Düşünce özgürlüğü

Düşünce özgürlüğü, özgür bireylerin yaşama ilişkin istem ve beklentilerini ifade edebilmeleridir. Bu olgu aynı zamanda ideolojinin yansıması olarak değerlendirilebilir. İfade özgürlüğünün önünde bir takım engeller olabilir. Genellikle bu engeller, toplumda güçlü olan kesimlerin yarattığı olumsuz iklidevamı +

Seçimin anlamı

Bir seçim, seçilen ve seçenler açısından; adil, eşit ve demokratik olmalıdır. Özgürlüğü tanımladığımızda, “seçenek kullanabilmektir” deriz. Özgürlük en büyük sınavını seçimlerde verir. Öncelikle seçenlerin ve seçilenlerin özgür bireyler olması gerekir. Kendisine emredildiği için, bu emri birdevamı +

Muhafazakarlarımız

 Kişilerin toplumdaki konumları yaşama bakış ve algılarıyla belirlenir. Buna kısaca ideolojik konum denebilir. Bu ideolojik konumlar belli toplumsal katmanları oluşturur. İlk diyebileceğimiz basamakta din veya milliyetçilik algıları ağır basar. Bu iki bakış az veya çok öteki konumlarda da varlığını südevamı +

Krizden çıkış

Kriz her koşulda normalden uzaklaşma halidir. Yaşantımıza ilişkin gündelik ve alışılmış normallerimizi sürdüremiyor veya sürdürmekte zorlanıyor isek; bu bir kriz halidir. Kriz, sürdürülmesi gereken değil, ivedilikle aşılması gereken bir haldir. Bunun için öncelikle sorunun adı koymak gerekir. Teşhis doğdevamı +

Sırrın dayanılmaz hafifliği

Belli kişilerin (iktidarda olanlar ), belli grupların (iktidar yandaşları) çıkarı gözetilerek yapılan işlerin saklanması, gizlenmesi veya sır sayılması sınıflı toplumlara özgüdür.Sır; suç gizleyen, ayıp örten, denetimi öteleyen bir işlev üstlendiğinde demokrasi zedelenir, hatta çok büyük bir darbe aldevamı +

Çürümek

Çürümek denince Ahmet Telli’yi anımsamamak olası değil. “Tuz koktu” vurgusunu aşan bir söylem. “Su Çürüdü!” Bunun içinde özgürlüklerden yoksunluk var, duyarsızlık var, ezerek sindirmek ve yok etmek var. Yalnızlık var, karanlık var, duyarsızlık var, yoksunluklar var, kaba güç var, kanunsuzluk var. devamı +

Göçün düşündürdükleri

Geleceği gören ve değerli şeyleri olanlar(değerli varlıklar ve kariyer sahipleri) onları korumak için güvenli alanlara “göç” etmeyi yeğlemektedirler. Son belirlemede devlet sermayedarların hizmetindedir. Buna karşın sermayedarların bir kısmı bulunduğu yerden(varlıkları kazandığı) ayrılma kararı almaktadevamı +

Değişim

Toplumsal olaylar bünyesinde sayısız değişken barındırır. Toplumsal değişimlerde, istendik değişimi üretecek değişkenlerden ne kadar fazlası kontrol edilerek tetiklenebilir ise; o kadar kısa sürede sonuca ulaşılır. Kurgu değişimler bir toplum mühendisliğidir.Normal koşullarda her değişimi önceleyen evredevamı +

Güven

Bir varlığın içinde bulunduğu ortamda; korkmadan, kaçınmadan, kuşku duymadan hissettiği rahatlıktır güven. Güvenin temel dayanağı konum ve koşullar hakkında yeterli bilgiye sahip olmaktır. Bilgi güvenin sınırlarını genişletir. Bilgi her koşulda güç ve öz güven demektir.GÜVENLİK.Güvenlik, olabildiğindevamı +

Kültür

Herkes koşullarının belirlediği sınırlar içinde kendi istediği gibi yaşayabilir. Her şeye karşın, hiç kimse kendi istediği yaşantıyı başkalarına dayatamaz! Kültür bir yaşama biçimidir, demokrasi kültürü onurlu yaşamların güvencesidir.Beklentileri gerçekleştirmeyecek olan bir kişinin eylem, istem ve bdevamı +

Gerçek niyet

Elimizde niyet okuyan bir aygıt olmadığından, kimin ne düşündüğünü tam olarak bilemiyoruz. Bir halk söylemimiz derki; “Görünen köy kılavuz istemez!” Ya da; “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.” Bu söylemler, yaşadıklarımızdan ders çıkarmamız halinde, neler yaşayabileceğimizi de tahmin etmedevamı +

Özelleştirme Sonuçlarının İrdelenmesi

Eldeki mevcutlar özelleştirildiğinde, ihtiyaç öncelikleri temelinde; nitelik ve nicelik sıçraması yakalanabilirse toplum yararına bir iş yapıldığı söylenebilir.Atatürk 1923 ile 1938 yılları arasında ülkemize 45 tesis kazandırarak halkın refahına katkılar sunmuştur. Bu katkılar sadece ekonomik değil; eğitdevamı +

Biz bilmeliyiz!

“Siyasi partiler sosyal yaşamın vazgeçilmez unsurlarıdır.”(SPK;2820) Bu belirleme siyasi partilerin anlam ve önemini vurgular.Toplum ne kadar gelişmiş ise, siyasi partileri de o düzeyde yetkin olur. Siyasi partiler ait oldukları ülkenin en iyi görüntü veren resimleridir. Bazı ülkelerde siyasi partiler yanıltıcdevamı +

Hayata Bakış

Yaşama sağdan bakanlar için hayat kendilerine lütfedilmiş olarak kabul edilir. Oysa Sokrates der ki; “Araştırılmamış ve soruşturulmamış bir yaşam yaşanmaya değmez!” Buradaki yaklaşım, verildiği varsayılanı onların istedikleri gibi yaşamak değildir. Normalde yaşamın bilinçli olarak algılanması, sorudevamı +

KORKU İKLİMİ

Devlet her açıdan vatandaşlarının dayanağı ve güvencesidir. Devlet oluşumuna katkı sunan bireyler açık veya örtük güvencelerin rahatlığı içindedirler. Normal koşullarda devletin kendisinin yanında olduğunu var sayar. Çağdaş bir devlette vatandaşlar devlete karşı korunur. Denge ve denetleme sistemleri bu devamı +

Bu gidiş nereye?

Küçük bir azınlık dışında hayatından memnun olan yok. Bu hoşnut kesim neden ve bildikleri için korku içindeler. Karl Marx;”Zincirlerimizden başka kaybedecek neyimiz var?” demiş. Ama bu kayrılan yandaşların kaybedecek çok şeyleri var. Zaten bunun için bu ülkede kazandıklarını kendilerince uygun gördükledevamı +

Ayrıntılar

Taklit ederek öğrendiklerimizi tekrar ederek vasat bir yaşantıyı sürdürürüz. Bu tür bir yaşantı zararsız olabilir, yararlı olduğu da söylenemez. Ayrıntılar göremediklerimiz olduğu sürece olabilecek olanlardan yoksun kalmalar kaybımız ve hatta kayıplarımız olur.SINIRLAR.Sınırlar farklılıkları belirleyedevamı +

Göre göre

Ülkemin güzel insanları; algısını, duygusunu ve tepkisini yitirdi. Olaylar yaşadığımız günlerde cereyan etmesine karşın büyük yığınlar bundan haberdar olamıyor. Doğru bilgilere erişmek bir yana, belirleyiciler kendi amaçlarına hizmet edecek şekilde çarpıtmalarla düzenlenmiş bilgileri kitlelere iletiliyodevamı +

Bildiklerimiz

Yaşantımızı normal olarak sürdürebilmek için yapmamız gereken şeyler vardır. Bunların büyük bölümünü farkına varmadan ve gördüklerimizden öğreniriz. Bu nedenle yaptıklarımızın büyük bölümü taklitlerden oluşur. Toplumun sıradan çoğunluğu bu durumdadır.YARDIM.Yardımlar masum mudur?Hiçbir yardımdevamı +

Kolaylaştırıcılarımız (2)

İnsanların yaşantısını kolaylaştıran oluşumlar (dış katkılar dışında) insanlar tarafından üretilmiştir. Hiç kuşkusuz, bu oluşumlara çevrenin ve doğa koşullarının katkıları yadsınamaz. Kurumlar, yaşantıları belirleyip düzenlerken; bir kültür birikimini yansıtırlar. Kurumlar etkileyen, belirleyen devamı +

Kolaylaştırıcılarımız (1)

Toplum olarak önemli ve öncelikli sorunlarımızdan biri; aynı dilde konuşmamıza karşın anlaşamamamızdır(!) Yani, ana dilde yabancı dille konuşur gibiyiz. Egemenler kazanmak ve kazanma koşullarını korumak için her şeyi yapmaktadırlar. Bilinmesini istemedikleri gerçekleri bu şekilde perdelemekteler.TANIM.Bir nesndevamı +

Ayrımcılıklarımız

Ayrımcılık dendiği zaman ilk aklımıza gelen ırk ayrımcılığı ile cins ayrımcılıklarıdır. Irk ayrımcılığı sömürü ayıbını örtmenin en ilkel yoludur. Bu kaba yöntem bir üstünlük varsayımından hareket eder. Her üstün, kendisinin korunması gerektiğini, çünkü ötekilere oranla daha gerekdevamı +

Bilmeliyiz ki;

Ülkemizin koşullarından hoşnut olmayan yığınlar içindeyiz. İşsizlik, pahalılık ve güvensizlik öncelikli sorunlarımız. İlber Ortaylı Hocamız varlık içindeki yokluğu şöyle formüle ediyor:“-Okul var eğitim yok,-Cami var din yok,-Tarla var ürün yok,-Ahır var hayvan yok,-Fabrika var üretim yok.”SON SIĞdevamı +

Altımızdan Çekilen Toprak

GÖÇ. Yaşanılan ortam ve koşulların, alışılmış yaşamları sürdürmeyi engellemesi hallerinde ortaya çıkan zorunlu ve istemsiz bir eylemdir göç. Genç, eğitimli, kentli ve maddi olanakları iyi olan kişiler doğup büyüdükleri bir ülkeyi terk ediyor ise; ülkede yaşam güvenliği ile ilgili büyük sorunlar vdevamı +

Çığlık uçakları

Çığ­lık, var­lı­ğı­nı du­yur­ma amaç­lı bir yar­dım çağ­rı­sı­dır. Yar­dım is­te­yen birey ya­şa­mı­nı sür­dür­mek açı­sın­dan zor du­rum­da ol­du­ğu­nu öteki ki­şi­le­re du­yur­mak ister. Çok basit bir örnek; nü­fu­sun %1’i ulu­sal ge­li­rin %56’sına el ko­yadevamı +

Acılarımız

Acılar, yaşantımızı olumsuz olarak etkileyen olay ve olgulardır. Geleceğe ilişkin olumsuz gelişmelerde acılarımıza kaynaklık eder. Acılardan ve istenmeyen olumsuzluklardan kurtulmanın en kısa yolu karşı çıkma ve olanakların elverdiği önlemleri alabilmektir. Bunun için, olay ve olası gelişmeler karşısınddevamı +

Hızla kirlenmek

“Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler.”(Özdemir ASAF)Yoğunlaşan her şey farklı bir konum kazanır.Örneğin; ses veya ışık yoğunlaştırılınca yıkıcı bir silaha dönüşür.Ekonomik güç az sayıda kişinin kontrolüne girince zaten yıkıcılık amacına ulaşmış olur. Bu ilkdevamı +

BEKLENTİLERİMİZ.

İnsanların umutları tükendiğinde yaşamları da bitmiş olur dersek yanlış olmaz. Düzensizliğin egemen olduğu süreçlerde orta tabakanın çok azı yukarı çıkabilir, azımsanmayacak bir kısmı da aşağıya yuvarlanır. Kazanamamak bir sorun iken, önceden kazandıklarını kaybetmek daha büyük bir sorun olarak kapdevamı +

Birlikteliklere...

Bireysel özgürlükler elden giderken; beraberinde ulusal bağımsızlığı da götürür!BİREY.Yaşantısı yasalar, kurumlar ve teamüller eşliğinde güvenceye alınan; herhangi bir otoriteden(kamusal ve inançsal) emir ve direktif almayan, devletin temel katılımcısı olan, toplumsal varlıktır. İçinde bulunduğu topludevamı +

ALIŞAMAMAK

Bir atasözümüz şöyle derdi; ”Sakla samanı, gelir zamanı. ”Gerçi şimdi saklayabilecek samanımız yok, artık samanı da dışarıdan alıyoruz. Yani, kelimenin tam anlamıyla, yaşamın her alanında tasarruf yapmak zorunda olduğumuzu görüyoruz. Yeterli ve gerekli üretim olmayınca, her şey ve hatta üretilenlerindevamı +

Gelecek gelsin diye...

Olumlu, istendik ve beklenir bir gelecek tüm insanların önceliklilerindendir. Bu istemler, normal koşulların normal beklentilerindendir. Eğer koşullar normal değil ise;1-Normal koşullarda değiliz.2-Normali bozulan insanlarla birlikteyiz.3-Teorik çözümlerin yetmediği bir yerdeyiz.Çözümler bu saptamalar dikkate alındevamı +

Gün ışır mı?

Yıllardır yönetim kademelerinde yer alamayanlar(niteliklerinin yetmezliği nedeniyle),bir biçimde yönetime el koyduklarında, kendi yandaşlarını hukuka aykırı yol ve yöntemlerle makamlara taşıdılar. Özellikle okullara ve işe giriş sınavlarının sorularını çalarak hem haksız konumlar kazandılar hem de hak ededevamı +

Acılar uyanıyor

Var olmak tüm varlıkların ortak paydasıdır, bu nedenle türlerin birlikteliği kaçınılmazdır. Yaşamların yaşanabilir olması, türlerin uyumlu birliktelikleriyle olanaklıdır. Kendisinden farklı olan ve var olan tüm öteki varlıklara saygı duymayanlar, insan olmayı hak etmez!DUYMAK.Duymak, dıştan gelen uyarıcıdevamı +

Yaşamın açmazları:

Her varlığın öncelikli talebi güvenli biçimde varlık sürdürme istemidir. Varlıklar bu istemlerini olanakları ölçüsünde kendilerinin dışında olan fakat doğada yaşamı paylaştıkları öteki varlıklara iletirler. Bu yaşama tutunma taleplerinin ne ölçüde algılandığını, tanığı olduğumuz olumsuz sonuçdevamı +

KISA KISA (1)

                                                     YÜKÜ ÇEKENLER Sen hak etmediğin yükleri taşırken, sana bilerek yük olmak onudevamı +

Cumhuriyeti bitirdiler mi?

Cumhuriyet halkın kendi kendini yönetmesi temelinde geliştirilen bir yönetim biçimidir. Bu yönetimde özne olan halktır. Özgür iradi katılımıyla kendi devletini oluşturan, amaç ortaklığı olan insanlardan oluşan bir yapıdan söz ediyoruz. Bu yapı hukukun üstünlüğünü ve bireylerin temel haklarının korunmasdevamı +

Adaylarımız

Fikri Sağlar Mersin yerel yönetim seçimi için öneride bulunuyor. Öncelikle bu öneriye katıldığımı ifade etmek isterim. Fikri Sağlar siyasi yaşamımızın yüz sayılan kişilerin önde gelenlerindendir. Kendisinden gerektiği gibi yararlanılmadığını ve hatta sudan gerekçelerle halkına hizmetten uzaklaştırılddevamı +

Ayrımcılıklar

Ayrımcılık demokratik bir yaklaşım değildir. Toplumsal yaşamda demokratik olan yaklaşım farklılıkların kabul edilmesidir.  Bu kabul birlikte yaşamı olanaklı kılar. Farklı olanların birlikte olmayı başarması bir yaşam kültürüdür. Kültürün kısa tanımı yaşam biçimi olarak ifade edilir.Önümdevamı +

Açlık uyanınca

Yoksullaşma yaşamın her alanında, her yönüyle ve hızla yayılıyor. Gelir azalması ve varlıkların el değiştirmesi; toplumsal yıkımlar, ahlaki çöküntü, kültürel erozyon, sanatta sönme, bilgi törpülenmesi ile sürer(!) Yaşamın çölleşmesiyle birlikte koşar adım insansızlaşmaya gidiş başlar. Örgütlüdevamı +

Kriz

Kriz sadece kişilerin, toplumun sorunu değil, sonuçları itibariyle dünya insanlık ailesinin sorunudur. Bir kısım zenginler konum ve koşulları nedeniyle krizi fırsata çevirme olanağına sahiptirler ve genellikle de o fırsatı değerlendirirler. Sonuçları itibariyle kriz zenginlerin malını, yoksulların canını aldevamı +