Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


Görmezden Gelinen

  • 07 Haziran 2018 Perşembe


Tarikatler,cemaatler birbiri peşi sıra Cumhur İttifakı’ndan yana oy kullanacaklarını açıklıyorlar.
Millet İttifakı’ndan bir tepki yok.
Olmalı.
Nasıl, Cumhur İttifakı’nın adayı; karşı tarafı FETÖ ile, PKK ile işbirliği yapmakla suçluyorsa, berikiler de Cumhuriyet’in yasakladığı örgütlenmelerle işbirliğini gündeme getirebilir. Bilimsel yaklaşımla; kendine “millet” diyen bir ittifakın, “teba”nın yerini “yurttaş”ın; dinsel dogmaların yerini çağdaş hukukun aldığı çağımızın toplumsal aşamasını (ulus) savunması gerekir. Bir yerde “millet” varsa, orada “ümmet”i temsil eden cemaatlerin yeri olamaz.
Ötekilere bir sözüm yok da “Türkiye laiktir, laik kalacak!” söylemini dillerinden düşürmeyen CHP’den tarikat-siyaset birlikteliğine dikkati çekmesi gerekirdi.
O parti, “Türkiye şeyhler, dervişler,…memleketi olamaz.” diye kesin tavrını koyan kurucusu Atatürk’rağmen iyi saatte olsunları rahatsız etmek istemiyor, tersine bu çağdışı görüntüye “katkı” sunma çabasında görüntüler yansıtıyor.
Önce Aydın’da oldu, tesadüfi varsaydım. Ancak peşinden Şanlı Urfa’da da aynı manzaranın oluşturulduğunu görünce, bunun bilinçli bir eylem olduğunu teslim etmek durumunda kaldım.
Muharrem İnce konuşmasını bitirdiğinde, ellerinde güller çocuk yaşta iki genç kız- biri türbanlı diğeri normal- aniden sahnede beliriyor; İnce, onların ellerinden aldığı gülleri katılımcılara fırlatıyor.
Çocuk yaşta türbanlı bir genci o yoğun siyasal ortamda Muharrem İnce ile yan yana getirmekle kimlere hangi mesaj verilmek isteniyor? Her sözünde “ilkeli olmayı” vurgulayan İnce, laikliğe aykırı bu eyleme neden razı geliyor?
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun temeli olan Atatürk devrim ve ilkelerini tasfiye ederek ülkeyi bir Ortaçağ toplumuna dönüştürmek, uluslar arası çapta bir planlamadır. Bu yolda epeyi mesafe de kat edilmiştir. Emperyalizmin yobaz işbirlikçileriyle ülkemizin çağdaş geleceğine yönelen tehdide duyarlı olmak, çağdaşlıktan, Atatürkçülükten yana olan her bireyin, her siyasi partinin görevidir. Çağdaşlığı savunan yurttaşlar olarak bunu beklemek en azından bir seçmen olarak bizim hakkımızdır.