Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Fakirin aklını zengin çelermiş

  • 29 Ekim 2018 Pazartesi


Hani hep derlerdi de inanmayan çok olurdu. Çok uluslu güçler kalkıp ortada boy gösterecekler, gelişmekte olan ülkeler ise başları derde girerek sıkıntıyı yaşayacaklar. Nedir peki bu sıkıntılar? Sıkıntıları anlatmakla bitiremezsiniz. Her ne kadar sıkıntı olsa da, filler tepişir fakat çimenler ezilir misali, olan tamamen garibana ve fakir halka oluyor.
Etin iyisini zenginler yerken, fakirler hopbidik başlıyor oynamaya. Hem et alamıyor hem de onlara et almaması için gereğini yapanlara alkış tutuyor. Zenginin cebinde bol parası var, akıllımın ise hem parası yok, hem de ağlayacağına zengini alkışlıyor ve sevincinden göbek atıyor. Zengin her seyahatine uçakla gidiyor. Bizimki ise, değil uçak, tarifeli şehirler arası otobüse bile zor binecek halde ama, zengin keyfini sürüyor, kendisi göbek havası derdinde. Zengin her gün değişik eğlence merkezinde keyif çatıyor. Beyimiz ise akşamları evde sadece televizyondaki dizilerle avunuyor, zengini alkışlıyor. Çocuğuna istediği bir şeyi almak için parası yetmiyor, ağzına gelen bin türlü bedduayı ediyor ama yine de akıllanmadan onu alkışlıyor. Kazığı yiyen kendisi, gülen yine kendisi.
Değil bankada, yastığının altında bile dövizi yok. Zaten ona bakarsan yiyecek parası bile yok ama, zenginin doları için çırpınarak, gözüne geceleri uyku girmiyor. Fıstık gibi yapılan otoyol ve köprüleri bravo harika diye tempo tutarak alkışlıyor. Geçiş zamanına gelince zengin geçiyor kendisi parasız yolda kasisleri atlayarak gidiyor. Zengin hanımına takının en iyisini alıyor, gariban ise bir gram altının ne olduğunu takip ederek, eyvah yandık diyor. Bunu dedikçe de zengin ne yapacak derdine düşüyor ve ona üzülüyor.
Yakıt almış başını gidiyor. Gelen zamlardan aracına yakıt alamıyor. Zenginin lüks aracının etrafında şöyle bir dolaşarak, vay be arabaya bak Allah sahibine bağışlasın diyor. Pazar yerinde etiketleri görünce kendine yanacağına, fabrikatör bu fabrikayı nasıl yürütür diye dert ediniyor. Birileri lüks araçta hem de kendisinden alınan vergilerle lüks içinde yaşarken, kendisi halen bagajında taşıdığı bomba gibi gaz ile dolaşıyor. Hatta bindiği araç Nuh nebiden kalma olsa da, onun için zenginin aracı önemli olduğundan zamlar umurunda hiç değil.
Aldığı maaş ile değil ay başını getirme, ayın ortasında kara kara düşünüyor, ne hikmetse hala zenginin yediklerini magazin haberlerde izliyor. Televizyon programlarında halen okuma yazması olmayanları görünce vah vah diyeceğine, yeni seferberlik savsatasını sunanları ağzının suyu akarak izliyor ve onları alkışlıyor. Bazen denk düştüğünde televizyonu zaptlarken karşına çıkan bazı kanallarda gördüğüm cinayet, gasp, çocuk kaçırma, tecavüz, nehirde boğma, yaşlıların parasını çalarak onları öldürme gibi tüm pislik işlere karışan ve onların ailelerinde seviye hep aynı. Kandırılmış, ezilmiş aileler, okuma kültürü elinden bir şekilde aslınmışlar, yaşamının büyük bölümünü kahvehanelerde taş dizerek geçirenler, hayatında hiç gazete ve dergi okumayanlar, canını alsalar da sesi hiç çıkmayan hatta zenginleri buna rağmen savunan gariban tipler olduğunu göreceksiniz. Konuşmaktan, güzel Türkçemizi konuşmaktan aciz insanların çoğunlukta olduğunu göreceksiniz. Bu insandan ne beklenir ki, Allah onlara yardımcı olsun. Yoksa yaşanan tüm olumsuzluklardan başları hep derde girecek. Bu vesile de birileri onların üzerinden para kazanacak. Haydi hayırlısı.