Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Gap gezisinin ardından -1-

  • 22 Ekim 2019 Salı


Dünkü yazımda bahsetmiştim,Doğu Akdeniz’deki HATAY ili AMANOS dağlarının eteklerinde Akdeniz’de kıyısı olan bir şehir,
Ne acıdır ki 1939’da Türkiye Cumhuriyeti Sınırlarına dahil olmasına rağmen bu güne kadar kendi yağı ile kavrulmuş,
Ne acıdır ki tüm iktidarlardan hak ettiğini alamamış sanırım,
Sanırım diyorum, çünkü bir çok medeniyetleri barındırmasına rağmen Devletin yardımlarından hak ettiğini pek alamamış,
Burnunun dibinde İskenderun olmasına rağmen,
Amanos dağlarındaki Maden zenginlikleri fışkırmasına rağmen,
İskenderun Demir Çelik ‘in hammaddesi, Demir madeninin kaynağı burasıdır.
Emperyalizmin göz diktiği yerlerinden birisi de bu dağlardaki maden yatakları.Bu bölgedeki kavganın ANA sebebi bu dağ silsilesindeki zengin maden yataklarıdır.
Belki de Devlet imkanlarının buralara akıttırılmamasının sebebi de bu maden yataklarına işletmemizi istemediklerinden olabilir diye de düşündüm.
Adana Ovasının bitişiğindeki Hatay, Antakya ve Defne ilçeleri Medeniyetlerin beşiği olmuş,Dinlerin kaynaştığı yerleşimler olmuş da kalkınmışlıktan pek de nasiplenememişler.
Her şeye rağmen Gazi Mustafa Kemal ölümünden önce Hasta yatağından kalkarak Hatay’ın Misak-ı milli sınırlarımıza katılmasını sağlayan adımları atmış,ne acıdır ki Misak-ı Milli sınırları içindeki yerini almasına görememiştir Hatay ilini. Hatay ili TÜRKMEN Yörüklerinin yerleşkesi olmasına rağmen genelde Arap kökenli vatandaşlarımızın birlikte yaşadıkları kentlerden birisidir.Adana,Gaziantep illeri ile sınırları çevrilmiş,ancak kalkınmışlıkta Gazi Antep’ den de, ADANA’ dan da geri kalmışlık zincirini kıramamıştır.
Hatay ilinin sınır komşusu Gaziantep ilini vardığımızda bambaşka bir şehir ile karışlaşıyorsunuz,
Birçok Batı ilinden daha modern bir kent,
Daha kalkınmış bir kent,
Daha modern bir kent,
İzmir Türkiye’nin batıya açılan kapısı denilir,doğrudur da,
Ne yazık ki gözlemlerim inşallah beni yanıltmış olur İzmir’i bile geride bırakmış sayılacak bir kent olmuş Gaziantep.
Modern şehirleşme,
Planlı şehirleşme,
Planlı Organize sanayi,Ağır sanayi v.s.
Ne acıdır ki böyle bir kentte halkın uyumaya devam etmesi çok acıtıcı bir haldir,
Belki de Emperyalizm işbirlikçileri Gaziantep halkının uyanmasını istemeyişlerinden , ucuz işgücünü kullanmak için istenen bir siyaset olabilir mi,
Niye olmasın,
Feodalizmin kalıntıları içinde yaşamaya devam etsin yeter ki,uyanmasınlar diyenlerin yönettiği bir ülkedeyiz ne de olsa.
Devr-i iktidarlar Millet olmaktan çok Ümmet olan toplumları kullanmayı daha becerebildikleri için Halkın Millet olmasını istemeyişlerindendir belki de.
Böyle kalkınmış,gelişmiş bir kentte hala feodalizmin kalıntıları içinde boğuşan bir Antep halkını görmek üzücü oldu benim için.
Bu da bizim hala Millet olamayışımızın eseridir.
Böyle gidersek de pek Millet olmayı istemiyoruz sanırım.
Belki bir gün …