Ancak... Uğur Mumcu Yalnızdı

Uğur Mumcu 24 Ocak 1993 günü öldürüldü. Bir kaç gün önce O’nun hunharca katledilişini andık/lanetledik. -       Kanı yerde kalmayacak, dedik. Bir kat daha üzüldük. Ve eğer vakit bulabildikse, biz kez daha düşündük. Ondan bize ulaşan izi ve etkiyi anımsamaya ve anlamaya çadevamı +

Teşhis Kolay, Tedavi Çok Zor…

Grip olsa ilacı var… Kanayan yara olsa, bağlayıp üstüne bastırırsın. Ama bu illetin çaresini bulmak zor, çok zor! Kaynağında neler olduğunu tam olarak tespit etmek de kolay değil. Kişilik arızası mı? Psikiyatri ana bilim dalı meselesi mi? Yoksa böbrek mi; omurga mı, ciğer mi? Yoksa, daha kişisel, dahdevamı +

Bu mektubu sizlere yazan “bizler” kimiz? Didim’de yaşayan çevre değerleri savunucularıyız. “Kamu yararı”nı kişisel çıkarların üzerinde tutan yurtseverleriz. Ülkemizin turizm potansiyeli yüksek bu cennet köşesinin ranta, kontrolsüz kazanç hırsına ve plansız-programsız kaos ortamına sürüklenmesindevamı +

Bu çağrıya kulak verin

Demokrasi kabaca, iki türlüdür… Daha doğrusu iki farklı biçimde uygulanır. Bir tür demokrasi bütünüyle bir şekilden ibarettir. Alelade, sadece biçimden ibaret, bir halkı kandırma-oyalama formatıdır. Halkın, 4-5 yılda bir yakınındaki okul binasına gidip, önüne konan sandığa, eline tutuşturulan kağıtdevamı +

İstifa nedir? Her şeyden önce bir “erdem”dir. Düşük profilli yapılar oluşturma çabalarına karşı gösterilen bilinçli ve onurlu bir tepkidir. Kişisel bir meydan okumadır. Bir insanın kendisine [artık] yakıştırmadığı bir koltuktan kalkıp, ilke-özveri-dürüstlük-haysiyet ve benzeri değerlerin peşindevamı +

İş adamına göre yılbaşı, borçların yeni bir yıla ertelenmesi umudu demek... Politikacıya göre, seçime kalan zamanın endişesi, demek. Kazancını güzelliği ile perçinleyen dilberler için, az-biraz-daha pörsümek ve jübileye biraz daha yaklaşmak demek. Genç için büyümek, orta yaş için olgunlaşmak, ilerdevamı +

Kurmaylık, Gerek ve Şarttır!..

Niyet yetmez. İstek kâfi gelmez. Bilgi yeterli olmaz. Sabır dahi bazen işin sonunu getiremez… İllaki kurmaylık gerekir. Strateji, plan, taktik, zamanlama, öngörü ve nesnel koşuları doğru okumak!.. İşte başarının sırrı. İşte zaferin anahtarları… Çanakkale’de bu vardı. Samsun, Amasya, Erzurum, Sdevamı +

Akbük’de alt yapı çalışmaları yeniden başladı. Yaz sezonu nedeniyle ara verilen çalışmalar yeniden hareketlendi. Ama –her nedense- birilerinde “tık” yok. Akbük’ün en önemli çevre sorunu nihai çözüme yaklaştı. Yatırımın finansman sorunu halledildi. Ödenekler temin edildi. Ufak-tefek sorunlar devamı +

Bıktık Usandık!

Bencillik doğa mahsulü… Ana karnından geliyor. Kendimizi koruma refleksinin zorunlu bir sonucu ya da ürünü… [deniyor] Ama “biz”cilliğin kültür tabanlı bir yükseklik mertebesi olduğunu net olarak biliyoruz. Kişisel gelişmenin içsel yüksekliğe ulaştığını ve ana karnından koşa koşa gelen o ilkel yadevamı +

Yobaz Kimdir?

Yobaz kimdir? Beyninde sorgulamaya yer olmayan, düşünüp karar vermek yerine önüne konan her talimatı aynen uygulayarak, yapıp/ettiklerinin gerekçesini “inanç” olarak açıklayan kişidir. Olmadı mı? Peki, şöyle diyelim: Yobaz, hokkabazın sarıklısıdır… Yobaz, insanlığın kültür mirasına karşı dikdevamı +

İşte Bütün Mesele!

Bu satırları okuyacak herkesin yazının içeriğinde yer alan gerçekleri biliyor olduğunu adım gibi biliyorum. Ama… Yine de yazmanın yararlı, hatta gerekli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bilip düşündüğümüz gibi yaşamıyoruz. Ahlaki kuralları ve toplumsal değerleri bülbül gibi tekrarlıyor, ama bu değedevamı +

Bugün... Yepyeni bir gün

Kaç kez yazıp çizdiğimi ben de hatırlamıyorum. Hatta… Dönüp dolaşıp aynı şeyleri yazmaktan bana da usanç geldi. Hep aynı şeyler, aynı konu, aynı uyarı… Ve eleştiri. Ancak… İyi niyetle ve içtenlikle yapılmış bir eleştirinin düşmanlık üretmemesi gerek. Husumet yaratmaması gerek. Eleştirinin devamı +

Feodal kültür üzerine demokrasi inşa edilemez. Kökleri tarihte kalmış bu kültürün mutlaka tasfiye edilmesi, çağdaş toplum yapısı içine gizlenmiş olan tüm kalıntılarının kazınması gerekir. Gerçek demokrasi ancak özgür bireyler üzerine inşa edilebilir. Şefe, ağaya, lidere, her nasılsa bir adım önedevamı +

Tribün ve Kırmızı Kart…

Sahaya çıkan bir futbol takımının tribün dolusu teknik direktörü vardır. Tekniğin tırnak içine gömülmüş bu amatörler topluluğunun takıma bir yararı var mıdır? -      Yoktur. Asla ve katiyen yoktur! Sadece kendilerini tatmin eder, stada girerken ödedikleri bilet parasının karşıldevamı +

İşte yine o gün… İşte yine onun heykelinin önünde başlarımız öne eğik. Resmi dairelerde bayraklar yarıya indi. Kulaklarımız hoparlörlerden yükselen tiz sesle çınlıyor: -      Sarı saçlı mavi gözlü… Nerdeeee?.. Peki ya sonra?.. Sonrasında bir şey yok. Hiçbir şey yok.devamı +

Vekâletin Kötüye Kullanılması

Genel olarak halkının temel talepleri şöyle özetlenebilir: Ekonomik refah. Kendi kendini yönetme hak ve imkanına kavuşmak. Tam bağımsız bir ülkeye sahip olmak. Barış içinde yaşamak. Bu unsurlar bir ülkede mevcut ise; mutluluk vardır, refah hüküm sürer, özgürlük meydanlardan sokaklara, oradan da evlerin devamı +

Lütfen çevrenize daha bir dikkatlice bakın. Göreceksiniz: -      Bu ülkede bir şeyler oluyor. Ülkeye ve yaşadınız yöreyi iki göz, iki kulak, bilinç ve gönlünüzce bir kez daha izleyin… Sosyal medyaya bu pencereden bir kez daya bakın. Nasıl mı? Örneğin, facebook arama motoruna devamı +

CHP Türk siyasi tarihi içinde en doğurgan partidir. Demokrat parti onun içinden çıkmıştır. Bugünkü MHP’nin anneannesi olan Bölükbaşı’nın Millet Partisi de öyle… Derken 27 Mayıslı günlerin sonunda DP’nin yerine kurulan, başta Adalet Partisi olmak üzere diğer partiler. Sonra 12 Eylül: SODEP, Halkdevamı +

Eleştiriye açık olmak, özgüven duygusunun [ve gücünün] en belirgin göstergesidir. Eleştiriye kapalı olmak ve tahammül göstermemek ise, tam tersi bir psikolojik durumun otomatik refleksidir. Üstelik eleştirilere kapınızı kapattınız mı, kendi gelişmenizin kapısını da kapatmış olursunuz; yanlışlarınızdevamı +

Canım Sıkılıyor...

Yarın 29 Ekim. Cumhuriyetimizin hem resmen, hem fiilen ve hem de sahiden kuruluşunun 96. yıldönümü. Adet olmuş, her 28 Ekim’de bir yazı yazıyorum. Yazıyoruz, yazıyorlar. Politikacılar nutuklar atıyor; her türlü başkan açıklamalar yapıyor, demeçler veriyor. Anıt Kabir’e gidiliyor, o güzelim deftere caf/devamı +

Siyaset bir koltuk-kapmaca oyunu değildir. Adam eksiltme, çelme takma, her türlü melaneti hayata geçirme düzenbazlığı hiç değildir. Bir ülkenin bağımsız ve adil bir sosyal devlet olmasının; vatandaşın huzur içinde yaşamını sürdürmesinin alt yapısını inşa etmeyi hedefleyen özverili bir mücadelenin addevamı +

El sallıyorum…

Hayatın ekonomik mücadelesini [bir süre de olsa] ıskala… Yaşamanın görünür keyiflerini süzgeçten geçir, filtrele… Ve otur, 420 sayfalık bir kitap yaz. Yetmedi… İkincisi için de canını-dişine-tak, çalış/çabala… Sabahları saat 5’lerde uyanıp, masanın başına geçmek gibi bir disiplini süreklidevamı +

Tüm yaşamı savaşlar içinde geçen Gazi Mustafa Kemal Atatürk şöyle diyor: -      Ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe savaş bir cinayettir. Yani, vatanın savunması için silaha sarılmak gerekli olacak; şartlar illaki zorunlu kılacak. Bugün yaşanan ortamda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Sdevamı +

Yeni çare [ ya da yol-yöntem] TIR Atatürkçülüğü’dür. Dahiyane bir buluştur gündeme getirilen “etniklik[!]..” Haberler, iletiler, birkaç kişinin akıllı telefonlardan gönderilen “akıl” yüklü iletişimler aracılığı ile öğrendik ki, Didim’e, oradan da Akbük’e Atatürkçü TIR’lar sükûn edecdevamı +

Çevre mi… Kültür mü?

Çevrecilik, öncelikle temizliği gerektirir. Temizlik bilincini öne çıkartır. Çevreyi kirletmeyeceksin. Ama çok daha önemlisi: Yaşamı kirletmeyeceksin! Kişiliğini, kimliğini kirletmeyeceksin. Erdemine toz kondurmayacaksın. Sürekli olarak temizlenme işlevi ve meşgalesi içinde olacaksın. Arınacaksın. &nbdevamı +

Dükkân, Vitrin, İflas, Müflis…

Vitrin, dükkânın içinde olanları sergilemek içindir. Peki dükkanın içinde bir şey yoksa… Ya da var olan her şey sadece vitrine konan üç-beş kontrplaktan mamul biçim-şekil-süsten ibaretse dükkan sahibinin yapacağı tek şey, konkordato ilan etmektir. Bu çare de yeterli gelmezse, [bunun ötesi kaçınılmazddevamı +

Dibi kalaylı kazan…

Akbük’de faaliyet gösteren amaçları birbirine oldukça yakın iki dernek var: Akbük Kültür ve Çevre Derneği [AKÇED] ve Akbük Doğa ve Düşünce Derneği [ADDD]… Her iki derneğin de ilk sözcükleri Akbük. İlkinde yer alan Çevre sözcüğünün yerini ikincisinde Doğa sözcüğü almış. Birinin isminde Kdevamı +

Sol Niçin Tırnak İçinde?

Kimileri soruyor, “Sol” Sinyal adlı kitabın isminde niçin sol sözcüğü tırnak içinde? Ne anlamı var bu iki adet tırnağın? Hele hele… Kitabın tanıtım yazısının başlığı işi daha da çetrefil hale getiriyor [muş!]… Başlık şöyle: Tırnak İçine İtilmiş “Sol”un Öyküsü. Evet, bu böyle bdevamı +

Evet… Adli tatil aralarında, oradan buradan biriktirdiğimiz küçük anları, sürelerin üstüne ekleyip biriktirerek, sonunda bir kitaba başladık… Ve en önemlisi bitirdik. Kitabın adı: “Sol” Sinyal… Kitabın konusu ise, kısaca, [sanki] bir “yol öyküsü.” Kerem ile Kerim isimli iki karavancının, biri devamı +

Akbük’de yer gök niçin inledi?

Bir bileni var mı? Ya da bir mantığı gören anlayan? Ya da dayandığı bir düşünceye ulaşabilen? Ya da bir kültür ve eğitim hamlesi, ya da felsefesi? Var mı? Bu “ya da”lar daha da çoğaltılabilir. Ama neye yarar?   Olay (özetle] şudur: Süper lüks, oldukça pahalı ve hatta bazıları servet oludevamı +

Kaz Dağları”ndaki Yokuş

Kaz Dağları’ndaki orman katliamı sadece bir çevre sorunu değildir. Basit, yavan ve artık maalesef alıştığımız bir doğa saldırısı değildir. Olup bitenler çok daha büyük ve geniş bir platformda ele alınmalıdır. Bu saldırı gerçekte. Türkiye’nin “ülkesi ile milleti ile” yok edilmesi stratejisinindevamı +

30 Ağustos'ta yenilen düşman kimdi?

Hayır!..  Kurtuluş(Bağımsızlık) Savaşı, Yunanistan’a karşı değil… Emperyalizme karşı kazanılmıştır.. Yunanistan, emperyalist güçlerin Anadolu’da yeniden yapılanan milli orduya karşı öne sürdüğü alelade ve biçare bir piyondan başka bir şey değildir… Ama, ısrarla ve inatla vurgulanarak adevamı +

Sansür çeşitlemesi üstüne

Sansür deyip geçmeyin… İçeriğinde, gücünde ve şiddetinde türlü/çeşitli farklılıklar var. Bir de çeşitleri var: 1.- Siyasi sansür, 2.- Medyatik sansür, 3.- Oto sansür, 4.- Sulh Ceza Mahkemelerinin uyguladıkları sansür…   Bu çeşitliliğin teker teker kısaca tanımlamalarını yapalım: Siyasdevamı +

Bu Ne Biçim Üvey Evlatlık?

Akbük’ün sorunları var mı? Tabii ki var. Her beldenin, her yörenin, her mahallenin kendisine özgü bir takım sorunları olması oldukça doğal. Didim yerelinde bu sorunların çözümü Büyükşehir Belediyesi ile Didim Belediyesi arasında bölüştürülmüş durumda. Yasa böyle. Peki, pratik nasıl işliyor? Haldevamı +

Lafazanlığın Dayanılmaz Ağırlığı

Karl Marks’ın başyapıtı Kapital’i okumayanlar bu ülkede Marksist… Hatta solcu, devrimci. Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutku’nun kapağını çevirmeyenler Atatürkçü… “Atam sen kalk da ben yatan” edebiyatı yeterlidir bu mahallede, gerisi ve ötesi gereksiz, hatta laf-ı güzahtır… Bu noktaya kadar gelmişdevamı +

Şunun şurasında “adli tatil”… Şöyle bir ayağımızı uzatıp, bütün yılın yorgunluğunu seyreltelim dedik. Ama durmuyorlar. Ve ne yazık hala durdurulamıyorlar… Kaz dağlarına saldırı, balık üretme-OSB’siyle Didim’in turizm geleceğine saldırı ve son olarak maden arama ihaleleri ile Aydın-Didim-Kudevamı +

Mesela...

Siyaseti; rakip bellediklerinizin kuyusunu kazarak değil; onlardan daha becerikli, daha yaralı, doğru ve dürüst olduğunuzu yaşamın pratiği içinde kanıtlayarak yapabilirseniz; size adam derler; hem de büyük bir adam. Tersine bir yola saparak yürüyüşünüzü sürdürürseniz kötünün de kötüsü olmaya devam ederdevamı +

Genel ve Yerel Muhalefet

Muhalefet, demokratik sistem ile ilgili tüm süreçlerin vazgeçilmez bir unsurudur. Muhalefetsiz bir demokrasi düşünmek mümkün değildir. Ancak… Muhalefet, iktidarın dibini oymak için değil, ortaya konan çalışmaların üstüne koymak için yapılır… “O koltuktan sen kalk, ben oturayım,” çıkarcılığındevamı +

3,1416 neydi hatırlayanınız var mı? [Hani okulda üç-bir-dört-bir-altı diye ezberletmişlerdi] Olmadı mı? O zaman hatırlayanlar hatırlayamayanlara bir zahmet anlatsın: “pi” sayısı… Peki, dairenin çevre uzunluğunun formülü neydi? Biz söyleyelim: 2 x pi [3,1416] x r [dairenin yarıçapı]. Ya dairenin adevamı +

Merdiven altı Dükkan Tasfiye Süreci

Diyelim ki, oturduğumuz mahallede ana cadde ile dar bir sokağın kesiştiği kavşağa yakın bir dükkan açtık. Onu bunu satacağız. Üçe alıp beşe pazarlayıp, merdiven altı muhasebesi ile KDV hariç “ekmek paramızı” kazanacağız. Hayırlı işler, dedi dost düşman. Sağ olun dedik, gerine gerine. Kaldırddevamı +