Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Farkındalığımıza Bir Çimdik Atalım…

  • 29 Aralık 2018 Cumartesi


Kişisellik ya da toplumsallık…
Bireyci davranış ya da örgütlü olma bilinci…
Keyfen tavır alma alışkanlığı ya da disiplinli davranma kültürü…
İşte sıraladığımız bütün bu değerlerin musalla taşının başında saf tutmuş durumdayız.
Farkındalığımıza bir çimdik atalım.
Çünkü –gerçekten- son derece önemli bir kilometre taşının üzerindeyiz.
Evet, siyasete alet edilmiş cinsinden değil, sahici bir beka sorununun tam karşısındayız.
Cumhuriyet değerlerinin, gerçek demokrasinin, hukuk devletinin, özgürlüklerin beka sorunu yaşadığı bir eşikteyiz.
31 Mart yerel seçimleri bu eşiğin kendisidir, özüdür!
Ben şuna kızdım, içerledim, şöyle oldu-böyle oldu gibi kişiselliklerin ne yeridir, ne de zamanı…
Ben şu adayın tarafındaydım, olmadı; dolayısıyla, harç bitti yapı paydos, cinsinden düşünceler bu eşiğin üstünden atlayabilmemize engeldir.
Bir an için gözlerinizi yumun ve düşünün: o eşiği atlayamazsak ne olur?
İşte bu soruya verilecek sağduyulu yanıttır tek dayanağımız.
Ben-merkezli eğilimlerimizi dürüst ve doğru tartan bir terazide tartmamız gerekmektedir.
O ya da bu kişiye karşı hissettiğimiz sempati ya da nefret davranışlarımızı yönetip, yönlendirmemelidir.
Sağduyu, ülke çıkarı ve aydınlık bir dünya özlemi temel hedeflerimiz olmalı, bu hedeflere bizi yöneltecek her şeye evet, uzaklaştıracak olan ne varsa hepsine hayır, diyebilmeliyiz.
Toplumcu olmak bunu gerektirir.
Aksi halde çağımızın ekonomik anlamda vebası sayılan neo-liberalizmin kültürel yansıması olan neo-zübük bireyciliğin kuyusuna düşmüş oluruz.
“Ben yok, biz var” diyorsak, bu bilinci yaşamımızın pratiğinin eksenine yerleştirmeliyiz.
Bütün bunlara hayır, diyorsak… Sonuçlarına da katlanmamız gerekir.
Yarın ülke [ve Didim] karanlığın içine yuvarlandığında şikâyet etme hakkımız asla olmayacaktır.
Bir pazar günü akşam üstüsünde ansızın geldikleri takdirde… Sızlanmanın bir yararı da yoktur.
Çünkü, atı alan Akyeniköy’ü geçmiş, Akbük’den dolanmış, Altınkum’u şöyle bir tavaf ederek Belediye binasının önüne beygirini bağlamış olacaktır.
Kendimize gelmenin zamanıdır.
Kişiselliklerimizi ayıklayıp süzmek, farkındalığımızı geliştirmek zorundayız.
Zorundayız + mecburuz + adanmışız!

Varsa başka bir çözüm yolu, siz söyleyin…

@farukhaksal42
farukhaksal@gmail.com
www.akceder.com
www.haksal.av.tr