Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Enflasyon, vatandaştan ne istiyor

  • 10 Eylül 2018 Pazartesi


Bu milletin vay haline. Biri kalkıyor voleyi vuruyor. Olan vatandaşa oluyor. Bir de üstüne üstlük onun götürdüklerini vergi olarak devlete ödüyor. Biri götürüp diğeri ödemesi neyse de, hem yiyecek parası olmayacak, hem de sırtına vuracaksın. Bu konuda itiraz edenler olursa, başta kendilerine sormak gerekiyor. Siz acaba uzayda mı yaşıyorsunuz.?

MHP hükümete destek veriyor, aynı partinin milletvekili fındık için isyan ediyor. Anki bu işi muhalefet partileri yapıyor. Muhalefet partileri kendi iç kavgasından başka bir şey düşünmüyor. Arta kalan vakitte konuşacak kadar cümle sarf ediyor. Eh işte bunlarla idare ediyor. Sanki birileri kulağını çekmiş gibi. Yapmayın böyle, eğer devam ederseniz, bir daha böyle oy bile bulamayabilirsiniz. Bundan sonra oy aslanın ağzında değil, aslanın midesinde.
Enflasyon belasının devlet kurumunca verilerine bakıldığında başka çıkıyor, yapılan halk araştırması sonucunda ise başka çıkıyor. Sanki kurumda çalışanlar her gün pazarda dolaşarak, verileri iyi biliyorlar. Hadi oradan be, bu işin asıl bileni vatandaşın ta kendisidir. Hem de kim biliyor musunuz? Muhalefete oy verenlerin büyük çoğunluğu parasını öyle veya böyle yettiriyor. Geriye kalan gariban dediğimiz kitle ise zaten oyunu iktidar lehinde kullanmış. Yani belayı buldukça belanın üzerine düşüyor. Pazar yerinde artık sebzenin atıklarını toplayacak insan sayısında artışı görmek mümkün. Abartıyor sanmayın. Bu tam olarak doğru. Hem de çoğunluk kim biliyor musunuz? Kırsal kesimde yaşayanlar, varoşlarda yaşayanlar, hayatında hiç sosyal keyif çatmayanlar. Yok ki adamda para. İşten gelecek eve, güzelce duşunu alacak, yemekten sonra da kalkacak sinemaya gidecek. Sinema kaç para bilen yok. Taşra kentinde bile sekiz ile on liradan aşağı değil.
Adamın işi PTT. Yani, Pijama terlik televizyon. İşe gitmekten başka sokağa çıkmayacak. İş de olmasa zaten ne halt olurdu bilinmeyenli bir denklem. Allah nasibini verecek. İsyanın en büyüğünü sevgili vekil çıkarıyor. “meydana inme zamanı çoktan geldi. Hazırlıklı olun” mesajı veriyor. Vatandaş bu hale gelirken sen neredeydin diye sorarlar. Gerçi üreticinin ne fındık tarlası, ne de üzerinde işe yarayan fındık kaldı. fındığın kaliteli olması için onun bakımı gerekir. Hangi parayla bakımı yapılacak. Fındığın taban fiyatı ne ki, satıp da masraftan sonra para kazanacak. Zaten yurt dışından gelmiyor mu? İşin doğrusu şu; yakında yerel seçimler var. Bu süslü sözlerle oradan belki oy kaldırırız derdine düşmüş kişilerin sözü bunlar. Gerisi boş laf. Olan vatandaşın cebinden kaybolan paraları. Ben artık hiç üzülmüyorum. Bir zamanlar deliler gibi üzülürdüm vatandaşın haline. Şimdi ben asla üzülmüyorum. Kendisini düşünmeyen beni düşünecek hali yok ya. O zaten gelecekte yaşayacak olan torununu bile düşünmüyor. Düşünse zaten ne fındık, ne diğeri, ne de enflasyon böyle olmazdı.