Selma Erdal

Tüm Yazıları


Günden, Gündemden

  • 01 Ağustos 2019 Perşembe


Akköylü pazarcı kadınlar; yakınıyorlar.- Partimiz olmasa kavga edeceğiz, bu haksızlıklara karşı geleceğiz. Ama partimiz CHP ve Didim'de Belediye de CHP'de...
Neden böyle kızgınsınız,nedir sorun diye soruyoruz, anlatıyorlar:
- Belediye'den tebligat geldi ( Türkçesi ile bildirim). Pazar yerlerinin 3 aylık kira bedeli olarak 300 Türk Lirası'ndan, 900 Türk Lirası ve de 100 Türk Lirası da atık bedeli için, toplam 1000 Türk Lirası bir para hemen ödeyin diyorlar. İyi de biz para kazanabiliyor muyuz acaba, bunu araştırıyorlar mı?... Akköy girişinde, herkes kapısının önünde satış yapıyor, bize gelecek olan müşteriyi yoldan kapıyor. Biz burada pazar yeri kirası ödüyoruz ama onların yüzünden müşteriyle buluşamıyoruz, satış yapamıyoruz, para kazanamıyoruz. Kapı önlerinde işportacılar gibi "kaçak" satış yapanlar bizden iyi kazanıyorlar. Belediye onları neden denetlemiyor?... Bu durum haksızlık değil mi?...
İşte Akköylü pazarcı kadınların sorunu böyle... Kuşkusuz burada bir haksızlık var,işin gerçeği İş Hukuku bağlamında bir HAKSIZ REKABET var.Pazar yerindeki kadınlar satış yapamıyor ama Belediye'ye para ödemek zorundalar. Yol boyunda satış yapanlarsa, kirasız, vergisiz para kazanmaktalar.Üstelik bu kadınlar CHP'li olduklarını seçim sonrasında değil, seçim öncesinde de bangır, bangır kamusal alana haykıran ve de sandığa CHP'ye oy atmak için koşan kadınlar...Bu durumda Bay Başkan; onların sorunlarıyla ilgilenmeli, pazar yeri dışında satış yapanların neden olduğu haksız rekabeti engellemeli...Sinek küçük ama mide bulandırır, sayılı gün çabuk geçer, sandıklar yeniden kurulur. Eğer Akköylü kadınların sorunlarına çözüm bulunmazsa; kadınlarla CHP'nin yakınlığı bozulur. Bay Başkan; durum ivedilikle bilginize sunulur!...

CHP Belediyesi demişken, belediyelere atanan yakınlar üzerine de üç beş söz düşüverdi dilimize... Yalnızca CHP'li belediyeler için değil, ülke genelinde belediyeleri kazanmış tüm partilerin başkanları içindir sözümüz.Biliniz ki Başkanlık makamına gelmekle elde ettiğiniz yetkiyi; kamusal yarar yerine, özel yararınız için kullanmakla hem siyasal, hem toplumsal, hem de hukuksal boyutlarda eleştirilmeyi hak ediyorsunuz.Biliniz ki...Akraba evliliklerine benziyor şu yaptığınız akraba atamaları... Çünkü akraba beyinler; birbirine benzer düşünürler. Oysa melez; güzeldir, sağlıklıdır ve akıllıdır. Melezleşin; kurumları aile ocağınıza çevirmeyin. Ahbap çavuş ilişkileriyle; bir arpa boyu yol gidemezsiniz. Bu topraklar çok çekti Damat Feritlerden...Tarihsel yanlışları yinelemeyiniz!...

Veee...Namlunun ucundaki Burdur'un SALDA Gölü için duyarlı yurttaşlarımız ayakta...Ama burnumuzun ucundaki BAFA Gölü sanki çok mu sağlamda?...BAFA Gölü; bir parçası ile Aydın ili sınırları içinde diğer parçası da Muğla ilinde...Doğa öylesine güzel ki burada; isterdim bu güzelliklerin sonsuza dek korunmasını, kalmasını...Koruma altında olsa da göl; sulak alanlara ilişkin Ramsar Sözleşmesi bağlamında...Ne yazık ki parselasyon başlamış gölün yamaçlarında...Emlakçıların tabelaları asılmış adım başına...Ve akyandaşlar, candaşlar pek yakında keyif süreceklermiş "şimdilik" bakir sayılan bu gölün çevresinde... Soruyorum...Bu durumda hiç bir şey yapamıyor mu Aydınlı CHP'li Belediye?...