Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Fakir ne olursa olsun derdiniz hep kendiniz

  • 27 Haziran 2019 Perşembe


Ge­le­lim şimdi açlık sı­nı­rın­da yani geçim derdi olan­la­rın en al­tın­da olan aile pro­fi­li­ne. Bu pro­fi­li­ne uyan in­san­la­rı in­ce­le­di­ği­miz­de, hiç­bir eği­tim al­ma­mış, Cum­hu­ri­yet ku­rul­du­ğun­dan bu güne kadar halen okuma yazma kül­tü­rü ge­liş­me­miş, mes­lek sa­hi­bi ol­ma­mış aile­le­ri gö­rü­yo­rum. Bu ciddi bir araş­tır­ma. Neden so­ru­su­na şöyle cevap ver­mek is­te­rim. Oku­ma­mış ve bu ne­den­le bir mes­lek sa­hi­bi ola­ma­mış in­san­lar, mes­le­ki açı­dan iş bul­mak­ta zor­la­nı­yor. Zaten ona göre iş im­ka­nı çok zor. Oku­muş in­san­la­rın bile so­kak­ta gez­di­ği bir dö­nem­de, bu tür ek­sik­lik­te olan­la­rın sa­yı­sı çok fazla.
Bu araş­tır­ma­la­rın ya­nın­da birde ki­şi­le­rin yaşam sı­nı­rın­da dev­le­te öde­dik­le­ri ver­gi­ler var. Bu ver­gi­le­rin öden­me­si ve bu­nun­la bir­lik­te zo­run­lu öde­me­le­rin gö­tü­rü­sü in­san­la­rın zora düş­tü­ğü­nü on­la­rın kendi di­lin­den an­lat­ma­ya ye­ti­yor. Beş ki­şi­lik bir aile dü­şü­ne­lim. Köyde sa­de­ce ge­li­ri ek­ti­ği ürü­nün pa­zar­da sa­tıl­ma­sıy­la en­deks­li. Eko­no­mik kri­zin ver­di­ği sı­kın­tı­la­rı da buna ilave eder­se­niz, gü­nü­müz­de sa­yı­nın git­tik­çe art­ma­sı­na neden olu­yor. Birde bunun ya­nı­na eğer ev­de­ki üç çocuk bü­yü­düy­se işler daha da kötü olu­yor. Bu üç çocuk henüz okul­day­sa aile­nin vay ha­li­ne. De­ğil­se yani ge­liş­miş du­rum­da­lar­sa iş daha vahim. Çünkü iş im­kan­la­rı ol­ma­dı­ğın­dan aile­nin büt­çe­si daha fazla zor­la­na­cak.
Evde ya­pı­la­cak zo­run­lu tü­ke­tim­de sı­kın­tı­lar çok daha art­mış gö­rü­lü­yor. Zo­run­lu gı­da­lar için­de bu­lu­nan her bir ürüne faz­la­sıy­la zam ya­pıl­mış. Alım gücü zor. Hatta bah­çe­sin­de yap­tı­ğı üre­tim ile alım gücü ara­sın­da me­sa­fe iyice açıl­mış. Bunu nasıl aşa­bi­lir. İşte sı­kın­tı bu­ra­da baş­lı­yor. Ço­cuk­la­rı­nın hemen bir iş bu­la­rak, eği­ti­mi yarım ka­la­rak eve katkı sağ­la­ma­sı. Zaten bah­se­di­len konu ken­di­li­ğin­den or­ta­ya çı­kı­yor ve eği­ti­min zo­run­lu­lu­ğu ka­pı­mı­za da­ya­nı­yor. Daha önem­li­si evin­de ya­şa­mı sür­dür­me­si için suya elekt­ri­ğe ih­ti­yaç var. Eke­ce­ği ürün­ler­den çoğu ya üre­ti­mi ya­sak­lan­mış, ya da ek­me­si için ge­rek­li bütçe sağ­la­na­ma­mış du­rum­da. Kö­yü­nü terk etmiş ve hu­zu­ru şe­hir­de ara­mış. Belki ço­cuk­la­rı­ma iş im­ka­nı ya­ra­tı­rım ve ge­çi­ni­rim diye terk etmiş gü­ze­lim top­rak­la­rı­nı.
Ener­ji­de ge­rek­li olan akar­ya­kı­ta gelen ve her gün cep­le­ri biraz daha zor­la­yan yeni zam­lar in­san­la­rın cep­le­ri­ni yak­ma­ya devam edi­yor. Elekt­rik be­del­le­ri zamlı ola­rak yan­sı­sa da bu be­del­le­rin üze­ri­ne bir onun kadar daha vergi yük­le­ni­yor. Bir çok yere öde­nen öde­nek­ler, alı­nan KDV ve ÖTV oran­la­rın­da­ki yük­sek mik­tar­lar. Ver­gi­le­rin bol­lu­ğu ile fa­tu­ra ken­di­ni aşı­yor. Daha de­ni­lecek bir şeyin ol­ma­dı­ğı or­ta­da. Pa­ra­sı idare edecek kadar olan­lar çır­pı­nır­ken, açlık sı­nı­rın­da mü­ca­de­le eden­le­rin ne­den­se gıkı çık­mı­yor. Ben ona ya­nı­yo­rum.