Çürüme ve Çöküş!

“Çürüme, bozulmanın başlangıcıdır. Türk Dil Kurumu sözlüğü şöyle açıklıyor; “Genellikle mikroorganizmaların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak” Bir olayda, bir oluşumda veya bir noktada başlayan bozulma tüm bünyeyi sardığı zaman, çürüme bünyeye egemen olur.Çürüme devamı +

Ümmet

Ümmet dendiğinde, bir peygamberi önder olarak kabul eden topluluk anlaşılır. Bir peygamberi rehber olarak kabul eden insanlar o peygamberin ümmeti olur.Pratikte ümmet sözcüğüne farklı anlamlar yüklenmektedir. Örneğin; günümüzde ve ülkemizde ümmet dendiği zaman, inananların bütünü değil; sadece AKP’ye (ldevamı +

Algı Yanılgıları

Yaşama ilişkin istem ve beklentiler, kesinlikle bir algı sorunudur. Yaşam algısı bireyin kültür düzeyi ile ilgilidir. Kültür bir yaşama biçimidir. Aslında bunların tamamı bir ideolojidir. İdeoloji, yaşama ilişkin istem ve beklentiler toplamıdır.Doğru ya da yanlış bir algı ile yaşamlar sürdürülmekte ve bdevamı +

Deniz Bitti...

Deniz ne zaman biter? Var olanları satıp, gerek duyulan yaşamsal önemdeki maddeleri üretmediğiniz zaman deniz biter! Bir atasözümüz var, der ki; ”Mescit için gerekli olan camiye haramdır”! Peki, kamu için gerekli olan işletme veya kaynaklar hiç satılmaz mı? Burada önemli olan satışın yapılması değil, satdevamı +

Yanan canlar!

Ya­ka­rak öl­dür­mek nasıl bir ar­sız­lık­tır ki,Ve du­yar­sız­lı­ğı­dır din, iman di­yen­le­rin!Sön­dü­re­me­di göz­yaş­la­rı­mız ten yan­gın­la­rı­nı;Köz oldu ten­le­rin ateşi, otur­du yü­re­ği­mi­ze!2 Tem­muz sa­de­ce Sivas’ın değil, Tür­ki­ye’nin ve hatta indevamı +

İnsanlar neden muhalif olurlar?

Muhalif olmanın temelinde, yaşama ilişkin temel hakların savunulması var. Temel haklar, varoluşla birlikte ortaya çıkan; yer, zaman ve mekâna göre değişikliklerin yapılamayacağı, varlığa özgü haklardır. Özgür bireyler, olağan koşullarda temel haklarını kullandıklarında muhalif olarak ve hatta hain olarakdevamı +

Sağı sağdan uyarmak (!)

Abdurrahman Dilipak, yönetenleri eleştiren bir yazı paylaşmış. AKP’nin kuruluşundan buyana yapılan hatalar dillendiriliyor ve yönetenler uyarılıyor. Aslında solun tüm eleştirilerinin doğrulanması bizi şaşırtmıyor. Bu yanlışlar sürekli olarak eleştirildi ama dinleyen olmadı. Şimdi dönülmez noktalara geldevamı +

Israf

İsraf dendiği zaman ilk akla gelen gereksiz harcamalardır. Gereksiz harcamalar tutumlu olmamaktır.  Gereksiz harcamalara İsraf, bu harcamaları yapanlara da "müsrif" denir. Özellikle din bu konuda çok hassastır. Birden çok ayette konuya ilişkin vurgulamalar var:        &ndevamı +

Gerçekten korkanlar

Gerçek, doğru, dürüst ve namuslu insanların her zaman istedikleri bir şeydir. Gerçek bir ateş gibidir, ısıtır fakat, yaktığı anlarda olur!Gerçeklerden korkanların korkusu hesap vermemek veya verememekten kaynaklanır. Gerçekler yaşananlardan(doğal) ve yaşatılanlardan(kurgu) oluşur. İstenir veya istenmez oluşdevamı +

Tuzak

Türk Dil Kurumu Sözlüğünde “TUZAK” şöyle tanımlanıyor:1. isim Kuş veya yaban hayvanlarını yakalamaya yarayan araç veya düzenek.2. isim, mecaz Birini güç ve tehlikeli bir duruma düşürmek için kurulan düzen, komplo.İstenmeyen ve beklenmeyen olay ve olgular, bazı kişiler tarafından tasadevamı +

Utanmak

Utanmak, insanlığın en temiz duygularından biridir. Utanmak insani bir saygınlık yaratır. Utanmak, bir konum yansıtan olumlu algı biçimidir. Buna alışılmış biçimde “insani algı” dediğimizde türcü ve ayrımcı bir yaklaşımı ifade etmiş oluyoruz. Gerçekte, utanmak sadece insanlara özgü bir durum olmayıdevamı +

nafile tartışmalar

İmamoğlu-Yıldırım arasında geçecek tartışma programı üzerinde yoğunluk, tv oturumundan sonra da sürecektir.  Pazar günü gerçekleşmesi beklenen program herkesin dilinde.  Gerçekte ortada merak edilecek; iki rakip arasındaki söz düellosundan sonra kamuoyunu aydınlatacak zerrece bir şey yok. 31 Mart devamı +

Aynı gemi mi?

Bu kadar öngörüsüz, bu kadar gelecekten kopuk bir yönetim olmaz. Geleceği yok ederken, kendisini de yok ettiğinin farkında değil. Geleceğe yelken açması gereken geminin rotasını geçmişe çevirmesi yetmiyormuş gibi; yönetmesi, koruyup kollaması gereken gemiyi batırmak için her şeyi yapmayı sürdürüyor. Gemiydevamı +

Bayram ola...

Bayramlar her koşulda kutlanır, en iyi bayram en uygun koşullarda kutlanır.Bayram, insanlara yaraşır biçimde kutlanırsa, bundan öncelikle insanlık ve tüm varlıklar yararlanabilir. Hukukun üstünlüğünün benimsenip yaşama geçirildiği, sorunlarını uygarca çözebilen ve özgür insanlardan oluşan bir yapıda kutdevamı +

Ahmet Arif

A   H   M   E   D        A   R   İ   F  (21.04.1927-02.06.1991)Ahmed Arif dendiği zaman hemen bazı dizelerin usumda akarlar oluşturduğuna tanık olurum. İlk karşılaşmadadevamı +

Stk'lar ve Dkö'ler

Çağdaş toplum, örgütlü toplumdur. Örgütler demokratik süreçlerde ve yasal güvencelerle kurulduğunda bundan tüm ülke yararlanır. Doğal bir sürecin ve gerekliliklerin ürünü olmayan örgütler, doğal örgütleri bozan ve frenleyen yapılanmalardır. Bu örgütlenmeler, çıkar odaklarından emir alan göstermelik devamı +

Özlenenler

İnsanlar neleri özler? İlk akla gelen yanıt; yaşanmış olanları, bilinenleri ve özlemle beklenenleri. Özlemlerin bir ayağı geçmişe basar. Genellikle geçmiş istenir yaşanmışlıklar barındırır. Geçmişe ilişkin özlem kabarması mevcut koşullarda işlerin iyi gitmediğini gösterir. Geçmişi özlemek için çdevamı +

Hukuk devleti

Hakkın olmadığı yerde hukuk da kendine yer bulamaz. Her ne kadar görece olsa bile, adalet toplumların omurgası ve taşıyıcı kolondur. Adaleti en iyi şekilde yaşam test eder. “Adalet mülkün temelidir”! Söylemi, devletin temelini işaret eder. Burada  “mülk” devlet yerine kullanılmaktadır. &nbdevamı +

Açmazlarımız

Doğal kaynakların yok ise ve gerektiği kadar üretmiyorsan, sorunlu bir yaşamın içindesin demektir. Dahası, elindeki tüm varlıkları elden çıkarmışsan, geriye geleceğini rehin bırakmaktan başka çare kalmaz. Geleceği borçlandırılan bir ulus öncelikle ulus olma niteliğini yitirir. Borç veren ve alacaklı olan devamı +

Çalmak

Türk Dil Kurumu sözlüğü çalma sözcüğünü ayrıntılı bir biçimde yanıtlıyor:1. -i, -e Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak"İngiliz cephesinden at kaçırıp bize satan bedeviler dönüşlerinde bizim atlarımızı çalıp İngilizlere satarlardı." - F. R. Atay2. Vurarak devamı +

Her şey çok güzel olacak!

Yaşamın aynasından yansıyan ve gerçeğin imbiğinden süzülen şey “slogan” olarak adlandırılır. Bu yazının başlığı böyle bir gerçekliğin ifadesidir. Slogan, istemlerin hapa dönüştürülmüş halidir. Yaklaşık olarak aynı şeyleri çağrıştıran bir ortak paydadır. Ortak paydalar çoğulluğu işaret devamı +

Bir lider doğdu

Duyarlı ve bilinçli kitlelerin demokratik taleplerinin hukuka ve yasalara aykırı olarak engellenmesi, büyük bir toplumsal enerjinin açığa çıkmasına neden olmuştur. Kazanımlara ve temel haklara yönelik, ahlaktan yoksun hak ve hukuk tanımaz yaklaşımlar, bu eylemleriyle kendi geleceklerine noktayı koymuşlardır. Kidevamı +

Son mektup

Üç fi­da­nın son mek­tup­la­rı­nı say­gı­de­ğer okur­la­rım­la pay­laş­mak is­ti­yo­rum. Ül­ke­min bütün ne­hir­le­ri de­ni­ze akar.Son mek­tup – deniz gez­miş“Baba,Mek­tup eli­ni­ze geç­miş ol­du­ğu zaman ara­nız­dan ay­rıl­mış bu­lu­nu­yo­rum. ben ne kadar üzül­medevamı +

Beş dörtlük

En uzun söylemler, en kısa iletilerle gerçekleştirilir. Toplumun yaşamdan kopuşuna tanık olmak hiç hoş değil. Çağının sorumlu tanığı olanlar tanıklıklarını kitlelere iletmekle yükümlüdürler.Üreten birimler yabancıların eline geçti. İthalat yapılamadığı için ihracat düşüyor. Bu olgu işsizliği devamı +

Birlik olmak

Birlik ve bütünlük denen olgu, asgari gerekliliklerin varlığını zorunlu kılar. Yasalar önünde eşitlik ve fırsat eşitliği bunun ön basamağıdır. Özgürce üretme ve adil paylaşım ikinci zorunlu adım olarak kabul edilebilir. Bu adımları güven ve güvenilirlik izlemelidir. Güvenceler ve güvenilirlik, hukukun devamı +

Devrimci olmak

Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in açıklaması:“Kılıçdaroğlu’nun önlem almadan, HDP ile ittifakı bariz ortadayken, hassasiyetin çok yüksek olacağı belli olan şehit cenazesine katılması bir provokasyon değilse ahmaklıktır.(……..)“Ancak görünen o ki CHP ikazı anlamamış ve liderimize laf devamı +

Fakirleşiyoruz

Fakirleşmek insanların isteyerek kabul edebilecekleri bir durum değildir. Bunun için kişisel düzeyde veya ülke boyutunda olumsuz bir şeylerin olması gerekir. Bireyin geliri azaldığında veya harcamaları arttığında eski konumunu sürdüremez olur. Bu olumsuzluk yoksullaşma olarak adlandırılır.Bir vatandaş durup ddevamı +

Düşman

                                                                  &ndevamı +

Birlikteliğimiz

Bize yaşattıkları kriz her geçen gün biraz daha kendisini hissettiriyor. En temel maddelerin fiyatı erişilmez biçimde yükseliyor. Durumumuzu en basit ve kısa bir anlatımla tanımlarsak; her geçen gün daha fakirleşiyoruz.Maliye bakanımız bir ekonomik paket açıkladı, bu pakette emeği ile geçinenler için hiçbir devamı +

Anlamak

Anlamak; olay, olgu ve şeyleri özü ve içeriği ile anlamlı bir biçimde ve bilimsel olarak algılayıp kavramaktır. Olay ve ilişkilerdeki nedensonuç bağlantısını görerek çıkarsamada bulunabilmektir. İnanç açısından inanmak; anlamak değil, sığınmaktır.Olay ve olguları kavrayanlar, küçük sapmalarla olabildevamı +

Seçmen iradesi

Seçmenin iradesi göz ardı edilemez veya yok sayılamaz. Siyasi partilerin var olduğu yapılarda seçmen iradesi milli irade değildir, milli iradenin ağırlıklı belirleyenlerindendir. İrade olgusu, özgürlüklerin yok sayılmadığı demokratik ortamlar için geçerlidir. Seçmen iradesinden söz ettiğimiz zaman, seçenekdevamı +

Hazımsızlık

“ Sindirim sisteminin iyi çalışmaması durumu.” Bizim üzerinde duracağımız konu sözlükte;“ Benimseyememe, katlanamama, kabullenememe.” Olarak vurgulanıyor. Burada söz konusu olan toplumsal olaylardaki siyasi tavır ile ilgilidir.Tarihi bir gerçeklik var, Kurtuluş Savaşını verenlere karşı olanlar, büyük bdevamı +

İdeoloji ve yaşam

Bilinçli yaşamın her adımı bir ideolojik karardır. Bazı insanlar yaşarken bunun farkına varır, bazı insanlarda farkına varmadan yaşar. Farkına varanlar kendileri için, farkında olmayanlar başkaları için yaşar(!)İdeoloji, yaşama ilişkin istem ve beklentiler toplamıdır. İstemler uçuk-kaçık olmayan soyut ydevamı +

Beka için

Bu Arapça sözcük, kalıcılık ve ölmezlik olarak belirtiliyor. Kalıcılık, varlığı korumakla olanaklıdır. Fakat bu yetmez. Değişimlerin olduğu, etkileşimlerin kaçınılmaz olduğu ortamlarda kalıcılık tek başına yeterli olamaz. Varlık korumak ve sürdürmek, ona iradi olarak yaklaştığımızda gelecekte almdevamı +

Gerçek nedir?

Adımıza yönetenler her koşulda gerçeklerden yana olmalılar. Gerçekten yana olmak; doğruluktur, dürüstlüktür, güvenilirliktir, insanlıktan ve doğadan yana olmaktır.Gerçek, konum ve koşullara göre değişen ve görece olan bir algı biçimidir. Her gerçek kabulünün haklı, tutarlı ve yaşamdan yana dayanaklarıdevamı +

Son dönemeçte

Bugün okurlarıma derleme bir yazı sunmak istiyorum. Bu farklı yazılar aslında Türkiye’ye ilişkin ve seçime giderken son dönemeçte çekilen fotoğraflar. Bu fotoğraflar birleştirildiğinde bir Türkiye fotoğrafı çıkıyor ortaya. İlk alıntı  Haber Türk’te yazan Aslan Buluttan:“Seçimler için son devamı +

İnanmak

İnanmak, bilinç ve beklentilerle ilgili bir gerekliliktir. Temel olan, doğru bildiklerine ve yaşantının kanıtladığı gerçeklere inanmaktır. Bu şekilde inanmak, bilinçli inanmaya örnektir. İnanma ile gerçek arasında çok yakın bir ilişki vardır. İşin içine gerçek girdiği zaman inanmanın değişimleri dikkatdevamı +

Şeçimden beklenenler...

Yerel yönetimler, doğrudan yönetime olanak sunma potansiyeli taşırlar. Özellikle küçük yerellerde adayların bire bir tanınması bir seçim avantajıdır.Yaşamın her alanında çözülmesi gereken sorunlar var. Her konuda, sorunları çözmede, sorunun tarafları çözümünde tarafı olmalıdır. Bunun için bilgi iletdevamı +

Farklılıklar

Yaşam alanındaki farklı türlerin varlığı yaşamın zenginliğini, aynı tür içindeki farklılıklarda türün zenginliğini gösterir. Yelpaze ne kadar genişlerse o ölçüde renkler demeti ve farklı güzellikler ortaya çıkar.Her farklılığın bir zenginlik olduğu bilincini ortalama bir zekâ kavrayabilir. Farkına devamı +

Algı yanılgısı

Algı ya­nıl­gı­sı ya­ra­tan işin bi­lin­cin­de olan­dır. Ya­nıl­gı­lı algı yan­lı­şı doğru ka­bul­len­mek­tir. Algı oluş­tur­mak is­te­yen, mu­ha­tap­la­rı ya­nılt­ma­yı amaç­lar. Bu ko­nu­da Sü­ley­man De­mi­rel’in tipik bir söy­le­mi var. Şöyle de­miş­ti: “Yazıdevamı +