Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Gap gezisi sonunda ...

  • 21 Ekim 2019 Pazartesi


14-19 Ekim tarihleri arasında yaptığımız Doğu Akdeniz ve Güneydoğu gezimizi sağ salim bitirdik.
Bu gezi bende iki şey ifade etti,
1.si GAP’ı görmek
2. si Güneydoğu Anadolu bölgemizin kalkınmamışlığın nedeninin incelenmesiydi.
Karınca kaderince toplamaya çalıştım ve 6 günlük gezimimizdeki incelemelerimi kaleme alarak aktarmaya çalışacağım.
Bu günkü yazımı genel olarak bir değerlendirmesi ve hatta ön inceleme mi dersiniz bilmem onu yapmaya çalışacağım.
Adana’ a ilimizden başlayan adım,adım gezimiz Hatay ili, Gazi Antep ili,Urfa ili,Mardin ile ve Adıyaman illerini kapsıyor,
Tabi ki bunun yanında Batman ilinden geçip,Diyarbakır şehir turunun dışında başkaca yerlere de uğradık,GAP illerinin bazı ilçelerini de,
Mesela Antakya gibi, İskenderun gibi,
Adana ilimizin bir çok ilçesi Merkez ilçeler olmuş gibi il merkezi ile bütünleşmiş sanki,iç. içe geçmişler
Hatay ilinin Antakya ,Defne gibi ilçeleri gibi.
Genel değerlendirdiğimde Doğu Akdeniz illerinin içinde bulunan Hatay ili,merkez ilçeleri ile birlikte Devlet hizmetlerinden en az yardım almış gibi gördüm,
Devlet yatırımları yok gibi sanki,
Şehirleşme anlamında,
Sanayileşme anlamında.
Tarım alanlarında olduğu gibi.
Neredeyse tarımsal kalkınma alanı yok denecek kadar az,belki de bana öyle geldi
Ancak çarşı pazar incelemelerimde bunların böyle olduğunu çıkarttım.
Hatay’ın bitiminden sonra Gaziantep ili sanki Doğu ve Güneydoğu’nun PARİS’ i sanırsınız,
Sanayi mi,
Var,
Tarım mı,
Var,
Modern şehirleşme mi
Var,
El Sanatları,işçiliği ile mükemmel,
Var,var,var oğlu var
Devlet Baba buraya kesenin ağzını açmış,yağdırmış da yağdırmış.
Fırat nehrinin suladığı bereketli toprakları,
Tarım’da öne çıkan iki ürün,
FISTIK ve Zeytincilik,
Gözünün alabildiğince Fıstık ağacı, Zeytin ağacı,
Urfa ve Mardin ise biraz daha Tarım’a dayalı ekonomi,
Yani Ekin tarlaları,Pamuk tarlaları ve hayvancılık,
Gözün alabildiği yer,OVA,
Bir tarafta Harran Ovası,
Diğer tarafta Mezopotamya ovası,
Diyarbakır da ise VOLKANİK Karaca dağının lavlarının yarattığı taşlaşmış alüvyonlarının altında kalmış ova,TARIM arazileri,
Taşların kaldırılıp temizlenmesi sayesinde altındaki verimli topraklarda neler yetişmez ki!..
Adıyaman ise yine tarım ve hayvancılığa dayalı kalkınmışlık.
Ha bu arada Batman ili’ nin içinden de geçtik,
Batmanda kendi haline terk edilmiş Petrol kuyuları 10 adet kadar görebildik yola yakın yerlerde,
Keza Adıyaman’da da birkaç kuyu.
Güneydoğu illerine Devlet şöyle el atmış,
Modern şehirleşme adına Betonlaşmayı önem vermiş,Çok katlı gökdelen diyecek kadar dikey binalar, bunun dışında kalkınmışlığın temel taşı Sanayi yok Antep şehrinin dışında.
Şunu anlıyoruz ki Modern şehirleşmeyi Dikey binalaşma olarak anlayan Yönetimler buna öncelik vermişler,ne acıdır ki yatırımları betona gömmüşlerdir.
Niye kalkınamamışsızlığımızı anladım.
Öncelikle Feodalizmi tavsiye edemediğimiz sürece,Altyapı yatırımlarımızı taşıyamadığımız sürece ve de en azından Sanayi alt yapısı,yada hammadde yatırımlarını arttırmadığımız sürece Güneydoğunun makus talihini yenemeyiz.