Topaç

Topaç; küçüklüğümüzde oynadığımız oyunlardan biri, doğduğum yerde “hol” diye adlandırılırdı.  Sert ağaçtan konik biçimde yapılmış küçük bir oyuncaktır. Sivri ucuna geçirilmiş madeni bir ucu vardır.  Kaytan adı verilen ip sıkıca sarılır, topaç hızla ileri doğru fırlatılarak kaytdevamı +

Abd’yi nasıl bilirsiniz?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kasım Süleymani’nin öldürülmesi konusunda konuşmuş:”Suçu varsa yargılanmalıydı, öldürülmesi barbarlıktır.”  Buna da şükür!  60’lı yıllardan beri “Yankee Go Home!” diyen üniversite gençliğinin üstüne komandolarını saldırtan bir zihniyetin ABD’ydevamı +

Gençlikten n’aber?

Adı Yaprak Türkeli. Henüz 9.sınıf öğrencisi.  İlk kitabı “İyi İnsan” adlı kitabından sonra ikinci yapıtı “Kırık Melodi”nin imza gününde ayaküstü sohbet ediyoruz. Babası, okumaya altı yaşlarında başladığını yazıyor.  İçinde okumaya karşı bitmek bilmeyen bir istek var.  Iğddevamı +

Libya seferi

Aslında yazacaklarım sağduyu sahibi herkesin malumudur.  Aklı başında olan her vatan evladı teslim eder ki; Libya’ya asker gönderme kararı ülkemizi başı sonu belirsiz maceralara sürükleyecektir.  Suriye macerasının sonu ortadadır.  Tarihe düşecek böylesi girişimin geleceğimize dair kaygılarıdevamı +

Hayal Dünyası

Sandım ki; ayyuka çıkan skandallar sonucu vatandaş yılbaşı piyango bileti almaktan vazgeçer ya da geçtiğimiz yıllara göre yoğunluk yaşanmaz.  Ne gezer, yine kuyruklar, yine açılan hayal dünyasının kapıları. Elinde bir, birileri gibi tepeden inme zengin olma hayali kalmış, onu da elinden alamazsınız kidevamı +

Nakşibendi Cemaati’nin önde gelen isimlerinden, Fatih Gençlik Vakfı Kurucusu, Milli Türk Talebe Birliği Başkanlığı yapmış, Bilal Erdoğan’ın “Hocam” dediği bir zat; “Aleviler ve Şiiler kafirdir” demiş. Yeni bir söylem değil, Başbakanlık yapmış bir zat da; “Onlar bizden değil” demişti. Kidevamı +

Gelecek Partisi

Cuma günü kuruldu.  Cumartesi sabahı uyandım ki, kentin ana caddelerinin tamamına Gelecek Partisi’nin tanıtım panoları asılmış. Tanıtım panoları sade, ancak anlamlı.  “Gelecek” sözü “Ge-le-cek” biçiminde, heceler alt alta konulmuş ve sonu ünlendirilmiş.  Bu haliyle iktidar hedefi netlidevamı +

Eğitim farklı bir şey

Ülkemiz ölçeğinde eğitimdeki kronik hastalık, iki olayla kendini tekrar hatırlattı. Yüzlerce şubesi bulunan özel bir eğitim kurumu (kolej) öğretmenlerinin ücretlerini ödeyemez duruma düştü. Eski başbakanlardan Davutoğlu’na ait Şehir Üniversitesi’ne tahsis edilen kamu arazisinin daha sonra mülkiyet devrdevamı +

İnsanlık Çizgisi

SAMUEL NOAH KRAMER’in  SÜMERLER adlı araştırma yapıtının sayfalarını çeviriyorum.  Merakım; İÖ 5000-2000 arasında bizim coğrafyamızda yaşamış halkın nasıl yaşadığıdır.  Tarihleri, kültürleri, karakterleri hakkında fikir edinmek; o günlerden bu yana neler değişmiş, bizlere yansıyan devamı +

Natoya Hayır!

Türkiye’nin solcuları yıllarca “NATO’ya hayır!” diye haykırdılar.  Onlar; NATO’nun bir korunma şemsiyesi değil, Sovyet Bloku’na karşı emperyalist devletlerin bir “ileri karakolu” konumuna sokulduğumuzu savunuyorlardı.  Her iki blok arasındaki anlaşmazlıkta ülke topun ağzındadır. Solculadevamı +

Asgari Ücret

Hazindir değil mi, Türkiye yine asgari ücreti konuşuyor;  ülkenin tüm yükünü sırtlamış olan emekçi sınıfına “insanca yaşaması, emeğinin karşılığı için en fazla ne verebilirim”i değil, “hayatını sürüye sürüye sürdürmeğe yetecek en düşük ücret”i tartışıyor. Yüz kızartacak bir devamı +

Erken seçim kokusu

“Saray’da Erdoğan’la görüşen CHP’li” haberi olağanüstü bir yankı yaptı ve yapmaya devam edecek.  CHP içindeki ana gurupların çekişmesi giderek keskinleşiyor.  Herbirinin hedefi erken bir seçim öncesi dümeni ele geçirmektir.  Çünkü ufukta iktidar olma olasılığı gözükmektedir. devamı +

Kültürümüz önceliğimiz

Gazetecilerin davet edildiği, tanıtım amaçlı yemekli toplantıdayım.  Gerçi adını güncele uygun “kitap cafe” koysalar da gerçek adıyla bir kitabevindeyim.  Zemin kat üstü alabildiğine geniş bir salon.  Pırıl pırıl raflar ve bu raflara dizilmiş-deyim yerindeyse- gıcır gıcır kitaplar. devamı +

Dipsiz göl

Ak Parti İktidarı, döneminde bir şey oluyor, “yok artık” dedirtiyor.  Olayın tütsüsü henüz sönmüşken bir şey daha kamuoyuna yansıyor, “lahavle”ler eşliğinde.  20 yıla yakın devri iktidarlarında yurttaşlar öyle şeyler gördü, öyle şeyler işitti ki, değil bizim tarihimizde dünya tarihinidevamı +

"Yeni bir sayfa"

ABD haydut devlet.  Onun geçmişinde temiz bir sayfa yok; emperyalist karakteri icabı yağmacıdır, zorbadır, tek amacı dünya zenginliğini-ne bahasına olursa olsun-sömürmektir. Son ibretlik örnek Bolivya’daki darbe.  Darbe için ABD; memnunuyitle karşılıyoruz, diyor.  Söz olsun diyor, yoksa cümle adevamı +

Hayırlı Evlat

İlerlemiş yaşıma  denk gelmiş olsa da nihayet dede oldum. Kızım Dilek, adını Gökçe koyduğu şirinler şirini bir kız dünyaya getirdi.  Hepsi sağolsunlar, eş-dost kutladılar; çoğunluk “analı babalı büyüsün” geleneksel dileği ilettiler.  Şüphesiz alanı geniş, makbul bir dilek, ancak bedevamı +

Ata Yolu

Her 10 Kasım’da Atatürk hakkında yazılar yazılır, konuşmalar yapılır.  Ne kadar yazılsa yeridir; yazılan her sözcük, sarfedilen her söz Atatürk Yolu’na döşenen kaldırım taşlarıdır.  Ulusu uygarlığa ulaştıran bu yolun önüne barikatlar döşendi, demir dikenler örüldü; ulusun sonu uçurumldevamı +

Böyle Günlerde

Cumhuriyet’in kuruluş yıldönümü nedeniyle alışılmış nakaratları dinliyoruz, tv ekranlarından: -Böyle günlerde bir bütün olmalıyız, ayrılık gayrılık olmamalı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nu dinliyorum, Üsküdar toplantısında. Artık ezbere bildiğimiz Cumhuriyet tanımlarındevamı +

Bütçe

Say­gı­de­ğer okur­la­rım, mer­ha­ba. Yak­la­şık ola­rak bir aydan bu­ya­na siz­ler­le bir­lik­te ola­ma­dık. Sağ­lık so­run­la­rı ne­de­niy­le bir süre ya­zı­la­rı­ma ara ver­dim.Dış po­li­ti­ka­da­ki so­run­la­rın kıs­men çö­zül­me­si ne­de­niy­le öte­le­nen so­rdevamı +

Kamuoyunun dikkati Suriye’de ABD ve Rusya’nın başoyunculuğunu yüklendiği anlaşmanın tam olarak sağlanması noktasında yoğunlaşmış durumda.  Güvenli bölge oluşturulacak, ateşkes sağlanacak, daha fazla kan dökülmesi önlenecek. Ya sonra?... Suriye’nin toprak bütünlüğü sağlanıp, ülke bölünmekdevamı +

"sol" sinyal

Okumaya başladığımda elimden düşüremediğim yapıtlar olmuştur.  Durgun Don, Ana, Bereketli Topraklar üstünde, Kızıl Kayalar bunlardan birkaçı.  Kadim dostum Av. Faruk Haksal’ın kaleme aldığı “Sol” Sinyal, Kerem/Kerim’in karavan yolculuğuyla peşinden alıp sürüklüyor, okuyucuyu. “Sol” Sdevamı +

Dün ve Bugün

Bizim tatlı su solcularımız Barış Pınarı Harekâtı konusunda yine bir orta yol bulmuşlar.  Geçmişin hata olduğunu bir kenara koyup, harekâtın gerekliliğini savunuyorlar. Geldik yine “Dün dündür bugün de bugün”e. Meselenin daha kaygı verici yanı; “Yetmez ama evet”çilere kerli ferli, devrimciliğdevamı +

Güç Kaybı

Bir tarafta peşpeşe yapılan çift haneli zamlar. Diğer yanda geçim sıkıntısı içinde bunalan yığınlar. İşçiler gasbedilmek istenen kıdem tazminatları için yağmur çamur demeden Ankara’ya ulaşma çabasında. Halkın siyasi iktidara bir nebze olsun güveni kalmamış; bir an evvel ondan kurtulma isteğinde. devamı +

Hedef Atatürk

Diyanet İşleri Başkanlığı 30 Ağustos Hutbesinde Atatürk’ün adını anmamış. Bu, olağanüstü bir olay değil ki... Siyasal İslamın hedefinde Atatürk hep oldu. Meselenin kökü 1950’li yıllara dayanır. O yıllarda başını Mısır’ın çektiği Arap ülkeleri İsrail’e yenilmişti.  Bu yenilgiye kdevamı +

30 ağustos ve atatürk

Bir gün sohbet esnasında Atatürk ile İsmet İnönü arasında şu diyalog yaşanır: -İsmet, Türk Milletinin özelliği sence nedir? -Nedir Paşam? -Zor ayağa kalkan bir millet. -Dahası da var. - ... -Bir kere de ayağa kalktı mı, durdurması çok zor bir millet. 30 Ağustos Zaferi’nin önderliğinin gizemi bu didevamı +

Küzey Suriye

ABD yalakalığı yapan medya, ABD’nin Irak’ı işgalinden önce emri vakiyle sahiplendiği bölgeyi “Kuzey Irak” diye tanımlamaya pek istekliydiler.  “Bir koyup üç alalım” meraklıları Irak’ın parçalanması taraftarıydılar.  Nitekim öyle de oldu.  Irak-yapay bir bahane ileri sürülerek- ulusdevamı +

Kayyum Tartışmaları

“Kayyum/kayyım”, Arapça “kaim” sözcüğünün Türkçeleşmiş halidir.  Günümüzde dilimize yerleşmiş “kaymakam (kaim-i makam)” bu sözden türemedir.  Bürokrasi dilinde özel bir yeri vardır; bir görevliden memnun kalmazsınız, yerine kendinize yakın/güvenilir bulduğunuz birini atarsınız.&nbsdevamı +

Vah benim işçi sınıfım. Vah!

Türkiye işçi sınıfı hiçbir vakit “kendisi için sınıf” olamadı. Sendika ağalarının elinde kaldı. Çocukluk çağındaki sol akımlarca istismar edildi. Sosyaldemokratların-milletvekilliği uğruna-arka bahçesi oldu. Ve nihayet sağ siyasi iktidarlarca bölündü, etkisizleştirildi. Sermaye sınıfı karardevamı +

İskelede Çekirdek Kabukları

Günübirlik denize girdiğim iskelede; tam iskele tahtalarının bitiminde  çekirdek kabuğu tepeciği vardı.  “Bizim oğlanlar” güzelce oturmuşlar, ayaklarını denize doğru salmışlar ve çekirdek kabuklarını-mutlaka denize de- boca etmişler. Karşı taraftan bir müzik çalıyor.  Berkant’ın bidevamı +

Bayramlar, Bayramlar...

“Bazı bayram günlerini  doğduğum kasabada geçirmek isterim.  Kurban bayramından 1 gün sonra kasabanın kasaplarının önüde kıyma çektirmek isteyenler kuyruk oluyorlar.  Vatandaş “kurban” niyetine kestiği hayvanın etini sair günlerde tüketmek amacıyla kıyma yaptırıyor.  Böyle kurbanlıdevamı +

Damatlık Devletler

Kapitalist sistemin kanun/kural tanımayan yönetim anlayışıyla birebir örtüşüyor, fıkramız. Kapitalistin biri muhasebe ofisi için mülakat yapıyormuş. -İki kere iki kaç eder? -Dört, efendim. -Buyrun, çıkın. Bu minval devam ederken, sıra Yahudi’ye gelmiş.  Aynı soru ona da yöneltilmiş: -İki keredevamı +

Halkımız Tartışıyor !

Didim Devlet Hastahanesi Göz Polikliniği önünde muayene için bekleşiyoruz.  Gözler kapının üstündeki ekranda.  Ekranda çağrılı belirir belirmez-çağrılan olsun olmasın- birkaç hasta kapıdan içeri girme itiş kakışında.  Sırası gelmişken, halkımız şu sıra meselesine alışamadı gitti; sdevamı +

İmam Hatip Seferberliği

ODA TV’nin ha­be­ri­ne göre; va­kıf­lar, der­nek­ler, “ha­yır­se­ver­ler” se­fer­ber ol­muş­lar, İmam Hatip li­se­li­le­rin üni­ver­si­te­ye gi­riş­te ba­şa­rı­lı ol­ma­la­rı için ko­or­di­ne­li bir ça­lış­ma baş­lat­mış­lar. Ha­ber­de; seç­kin İmam Ha­tip­ler idevamı +

Mandacı Siyaset

Klişe sözler vardır, pratikte geçerliliği olmayan; günü kurtarmak için birebir. Eski bir dostunuzla karşılaşmışsınız, köprülerin altından çok sular akmıştır.  Kısa bir hoşbeşten sonra sıkıntılı bir beklemeyi hoşlukla (!) sona erdirmek istediğinizde işte o klişe sözlerden biri imdadınıza yetdevamı +

Sıcaklar Başladı

Temmuz sıcağı bastırdı.  Artık yazılarımı atlet biçimi tşört giyimli yazıyorum.  Zemin terasın önündeki bahçemde serçe çığlıkları, arada bir yansıyan bir çocuk sesi ve karşı caddeden geçen araba homurtuları, işleyen bir makinanın  ritimli sesleri gibi kulağımda çınlıyor.  Bilmdevamı +

El Mecbur

AKP iktidarı içte ötekileştirme, dışta gerilim siyasetini sürdürüyor. Son olarak ABD ile S-400 meselesi “yarım asırlık stratejik müttefikimiz” ile ilişkilerimizi iyice germiş durumda.  Kolay manevra değil; 60 yıllık NATO üyesi Türkiye yönünü soğuk iklime çevirmeye hazırlanıyor.  Bu bağlamddevamı +

Neticeye Bak

Ülkemizde darbeler tarihine kuş bakışı göz attığımızda; darbelerin neticesi ilgiçtir, ibretliktir.  Sonuçta kaybeden ulusal tabakalar, kazanan emperyalizm ve işbirlikçileridir. 27 Mayıs dışında... 12 Mart; 27 Mayıs’ın getirdiği hak ve özgürlükleri silindir gibi çiğnemiştir.  İşsizlik ve hadevamı +

Batı ve Biz

Gurbetçi/Alamancı dostlarla, henüz yankıları dinmeyen İstanbul seçimlerini konuşuyoruz.  Daha önce de birçoklarınca dillendirilen bir kaygılarını ortaya sürdüler; “Bizde seçim olunca kıyamet kopuyor, oysa ki Almanya’da seçimi ya televizyondan ya da bilbordlara yapıştırılmış tanıtım ilanlarından devamı +

Vicdanlar Tatilde

2 Temmuz Bir kaç emekli ahbapla sobetteyiz.  Ana konu Madımak Katliamı ve bir gün sonra açıklanacak enflasyon rakamı. Enflasyon rakamı önemli, maaşlara yapılacak zamda belirleyici olacak.  Hepimiz bu konuda karamsarız; ekonominin başındakiler ne yapıp edecek düşük bir zammı burnumuzun dibine dayatacakdevamı +

Bile Bile Lades

Çoğu kez sorulur: -Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkeler neden geri kalmıştır? -İslam ülkelerinin ahalisi neden mutsuz ve perişan? Dosdoğru sorulabilir: -2 Temmuz ‘da onlarca insanın bir otelde güpegündüz, tüm ülkenin gözü önünde İslam ülkesinden başka nerede yakıldığı görülmüştür? Üldevamı +