Selma Erdal

Tüm Yazıları


Gündemdekiler

  • 27 Şubat 2018 Salı


*Enkazcılar...Başhasekimiz (Amerika ile bu aralar küslük var, kavga var, savaş var; bu nedenle "first lady" diyemeyiz); açıklamışdı ya "90 yıllık enkazı kaldırdık" diye...Kuşkusuz "90 yıllık enkazı kaldırdık" sözleri duruyor elbette ki belleğimizde...Amma ve lakin yanlış, yanılgılı politikalar sonucunda;umalım ki ülkemiz enkaza dönmesin, DAEŞ avlama düşleri kuran Amerikalılar eliyle...Bugünlerde Cezayir dolaylarında yapılacak bir ziyaret vesilesiyle...Düşüverdi gözlerimizin hafıza alemine CEZAYİRLİ ÇIPLAK KIZIN FRANSIZ ASKERLERİYLE ÇEKİLMİŞ FOTOĞRAFI... Çokça söze gerek yok...Der ya bizden öncekiler; kıssadan hisse...Evet enkazcılar; ne var, ne yok kaldırıyorlar...Cumhuriyet'in en önemli yatırımları teker, teker yok ediliyor.Önce Sümerbank Merinos fabrikaları... Bugün de şeker fabrikaları...Ne de olsa zehir üreten CARGILL var; üstelik de Saint Tayyip Efendi ortaklı...Tarlalar da talan...Yakında MONSANTO da gelir... Neymiş Amerika ile savaşıyormuş-muş AKBABALAR...Haydi canım sen de...Amerikalı zaten zehirliyor ülkeni; tependen bomba yağdırsa daha pahalı olur maliyeti...Ve bu arada ülkenin durumunu kısaca özetlersek...Annesinin dizinden tahrik olanlar...Öz oğlunu, kızını becerenler...Kedi, köpekle birleşenler...Çokça ayrıntıya gerek yok...Önerimdir:Bu ülkenin adı; SEXOPOLİS olmalı derim...
*Isınan Küre, Kaynayan KazanBiliyoruz...Kimseciklerin umurunda değil KÜRESEL ISINMA...Varsa, yoksa insanlararası birbirini ısırma...Be hey insancık; birazcık günlük, bugünlük yaşamaktan çık ve yarının için kaygılan...Küre ısınıyor, kaynaklar yetmiyor...Dünya egemenleri; senin kendini dev sanan cüceni oyuna getirmek için her türlü entrikanın peşinde, acımasızca, ötekileştirdiklerine hiç merhamet etmiyor...Savaş; onlar için çelik çomak oyunu...Senin ülkende de bulunca bunca koyunu...Tayin ettikleri çoban güdüyor bunca koyunu, onlar da çobanı...Hepsi uydurmaca masal; Kandil ya da Kobani...İşte şimdi de başımızda bir Afrin felaketiRahat bir soluk alacaklar parçalayınca ülkeni...Ülkenin üç tarafı deniz; Topraklarının altı da, üstü de bereketli, suları berrak...Emre amade olunca da AKREİS başkanlığında bunca avanak...Elzemdir onlar için savaş çıkarmak...Çünkü ele geçecek ganimet çok büyük...Ve küresel ısınma nedeniyle artıyor panik...Kapacaklar kaynaklarını elinden; Azrail onların adına yapacak sana nanik...Uyan, be hey aymaz; artık uyan!...Petrol bahane...Yaşamlarını sürdürebilmek için gözlerini dikdilerSenin Fırat'ına, Dicle'ne...Yer üstü ve yer altı sularına...Bereketli ovalarına...Dedik, dedik...Sonunda savaşa girdik...Tanrı sonumuzu HAYIRLI EYLEYE...İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NIN OLAĞANDIŞI KOŞULLARINDA YAŞANANLARI GÖRMEZDEN/ANLAMAZDAN/BİLMEZDEN GELİP; ÇIĞLIKLAR ATTINIZ CHP AÇ BIRAKTI, EKMEKSİZ BIRAKTI BU MİLLETİ DİYE... Oysa siz...Sesimizi, soluğumuzu ve umutlarımızı kesdiniz "ileri demokrasi" masallarını getirirken dile
*Kürk Mantolu Bülent...Bülent Ersoy ABİ-LA; geçenlerde üşütmüş, yatmış hastaneye...Üşütmesinin gerekçesini de "kürk giymemek" olarak açıklamış...Çünkü onun eşeysel bedeni; kürk giymeğe alışıkmış.Çevreciler eleştiriyor diye giymeğince kürkünü, sanırım üşütmüş kıymetli mabadını...Bundan böyle çevreciler saldırsa da aldırmayacakmış, kürkünü hiiiç çıkarmayacakmış.Doğa’yı seviyoruz üzerine söylemler…Ve Doğa’nın doğurduğu çocuklarını da… Ve de en uzağımızdaki yabanından, en yakınımızda duranına değin Doğa’da varolan her türü, her canlıyı… Çünkü onların varlığı; varoluşumuzun güvencesi…Yaşamının sürdürülebilirliği için Doğa’daki türlerden birisi olan İNSAN; bunu çok iyi bilmeli ve onların da yaşamlarını sürdürmelerini gerçekten istemeli…Tek bir canlı türü yok olup, gitmemeli bu gezegenden diyerek…İşte bu gerçeği bile, bile…Özellikle de anlam veremiyorum nedense Doğa’nın çocuklarını canından sıyırıp, soymaya; tenine, kürküne bürünmek için…Kıymak, katletmek, katil olmak…Tüyleri, kürkleri için; devekuşuna, tavus kuşuna, timsaha, tilkiye, vaşaka, samura…Hele ki anasının karnındaki astragan için; hem anasına, hem de yavrusuna…Bu canların soyup da derilerini/tüylerini/kürklerini ve bürünmek onlara… Acaba bu tutum ve davranış neyin göstergesi ?... Üstün saydığımız için onlardan kendimizi; Doğa’nın efendiliğinin mi?...Bir diğerimize kanıtlamak istediğimiz gücün, varsıllığın mı yoksa bastırılmış hayvansallığımızın mı dışa vurumu?... Hayvanların kürküne bürünmeğe özenmenin ardında yatan hayvansal içgüdüler mi gizli bu eylemlerde?...Böyle tüylü postlara bürünüp, gösterişli bir durumu sergilediği sanrısı, yanılgısı hangi “uygar” insana yaraşır?...Bizler kürk mantosuz olmalı (m)adamlar diye düşledikçe, düşündükçe ???…Bunca sözün ardından dönersek en başa; nedendir bu kürk giyme ısrarın?... Sana tabancadan çıkan KURŞUN işlemedi de, SOĞUK mu işleyecek o erkek kaslarına be hey Bülent ABİ-LA?...Sen, sen ol; kulak ver Doğa dostlarının sözlerine!... Varsın Sabahasettin Ali tutkun olsun Kürk Mantolu Madonna'ya, ama sen sakın ola ki kürklere bulaşma!...Ve var oldukça bu gezegen; Kürk Mantosuz olsun tüm (M)adamlar, sen kötü örnek olma onlara!...