Ordular Kimin Hizmetinde?

Düzenli orduların ortaya çıkışı, korunması gereken birikimlerin ortaya çıkışını izler. Orduyu varlıklarını korumak isteyen kişiler kurdukları için(el koydukları artı değerden pay vererek), ordular sermayenin hizmetindedir. Aynı şekilde din görevlileri de sermayenin hizmetindedir. Her iki kesimde sermayenindevamı +

Bütçe Hakkı

Bütçe yapma hakkı, bütçeye katkıda bulunanların en doğal ve tartışılamaz haklarından biridir. Doğrudan yönetimde bu hak aracısız olarak kullanılabilir. Yarı doğrudan katılımda, temsil yetkisi verilenler eliyle bu görev yerine getirilir. Katılımcılar için hak olan şey, devir hakkı ile yasal göreve dönüdevamı +

Kölelik Ekonomisi

“Mülksüzleştirmek, yoksullaştırarak bağımlı kılmaktır. Bağımlılık, özgürlüklerden yoksun kalmak ve köleleşmektir. Köleleştirme ekonomisi bu süreci hızlandırmaktadır. Üretmeyen ekonomilerin egemen olduğu yapılar, varlıklarını sürdürmek için tüketmek zorundadırlar. Tüketilen her şeyin bir ederidevamı +

Eşitlik

Eşitlik, aynı koşullar, aynı haklar, aynı yetki ve sorumluluklara sahip olma halidir. Ayrımcılıklar ve doğal olmayan farklılıklar her zaman eşitlikleri dinamitler(!) Cinsiyet ayrımcılığı bir eşit olmama saçmalığının sürdürülmesidir. Bu olumsuzluk, negatif ve pozitif yanlarıyla birlikte insanlığı ilgiledevamı +

Tuhaf Şeyler

Bilemediğimiz, beklemediğimiz ve alışık olmadığımız şeyleri tuhaf olarak niteliyoruz. Oysa, alıştığımız için farkına varamadığımız yığınla tuhaflıklar var yaşantımızda.GÜÇ:Güç, ortalamayı aşan siyasi, sosyal ve ekonomik varlığı(birikimi) işaret eder. Gücü gösteren bireyin sosyal statüsüddevamı +

Cumhuriyet Düşmanları

Hatay Devrim’in sunumundan, Ahmet Dursun’un kaleme aldığı bir metin var. Cumhuriyetin düşmanları ile ilgili yazımı yazmak için yaptığım araştırmada bu metinle karşılaştım. Yazdığım yazılardan dolayı bir maddi çıkarım olmadığı için bu metinden uzun alıntılar yaptım.Cumhuriyete düşman olanlar, cdevamı +

Bütçe

Saygıdeğer okurlarım, merhaba. Yaklaşık olarak bir aydan buyana sizlerle birlikte olamadık. Sağlık sorunları nedeniyle bir süre yazılarıma ara verdim.Dış politikadaki sorunların kısmen çözülmesi nedeniyle ötelenen sorunlarımızı tartışma olanağı bulduk. Bütçe sorunu tüm vatandaşları çok yakından ilgdevamı +

Güçlü suçlular

Nor­ma­li aşan her şey, nor­ma­lin üs­tün­de güce eriş­ti­rir. Önem­li olan bu gücün; ne­re­de, ne zaman, nasıl ve kim­den yana, ya da kim­le­re karşı kul­la­nı­la­ca­ğı­dır.Kimi güç­lü­ler ken­di­le­ri­ne yö­ne­lik olası suç­la­yı­cı­la­rı, ön­ce­lik­le suç­la­ya­radevamı +

Güçlü Suçlular!

Normali aşan her şey, normalin üstünde güce eriştirir. Önemli olan bu gücün; nerede, ne zaman, nasıl ve kimden yana, ya da kimlere karşı kullanılacağıdır.Kimi güçlüler kendilerine yönelik olası suçlayıcıları, öncelikle suçlayarak “yavuz hırsız” rolünü oynarlar. Hiç kuşkusuz bu şekilde kullanıldevamı +

Vatan Haini

En çok karşılaştığımız suçlamalardan biri “vatan haini” suçlamasıdır. Aynı anda aynı nedenden ötürü karşıt taraflar bir birini aynı şekilde suçlamaktadırlar. Örneğin; özelleştirme yapanlar bu şekilde suçlanırken, özelleştirmelere karşı çıkanlar da aynı şekilde suçlanmaktadır. Ormanların devamı +

Tabularımız

    Hemen hemen her toplumun tabuları var. Genellikle problem tabuların varlığında değil, tabuların yaşama hangi oranda etki ettiği ile ilgilidir. Yani tabunun yönetimdeki ağırlığı ve belirleyiciliği önemlidir.Şu nedenle önemlidir:-Bir konuda tabu yaratmak, o konudaki yaratıcılıklara nokta koymadevamı +

Vakıflar

Kişisel çıkarlarını ülke çıkarının önüne koyanlar, ülkelerine ihanet ederler; doğayı kişisel çıkarları için yok edenler insanlığa ve öteki tüm varlıklara ihanet ederler. Ülke çıkarı, ülkedeki tüm varlıkların çıkarları toplamıdır. Varlıkların ön planında yer alan insanlardır. Öteki türlerdevamı +

Yabancı Sermaye

Abdülkadir Selvi içeriden(saraydan) haber veren bir kişi olarak şunları söylüyor:“Dikkatlerden kaçıyor ama asıl başka bir değişiklik var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyaset yapma tarzı değişiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha çok kutuplaştırıcı tarzı benimserdi. En fazla oyu alanın seçimdevamı +

12 Eylül Yıkımı (!)

Açmazın başlangıcı, başkalarının sorununu, kendi sorunu olarak algılamakla başlıyor. Her konum ve koşulda egemenler sorunlarını kitlelerin sorunuymuş gibi yığınlara kabul ettirmektedirler. Çıkarları korumanın en kısa ve en güvenli yolu bu. İnsanlar genellikle yanılgılarının kurbanı olmaktadırlar. Örndevamı +

Yılmaz Güney

 “Oyuncu, yönetmen, yazar ve senarist olan Yılmaz Güney  1 Nisan 1937 yılında Şanlıurfa'da doğdu. 9 Eylül 1984 yılında Paris / Fransa'da öldü. Asıl adı Yılmaz Pütün’dür. Resmi kayıtlarda 1 Nisan 1937 tarihinde  Şanlıurfa’da doğduğu yazılıysa da, kendi ifadesine gördevamı +

Anayasa der ki ;

Yasalar ve kurumlar geleceğin güvencesidir. Anayasalar, hakların, ödevlerin ve sorumlulukların sınırlarını belirleyerek; onurlu ve güvenli yaşamlara olanaklar sunar. Anayasalar devlet olgusunda, devlete karşı vatandaşların koruyucusudur. Devletin devasa gücü anayasa ve yasalarla sınırlanır.Güvenli, onurlu ve dudevamı +

Defterler Açılsın!

"-Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa... Birçok insan, insan yüzüne çıkamaz.Bizi bugün eleştirenler insan yüzüne çıkamazlar!Açık söylüyorum.Neden mi? İleride bir gün Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazıldığı zaman en kritik dönemlerden biri 7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki dönem olarak yazılacakdevamı +

Barışın kaçınılmazlığı

Barış her koşulda yaşama ilişkin bir olgudur. Yaşamın olduğu her alanda uzlaşmayı zorunlu kılar. Uzlaşma farklılıkların birlikteliği ile oluşur. Bu farklılık doğada var olan tüm varlıkları içerir. Zaten barış, tüm varlıklar için yaşamı doğal akarında tutmak ve onların varlıklarını güven içindedevamı +

Zafer Bayramı

Bu bayram üstünde yaşadığı toprakları vatan bilen ve bu ülkeye vatandaşlık bağı ile bağlı olan her duyarlı vatandaşı çok yakından ilgilendirir. Ülkesini savunmak en öncelikli görevlerdendir. Bu duyarlı eylem sadece günü kurtarmak değil, geleceğimizi de kurtarmaktır. Hiç kuşkusuz, sadece kurtarmak yetmidevamı +

Kayyum

Kay­yum, kamu gü­ven­ce­sin­de­ki ku­rum­la­rın; kamu kurum ve kişi ya­ra­rı gö­ze­ti­le­rek baş­vu­ru­lan bir hu­ku­ki ön­lem­dir. Kay­yu­ma iliş­kin dü­zen­le­me­ler Me­de­ni Ka­nun­da, Ceza Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nun­da ve Türk Ti­ca­ret ka­nu­nun­da dü­zen­len­miş­tir.devamı +

Ölüler Siyanürden Korkmaz!

Başlığı Mansur Balcı’dan ödünç alıyorum. Mansur diyor ki; ”Ölüler altın takmaz!” Ben bu söylemi, “ölüler siyanürden korkmaz” biçimine dönüştürdüm.Tuğrul Keskin, “ABC” gazetesinde altın çıkarma işlemini anlatıyor: “İçinde altın olan toprağı siyanürlü su ile yıkıyorlar, toprağın devamı +

Bir dörtlüğün öyküsü

Dörtlükleri severim. Tüketimi kolay, hazmı zor olan üretimlerdir. Sayfalar dolusu bir şiiri dört dizeye indirger. Uzun bir sürecin birikiminde üretilir ve kısa zamanda tüketilir. Buna karşın etkileri, kalıcıkları zaman ve mekân dinlemez.Dörtlüklerin efendisi kesinlikle Ömer Hayamdır. Bizdeki en önemli takipçidevamı +

Bayramlar

Bayram duygu, düşünce, yaşam ve vatan ortaklığıdır. Yardımlaşmanın, paylaşımın ve dayanışmanın en yoğun olduğu; amaç, zam ve mekân ortaklığıdır. Kültür, bir yaşam biçimi, bayram ise, yaşamı renklendiren; uzlaşmanın, hoşgörünün yaşama dönüştürülmüş istenildik bir durumdur. Birliktelikleridevamı +

Nagazaki 1945

Yıl 1945,Ağustos’un beşi. İlk 70.000 insanın ikinci bir şansı olmadı. Bu, dünyanın en iğrenç ve en pahalı soykırımı idi.Tamamen tek yanlı, direneni ve karşı koyanı olmayan planlanmış bir soykırım saldırısıydı.Ve bu soykırım sonuçta hedefi insan olan bir akıl dışı girişimdi.Öldürülenlerin içdevamı +

Kırım

Hiroşima ve Nagasaki’ye atom bombasının atılması sadece  yüzbinlerlere varan insanın öldürülmesi değil; o coğrafyadaki varlıkların da kırımıdır: “ABD başkanı Truman, Pasifik'teki savaşı bir an önce bitirebilmek için atom bombası kullanmaya karar verildiğini açıklar.6Ağustos 1945’de Hirodevamı +

Hiroşima

Hi­ro­şi­ma ve Na­ga­za­ki'ye atı­lan bom­ba­lar in­san­lı­ğa karşı iş­len­miş en büyük suç­lar­dan bi­ri­dir. Sa­vaş­ta yenik düşen bir halkı, savaş hu­ku­ku­nu da hiçe sa­ya­rak ce­za­lan­dır­mak in­san­lık­la bağ­daş­maz. As­lın­da ABD Ja­pon­ya üze­rin­den öteki üdevamı +

Suçun cezası

“Kanada da ihtiyar bir adam ekmek çalmaktan tutuklanıp mahkemeye sevk edildi.Yaşlı adam suçunu kabul edip itiraf etti. Ve yaptığı savunmasında şunları söyledi;─ Çok acıkmıştım neredeyse açlıktan ölecektim. O nedenle hırsızlık yaptım. Cezam neyse razıyım.Yaşlı adamı dinleyen hakim hükmünü verdi;devamı +

İttifak yaşamsaldır

Son yıllarda sağlanan ittifakın demokrasi ittifakı olduğu söylendi. Bu söyleme katılmamak mümkün değildir. İstanbul seçimleri ise, bir vicdan ittifakının yaşama geçirilmesine neden oldu. Bulunduğumuz noktadan ittifak olgusuna yaklaşırsak, toplumsal ittifakın kelimenin tam anlamıyla yaşamsal olduğunu görürdevamı +

Çanlar Bizin İçin Çalıyor(!)

Yatırım yok, üretim yok, istihdam yok ve tasarruf yok! Bu koşullarda gelecekten ne beklenir? Bu sorunun yanıtı bizim yaşantımızı özetler. Söndürülmüş bir gelecek ile ilgili hiç umut yok(!)Varlık sürdürmek için yeterli ve düzenli bir gelirin olması gerekir. İşsizler toplamı on milyonu geçiyor ise durum umudevamı +

Siyasi İntikam

Hayatın her alanında mücadele ve yarışma ne kadar doğal ise, mücadele sonucunda kaybedenin intikam almaya yönelmesi o kadar doğala aykırıdır. Ne var ki, kapitalizmin temeli bu zıtlığın üstüne oturmaktadır. Kaybedenler olacak ki, kazananlarda olsun. Sonra kazanmaya başlayan sürekli kazanmanın yollarını gelişdevamı +

Çürüme ve Çöküş!

“Çürüme, bozulmanın başlangıcıdır. Türk Dil Kurumu sözlüğü şöyle açıklıyor; “Genellikle mikroorganizmaların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak” Bir olayda, bir oluşumda veya bir noktada başlayan bozulma tüm bünyeyi sardığı zaman, çürüme bünyeye egemen olur.Çürüme devamı +

Ümmet

Ümmet dendiğinde, bir peygamberi önder olarak kabul eden topluluk anlaşılır. Bir peygamberi rehber olarak kabul eden insanlar o peygamberin ümmeti olur.Pratikte ümmet sözcüğüne farklı anlamlar yüklenmektedir. Örneğin; günümüzde ve ülkemizde ümmet dendiği zaman, inananların bütünü değil; sadece AKP’ye (ldevamı +

Algı Yanılgıları

Yaşama ilişkin istem ve beklentiler, kesinlikle bir algı sorunudur. Yaşam algısı bireyin kültür düzeyi ile ilgilidir. Kültür bir yaşama biçimidir. Aslında bunların tamamı bir ideolojidir. İdeoloji, yaşama ilişkin istem ve beklentiler toplamıdır.Doğru ya da yanlış bir algı ile yaşamlar sürdürülmekte ve bdevamı +

Deniz Bitti...

Deniz ne zaman biter? Var olanları satıp, gerek duyulan yaşamsal önemdeki maddeleri üretmediğiniz zaman deniz biter! Bir atasözümüz var, der ki; ”Mescit için gerekli olan camiye haramdır”! Peki, kamu için gerekli olan işletme veya kaynaklar hiç satılmaz mı? Burada önemli olan satışın yapılması değil, satdevamı +

Yanan canlar!

Ya­ka­rak öl­dür­mek nasıl bir ar­sız­lık­tır ki,Ve du­yar­sız­lı­ğı­dır din, iman di­yen­le­rin!Sön­dü­re­me­di göz­yaş­la­rı­mız ten yan­gın­la­rı­nı;Köz oldu ten­le­rin ateşi, otur­du yü­re­ği­mi­ze!2 Tem­muz sa­de­ce Sivas’ın değil, Tür­ki­ye’nin ve hatta indevamı +

İnsanlar neden muhalif olurlar?

Muhalif olmanın temelinde, yaşama ilişkin temel hakların savunulması var. Temel haklar, varoluşla birlikte ortaya çıkan; yer, zaman ve mekâna göre değişikliklerin yapılamayacağı, varlığa özgü haklardır. Özgür bireyler, olağan koşullarda temel haklarını kullandıklarında muhalif olarak ve hatta hain olarakdevamı +

Sağı sağdan uyarmak (!)

Abdurrahman Dilipak, yönetenleri eleştiren bir yazı paylaşmış. AKP’nin kuruluşundan buyana yapılan hatalar dillendiriliyor ve yönetenler uyarılıyor. Aslında solun tüm eleştirilerinin doğrulanması bizi şaşırtmıyor. Bu yanlışlar sürekli olarak eleştirildi ama dinleyen olmadı. Şimdi dönülmez noktalara geldevamı +

Israf

İsraf dendiği zaman ilk akla gelen gereksiz harcamalardır. Gereksiz harcamalar tutumlu olmamaktır.  Gereksiz harcamalara İsraf, bu harcamaları yapanlara da "müsrif" denir. Özellikle din bu konuda çok hassastır. Birden çok ayette konuya ilişkin vurgulamalar var:        &ndevamı +

Gerçekten korkanlar

Gerçek, doğru, dürüst ve namuslu insanların her zaman istedikleri bir şeydir. Gerçek bir ateş gibidir, ısıtır fakat, yaktığı anlarda olur!Gerçeklerden korkanların korkusu hesap vermemek veya verememekten kaynaklanır. Gerçekler yaşananlardan(doğal) ve yaşatılanlardan(kurgu) oluşur. İstenir veya istenmez oluşdevamı +

Tuzak

Türk Dil Kurumu Sözlüğünde “TUZAK” şöyle tanımlanıyor:1. isim Kuş veya yaban hayvanlarını yakalamaya yarayan araç veya düzenek.2. isim, mecaz Birini güç ve tehlikeli bir duruma düşürmek için kurulan düzen, komplo.İstenmeyen ve beklenmeyen olay ve olgular, bazı kişiler tarafından tasadevamı +