Selma Erdal

Tüm Yazıları


Elif-Be-Te-Se... Bebeler Girdi Kafese

  • 04 Aralık 2019 Çarşamba



Tartışmalar giderek alevleniyor; anasınıflarında Arapça öğretildiğine ilişkin...
Yeni mi aydınız ana-babalar, aydınlık geçinen uyanık kullar?... Eylül ayında okulların açıldığı ilk günlerde, anasınıflarından yükseliyordu; "elif-be-te-se" sesleri... Üstelik de yazdık şu köşeciğimizde ansızın değişen bu gündemi amma ve lakin "okumayan bir toplumda yaşadığımız için olsa gerek" demek ki kimsecikler okumamış yazdıklarımızı... Aydınlığa kurulan tuzakları görmemiş ve çalan tehlike çanlarını duymamış hiç kimsecikler.
Ne diyelim bu durumda?...
Yetişecek olan çocukları bu düzende "tersine" bir evrim geçirirken; suskun kalıyorsa ana babalar, tepki verecek, öfkelenip MEB'den hesap soracak biz değiliz elbette ki... Bundan böyle ancak diyebiliriz ki "size dar gelen, bize bol gelir" ve biz; işte geldik gidiyoruz, yazılarımızla gençleri dilimiz döndüğünce, sansür hazretleri izin verdiğince uyarmaya çalışıyoruz. Ama tepki vermiyorsa o bebelerin sorumlusu ana-babaları yaşananlar için; öyleyse bizden sonrası tufandır!... Biz daha ne diyelim?...

Oysa yıllardır yaşananlar; kör, kör parmağım gözüne... Değer vermiyorlarsa bu ülkede uyaran birilerinin sözüne... İş, işten geçtikten sonra; her şey boşuna ne kadar da vursan dizine, dizine... Geçmişler ola!...

Gün geçmiyor ki akıllara zarar bir olay yaşanmasın ülkede…Bu bağlamda diyebiliriz ki ARAPLAŞMAK ve ARAPÇA sevdası ile yanıp, tutuşanlar ya da iyice tozutanlar çoğalmakta …
Gerçi bu yaşananlara şaşırmamak gerek…Ne yazık ki ARABIN PETRO-DOLARLARIYLA İKTİDAR OLANLAR, onlara karşı minnet BORÇLARINI ÖDÜYORLAR zannımızca… Çünkü Erbakan’ın “Borçsuz Konya Belediyesi” söylemlerinin yayıldığı günden başlar bu ARAPLAŞMAK yozluğu…Ve o günlerden beri; sürüyor yobazların, ARAP TAKIMINA GEBELİĞİ…

BOP…HOP…KOP…KARIŞTI SOYSOP…Araplar doluştu ülkeye; aman efendim savaş varmış, katliam varmış diye, diye…Ve artık ortalık toz, duman…Kuşkusuz kimse yoktur aklı selim sahibi; savaşa alkış tutan, savaşa göz yuman…Ama neden herkes bu topraklara, neden acaba, niye?...
Kim bilebilir ki?...
Komplo Teorisi gibi olacak birazcık da; bu gidiş, belki uzun ve de ince bir yol… Ama sonunda olmak var bir kul… Kime mi ?… Yaradan’a olsa; gerçek dindarlar bulur teselli… Ama kime kul olunacağı besbelli… Beklenen yeni bir Haçlı Seferi ki III.Dünya Savaşı yerine ikame edilecek olan… İki büyün din arasında çıkan… Elbette ki görünüdeki amaç; din adına vur-kaç… Çünkü amaç; kendi dininin üstünlüğünü saydırmak…Saydırmak mı gerçekten de ?… Saydırmak değil, sömürü ağını genişletmek, yaydırmak… Bu durumda din; yalnızca bir araç savaşı başlatmak için…
Sonuçta kim başarılı çıkar bu savaştan ?…
Kuşku duyulabilir mi hiç İNCİL’in kutsadığı acımasız kapitalizmin utkusundan ?…
Bu ülkede bebeler-gebeler-dedeler; din aşkına elini eteğini çekerken dünyasal işlerden ve ulusdan ümmete doğru devşirilirken bu halk... Bu gidişle ülkenin yönetimi üzerinde birileri iddia eder de hak... Çekil kenara, o koltukdan kalk; egemenliğim altındasın, sen yalnızca ibadetini yap, ruhun kirlenmesin derse birileri... Sen bellettikçe bebelerine; "elif-be-te-se, cim dallı kese" ve bu gidişle hoca değil, halk girecek kümese sözlerini...
Ah, ah!... Daha neler olacak?...
Din, dindarlık, işte geldi aylardan Aralık; Noel kutlamaları için mumlar yanık...
Ve bu ülkede sen; İSTER ALİ’Yİ SEV, İSTER VELİ’Yİ... Laiklik ilkesine göre, bu durum SUÇ DEĞİL Kİ…Ama ne yazık ki bugünlerde çokça karıştırılmak isteniyor ortalık... Ne yazık ki BU ÜLKEDE SEVERSEN ALİ’Yİ; GÜN GELİR YİTİRİRSİN KELLEYİ… Çünkü gün gelip koyarlar kapına çarpı işaretini; “yangında ilk yakılacak ev” diye…
Böylesine endişeli bir geleceği bırakırken ardımızda, çok yakında gireceğiz yeni bir yıla; 2020 kodlu olanına…
Ve... Santa Claus ya da nam-ı diğer Noel Baba…
Doğduğu yer Türkiye…Ve de tam adresiyle Antalya, Demre…Yoksullara yardım etmek için kapı, kapı dolaşan bir adam…daha sonraları olmuş Noel Baba…
İşte bu gerçeği değerlendirip; turizm bağlamında paraya çevirmek varken…Bu dangalaklar gerzekliğe doğru pupa yelken…
Ne diyelim?…Yine de umudunuz olsun takvim yaprakları yenilenirken… Nasıl ki BORumuza, ormanımıza, yeşil korumuza, kirlenmemiş masmavi koyumuza sahip çıkmadığımız, çıkamadığımız gibi Noel Baba'yı da kaptırmışız Amerikalılar'a...
Onlar da çökmüşler üstüne, geçirmişler zimmetlerine; bizim Noel Babamız'ı, nam-ı diğer Aziz Nicholas dedemizi...
Üstelik 1950'lerden beri COLA şişesi ve NOEL BABA giysisindeki KIRZMIZI... Amerikalılar'ın kurnaz eliyle; bu renk de her ikisinin ortak paydası... Ve insanlığın bilinç altına işlenen "TÜKETİM TUTSAKLIĞI İÇERİKLİ" yüzyılın kandırmacası...
Neler oluyor ya da daha neler olacak?... Kim bilir "çağdışı" daha başka neler yaşanacak?:..
Aman ne gam?... Atatürk düşmanları doyasıya alıyor intikam... "elif-be-te-se" ezberleriyle beyinleri yıkanan, koşullandırılan bebeler; bu gidişle kendilerini sanacak Arap ve "yükselen mi yoksa yükseklerden mi düşen" bu yeni neslin elinde ülke olacak harap... Yurtseverler halkı uyarmak ve uyandırmak için düşseler de bitap... Bundan böyle ulusal egemenlik ve ülke bütünlüğü için verilmiş bir Kurtuluş Savaşı Tarihi'ni belki hiç bir kitap yazmayacak ne yazık ki!...