Acilen… Hemen Şimdi!

Partili Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan TBMM’de tarafsızlık yemini etti. Sonra, Bakanlar Kurulu üyelerini değil [dikkat!], Cumhurbaşkanlığı “kabine”sinin kırmızı plakalı arabalarının “kullanıcı!”larını belirledi. Belirleme yeni sistem gereği- şimdilik kaydıyladır. Örneğin, bir solukta mesdevamı +

Gelin Dostlar…

Seçim bitti. Aydınlık insanların umudu başkan olamadı. Alınan oy eskiye nazaran daha az, çıkartılan milletvekili daha fazla. Cumhuriyet-demokrasi-adalet-uygarlık savaşçılarının yüzleri asık, sinirler gergin… Partinin çatısı, tabanı, tavanı moralsiz. Yönetim hiyerarşisi karışık… Karma-karışıkdevamı +

Yoksa Masal mı Anlatıyoruz?

 İç-Cephe”yi sağlam bir şekilde yapılandırmadan, Dış-Cephe’nin eşiğine bile adımınızı atamazsınız. Hiçbir meydanda ve sandıkta hiçbir mücadeleyi kazanamazsınız. Gerçek anlamda [sahiden] örgütlenemezsiniz. Ve bütün bunların sonucu olarak da, halkın güvenini kazanıp, güçlenemezsiniz. Bir devamı +

Sosyal Medya, Şakırt!

Facebook iki sözcükten oluşuyor. Face ve book… Yani, yüz ve kitap… Acaba niçin facebook ismi, bu iki sözcük birleştirilerek oluşturuldu? “Yüz”ü biraz anlıyoruz. Facebook kullanan kişinin yüzü her an ve fırsatta gündemde olacak… Tarzan tatilde, cart bir fotoğraf… Tarzan, Ceyn [jane] ile birlikte, devamı +

Siyasetteki Tarikat Yapılanması

Cemaat ve tarikat yapılanması sadece dinde midir? Bizce hayır… Siyasette de, bir topluluğa aidiyet duygusunun egemen olduğu “bir-a-ra-ya-gel-me-ler-de” de bu nitelik teşhis edilebilir. Gurup, hizip, taraftar, yandaş birlikteliklerinin kökeninde de bu psikolojiyi görüp, tespit edebiliriz. Ayrıca, cemaat ayrı; tdevamı +

Tatil bitti… davranın.

Kaldır kaşını arkadaş, yanaklarını gevşet… Yüzündeki asık ifadeyi geçmişe göm, arın! Dün dinlendin, yenilendin, bir günlük tatil bitti, haydi… Bugün işbaşı!.. Yeniden işbaşı. Biz koltuk için mücadele etmedik. Başkanlık makamına kurulmak, ülkeyi tek-elden yönetmek, adaleti ve yasamayı birbidevamı +

Türk milleti zekidir...

-       Beni görmek demek, zorunlu olarak yüzümü görmek demek değildir. Benim düşüncelerimi anlıyor, duyduklarımı duyuyorsanız, bu yeterlidir! Böyle demiş Türk milletinin büyük “Ata”sı. Ve hemen ardından da eklemiş: -       Türk milleti zekidirdevamı +

İçsel Devrim Kovalanmadan…

Bir kişinin vatandaş olarak demokrasi talep edebilmesi için, öncelikle bir birey olarak kendi zihninde demokrasiyi benimsemesi ve hatta sindirmesi gerekir… Birbirinin fotokopisi olan düşüncelerin tekrarcısı olan insanların, ortaya çıkan farklı bir düşünceyi hoşgörü ile içselleştirip, objektif esaslar dahilindevamı +

Hukukun özü ve esası…

Aslında hepimiz aynı mahallede oturup, evlerimizin pencerelerinden aynı sokağa bakıyoruz… Bizi birbirimizden farklı kılan ve düşüncelerimizi ayrıştıran “şey”, sokağa baktığımız pencerenin açısı mı?.. Belki. Kimi bodrumunda oturuyor binanın... Kimi, üst katlardaki ferağ bir dairede… Kimi ise, arkadevamı +

Ekonominin kandırmaca dili

Bir ülkenin dizginlerini elinde bulunduran kişi [sınıf-zümre-çete- ya da grup]’lar öncelikle medyayı kontrol ederler. Hatta kontrolün ötesinde onu ele geçirir ve güderler… Böylece yıkama-yağlama faaliyetleri organize edilir ve halkın bilincine egemen olunur. Medya siyasi bilinci törpüler, hizaya sokar, oludevamı +

Parti Disiplini Üzerine

Önce şu kuralı analım: -      Siyasi mücadele siyasi partiler aracılığı ile yapılır. Anayasamız ne diyor? -      Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır! Demokratik kitle örgütleri ne işe yarar? -      Bir kısmı suyadevamı +

Dingildemek…

“Ayıkla pirincin taşını…” Bu söz ne zaman söylenir? Gemi karaya oturduğu zaman… Gemi ne zaman karaya oturur? Kaptan gemiyi kayalıklara doğru yöneltip, mürettebat kaptan olma hırsı ile birbirine girdiği zaman… Gemi tekrar yüzdürülebilir mi? Tabii ki mümkün! Ama önce mutabakat köprümüzü kurmamdevamı +

Siyaset niçin yapılır?

Siyaset bir koltuk-kapmaca oyunu değildir. Adam eksiltme, çelme takma, her türlü melaneti hayata geçirme düzenbazlığı hiç değildir. Bir ülkenin bağımsız, adil bir sosyal devlet olmasının; vatandaşın huzur içinde yaşamını sürdürmesinin alt yapısını inşa etmeyi hedefleyen özverili bir mücadelenin adıdevamı +

İşte sandık… işte özgürlük!

İşte “muasır medeniyet” seviyesi iki adım ötede, şuracıkta… Yani “çağdaş uygarlık” düzeyi 70 gün öteye kadar geldi, bizleri seyrediyor… Yani gerçek cumhuriyet. Yani gerçek demokrasi. Hakiki adalet; yargı bağımsızlığı, güçler ayrılığı ilkesi. Tam bağımsızlık. Tarımın kurtarılmadevamı +

Türkiye kaderini belirleyecek olan kavşak noktasına nasıl ve hangi şartlarda ilerliyor? Bu sorunun yanıtı vahimdir: Birbuçuk yıl sonra yapılacak normal seçim, muhalefeti hazırlıksız yakalama amacı ile –aniden- 24 Haziran’a alınmıştır. Olağanüstü Hal ortamı içinde her köşesi yasaklı bir devamı +

Diktatörlük bir günde oluşmaz

İnsan, toplumsal bir varlık. Toplum içinde gruplaşan ve böylece de kendisine korunmalı/emniyetli/ve konforlu bir çevre oluşturmaya çalışan bir yaratık… Ama elde edilmeye çalışılan bu kazanımların da [ayrı ve kendine özgü] bedelleri var… Örneğin bir topluluk, kendisini oluşturan bireylerin tek başlardevamı +

Güneş ufuktan böyle doğar…

Galiba bu kez jeton düştü. Tuhaf şeyler oluyor… Yıllar yılı bir kenarda oturup, sadece konuşan insanlar… Korku imparatorluğunun pasif bir unsuru olarak kıyıda köşede pinekleyen kalabalıklar kıpırdanmaya başladı. Sosyal medya [hiç olmadığı kadar] fıkır fıkır. Her yörede bir “kuvayı milliyedevamı +

“İnce” hesaplar yapma vakti…

Evet, vakit o vakit. Hedefe paldır/küldür ulaşılmaz. Hesapsız/kitapsız, stratejisiz/taktiksiz varılmaz… İnce-ince, akıl kullanarak, düşünerek/sorgulayarak yürüyeceğiz bu alacakaranlık patikada… Hep beraber omuz omuza yürüyebilmemiz için öncelikle kişisel olarak hesabımızı doğru yapmalıyız. Nasıdevamı +

Teferruatları ne yapacağız?..

Ne demiş Mustafa Kemal Paşa…“Gerisi teferruat!..”Ama dikkat edin, yok saymamış; sadece kenara koymuş ve teferruat demekle yetinmiş…Peki… Kimdir bu teferruatlar, nedir?Kenar köşe kişiler; incir çekirdeğini doldurmayacak şekiller, nesneler ve sorunlardır.Onlar, söz konusu vatan olduğunda bile illaki ve önceldevamı +

İmkânı mümkün kılmak…

51 gün didişmeyeceğiz. Şunu-bunu-onu kemirip, tüketmeyeceğiz. Evet, kabul… Oldukça zor iş bu! Bunca yılın alışkanlıklarını terk edip, kulis-grup-kadro ayrımcılığından kısa bir süre de olsa kendimizi sıyırıp, sadece ve sadece hedefimize kilitlenmek oldukça güç bir iş… Ama… 24 Haziran’a çeyrdevamı +

 Şeker fabrikaları satılıyor. Şeker fabrikası işçisi ayakta: “şeker vatandır, vatan satılmaz…” Ama, Bursa’daki otomobil işçisi uykuda… Limanlar satıldı: liman işçisi acık kımıldandı, sonra uyku, sonra üç kuruş bahşiş, sonra uyku vitese taktı, horulduyor… İstanbul’daki deri işçisidevamı +

Yetkililer bu yıl da “Taksim’in boş” olacağına karar verdiler. 1 Mayıs halkın çalışan kesiminin; yani, yan gelip yatmayanların, “emek ve dayanışma günü…” Üstelik “resmi” tatil… Yani, bayram! Ülkenin demokrasi ve emek güçlerinin 1 Mayıs beklentisi, gözaltılar, polis copları, biber gazı… devamı +

Didim CHP’nin kalesi… Ancak!

Didim CHP’nin kalesi… İçinden bölündü, diğer parçası ile yarışarak seçime girdi: Yine kazandı. Ama bu somut durumun parti örgütüne yansıması oldukça tuhaf… CHP’nin aydınlık insanlarının bir bölümü herhalde şöyle düşünüyor: -      Mademki, ortada yarışacak başkdevamı +

Anayasa’nın 120.maddesi şöyle:“Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddî belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığdevamı +

Erdoğan’da bir telaş: “Eyyyy Kılıçtaroğlu neden adaylığını açıklamıyorsun?” Başbakan’dan da sürekli itekleme: “Kılıçtaroğlu açıkla adaylığını…” CHP’nin bir kısım seçmeninde de benzer bir “gaza gelme”: “Niçin hala açıklamadık?..” Ve bir korku: İkinci bir Ekmeleddin yaşanıdevamı +

Zübük (Name) 2

Sahtekâr, sahtelikten kâr, [yani çıkar] üretmeye çalışan “zübük”ün adıdır… Zübük kimdir? Aziz Nesin usta o ünlü öyküsünde şöyle tanımlıyor Zübük’ü: “Çıkarcı, kariyerci, yalaka, bencil ve önüne atılan küçücük bir yem uğruna her türlü ahlaki değeri çiğnemeye teşne bir müsvettedevamı +

Kemal Kılıçtaroğlu önderliğindeki CHP tüm demokrasi ve cumhuriyet güçlerini heyecanlandıran çok çok önemli bir “gol” attı… Golün zamanlaması, şekli, ustalığı tarihe mal olacak bir nitelikte. Rakip kalecinin geçtiğimiz gün TBMM’deki yüzündeki ifade golün değerini ve önemini zaten açıkça ortaydevamı +

Zübük (Name)!

Yusuf… Hani şu çok iyi bilip, tanıdığımız Zübük… Yaşadığı o küçücük köyde, kendisini köylüye efe olarak tanıtan… Ama gel zaman-git zaman foyası ortaya çıkınca ahali, “sen zeybek değil, Zübük’sün,” deyip maskesini düşürünce Aziz Nesin usta sayesinde öyküleştirilip, kültürümüzündevamı +

Bu ülkeyi yönetmeyi bu kadar çok istediğinize göre, demek ki bu ülkeyi o kadar çok seviyorsunuz… Bu halkın refahını bu kadar önemsiyorsunuz. Şaşıp kalmamak elde değil… Peki o zaman niçin şeker fabrikalarını satıyorsunuz? Niçin şekerin yerini nişasta bazlı zehirin almasını umursamıyorsunuz? Halk sdevamı +

Haydi!

İşte “muasır medeniyet” seviyesi iki adım ötede, şuracıkta… Yani “çağdaş uygarlık” düzeyi 70 gün öteye kadar geldi, bizleri seyrediyor… Yani gerçek cumhuriyet. Yani gerçek demokrasi. Hakiki adalet; yargı bağımsızlığı, güçler ayrılığı ilkesi. Tam bağımsızlık. Tarımın kurtarılmasdevamı +

Atilla İlhan’ın tespitleri büyük önem taşıyor: -      Yekpare bir Batı yok!..  Her biri kendi kültürel sentezini yapmış tek tek ulusal devletler var. Örneğin İtalyan müziği ya da mizahı, İngiliz’inkinden fersah fersah farklıdır… Ancak, diye sürdürüyor düşüncelerini: devamı +

Köşe yazısı yazmak, karanlıkta yumruk sallamaya benziyor. Karşıyı görmüyorsun, Önünü de, arkanı da... Sadece yazıyor, düşünceni-duygunu toplumun içine hoyratça fırlatıyorsun. Savurduğun düşünceler birisine isabet etse de, bilmiyorsun o kişinin kim olduğunu, düşüncenin neresine ve nasıl ulaştığdevamı +

Aydınlanma çağının kapısını aralayan ünlü filozof Descartes ne demiş? -         Düşünüyorum, o halde varım. Herkesin bildiği üzere, akılcılığın kökeninde yer alıyor bu cümle. Bir diğer şakacı düşünür de eklemiş: -       devamı +

Yem Kavgası

“Bir koy beş al…” Bu “özlü” sözü hatırlayanlarımız vardır. Türkiye’de neo-liberal ekonomik sistem rüzgarları estirildiğinde siyasetimizin “tonton” lakaplı 12 Eylül darbesinin lideri dış siyasette izlenecek stratejiyi böyle açıklamıştı. “Yeni Dünya Düzeni” adı altında piyasaya sürüdevamı +

Siyaset

Mi­dem­de bir Ağrı...Dilim pas için­de.Şa­kak­la­rım ka­rın­ca­la­nı­yor, sır­tım­da­ki ür­per­ti seke seke do­la­şı­yor.Hayır, en önem­li­si o mide bu­lan­tı­sı... O mide bu­lan­tı­sı!Tan­si­yo­num mu tavan yaptı, san­mı­yo­rum; sorun mide...Mi­de­nin içten içte burgu gibi, devamı +

Herkes… Ama istisnasız herkes, Suriye’nin “Toprak Bütünlüğü”ne saygılı… Ama… Herkes orada! Her nevi silah, mermi, bomba, tank, tüfek, savaş gemileri, askeri üstler yine orada… Hedef, demokrasiyi inşa etmek, terörü önlemek[!].. Herkesin derdi Esat’ın demokrasisi… Irak’ta, Suriye’de, Libyadevamı +

İnanç, insanın gününe enerji pompalayan önemli bir motivasyon kaynağı… İnanç, hele hele kurumlaştırılarak, sosyal ve siyasal bir yapılanma düzeyine ulaştırıldığında günlük motivasyonunun çok üzerinde bir etki alanına kavuşuyor… Birey, artık günlük yaşantısı içinde sadece psikolojik olarak modevamı +

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye ve Irak’taki varlığının gerekçesi ülkenin “beka” sorununu çözmek… Beka sözlükte şöyle tanımlanıyor: [1].- Bir devletin toprak bütünlüğünü, ahdi hukukunu ve anayasal düzenini iç ve dış tehditlere karşı koruması suretiyle hayatiyetini devam ettirmesi: [2].- Kdevamı +

Besle Kargayı...

Nasıl bir hayvandır karga? Kapkara, ketum, az-biraz vahşi ve işe yaramayan sevimsiz bir yaratık… Sadece bir hayvan. Hayvanlardan bir "kuş". Kuş olduğu için de Dünyayı "kuş bakışı" izler doğal olarak. Yani, bir kuş gibi bakar her şeye karga. Kuş gibi kavrar. Ve kuş beyniyle anlar. Sonra?.. Sonra, gag-gdevamı +

Satranç…

Harp okullarında satranç dersi en temel eğitimlerin başında geliyor. Niçin? Çünkü savaş sadece top-tüfekle kazanılmıyor. Tabii ki, yürek-moral-teknoloji önemli… Ama asla yetmez! İlla ki satranç oyununu bileceksin. Olabileceklerin hepsini –eksiksiz- hesaplayabileceksin… Her karşı hamlenin stratejisinidevamı +