Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Enflasyonun gözü çıksın

  • 08 Temmuz 2019 Pazartesi


Yakında bayram varmış. Bayramın güzelliğini unutanlar, eski halini hayal ederek geçirmenin telaşı içindeler. Bu telaş da zaten sadece çocuk ve torunlarının ziyareti nedeniyle hatırlanacak olmasına bağlı görülüyor. Bundan sonrası işin hikayesi.

Kurban Bayramının gelmesine az zaman kala, şimdiden düşünceler ön plana geldi. Benim için hiç sorun değil. Çünkü, ben kurban kesilmesine karşıyım. Ben birilerine yardım etmeyi seviyorum. Sakın ha bana mesaj falan atmayın. Ben devletin kontrolünde olan kurumların dışındakilere de yardım vermiyorum. Onların içinde de zaten riyakar olanlarını eledim. Yalan ve dolan ile para toplayanlara benim param yaramasın. Neyse biz konumuza dönelim.
İnsanların bayramda harcayacakları para kalmadı. Cep delik cepken delik. Bayramları sağ olsun Cumhuriyet Halk Partisinin konuyu dile getirmesiyle ödenmeye başlayan bayram ikramiyeleri sayesinde biraz olsun nefes almaya başlayan dar gelirliler, bayram gelmeden bu paranın nelere çözüm olabileceğini düşünemez oldu.
Hele emeklilerin durumu fazlasıyla vahim. Onların mazot ve benzin koyma gibi belki de fazla lüksü yok ama, evinin balkonunda otururken, karşı apartmanın duvarına bakma esnasında bir yudum çayı hak ediyor diye düşünüyorum. Şimdi o çayı bile nasıl alacağım derdine düşmüş ki, bayram parasının yarayacağı da şüpheli. Aracı olanlar ise, evlerinin önüne çektikleri araçlarını belki bayram parasıyla dörtte birini doldurursam, dört günlük tatilde, şehir içindeki mesire yerlerine giderek çocuklarımı mutlu edebilirim derdindeler. Gerçi onun için de nereden bakarsan iki kilo et gerekiyor. Gerçi eti unuttular.
Eskiden kurban kesenler, dini vecibelere göre, ilk olarak üç, sonra birini yediye bölerek, ihtiyacı olanlara verirlerdi. Şimdi ise nerede o günler. Kimsenin dini görev umurunda değil. Kesiyor kurbanını, gerisini atıyor derin dondurucuya kış boyunca çocuklarına yediriyor. Ne yapsın gariban. Biri de kalkıyor terbiyesizler diyebiliyor. Böyle adalet hiç kimseye yaramaz. Bunu iyi bilmeli kim yapıyorsa.
Yazımı karalamaya başladığım sıralarda, emeklilerin maaşlarına yapılacak zam konuşuluyordu. Hafif bıyık altından tebessüm ederek, zaten bu zammın verilmesiyle durumların düzelmeyeceğini bilen biri olarak pek o kadar da haz almadım doğrusu. Ben size bir şey söyleyeyim mi? Benim tuzum kuru kardeşim. Benim beni idare edecek kadar param var. Bunu ukalalık saymayın. Ben bunlardan söz ediyorsam doğmamış yetimin hakkını sizlerin adına aramamdan kaynaklanıyor. Siz beğenmezseniz benim hiç umurumda olmaz. Haydi kalın sağlıcakla.