reklam alanı

Bir insan var.Bir de onun derme-çatma müsveddesi… Yani, fotokopisi bile değil; zaman içinde üstü karalanmış, buruşuk bir atık-madde…Kime yarar?Sadece karanlıkta iş çeviren malum zevat-ı muhteremlere…Üzerlerine ışık tuttuğunuzda telaşlanır ve saldırırlar.Nereye?Bel altına; sırtın arkasına, maskedevamı +

Evet!..  Kurtuluş(Bağımsızlık) Savaşı, Yunanistan’a karşı değil… Emperyalizme karşı kazanılmıştır. Yunanistan, emperyalist güçlerin Anadolu’da yeniden yapılanan milli orduya karşı öne sürdüğü alelade ve biçare bir piyondan başka bir şey değildir… Ama asıl amaç; bu muhteşem zaferi sırdevamı +

Akbük koyunda deniz, son yıllarda hiç olmadığı kadar temiz. Niçin temiz? Çünkü “kirletici”ler seyreldi [ya da seyreltildi] de ondan. En başta oteller bölgesi olarak anılan yörede Capris’in faaliyetine son verildi. Denizin dibinden açıklara doğru döşenmiş olan kalın-uzun atıksu boruları bu yıl bodevamı +

UZAKLARA GİTMEYİN

Fırıldak – yalaka – bölücü- dönek – vs… Ve bunun gibi kavramlar, sürü-sepet sözcükler… Kimin için kullanılıyor bu süpürge sapı, kaktüs biti kelimeler? O’nlar için. Onlar kim? [Ya da kimler?..] Uzaklara kadar zahmet edip şehirler arası yolculuklar etmeyin. Kah orada, kah burada gönül eğledevamı +

İnsanımız bir tuhaf… Corona belasında günlük vaka sayısı binlerin üstüne üstüne tırmanıyor; toplumsal tepkimiz müthiş; -      Bize bir şey olmaz. Yetkililer çırpınıyor: Sosyal mesafe/maske/hijyen… Kahraman, gözü kara ahalimiz asker kutlamasında sarmaş dolaş, düğün derndevamı +

Herkes biliyor: Demokratik ülkelerde Devlet üç erk [güç] tarafından yönetilir: Yürütme: Bakanlar Kurulu. Yasama: Parlamento. Yargı: Adliyeler sistemi.   Peki, herkesin bildiği [ya da bilmesi gerektiği] bu bilgiyi niçin tekrarlıyoruz? İşte… Zurnanın zırt dediği yer burasıdır.   Halen yürürldevamı +

Öncelikle şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor: Siyasetin içinde debelendiği bu ağır gündeme İstanbul Sözleşmesi niçin iliştirildi?.. Ancak, tepetaklak o gündemin içine biz de burnumuzu sokmak durumundayız. Çünkü Cumhuriyet Kadınları Derneği’nin içine  yuvarlandığı çukuru sorgulayabilmek için bdevamı +

KİMİN TESTİ POZiTİF ÇIKTI?

 Öncelikle “geçmiş olsun” dileklerini ileten arkadaşlara teşekkür ederim. Ama… Hemen ardından bu aynı arkadaşlara –acilen- üzüntülerimi bildiririm.   Bundan bir önceki yazımızın başlığı, “TEST MAALESEF POZİTİF ÇIKTI” başlığını taşıyordu. Yazının hemen baş taraflarında, midevamı +

Test Maalesef Pozitif Çıktı

Mil­li­yet­çi­lik, meh­ter marşı coş­ku­suy­la in­san­la­rın duy­gu­la­rı­nı ayağa kal­dı­ra­rak inşa edil­mez.O bir bi­linç­tir.Bir insan top­lu­lu­ğu­nun ken­di­si­ni dış teh­dit ve sal­dı­rı­la­ra karşı [em­per­ya­liz­me karşı] bir­lik­te sa­vun­ma ref­lek­si­nin bidevamı +

1 Hazirandan sonra [iyice ve sahiden] Akbüklü olacak olan Dr. Selçuk Atalay, Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar adlı romanı üzerine son derece önemli [ve değerli] özgün bir değerlendirme yazısı kaleme aldı. Umut ediyoruz ki bu yazı, kitap “piyasa”sını işgal eden popüler kültür eğilimli yayın alış-verişinidevamı +

19 Mayıs 1919 günü başlatılan Milli Mücadele’nin karşı cephesini yöneten Churchill, yıllar sonra bakın neler söylüyor:-      Türk ulusu, kötü yönetim yüzünden, bitmez tükenmez felaketler ve harplerle çökmüş, Osmanlı İmparatorluğu paramparça olmuştu. Fakat o hâlâ canlı ididevamı +

Biraz önce televizyonda ana haber programını izledim. Hemen oturup bu yazıyı kaleme mi aldım? Hayır. Tam aksine… Gidip bahçede biraz dolaştım. Kendimi sakinleştirmeye çalıştım. Öfkemin üzerine bir parça soğuk su döktüm. Çünkü sağduyuyu elden bırakmamak lazım. Her ne olursa olsun, olan biteni soğudevamı +

Sahi Orada Ne Arıyorlar?

Dünya’da 900 milyon aç insan var. Ve son bir yıl içinde bu sayı, 75 milyon artı… Bu trajik bilgiyi açıklayan kişi, Dünya Gıda ve Tarım Örgütü Başkanı Jacques Diouf adlı bir âdem… Bu “değerli” adem, önemli bir sayıyı daha açıklıyor: -         Geçtiğimidevamı +

Sahi Orada Ne Arıyorlar?

Dünya’da 900 milyon aç insan var. Ve son bir yıl içinde bu sayı, 75 milyon artı… Bu trajik bilgiyi açıklayan kişi, Dünya Gıda ve Tarım Örgütü Başkanı Jacques Diouf adlı bir âdem… Bu “değerli” adem, önemli bir sayıyı daha açıklıyor: -         Geçtiğimidevamı +

Türkiye’nin sol yapılanması [en güçlü şekli ile] İstanbul’un işgali sürecinde dahi varlığını sürdürmesini bildi. Üstelik İstanbul şeklen de olsa Osmanlı yönetimi altındaydı. Cumhuriyet yoktu. Özgürlük, demokrasi gibi kavramlar ne fiilen ve ne de yasal olarak gündeme gelmemişti; yürürlükte zaten devamı +

Bir Mayıs ülkemizde Bahar Bayramı… Ama tüm dünyada işçilerin, emekçilerin bayramı. Çünkü bizim işçilerimiz ve tüm emekçilerimiz kendilerini sadece bir işyerinde “çalışan” kişi olarak görüyorlar. Hepsi bu kadar. Bir sosyal sınıf olduklarının idraki ve bilinci içinde değiller. Diyelim ki, Bahardevamı +

Güç ve moral arasındaki ilişki

Moral, oradan buradan üflenen kuru-sıkı bir nefes değildir. Güçten doğar, gücü geliştirir, gücü onarır… Yumurta mı tavuktan çıkar, yoksa tavuk mu yumurtadan? Buna benzer bir ilişki köprüsü vardır moral ile güç arasında. Güçlü kişinin morali yüksektir; moralli kişinin gücü daha da artar. Başladevamı +

Gündem ne? Corena virüsü belası… Hayır, gündem “direncimiz olmalı!.. Neler yapacağımız ve bu dereyi nasıl geçeceğimiz konusundaki düşüncelerimiz olmalı. İşte hepsi bu kadar. Kolay mı bu iş? Her insanın bilinç katsayısına göre bu sorunun yanıtı değişiyor. Bir de… Günün her saati, her dakdevamı +

Çanakkale’de kahramandık. Düzenli bir ordu vardı. Kurmaylarımız, yetenekli, maharetli, muharebe yetenek ve tecrübeleri üst düzeyde komutanlarımız vardı. Ve karşıda, somut –elle tutulur- düşman vardı. Başardık, yendik, her birimiz bir ulus olarak kahraman olduk…   Kurtuluş Savaşı’mızda da ödevamı +

Tanıdık, tanımadık birçok kişi soruyor: -      Kitabınızın adında yer alan sol sözcüğü niçin tırnak içinde? Önemli bir kesim ise, sol kelimesinin tırnak içine alınmış olmasının ayırdında dahi değil… Bu konuda yapacağımız kısa ve küçük bir açıklama ilk sorunun yanıtdevamı +

Elbet Bir Gün…

Üzüntü, telaş, tedirginlik, endişe… Hangi birini yazacaksınız? Hangi birinin nedenlerini sorgulamaya çalışacaksınız?.. Uzunca bir süre bu soruları teker teker gündemime taşıdım. Yanıtlarını aradım. Ve sonunda son günlerde içine düştüğüm üzüntünün asıl nedenine ulaştım. Ve kendime dedim kidevamı +

Beka Sorunu”nun Dibi…

Beka, [Osmanlıca] kısaca devamlılık demek. Yeni Osmanlı eğilimli yöneticilerimiz bu kavramı bir “sorun” biçimine dönüştürdü ve izledikleri yönetim yönteminin bekası [devamlılığı] yönünde bir dayanak haline getirdiler… Beka sözcüğü böylece günümüzün siyaset dilinde, sözünü ettiğimiz kullandevamı +

Sahi Orada Ne Arıyorlar?

Dünya’da 900 milyon aç insan var. Ve son bir yıl içinde bu sayı, 75 milyon artı… Bu trajik bilgiyi açıklayan kişi, Dünya Gıda ve Tarım Örgütü Başkanı Jacques Diouf adlı bir âdem… Bu “değerli” adem, önemli bir sayıyı daha açıklıyor: -         Geçtiğimidevamı +

Bizim bir zamanlar www.soruyusormak.com adlı bir internet sitemiz vardı…Sitenin adı başlangıçta oldukça yadırgandı.Direndik.Çünkü bizler, düşünce faaliyetinin en temel öğesinin “soruyu sormak” olduğunu düşünüyoruz…Soruyu sorabiliyorsanız, zaten o sorunun yanıtı ile ilişki içindesiniz demektir.Çüdevamı +

cnn boykotu ve… oy, anam oy!

CNN Televizyonu’na karşı başlatılan kampanya olumlu mu?Hem de çok…CHP [herhalde MKK ya da MYK kurullarında] yandaş-havuz medyasını fark etti ve [nedense sadece] CNN-Türk’e karşı boykot kararı aldı.Peki yıllardır gazeteciliği iğdiş eden ötekiler?Onlar biri-iki adım geride kaldı.Böylece sosyal medyanın kdevamı +

İnanç, insanın yaşadığı güne enerji pompalayan önemli bir motivasyon kaynağı…İnanç, hele hele kurumlaştırılarak, sosyal ve siyasal bir yapılanma düzeyine ulaştırıldığında günlük motivasyonunun çok üzerinde bir etki alanına ulaşıyor…Birey artık [böylece kendiliğinden] günlük yaşantısı içindevamı +

Omlet yapmayı bilmez, ama lokantacıdır. Gazete okumaktan azadedir, ama gazetecidir. Kültür mirasımızın temel eserlerinin sayfasını dahi çevirmemiştir, ama bazı düşünce kulüplerinde [neyi yönetmeye çalışıyorsa] yöneticidir. Çıkarcı mıdır? Hem de nasıl… Bu yolda her yapılan her şey mubah mıdır? devamı +

Herkes tarafından [bir aşağı-bir yukarı] bilinen ama nedense yaşamımızın içine aktarılamayan birkaç kocaman söz edeceğim: “Bilginin öznesi insandır. Bilgi bir salon süsü değildir. Entel bir meşgale hiç değildir. Öğünmenin-gerinmenin-vitrin süslemenin aracı [asla] değildir.   Dış dünyayı devamı +

Ancak... Uğur Mumcu Yalnızdı

Uğur Mumcu 24 Ocak 1993 günü öldürüldü. Bugün O’nun hunharca katledilişini andık/lanetledik. -       Kanı yerde kalmayacak, dedik. Bir kat daha üzüldük. Ve [eğer vakit bulabildikse] biz kez daha düşündük… Ondan bize ulaşan izi ve etkiyi anımsamaya ve anlamaya çalıştık.devamı +

Teşhis Kolay, Tedavi Çok Zor…

Grip olsa ilacı var… Kanayan yara olsa, bağlayıp üstüne bastırırsın. Ama bu illetin çaresini bulmak zor, çok zor! Kaynağında neler olduğunu tam olarak tespit etmek de kolay değil. Kişilik arızası mı? Psikiyatri ana bilim dalı meselesi mi? Yoksa böbrek mi; omurga mı, ciğer mi? Yoksa, daha kişisel, dahdevamı +

Bu mektubu sizlere yazan “bizler” kimiz? Didim’de yaşayan çevre değerleri savunucularıyız. “Kamu yararı”nı kişisel çıkarların üzerinde tutan yurtseverleriz. Ülkemizin turizm potansiyeli yüksek bu cennet köşesinin ranta, kontrolsüz kazanç hırsına ve plansız-programsız kaos ortamına sürüklenmesindevamı +

Bu çağrıya kulak verin

Demokrasi kabaca, iki türlüdür… Daha doğrusu iki farklı biçimde uygulanır. Bir tür demokrasi bütünüyle bir şekilden ibarettir. Alelade, sadece biçimden ibaret, bir halkı kandırma-oyalama formatıdır. Halkın, 4-5 yılda bir yakınındaki okul binasına gidip, önüne konan sandığa, eline tutuşturulan kağıtdevamı +

İstifa nedir? Her şeyden önce bir “erdem”dir. Düşük profilli yapılar oluşturma çabalarına karşı gösterilen bilinçli ve onurlu bir tepkidir. Kişisel bir meydan okumadır. Bir insanın kendisine [artık] yakıştırmadığı bir koltuktan kalkıp, ilke-özveri-dürüstlük-haysiyet ve benzeri değerlerin peşindevamı +

İş adamına göre yılbaşı, borçların yeni bir yıla ertelenmesi umudu demek... Politikacıya göre, seçime kalan zamanın endişesi, demek. Kazancını güzelliği ile perçinleyen dilberler için, az-biraz-daha pörsümek ve jübileye biraz daha yaklaşmak demek. Genç için büyümek, orta yaş için olgunlaşmak, ilerdevamı +

Kurmaylık, Gerek ve Şarttır!..

Niyet yetmez. İstek kâfi gelmez. Bilgi yeterli olmaz. Sabır dahi bazen işin sonunu getiremez… İllaki kurmaylık gerekir. Strateji, plan, taktik, zamanlama, öngörü ve nesnel koşuları doğru okumak!.. İşte başarının sırrı. İşte zaferin anahtarları… Çanakkale’de bu vardı. Samsun, Amasya, Erzurum, Sdevamı +

Akbük’de alt yapı çalışmaları yeniden başladı. Yaz sezonu nedeniyle ara verilen çalışmalar yeniden hareketlendi. Ama –her nedense- birilerinde “tık” yok. Akbük’ün en önemli çevre sorunu nihai çözüme yaklaştı. Yatırımın finansman sorunu halledildi. Ödenekler temin edildi. Ufak-tefek sorunlar devamı +

Bıktık Usandık!

Bencillik doğa mahsulü… Ana karnından geliyor. Kendimizi koruma refleksinin zorunlu bir sonucu ya da ürünü… [deniyor] Ama “biz”cilliğin kültür tabanlı bir yükseklik mertebesi olduğunu net olarak biliyoruz. Kişisel gelişmenin içsel yüksekliğe ulaştığını ve ana karnından koşa koşa gelen o ilkel yadevamı +

Yobaz Kimdir?

Yobaz kimdir? Beyninde sorgulamaya yer olmayan, düşünüp karar vermek yerine önüne konan her talimatı aynen uygulayarak, yapıp/ettiklerinin gerekçesini “inanç” olarak açıklayan kişidir. Olmadı mı? Peki, şöyle diyelim: Yobaz, hokkabazın sarıklısıdır… Yobaz, insanlığın kültür mirasına karşı dikdevamı +

İşte Bütün Mesele!

Bu satırları okuyacak herkesin yazının içeriğinde yer alan gerçekleri biliyor olduğunu adım gibi biliyorum. Ama… Yine de yazmanın yararlı, hatta gerekli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bilip düşündüğümüz gibi yaşamıyoruz. Ahlaki kuralları ve toplumsal değerleri bülbül gibi tekrarlıyor, ama bu değedevamı +

Bugün... Yepyeni bir gün

Kaç kez yazıp çizdiğimi ben de hatırlamıyorum. Hatta… Dönüp dolaşıp aynı şeyleri yazmaktan bana da usanç geldi. Hep aynı şeyler, aynı konu, aynı uyarı… Ve eleştiri. Ancak… İyi niyetle ve içtenlikle yapılmış bir eleştirinin düşmanlık üretmemesi gerek. Husumet yaratmaması gerek. Eleştirinin devamı +