Selma Erdal

Tüm Yazıları


Gündemin İçinden

  • 23 Ocak 2019 Çarşamba


Memura yüzde 10.9 verildi...Halk oldukça gerildi... Her türlü katakulle ile enflasyon rakamları düşürüldü ki bu zam oranı karşısında kimse açmasın ağzını...Ama...
Çarşı, pazar bir yana...Şu parlak, yaldızlı kapaklı kadın dergileri var ya...Artık iki ayda bir çıkıyorlar...Neden?...
Çünkü piyasada yaşanan gerçek zam oranı yüzde elli oranında...
İşte böyle gözden kaçan ufak, tefek ayrıntılarda bile görebilirsiniz ekonomimizin şahlanışını... İç ve de dış borçların her geçen günle birlikte bir kaç kez katlanışını...
İŞKUR önünde her gün daha da uzayan kuyrukları...
Bunların her biri büyüme alameti...Ama...
Makro ekonomik yapıda da, mikro ekonomik yapıda da büyüyen deliklerin alameti...
Bakalım ne zaman göreceğiz kıyameti?...
31 Mart 2019 sonrasında mı?...

CHP'den milletvekili seçilen "rahmetli diyelim" Yaşar Nuri Öztürk; herkesden önce eleştirdi Baykal'ı ve sonra kendi partisini kurdu, giderken de götürdü CHP'nin oylarının bir bölümünü...
Ve Ertuğrul Günay da bu olumsuz örnekler arasında yer alabilir; sosyal demokrat düşünceye verdiği zararla...
Yine "rahmetli" Kamer Genç'e sıra gelince; onun bağımsızlığı da CHP'den oyların kopmasına "olumsuz anlamda" katkı sağlamışdır kuşkusuz...
Ve Abdüllatif Şener; AKP'den ayrıldıkdan sonra önce kendi partisini kurdu, sonra CHP'nin içine daldı...
O geldi diye; CHP yüzde kaç oy aldı?...
Bilinmiyor kuşkusuz...Ama AKP ile ters düşdüğü gibi CHP ile de ters düşerse bir gün, kim bilir nasıl bir vurgun yiyecek CHP?...
İşte bunu birazcık izan sahibi olan herkes biliyordur kanımca...


Atatürk'ün anıtının karşısında, saygı duruşunda bulununca Türk; ATAPUTA TAPIYORSUNUZ diyor yobaz...Oysa yandaş KANAL 7 Televizyonunda gösterilen İKİMİZİN YERİNE adlı dizide, her gün Hindu bir TANRI'ya tapınıyor Hintliler evlerinde...Ne var ki bu TANRI; bildiğin insan yapımı PUT, her evin bir köşesinde...Hinduizm dini çerçevesinde her sabah yatakdan kalkınca tapınıyorlar.Ve onlar tapınırken; viski, rakı şişelerini buğulayan anlayış, bazen onları da buğuluyor ama ara,sıra bu buğulama işini, sisleme işini tam başaramıyor, özün sözü insan yapımı putlara tapanları her gün izleyicisine gösteriyor Kanal 7 televizyonu...
Ama bir Türk; ulusal günlerde giderse ATATÜRK'ün anıtkabrine, hemen saldırı başlıyor ATAPUTA TAPINIYORSUNUZ diye...Niye?...Siz her gün putlara tapanları gösterip duruyorsunuz ya Müslüman milletinize...
RTÜK hazretleri ne kadar da hoşgörülü bu görüntülere...
Bu nasıl takiyye, bu nasıl ikiyüzlülük?...Anlaşılır gibi değil...

Hindistan'dan sözü açmışken...Henüz bir kaç gün öncesinde açıklandı; Hindistan'dan BUĞDAY alacağımız...
Nasıl güveneceksiniz Hindular'ın buğdaylarına?...
MONSANTO denen GDO'lu tohumların üreticisi cirit atarken ülkelerinde; onların buğdaylarıyla ümmetçe zehirlenecek misiniz?...
Bilim kadını Vandana Shiva; az mı verdi çaba, MONSANTO canavarını kovmak için Hindistan'dan?...
Kendi halkı bile güvenmezken ülkesindeki zehirli tohumlara ve onlardan sağlanan ürünlere; siz nasıl güveneceksiniz?...


Henüz bizim dincisi, kincisi "kadın ve et ya da kadın ve perdesiz ev" üzerine düşmanca sözler söylemeğe başlamadan çok öncesinde...27 Ekim 2006 günlü Cumhuriyet'den, Hürriyet'e pek çok gazetede; Avustralya'nın en etkili Müslüman din adamlarından El Hilali'nin "Eğer üstü açık eti dışarıda bırakırsanız; kediler de gelir ve onu yerler.Bu kimin hatası?...Kedilerin mi, yoksa üstü açık bırakılan etin mi?" sözleri yer alıyordu.
Kadını ET'e indirgeyen din adamlarının bu ve benzerisözleri; elbette ki kadın-erkek ilişkileri bağlamında eleştirilebilir, "islam" dininin başka dinlerin adamlarınca terörist yetiştiren bir inanç sistemi olarak değerlendirilmesine nasıl da olanak sağladıkları bağlamında da yanlış bulunabilir...
Kuşkusuz derdim, tasam bunlar değil; beni tasalandıran,endişelendiren yalnızca ve yalnızca KADINLAR, kendileriyle ilgili yorumlar yapılan, kararlar alınan, yaşam biçimleri belirlenmeye çalışılan KADINLAR...Ve onların suskunlukları...
Oysa "TENSELLİĞİM DE, TİNSELLİĞİM DE BENİMDİR ,bana karışan yobazlar da kimdir?" demedikçe KADINLAR...
O sözlerin söylendiği günden beri giderek bizde de çoğalıyor şu "El Hilali" gibi ODUNLAR...Farkında mısınız?...