Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Emeklilerin tüketecek bir şeyi kalmadı

  • 27 Haziran 2018 Çarşamba


En çok neyi tü­ket­ti­ği­mi­zi artık dev­let be­lir­li­yor. Yet­ki­si ve­ril­miş olan ku­rum­lar, tü­ke­ti­ci­nin ahval ve ya­pı­sı­na göre, bir ay için­de ne­le­ri ye­me­si ge­rek­ti­ği­ne karar ve­ri­yor. Artık sana kal­mış ge­ri­si. İster ye ister yeme. Zam za­man­la­rı yak­la­şır­ken, bezir yağı, üs­tü­bü, ping­pong topu, oto­mo­bil di­rek­si­yo­nu, ütü kor­do­nu, ni­ha­le, in­şa­at el ara­ba­sı, çi­men­to karma ma­ki­ne­si ve buna ben­zer bir çok ürün. De­niz­de kum bitse, bunu va­tan­daş yedi di­ye­cek­ler ne­re­dey­se. Çakıl taş­la­rı­nı top­la­ma­ya gör­sün, bunu dar ge­lir­li tü­ket­ti çorba yaptı diye ba­şı­na bela ala­cak. Artık kor­kar olduk, enf­las­yo­nu art­tı­ra­cak diye. Vah bu mil­le­tin ha­li­ne.
Bun­la­rı neden yaz­dı­ğı­mı dilim dön­dük­çe an­lat­ma­ya ça­lı­şa­yım. Fakat bu işin için­de kesin benim par­ma­ğım yok. Mem­le­ke­tin gö­rev­li ku­rum­la­rı var. Onlar işin akı­şı­na göre tü­ke­ti­ci­nin mal­la­rı­nı in­ce­li­yor­muş ve karar ve­ri­yor­muş. Bu ay tü­ke­ti­ci bu ürün­le­ri kul­lan­dı. Bu ürün­ler de ma­ale­sef enf­las­yo­nu düşük gös­te­ri­yor.
İsta­tis­ti­ği­mi­zi ölçen de­ğer­li ku­ru­mu­muz, in­san­la­rın bu ay neyi tü­ket­ti­ği­ni be­lir­le­di­ğin­den, bunca zam­la­ra rağ­men hala enf­las­yon far­kı­nı düşük al­ma­sın­da­ki duy­gu­sal­lık­la­rın ger­çe­ği bu tü­ke­ti­len mal­la­rın kay­na­ğın­dan olu­şu­yor­muş.
Akşam ye­me­ğin­de; bezir ya­ğın­da kı­zar­tıl­mış ping­pong topu, ya­nın­da spa­get­ti ye­ri­ne ütü kor­do­nu, kış gün­le­ri ise por­ta­kal ve elma ye­ri­ne çakıl taşı tü­ket­ti­ğin­den, mis gibi kah­ve­miz var­ken ye­ri­ne nohut ile ka­rı­şık deniz ku­mu­nu kay­na­tıp iç­ti­ğin­den enf­las­yon el­bet­te düşük çı­kı­yor. Emek­li­ler de hak­la­rı ol­ma­dan fark­lı maaş is­ti­yor­lar. Al­dık­la­rı zamlı maaşı ne şart­lar­da dev­le­tin ver­di­ğin­den ha­be­ri ol­ma­dan, bu tür iti­raz­la­rı ya­pa­bi­li­yor­lar aşk olsun.
Va­tan­da­şın ne tü­ket­ti­ği ko­nu­sun­da iş­le­ri­nin çok yo­ğun­lu­ğu ne­de­niy­le uzak kalan is­ta­tis­tik ku­ru­mu, as­lın­da va­tan­da­şın tü­ket­ti­ği değil de, tü­ket­me­di­ği mal­la­rın ne ol­du­ğu­nu araş­tı­ra­rak zam ya­pa­cak ba­kan­lık­la­ra bil­dir­me­li­dir. Me­se­la va­tan­da­şa uzak olan ve tü­ket­me­di­ği mal­lar­dan zey­tin, pey­nir, un, şeker, süt, bul­gur, ma­kar­na, ekmek, yağ, pi­rinç gibi mal­la­rı al­ma­la­rın­dan doğan düşük enf­las­yon ya­ra­ta­cak ürün­le­ri baz al­ma­lı­dır. Yoksa ne olur bu ül­ke­nin hali.
Tü­ke­tim mal­la­rı­nın ha­ya­tın­da eve gir­me­yen kısmı ile enf­las­yon de­ğer­len­di­ri­lir­se, bu dar ge­lir­li­nin vay ha­li­ne. Buna göre ancak de­ni­lecek sözün, yazık ya in­san­la­rın ce­bin­de­ki para alı­na­rak günah iş­le­ni­yor. On­la­rın ce­bin­den hak­sız yere alı­nan­la­rın günah ol­du­ğu­nu bu işi ya­pan­la­rın bil­me­si ge­re­ki­yor. Emek­li­nin al­dı­ğı para zaten bel­li­dir ve yet­me­di­ği de aşi­kar­dır. Bunu artık sağır sul­tan bi­li­yor. Yaş­lan­dı­ğı için zaten adına emek­li denen ki­şi­ler, iler­le­yen yaş­la­rın­da hasta olu­yor­lar. Bu ne­den­le rutin kul­lan­dık­la­rı bir çok ilaç var. Al­dı­ğı kı­sıt­lı bedel ile, ilaç­la­rın­dan bedel al, dok­tor­da para al, ec­za­ne­le­re fark öde, birde altı ay sonra vergi di­li­mi­ne uğrat, bun­dan sonra bir şeye gerek kal­mı­yor. Al ca­nı­nı ve kur­tul­sun.