Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Emek Sömürüsü

  • 22 Şubat 2018 Perşembe


Biliyorum, dillere pelesenk olmuş bir konu; ülkemizde emeğin ne denli azgınca sömürüldüğünü bilmeyen kalmadı, yaşamayan da. Hafta içine DİSK’in yaptığı bir araştırmanın açıklanan sonuçları kanayan yaramıza bir tutam daha tuz serpti; vicdanlar bir daha sızladı.
Araştırmaya göre;
Çalışanların %80’inden fazlası ya sigortasız çalıştırılıyor, ya da çok az sigorta pirimi ödeniyor.
Haftalık çalışma süreleri 40 saatten az değil.
Çalışanların ortalama ücreti hesaplandığında aylık 800 TL’yi geçmiyor.
Kimsenin bir köşeye 3-5 kuruş attığı yok; kredi kartlarıyla ay sonunu zor getiriyorlar.
Yıllık tatil hayal olmuş; tatil denen nesneyi evde geçiriyorlar. Sosyal hayatları, televizyon ekranına sıkışıp kalmış.
Daha önceleri de emek sömürüsü yoğundu, ancak “sözleşmeli çalışma” hayatımıza girdi gireli emeğin sömürüsü katmerli hale gelmiş. Geçenlerde bir sözleşmeli öğretmene kulak verdim. Meslektaşım, mecbur olmadıkça doktora gitmiyormuş; vizite ayrıldığı günlerin ücreti maaşından kesiliyormuş.
Bir piramit oluşmuş. Piramidin tepesinde % 10’nu geçmeyen varlıklılar, altta azgın sömürü altında yaşlanmaya gün sayan yığınlar. Emekçi, bir işim olsun, günü birlik gidip geleyim, ömrümü doldurayım hesabında. Ne acı bir ruh hali, değil mi?
“Vatan, çalışan insanların omuzları üstünde yükselir” sözünü unutalı çok yıllar oldu. Şimdi ülke, vurguncuların, aracı tefecilerin, rantiyecilerin mahir(!) elleri üzerinde çağ atlıyor. Sözüm ona…
“Emek en yüce değerdir.” Gereği yerine getirilirse, ülke gerçekten yükselir; vatan, üzerinde mutlu insanların yaşadığı bayındır bir ülke olur.
Bu özlem, şimdilerde bizler için hayal oldu. Benimkisi bir iç dökmesi…