Çözüm için

Kim ne derse desin, şu anda ülkemiz çok büyük sorunlarla karşı karşıyadır. Ülkesini, milletini ve insanlığı seven kişiler mevcut sorunların çözümleri için öneriler sunması ve çözümlere katılması gerekir. Sadece muhalefet partisinin değil, tüm partilerin en tartışılmaz görevi, ülke sorunlarının çdevamı +

Pazar Vatandaşlığı

Doğanın doğal kurallarından biridir.Değişim hızlanınca,geçmiş de hızla uzaklaşır şimdilerden.Böyle bir yabancılaşma sürecini yaşamaktayız.Değişimler sadece yapıları değil,değişen yapıların tanımlarını da değiştirir.Tanımlanmamış veya tanımı güncellenmemiş hiçbir şey temel olarak yada ön kdevamı +

Kan Kaybı

Küresel boyutta çağımızın en yıkıcı hastalığı küreselleşme olgusudur. Yeterince gelişememiş ülkeler, değerli olan her şeylerini(insan kaynağı da dahil) emperyalistlere kaptırmışlardır. Bu süreçte çıkarcı işbirlikçiler ülkelerinin içten kuşatılmasına aracılık etmişlerdir. Küreselleşme süredevamı +

Ermeniyi dövdürtmemeli

Bu anlatıyı daha önce bir yazımda kullanmıştım. Hangi yazımda kullandığımı bilseydim, kendimden alıntı yaparak devam edebilirdim. Aynı konuyu ikinci kez yazmak pek hoş bir durum değil. En ufak farklılıklar bile sorun yaratabilir. Bu nedenle bir başka yazarın yazdığını tercih ettim:“sarkis çerkezoğlu'nundevamı +

Faturayı kim öder?

Yasaların egemen kılındığı, yargı bağımsızlığının olduğu demokratik bir ülkede, faturayı kimin ödeyeceği sorusu sorulmaz. Faturayı kimin ödeyeceğini konu ile ilgilenen herkes bilir. Burada söz konusu olan şey öngörülebilirliktir. Öngörülebilirlik yaşama ilişkin her alanda güvenilirlik anlamına gelidevamı +

Soygun çuvala sığmadı (!)

Özelleştirme konusu irdelenirken, kamu yararına olup olmadığını saptamak için bazı temel sorular sormak gerekir. Bu soruları şöyle sıralayabiliriz:1-Özelleştirmeden sonra üretim arttı mı?2-Özelleştirmeye konu olan üretim biriminin ürettiği mal ve hizmetlerin fiyatı düştü mü?3-Ürün daha kaliteli hale gedevamı +

İtibarsızlaştırmak ve istismar

İtibarsızlaştırmak; her koşulda cepheden saldırılamayan değerleri hedef alan bir sinsi saldırıdır.  Bu tür namert saldırılarda; yer, zaman ve koşullar dikkate alınır. Saldırılacak objenin savunmasızlığı da denkleme dahil edilir. Böyle bir saldırı hiçbir koşulda insani ve dürüstçe değildir. devamı +

Özelleştirilen...

Özelleştirmenin temel mantığı, kamuya ait varlıkların yasal kılıfla yağmalanmasıdır. Kamuya ait olan varlıklar, kamunun söz ve karar hakkının kanıtıdır. Varlıklar el değiştirirken yoğunlaşmalar yaşanır. Bu yoğunlaşmaların kaçınılmaz sonucu olarak yönetimde piramit daralır. Her daralma bir yoksunlukdevamı +

Bölüşüm

Bölüşüm, dünyadaki sorunların anasıdır. Bölüşüm adil olduğunda sorun olmaktan çıkar. Bölüşümün adil olabilmesi için hukukun üstünlüğü kabul edilmeli ve her koşulda temel haklar gözetilmelidir. Herhangi bir toplumda kurumlar yasal dayanaklara oturduğunda güven duygusunu pekiştirir. Öngörülebilirlikldevamı +

Aynı gemide miyiz?

İşine yarayan kavramları onaylayıp tekrarlayan, işine yaramayan kavramların içini boşaltarak onlara yeni anlamlar yükleyenlerle anlaşmak sanıldığı kadar kolay değildir. Bu nedenle kimi zaman ana dilde yabancı dille konuşmalara tanık olmak olası gözüküyor.Milli iradeyi temsil edenleri kendisine yetki devrinde bdevamı +

Faturayı kim öder?

Fatura, bir iş veya işlemin ederini belirten belgedir. İş veya işleme konu olan şeyin iki taraf arasındaki uzlaşısı fatura ile somut hale getirilir. Fatura kanıt özelliği taşıyan bir belgedir. Anlaşma, sözleşme ve uzlaşma gibi anlatımların en zayıf halkası uzlaşmadır. Uzlaşma, irade beyanının özgür iradevamı +

Kriz sistemi test etti

Kriz Başkanlık Sistemini test etti.Başkanlık sistemi talebinde en büyük dayanak, tek merkezden hızlı karar üretme istemiydi.Kurumlar ve bürokrasi (temel haklar ve demokratik haklar), tek merkezden hızlı karar almanın ön ündeki en büyük engel olarak gösterildi.Peki, şimdi ne oldu?Göstere göstere gelen kriz kapıdevamı +

Paylaştıran

En eşitsiz güç, yasal sınırlamalara ve demokratik denetime tabi olmayan “paylaştırma” gücüdür. O kadar ki; “ol” dediği abat olur, “öl” dediği yok olur(!) Ol dediği yakın çevresinde olan; çıkarcılar, yağdanlıklar, şaklabanlar ve dalkavuklardır. Çıkarı için her şeyi yapabilecek olanlar ve biatdevamı +

Öfke

Sanatçı sadece toplumu ile birlikte olmaz, gerek duyulan zamanlarda onlara önderlik eder. Sanatçı geçmişten ders alarak geleceği şimdilere taşıyan öncüdür. Normal gelişimini sürdüren demokratik toplumlarda bu önderliğe fazlaca gerek duyulmayabilir. Çünkü örgütlü ve kurumsallaşmış toplumlarda ortak akıl devamı +

Cumhuriyet

Cumhuriyet aydın bireylerin istem, katkı ve çabalarıyla varlığını sürdürebilirdi. Aydınlardan ve aydınlıklardan korkan yaşam düşmanları, kendi yaşamlarına karşı örgütlüydüler(!) Bu çağ dışı ve kendine karşı olan örgütlülük cumhuriyetle yaşıttı. Bu sinsi örgütlülük günümüze dek sürdürmdevamı +

Bu senin hayatın

Çağdaş devlet, özgür iradi katılımcıların fırsat eşitliğine sahip olduğu demokratik bir yapıdır. Bu tanımda belirleyici olan, fırsat eşitliğidir. Fırsat eşitliğinin olmazsa olmazları adil paylaşım ve etkin denetimdir. Hukuki güvence önünü görebilirlik halidir. Öngörülebilirlikler yaşamın ve onun gdevamı +

Mücadele alanı

Bir toplumsal mücadele yapılabilmesi için; mücadelenin meşruiyetinin olması ve kitlelerce de benimsenmesi gerekir. Kitlelerin benimsediği mücadeleler amacına ulaşır. Haklı mücadelenin meşru zeminlerde verilmesi çok önemlidir. Mevcut haliyle meclis halk için olumlu mücadelelerin verilmesine uygun değildir. Kitleledevamı +

Karşılıklılık

İstemsizde olsa zorunlu olarak iş yapanlar, borçlu olanlardır.Birilerinden normal koşullarda vermeyeceği şeyleri almak istiyorsanız, ona karşılıksız bir şeyler verin. Karşılıksız olarak alınan şey, öncelikle ahlakı aşındırır. Bedavacılık arsızlaştırır, karşılıksız gibi gözükenin karşılığı odevamı +

Seçmen yönetirse...

Yerel yönetimlere ilişkin eski bir yazımı okurlarımla paylaşmak istiyorum. Yazı eski olmasına karşın, istemler yeniliğini sürdürüyor. İstemlerimiz ideal bir yerel yönetime ilişkin.                      &nbsdevamı +

Sadaka ekonomisi

Üstteki başlık Özdemir İnce’ye ait. İnce ABC’deki yazısında yoksul kesime ilişkin bir fotoğraf çekiyor. Görüntü anlamlı ve utanç verici. Değişik adlar altında toplam olarak 16 milyon kişinin yardım aldığını saptamış. Bu yardımlar bu vatandaşların hakkı ama bu şekilde verilmemeli ve bu amaçla verdevamı +

Ekonomik açmazlar

Kapitalist ve emperyalist ülkelerde sermayenin soğuk algınlığı emek kesiminde grip ve zatürre ile sonuçlanır. Buna karşın krizlerde öncelikle kurtarılan, sermaye kuruluşları(işletmeler ve bankalar) olur(!) Sermaye kuruluşlarının ekonomik sorunlar yaşamasının suçlusu emekçiler değildir. Bu tür olumsuz gelidevamı +

Neden satılır ki?

“Bazı satışlar, kesinlikle iyi niyetle yapılamaz!”Bir ülkenin varlıklarını satması için haklı nedenler olmalı. Bu nedenler, milleti oluşturan tüm kesimler için kabul edilir olmalı. Eğer bu genel geçerlilik olmazsa ülke yararından söz etmek güçleşir. Ülke yararından söz edilmeyen yerde sadece kişi veydevamı +

Yol olan varlıklarımız!

Dünyada benzeri görülmemiş bir Kurtuluş Savaşı ile sahip çıkılan ve halka mal edilen varlıklar ve değerler, toplumun elinden alınınca halk insani değerlerini kaybederek köleleşir. Köleliğin oluşmasından, ona neden olanlar sorumlu tutulmalıdır.Bir ülkede topluma ait varlıklar elden çıkarıldığında mülkdevamı +

Elden çıkarılan varlıklarımız.

Demokratik bir ülkede halka ait olan varlık ve kaynakların mülkiyetinin(özelleştirme) değiştirilmesini anlamakta güçlük çekiyorum. Kendi kendine yetebilen bir ülke, üretebileceği şeyleri dışarıdan döviz ile alıyor ise; orada mutlaka çözülmesi gereken sorunlar var demektir. Herhangi bir ürünün fiyatı üzedevamı +

Yemin

Yemin; yapılacakların ve yapılmayacakların öteki şahıslara açıklanmasıdır ve açıklanan şeylerin belirlendiği biçimde yerine getirileceğinin de güvencesidir. Yani, yemin insanlar arasında yüksek inanma düzeyine sahip olan bir söz veriştir. Bu nedenle yemine uymayan veya yeminini bozan insanlar güvenilirliklerdevamı +

Bilinçli uyum

 “Mademki bu kerre mağlubuz netsek, neylesek zaid. Gayrı uzatman sözü. Mademki fetva bize aid verin ki basak bağrına mührümüzü..”Nazım’ın ölümsüz dizeleriyle ifade ettiği Şeyh Bedrettin Destanında konuma ilişkin vurgu böyle. Sol açısından bakıldığında bu ilk yenilgimiz değidevamı +

Yurtseverlik...

Yurtseverlik, sorumluluk bilinci taşımak anlamına gelir. Bu sorumluluk birey merkezli olup,  yakından uzağa doğru yelpaze gibi açılır. Kendisini, yakınlarını, yurttaşlarını ve yurdunun tüm değerlerini benimsemek, korumak ve sevmek yurtseverliktir.Yurtseverlik duyarlı olmaktır ve adil bölüşümün geredevamı +

Şehir hastaneleri...

Eski TTB Merkez Konseyi Başkanı ERİŞ BİLALOĞLU BİRGÜN Pazar Ekinde şehir hastaneleri ile ilgili açıklamalar içeren bir yazı yayınladı. Konuya açıklık getiren bu makaleden alıntılarla konuyu okurlarıma iletmek istiyorum.  Aslında Eriş Bilaloğlu konuyu şöyle özetliyor:…”tabanı ibadet, ortasıdevamı +

Bayramlar söner mi?

Bayramlar, millet olmayı başaran toplulukların ortak değerleridir. Bu ortaklığın demokratik olabilmesi için adil bir bölüşümün olması olmazsa olmaz koşullardandır. Gelir bölüşümü adil olmayınca algı farklılıkları ve anlam kaymaları kaçınılmazdır. Her bayram bir somut olgunun toplumca anlamlandırılmadevamı +

Büyüme söylemi

Ekonomide büyüme, ekonomi alanındaki tüm hareketleri içerir. Bu hareketler toplamının bütünü değerlendirilerek büyüme rakamı saptanır. Olayın daha iyi anlaşılması için şu uç örnekleri anımsamak gerek; alınan borç ve verilen borç aynı kapsamda yer alır çünkü, her ikisi de bir ekonomik harekettir. Bu hdevamı +

Hayata dönüş (!)

Ülkenin komadan çıkarak normale dönmesi için, tüm sapmalardan kurtulması gerekir. Birinci sırada üretim ekonomisine dönme gerekliliği yer alır.En kısa sürede sonuç veren üretim tarım alanında gerçekleştirilebilir. Ziraatın yanı sıra hayvancılığa da önem verilmelidir. Bu iki alana ilişkin sorunlar; gübredevamı +

Seçimden sonra...

Seçimden sonra mücadele daha bir gerekli olacak gibi gözüküyor. Kazanması olanaksız gibi gözken AKP; bir biçimde, referandumda olduğu gibi beklenmedik bir sonuçla bizi karşı karşıya bırakabilir. Öyle bir sonuç ülkede yaşamı yaşanılmaz hale getirebilir. Bu istenmeyen sonuçtan kendileri ve yandaşları pek etkdevamı +

Seçime Giderken (!)

Kesinlikle demokratik olmayan bir seçimle karşı karşıyayız. Eskiden seçimlere üç ay kala üç bakanlık (İçişleri, Adalet ve ulaştırma)değiştirilir ve yerlerine tarafsız olduğu varsayılan üst düzey bürokratlar atanırdı. Bu önlem seçime katılanların eşit koşullarda ve güvenlik içinde yarışmalarınıdevamı +

Gezi sönmedi!

İnsan olmak, insanlardan yana olmak ve hatta tüm canlılardan ve cansız varlıklardan(doğa) yana olmak solun en belirgin özelliklerindendir. Din, dil, ırk vb. ayrımları yapılmadığı için kürede ortaya çıkan her soruna insanca yaklaşır ve insanca çözümler üretirler. Bu nedenle bir otoritenin hizmetinde olanlarıdevamı +

Çözüm önerileri

Halka ait olan ülkenin varlıkları yabancı ağırlıklı olan özelleştirmelerle elden çıkarılınca ülke ekonomisi üretimden yoksun fakat her alanda tüketen bir ekonomiye dönüştürülmüştür. Atatürk’ün 15 yılda ülkeye kazandırdığı 46 tesisi AKP 15 yılda sattı. Üretim yok, yatırım yok, tasarruf yetersidevamı +

Kurumlar

Devletin çok farklı tanımları var. Bu tanımlara, “devlet kurumlar toplamıdır” söylemini de ekleyebiliriz. Kurumlar olmazsa devletin içi boşalır. Boş bir çuvalın ayakta durması olanaksızdır. Bu nedenle kurumun anlam ve önemi irdelenmelidir. Kurum yasal dayanağı olan ve ilkeleri saptanmış bir demokratik yapdevamı +

Ekonomi nereye gidiyor?...

Ekonomik durumumuz ortada. Dolar 5 lira eşiğinde, benzin 6 lirayı geçti. Çarşı Pazar, fiyatlar yükselirken çöküyor; ülkede çöken her şeyin altında sıradan vatandaşlar kalıyor. Bizim halkımız saf ve temiz, haklarını bilmediği için haksızlıklara ses çıkarmıyor. Bu durumu bilen fırsatçı yöneticildevamı +

Balon Egolular...

İnanmak, yaşamın olmazsa olmazıdır; çünkü inanmak ve güvenmek yaşama tutunmaktır. Bunun ayırdında olan çıkarcılar(egemenler),  yaşamın istedikleri gibi akmasını sağlamak için öteki masum insanlara(emeği ile geçinen çoğunluk) tuzaklar kurarlar. Kurdukları bu tuzakların sadık bekçilerini de o devamı +

DİRENME HAKKI.

İkti­dar top­lum­da güçlü olan dar bir gru­bun tepe nok­ta­sı­nı tem­sil et­mek­te­dir. Te­pe­de yer alan­lar özel ko­num­lar hariç top­lu­mun bü­tü­nü­nü tem­sil etmez. Bu ne­den­le bir­lik ve be­ra­ber­lik­ten söz etmek güç­le­şir. Var­lık­ta­ki be­ra­ber­lik­ler­le yok­sundevamı +

Direnişe Dörtlükler

Tohumda umut sabırla beklerkenÇözüldü sancılı şafaklara acılarlaYürüdü gözü kara sevdalı sarmaşıklarYürüdü yaşamaya çatlayan tohumlarlaDirenmek yaşadığını haykırmaktır. Yaşadığını haykırırken nasıl bir yaşam istediğini de dile getirir insan. İnsan yaşamını sürdürmek için istemesi gerektdevamı +