Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Ekonomi nereye gidiyor?...

  • 24 Mayıs 2018 Perşembe


Ekonomik durumumuz ortada. Dolar 5 lira eşiğinde, benzin 6 lirayı geçti. Çarşı Pazar, fiyatlar yükselirken çöküyor;ülkede çöken her şeyin altında sıradan vatandaşlar kalıyor. Bizim halkımız saf ve temiz, haklarını bilmediği için haksızlıklara ses çıkarmıyor. Bu durumu bilen fırsatçı yöneticiler kendi hatalarını başkalarının sırtına yıkmaya çalışıyorlar.
Bu yazımda ekonomimizi anlatacaktım ama köşe yazılarının en az yarısı bu konuyu farklı cephelerden incelemişler. Bu konuda emek harcayıp haklı bulgulara ulaşan tüm arkadaşlara teşekkür ederek, onlardan alıntılarla bir resim sunmaya çalışacağım:
“Günümüzün en deneyimli spekülatörlerindenW. Buffet’in deyimiyle “Sular çekilince denizekimin donsuz girdiği ortaya çıkar”. Şimdi sular çekiliyor ve AKP rejiminin ülkeyi derin bir resesyonun, borç krizinin eşiğine getirdiği görülüyor.
Geçen 10 yıl içinde, çevre ülkeleri, merkez ülkelerin küresel finans sisteminin çöküşünü engellemek için başlattıkları düşük faiz, 12-13 trilyon dolar parasal genişleme politikalarının yarattığı ucuz ve bol kredi dalgasından yararlandılar.”(Ergin YILDIZOĞLU)
Kredi bolluğundan bizim ülkemizde yararlandı diyemeyeceğim çünkü, ülkeyi yönetenler ülke adına kendileri yararlandılar;
“Türk Lirası’nın çöküşü, dış operasyon falan değil. Bunu iyi kötü ekonomi bilen herkes biliyor. Nedeni, artık AKP’ye oy veren Hatice Teyze’nin bile bu ülkenin geleceğine güvenmiyor oluşu, gizli gizli yastık altında biraz dolar biriktirmesi.
Seçim sürecinde birileri çıkıp sabah-akşam“Dış güçler operasyon yapıyor”diye propaganda yapsa da, gerçekteTL çöküyor, çünkü Türkiye çöküyor.
Bu kanama yeni değil, 2015’ten beri devam ediyor. Miladı, demokrasiden sapma kararını aldığınız andır. Zavallı TL’nin buraya kadar dayanmış olması bile mucize.”(Aslı AYDINTAŞBAŞ)
Dışarıdan alınan borçlar ülke yararına kullanılmış olsaydı, şimdi o kredilerin geriye dönüşü rahat olacaktı. Yandaş müteahhitler parayı toprağa gömünce geri dönüş sağlayamadı ve bu yıl 200 milyar dolara ihtiyaç var:
“Sorun,ooh ne âlâ mualla, yağmur gibi para aktıkça dışarıdan biz bu ekonomiyi çok iyi idare ederizpolitikalarında. Göm parayı taşa toprağa, hazineyi büyük borç yükünün altına sok, katma değer üreten bir ekonomiye yönelme.
Ama ağzında da “yerli ve milli” sakızını çiğne!”(Orhan BURSALI)
“Geniş kitleleri yoksullaştıran ama yönetici oligarşiyi zenginleştiren yağma ve talan ekonomisi beş biçimde finanse edildi:
1) Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan yatırımlarla üretilmiş olan değerler satıldı.
2) Kentsel rant için toprak yağması yapıldı.
3) İhale yasası 187 ayda 186 kez değiştirildi. İstenilen firmalara istenilen (çoğu da inşaata dayalı verimsiz) yatırımlar, istenilen koşullarla verildi.
4) Vergiler arttırıldı.
5) Borçlanıldı. Üstelik üçüncü havalimanı, üçüncü köprü gibi büyük yatırımlar, kaynak yetersizliğinden dolayı çok yüksek bedellerle ve hazine garantisi verilerek finanse edildi. Kanal İstanbul projesi başlatıldı.”(EMRE KONGAR)
Aslında mega projeler mega yağmalara olanak sundu. Bir yığın yandaş milyoner yaratıldı. Çok ilginçtir, bu milyonerlerin azımsanmayacak bir kısmı hukuksuz olarak el koyduklarını hukuk güvencesine kavuşturmak için ülkelerini terk ettiler. Bizim sırtımızdan kazananlarda böyle bir güvence arıyor ise; bize gelecek olanlar(yatırım veya kredi) neden aramasınlar? OHAL koşullarında eşitsiz bir seçime gitmek kime ne güvencesi verebilir?
Yazıyı Engin Aydın’ın alıntısıyla bitirelim:
“Demek ki biz o plajda, o zenginler plajında yüzüyoruz.
Tek sorun:Sular çekildi kıçımız açıkta kaldı.Onu nasıl örteceğiz?”(Engin Aydın)