Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Faniyiz, Fani...

  • 07 Kasım 2019 Perşembe




600 yıllık bir devr-ü Alemin bile sonu geldi,
Bu süreçte en uzun yaşayanlarından Sultan Süleyman han bile göçtü gitti,
Yani bizler canlılar olarak geldiğimiz şu fani dünyada birer FANİYİZ,FANİ…
Elbet bir gün bizlerde göçüp gideceğiz,ölümsüzlük yoktur,
Her fani bu dünyaya gelmiş ise o acıyı mutlaka tadacaktır,
Ölümsüzlük iksiri daha bulunamamış, yoktur bu böyle biline.
Kimisine daha henüz çocuk yaşta,kimisine daha gençliğini bile doymadan genç yaşta,kimisine 40’lı , 50’lili yaşlarda, kimimizi yaşlılık vurarak organ yetmezliği hastalığından göçüp gideceğiz,
Biz faniler bütün bunları bile,bile niye bu doyumsuzluğumuz,
Allah,din,iman diye, diye ne hak,hukuk tanımazlık ederiz anlamak mümkün mü?
600 yıllık koca bir imparatorluktan kala, kala küçücük bir ANADOLU toprak parçası kalmış, o da Emperyalistlerce işgal edilerek genç bir yurtsever subayına eline geçen fırsatı değerlendirerek üç yıl gibi kısa bir zaman diliminde yoktan var ederek ,
Dişini tırnağına takarak yurtseverlik bilinci içinde kalan küçücük toprak parçasına yurt yapmayı başarmış ama daha 57 yaşında fani dünyadan göçmüştür.
O dönemde neler eline geçmiştir,
Ne teklifler edilmiştir,
Hiçbirini dönüp bakmayı bırakınız,elinin tersi ile yırtıp çöpe atmış,
Neredeyse günde birkaç saat uyku ile üç yıl boyunca birçok badireler atlatarak bir avuç yurtsever arkadaşları ile bağımsız,
Tüm dünyaya örnek bir BAĞIMSIZ bir DEVLET kurmayı başarmışlardır.
Tek bir ideali vardı o yurtseverlerin,
Tam bağımsız, demokratik bir devlet kurmak,
Özgürlüğünü kavuşmuş,mutlu bir Millet yaratmak,
Belki yoksulluğu iliğine kadar yaşayarak ama bağımsız, boyunduruğa girmeyen bir Millet yaratmaktı,Yarattı da,
Başardı da,
Ve kendi sözü ile, “ bir gün elbet şu fani dünyadan göçüp gideceğiz, ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır” demiştir.
Evet payidar olacaktır Türkiye Cumhuriyeti ama nasıl bir cumhuriyet,
Elbet Gazinin bıraktığı gibi, Demokratik, Sosyal ve Hukuk Devleti ve de Laik Türkiye Cumhuriyet olarak payidar olacaktır.
10 Kasım 1938 Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün şu fani dünyadan göçtüğü tarihtir,
81 yıl sonra yine onu her şeyi ile kalbimizde yaşattığımızın bilinci içinde KEMALİZMİ yaşatma azmi ve inancı içinde eserlerinin bekçisi olduğumuzu bir kez daha tüm DÜNYA’ ya haykırmalıyız.
Yaşamı boyunca hiç eğilmemiş,
Hep dik durmasını bilmiş,
Cumhuriyeti ilanından sonra bile hiçbir Devletin ayağına gitmemiş,
Tüm dünya devletlerinin liderleri Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün ayağına gelmiştir.
Biz böyle bir liderin yurttaşları olarak bunu fark etmek zorundayız.
Siyasetin bir koltuk kavgası olduğunu bırakıp milli birlik ve Dayanışma içinde başka yerde değil Gazi’nin çizdiği tam bağımsızlık yolunda ideoloji aramaya gerek olmadan KEMALİZM’ i takip ederek, hayata geçirerek tekrar o günleri yaşamak, bilimden ayrılmadan, hurafeleri elimizin tersi ile iterek ve millet olarak da inançlarımızı yaşayarak bizi Din AFYONUNU yutturanlara karşı koyarak Tarikat ve Cemaatlerden uzak durarak tekrar hayat bulmak için çalışmamız gerektiğini bilmemiz gerekmektedir.
İşte Mustafa Kemal’i yaşamak, anlamak işte tamda budur…