reklam alanı
Öngörü

Geleceğe ilişkin olabilirliklerin kestirimine öngörü diyoruz. Ön kestirimde bulunabilmek için; olay, olgu veya objenin verili konumunun bilinmesi gerekir. Bu bilmek, anlamak ve tanımakla iç içe geçer. Tanımak tüm ayrıntıları içeren bir tanım gerektirir. Tanım, bir objenin tüm özelliklerini yansıtan bir fotoğrdevamı +

GERÇEKLİKTEN KOPMAK!

Görememek, bir algı ve yetersizlik sorunudur. Kişiler konum ve koşullarının gerektirdiği sınırlar içinde tavır alırlar. Bu gerçeklik karşısında hiç kimse kapasitesinin üstündeki sorunlardan dolayı sorumlu tutulamaz. Ayşe teyze, döviz sorunundan dolayı sorumlu tutulamaz! Sorumluluk için yeterlik bir olmazsa odevamı +

DEĞİŞİMİN DEĞİŞMEZLİĞİ

Değişim normalin sürmesi halidir.Normal denen şey, alışılmış olandır. Bu anlatıma değişimin değişmezliği gerçeği ile yaklaştığımızda, bir normalden söz ettiğimizi görürüz.Değişim yaşamın normali, normale uymak ise, yaşamın gereğidir!Değişimler normal süreçlerin olmazsa olmazlarıdır. Değişmdevamı +

Güven Ortamı

Yaşanılası bir yaşamın sorunsuzca sürdürülebilmesi için, güvenli bir ortamın olması gerekir. Güvenli ortam, geleceğin öngörülür olmasıdır. Öngörülen bir gelecek kişisel plan ve projelerin kurgulanması olanağını sunar. Bu olanak hafife alınmamalı ve yadsınmamalıdır. Kurgulamak; yeni, farklı ve istendevamı +

Ahlak

Toplumlarda ortak yaşamın sorunsuz olarak sürdürülebilmesi için bir takım kuralların olması(yaşamla deneyimlenmiş) ve bireylerin bu kurallara uyması gerekir. Yaşama ilişkin bu kuralları düzenleyen ilişkileri ahlak olarak adlandırırız. Ahlakın kapsamında iyi, güzel ve doğru ve yararlılık vardır. Eylem ve ddevamı +

İnanmanın dayanılmazlığı

İnan­mak bir ye­ter­lik so­ru­nu­dur. İnan­mak bir ta­mam­la­yan ol­du­ğu için, her birey ih­ti­yaç duy­du­ğu kadar ina­nır. En çok ina­na­lar, en az ken­di­ne ye­te­bi­len­ler­dir (Fetö’ye ina­nan­la­rın ne tür yet­mez­lik­le­ri­nin ol­du­ğu­na bak­mak gerek). Ken­di­ne ye­tedevamı +

Bütün Parçalar Toplamıdır

Yaşam, var olmak ve var­lı­ğı sür­dür­mek için ih­ti­yaç­la­rı­nı meşru yol­lar­dan ka­zan­mak­la ola­sı­dır. İnsan­lar, için­de bu­lun­duk­la­rı ko­şul­lar­da ola­nak­la­rı­nın el­ver­di­ği iş­le­ri ya­pa­rak ya­şam­la­rı­nı ka­za­nır­lar. Plan­lı ve akıl­cı devamı +

Öfke

Öfke, algılar sonucunda bedenin vermiş olduğu tepkidir. Beklenmez, bilinemez ve istenmeyen olaylar öfkeye neden olur.Korku, endişe, tabular, önyargılar, engellenmeler, hukuka aykırılıklar, haksızlıklar, hırsızlıklar, kayırmalar, yalanlar, dolandırıcılıklar, aldatmalar, art niyetli yaklaşımlar, kasıtlı davradevamı +

65 yaş üstü yasağı

65 yaş üstü ile ilgili kararın uygulanması, önlem olmanın ötesine geçmiş bulunmaktadır. Üç aya yakın bir süre içeride kalmak, yarar ve zarar açısından değerlendirilmelidir. Olanakları yeterli olmayan yaşlıların, sağlık gerekçesiyle sağlıklarının bozulabileceği dikkate alınmalıdır. Bu süreçte, ydevamı +

AHMET ARİF.(21.04.1927-02.06.1991)

 “Ahmed Arif 1940’ların sonu ile 1950’lerin başında on yılı pek az aşan bir süre şiirlerini çeşitli dergilerde yayınlamış, sonra siyasal baskılar, kovuşturmalar yüzünden sanat alanından çekilmiş, göze batmayan işlere sapmak zorunda kalmıştı.”21 Nisan 1927 yılında Diyarbakır’da doğan Ahmeddevamı +

Muhalefetin Görevi

Mehmet Emin Kurnaz, Birgün’e  yazdığı yazıda; İlter Turan ve Kemal Can’ın yorumlarını almış. Muhalefetin görevini anlatan bir yazı için bu iki yazardan alıntı yaptım. Bu alıntılar, iktidarın muhalefete ilişkin görüşlerini yansıtıyor. Önce Kemal Can’ın  konuya ilişkin görüşledevamı +

Buhrandan Çıkış Çağrısı

Kılıçtaroğlu’nun “Buhrandan Çıkış Çağrısı”  Ülkenin içinde bulunduğu koşullar dikkate alındığında bu çözüm önerileri mutlaka dikkate alınmalıdır. Halkımızın en az %60’ı bu önerilere katılır. Ancak, güncelle örtüşmeyen bir şeyler var. Talepler, hala ülkede demokrasinin olduğdevamı +

YAŞAMIN OLMAZSA OLMAZLARI!

Bayramlar toplumların temel harcıdır.  Milli bayramlar temel olarak ülkelerin kuruluş veya kurtuluş dönemlerine ilişkin yaşanmışlıklardan kaynaklanır. Bu nedenle bayramlar hem anlamlı hem de çok önemli günlerdir. Toplum ne olduğunu, kim olduğunu; nereden gelip nereye gittiğini gözden geçirir. İstenmdevamı +

KURUCU İRADE.

Kurucu irade sivil toplum oluşumunun en tipik ve temel örneğidir. Bir sorun çevresinde ve çözüm temelinde; iradi katılımla oluşan yapı, gerçek bir eşitler topluluğundan oluşur. Amaç ortaklığı olan birliktelik, çözüme yönelirken iş bölümü yapar ve uzmanlıkları dikkate alır. Her özgür iradi katılımcdevamı +

KARIŞIK HALLER…

Yaşam her koşulda varlığını sürdürmek için, tüm olanaklarını kullanır. Yaşam alanında yer alan varlığın, direncinin bittiği anda yaşamı da biter. Her yaşam, varlığı süresince yaşamın gereklerinden olan şeyleri talep eder. Bu talebin kapsamında; sağlık, mutluluk, özgürlük, güvenlik, üretkenlik, devamı +

Yardımlar yardıma muhtaç (!)

Yardım, en basit tanımıyla, ihtiyaç sahiplerinin sorunlarının çözümüne katkıda bulunabilmektir. Yardım olgusu tamamen gönüllülük temelinde gelişir. Amaç, olanakları olanların ihtiyacı olanlara el uzatmasıdır. Birinci öncelik, yardımın yapılmasıdır. İkinci önemli nokta yardımın organize edilmesidir. devamı +

Muhalefetin öncelikleri

Muhalefet kesinlikle öncelikler temelinde bir araya gelmeli ve kararlı bir duruş sergilemelidir. Bu noktada ilk sorulacak olan soru, neden muhalif olunur? Mevcut gidişten, uygulamalardan ve yaklaşımlardan hoşnut olmayanların öncelikle kendi gerekçeleriyle karşı çıkmaları halidir muhalif olmak. Karşı oluşların öndevamı +

Ayrıcalıklar ( I I )

Ayrıcalıklar, kazanılmış olan ve hizmetle ilişkili konumlardır. Ayrıcalık konumunu elde etmenin üç yolu var:                                   &nbsdevamı +

Bayramın bir sahibi var!

Milli bayram, milletin temel harcıdır.                                                 devamı +

Sanatçı Üretendir

Sanatçı yaratan, üreten, değiştiren ve dönüştürendir. Bu niteliklerin hepsi de kurulu düzenle çelişir. Mevcut işlerliklere farklı bakış, muhalif olmayı gerektirir. Var olanların ötesine geçerek daha güzel, daha iyi, daha yararlı olanı yaratmak gibi bir amacı var. Bu amacı gerçekleştirmeye yöneldiği an, devamı +

Sorun Çözümü

Süregelen sorunlara eklenen yeni bir sorun var. Bu sorunlar sarmalı çözülmediği sürece; temel sorunlardan biri olan demokrasi sorunu çözülemez! Mevcut sorumlular sorun çözmek yerine, çözüm talep edenlerin suçlanması, sadece mevcut sorunlara yeni sorunlar ekler. Anadolu’da bir halk söylemi var, der ki; “Suyun gdevamı +

Ayrıcalıklar

Ayrıcalık, kişiselliğe indirgenen bir aykırılıktır. Genellikle demokratik olmayan yapılarda ayrıcalık, ayrımcılığın temelini oluşturur. Sağlıksızlığı, tutarsızlığı ve gereksizliği, var olmasına engel değildir. Demokratiklikten, bilimsellikten ve laiklikten uzaklaşan yönetimler ayrıcalığın ve ayrdevamı +

Devlet Geri Dönecek

Devlet denen örgütlü yapının tanımlanması gerekir. Devlet: Yaşama ilişkin temel sorunların çözülmesi için bir araya gelen ve aynı coğrafyayı paylaşan; özgür iradi katılımcıların oluşturduğu yapıdır. Bu devletin temel görevi, kendisini oluşturan farklı bireylerin yaşama ilişkin sorunlarını çözmekdevamı +

Öncelikler

Ön­ce­lik, ol­ma­sı ge­re­ke­ni işa­ret eden po­zi­tif bir ter­cih­tir. Po­zi­tif ter­cih­ler ge­liş­miş­li­ğe ve bi­lim­sel­li­ğe gön­der­me yap­mak­ta­dır. Bi­lim­sel­lik ve ge­liş­miş­lik; hu­ku­kun üs­tün­lü­ğü­nü kabul eden de­mok­ra­tik ya­pı­lar­da var ola­bidevamı +

Kural

Kural: Pratik ve düşünsel olarak bulunmuş olan çözümün, en uygun(bilimsel) yol ve yöntemi. Bir nevi, görece gerçeklik diyebiliriz. Sorunu üreten koşullar değiştiğinde, kurallarında değişmesi kaçınılmazdır. Değişimin kural olması gerçeğe giden yolda, değişen durakların oluşmasına neden olur. Gerçeğdevamı +

Soldan Bakış

Dünyamız değişirken, bizlerde akan yaşama uyum sağlayabilmek için değişmek zorundayız. İstenir bir varlık sürdürme, ön önlemleri kaçınılmaz kılar. Bir virüs alışılmış yaşamları altüst ederek sistemleri çökertti. Çöken egemenlerin sistemi yeni bir şeyler üretmek zorunda. Yeniden üretme sürecinde devamı +

Gerçeklik algısı

Otoriter yapılarda bir tane “tek” kişi olur ama; onun izinde olanlarda tek tek, tek kişilerdir(!)“Ben bilmem, büyüklerim bilir(!)” diyen kişi, en doğal hak olan bilme hakkını yitirir. Bu nedenle de onun hakkında kararları başkaları verir. Bilme hakkı birey olmakla ve özgürlükle çok yakından ilgilidir. Katdevamı +

İnsanlığa Dönüş (!)

Devletin varlığının önemsenmesi gereken bir sürece girdik. Ortada insanlığın aşması gereken büyük bir sorun var. Bu sorunun aşılmasında her ülke olanakları ölçüsünde çözüme katkıda bulunmak durumundadır. Özellikle acil gereksinimlerin karşılanması özel kesimlere bırakılmamalıdır. Devlet ivedilikldevamı +

Birer tutam

Kendisini ve el koyduğu varlıkları tek başına koruyamayacağını anlayan kişi veya kişiler bu görevi toplumun sırtına yıkma becerisini göstererek devlet organizasyonunu yaşama geçirmişlerdir. Devlet denen sınıf örgütü, toplumdaki tüm örgütleri bünyesinde toplar. Devlet bu örgütleri, hizmetinde olduğu sıdevamı +

İnanmanın inanılmaz hafifliği

Din, sorgulamadan ve irdelemeden; güçlüden yana olmak ve ona sığınmaktır! Din tacirlerinin güçlülerin yanında ve hizmetinde olması bu nedenledir! Zaten inanç pazarlayıcıları onu varsıllara değil; varsıllar için güvence olacak olan yoksullara yüklerler. Yoksul, ancak yoksulluğunun nedenini sorguladığı an kedevamı +

İlk Düğme

  İlk düğme yanlış iliklendiğinde, ardıl iliklemelerinde yanlış olması kaçınılmazdır. Peki, hiç yanlış yapılamaz mı? Hiç kuşkusuz, zaman zaman çoğumuz istemediğimiz halde yanlışlar yapabiliriz. Yanlışımızın farkına vardığımız an, doğal olarak yol ve yöntem değiştirmemiz gerekir. Yani, devamı +

Diyanetin Çözümleri...

Laiklik teki temel esas, inancın hiçbir biçimde yaşamlara karışmamasıdır. Karışılmayan her yaşam; eşitliğin, özgürlüğün, farklılıklara saygının varlığının kanıtı olur. Laikliğe ilişkin yasal düzenlemeler olmasına karşın; anayasanın ve yasaların uygulanıp uygulanmadığı tartışmalıdır. Anaydevamı +

Ruhbanlarımız

Öteki sınıflar olmadan var olamayacak olan sınıftır ruhbanlar. Kendi başına sınıf olamayan, ancak her koşulda güçlülerin yanında yer alan ve onları varlıklarını sürdürebilecekleri iklimi yaratanlardır onlar. Kendisi için sınıf olamayan bu kesim, öteki iki sınıfın oluşumdan sonra varlık bulan bir asaladevamı +

Darbe Dönemeçleri

Dış des­tek­li ka­ran­lık odak­lar bir darbe söy­le­mi baş­lat­tı­lar. Aynı mer­ke­zin ko­mu­tuy­la ha­re­ke­te geçen kuk­la­lar, iha­net kokan gö­rev­le­ri­ni ye­ri­ne ge­tir­mek için çır­pın­mak­ta­lar. Bu nok­ta­da şu so­ru­nun ya­nıt­lan­ma­sı ge­rek­mek­te­dir: Darbedevamı +

Kurumlar

Kurum sözcüğü yaygın olarak kullanılmaktadır. Kurum dendiği an, örgütlü bir yapıdan söz edilmektedir. Kurumu anlatmadan önce tanıma bakmak gerek. Gelişim tamamlanmadıkça her tanım noksan kalır. Tanım, bir objenin olabildiğince tüm özelliklerini yansıtan, en net görüntü veren fotoğraftır. Değişimin dedevamı +

Çürüme zinciri(!)

 Üç  “Y” için iktidara geldiğini dillendiren bir siyasi iktidar, on sekiz yıllık iktidarında; yasaklar, yolsuzluk ve yoksulluk konusunda sorun çözmek bir yana, daha büyük sorunların ortaya çıkmasına neden olmuştur!İlk ilik yanlış iliklendiğinde, onu izleyen tüm iliklemeler yanlış olur. Yanldevamı +

Dokunmalar

Yaşama ilişkin en yakıcı noktalara sadece dokunup geçerken; olabildiğince objektif bakışla net bir fotoğraf ortaya koymaya çalışacağım.Kriz: Ülkede yaşamın her alanına hakim olan bir kriz söz konusu. Eğitime muhtaç bir eğitim, sağlıktan yoksun bir sağlıksızlık,  yönetemeyen bir yönetim, üretdevamı +

Deprem

Deprem, insanların çaresiz kalmasına neden olan bir doğa olayı. Doğa olaylarının nedenleri bilimsel yaklaşımlarla anlaşılabilir. Bir olayın nedeni kavrandığında önlem almak kolaylaşır. Bu olumlu eylem insanların aklını kullanması ile olanaklıdır. Depremin nedenlerini ortadan kaldıramıyorsak; etkilerini azdevamı +

Ayrıştıranlar

Aynı yaşam mekânlarını paylaşıyorduk. Sonra tatlı meltemler esti onlardan yana. Ufak ufak hareketlendiler. Umutla, sevinçle ve utangaç gülüşleriyle önümüzden geçtiler. İsyan biriktirdikleri bakışlarıyla, istemleriyle, açlıklarıyla ve merdiven altı birikimleriyle yanımızdan geçerek uzaklaştılar. Sonra hdevamı +

Çevre korunmalıdır

Çevre yaşamı üreten ortamdır. Her canlı vücut bularak varlığını sürdürebildiği bir ortama ihtiyaç duyar. Yaşama varlığı ile bağlı olan bilinçli insanlar, varlıklarını sürdürebilmek için, var oldukları çevrenin korunması gerektiğini bilirler. İnsanlar yaşadıkları çevre ile bütünleşirler. İçidevamı +