Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Gün ışır mı?

  • 07 Kasım 2018 Çarşamba


Yıllardır yönetim kademelerinde yer alamayanlar(niteliklerinin yetmezliği nedeniyle),bir biçimde yönetime el koyduklarında, kendi yandaşlarını hukuka aykırı yol ve yöntemlerle makamlara taşıdılar. Özellikle okullara ve işe giriş sınavlarının sorularını çalarak hem haksız konumlar kazandılar hem de hak edenlerin haklarını gasp ettiler.
Niteliksiz ve yeteneksiz kişiler makam ve söz sahibi(sahibinin sesi) olunca yönetim yozlaşmaya başladı. Her şey çürürken, tuz koktu(!)
Yılların biriktirdiği bir hıncı kusmaya başladılar. Her yeteneksizlik, her yetersizlik ve her tutarsızlık ülkenin geleceğinin yok olmasına neden oldu. Yanlışlıklar ve haksız kayırmalar liyakati ezdi ve yok etti.
SUÇLAMA KOLAYCILIĞI.
İyi tanımlanmamış, unsurları belirlenmemiş ve sınırları saptanmamış suçlamalar can yakmaya devam ediyor. İktidar ve yandaşlarınca kuşkulu görülen her şey aynı suç kalıplarına oturtulmaya çalışılıyor. Ne ilginçtir ki, suçlananların tamamı muhalif olanlar. Muhalefet algısı gerçeklerle örtüşmüyor. Muhalif olan, meşru yollarla iktidar olmak çabasıyla iktidara karşı olan ve buna hakkı olan kesimdir. Kendi iç tutarlılığı tartışılabilir ama muhalefet gerçeği ile çelişen ucube bir muhalefet her koşulda yadırganır. Tıpkı bunun gibi, bölücü, yıkıcı, yabancı(düşman)yanlısı, vatan haini gibi tutarsız suçlamalar aynı mantıksızlığın ürünü gibi gözükmektedir.
MUHALEFET.
Muhalif olmak; daha iyiyi, daha güzeli istemekle birlikte, bilinçli ve haklı konumda olmaktır. Kendisi için istediklerini komşuları içinde isteme yüceliğidir. Muhalifliğin temelinde kişisel çıkarlar yer alabilir. Bunun yadırganacak bir yanı yok. Buradaki temel ayrım, kişisel çıkarların toplumsallaştırılması ve aynı ortak paydada buluşulmasıdır. Yani, toplumsal taleplerin dillendirilmesidir. Yaşama ilişkin talepler güncel olabileceği gibi, geleceği de kapsayabilir. Bu türden taleplerde bulunanlar aydınlar, düşünürler, sanatçılar ve uzmanlardır.
Demokratik olmayan yapılar üstte sayılan kişileri düşman olarak belleme eğilimindedirler. Bunun için önce onları itibarsızlaştırıp etkisiz hale getirirler. Onları suçlayıp yargılayacakları hukuk dışı yol ve yöntemler bulurlar.
Aydın, geleceği görebilendir. Sanatçı, geleceği şimdilere taşıyanlardır. Ustalar yapmadan önce görür, sıradanlar yapıldıktan sonra.
Sanatçılar insanlar ve insanlık yararına istemlerde bulundukları için muhaliftirler, muhalif oldukları zaman suçlanması gereken olurlar. Çok özel durumlar dışında devletin sanatçısı olmaz, sanatçı muhalif olandır. Eğer devlet sanatçısı sıfatının ardına sığınan birileri var ise, onlar artık üretemez halde olan eski sanatçılardır.
Yorgansız deniz üşür kendi kollarında,
Gül, ısınır koynundaki dudak sıcaklığıyla.
Savrulur yapraklarından alevli sevdalar,
Ve çözer gül bakışlarını akşamın ayrılığına!