Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


Ekmek ve Politika

  • 05 Nisan 2018 Perşembe


Taşeron işçilerin kadrolu olmasının son aşamasına gelindiğinde; vaat edildiği gibi işçilerin tümü kadro sahibi olamadı. Süreç içerisinde; kimilerinin başvurusu kabul görmedi, kimi işçiler güvenlik duvarını aşamadı, son olarak da mülakata takıldılar.
Böyle olacağı dünden belliydi; siyasi iktidarın bu icraatında da yandaşlarını kayıracağı, “kendinden görünmeyenleri” dışlayacağı bekleniyordu. Nitekim öyle oldu. Sözlü sınavda takılan bir işçinin dediği gibi; “Soruları kendilerine göre sordular, kendi insanlarını kazandırdılar.”
Şimdi her şey apaçık ortadadır; siyasi yandaşlık beraberinde iktidar nimetlerinden yararlanma fırsatı sağlıyor. Siyasette taraf olmak belirleyici oluyor; “bi-taraf olanlar bertaraf ediliyorlar.”
Hele Anayasa Referandumuyla “Parti-İktidar” bütünleşmesi gerçekleştikten sonra, siyasi iktidar gücü AKP’nin il ve ilçe yönetimlerine geçmiş durumdadır. Devletle bir işi olan vatandaş, çoğunlukla bu partinin kapılarını çalmaktadır. Yurttaşların bir bölümü bu rüzgara kapılmakta; evine götüreceği ekmeği siyasi yandaşlıkta görmektedir. Bu noktada “ekmek” ile “politika”nın kopmaz ilişkisi gün yüzüne çıkmaktadır, ancak tersyüz edilmiş olarak…
Gerçek bütün çıplaklığıyla ortadayken, ekmeklerini alın teriyle kazananların bir kısmı “iş” ile “siyaset”i birbirinden ayrı tutmaya özen gösteriyorlar.
Kadroya ulaşamayan taşeron işçilerden birisi kameralara; hiçbir sabıkasının olmadığını, işine siyaseti karıştırmadığından dem vuruyor. Emekçilerde; benim siyasetle işim yoktur, bir tek partim var: ekmek partisi, şeklinde özetlenebilecek yaklaşım süredurmaktadır.
Ülkenin yönetimini çoklukla ellerinde tutan sağ iktidarların; torpili/kayırmacılığı, özellikle son 15 yıldaki ayrımcı politikaları emekçileri –işlerinden olmamak için- böylesi tutumlara ittiği söylenebilir. Ancak emekçilerin sergilediği bu “pasif siyaset” tarzı, onların işini kaybetmesine, giderek yoksullaşmasına, geleceklerinin karartılmasına engel olmamıştır. Korkunun ecele faydası yoktur!
Artık emekçilerin taşları yerli yerine oturtmasının zamanı gelmiş, geçmektedir… Emekçiler, emekten yana olmayan siyasetlere yandaş görünmeyecek; vatanlarının nasıl yönetileceğine dair görüşlerini açıkça/çekinmeksizin dile getirecekler; en önemlisi yönetimde söz ve karar sahibi olma iradesi göstereceklerdir.
İşlerini/ekmeklerini ve de vatanlarını kaybetmemenin yolu, emekçilerin olanca ağırlıklarıyla politikaya eğilmeleridir.