiye’ye yönelik tehditleri bitmek bilmiyor.  Bu;”stratejik müttefik” diye siyasilerce adlandırılan emperyalist ülkenin yöneticileri her fırsatını bulduklarında ülkemize aba altından sopa göstermekteler.  Son olarak ABD Başkanı, “...Türkiye’yi ekonomi üzeridevamı +