Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Eğitimin güvencesi devlettir

  • 01 Ekim 2018 Pazartesi


Bu ülkenin çocukları, ülkeye dışarıdan iltica edenlerin çocuklarından şanssız. Evet şaşırmamak elde değil. Biz bile bile bu ülkede yaşayan ve ülkemizin gerçek sahibi çocuklarımızın eğitim güvencesi olmadığını dile getirerek, onları sigortalatıyoruz. Ben bu gün hakikaten çok şaşkınım. Yaklaşık doksan yedi yıl önce kurulan bu ülkede, ilk önce güvenceyi her kanatta çocuklar ve gençler sağlamıştı. Genç neslin ileride başarılı olabilmesi için, ilk olarak onların geleceği garanti altına alınmak istendi ve eğitim sisteminde yapılan acil yenilikler ile çocuklarımızın geleceği garantörlüğünü devlet üstlendi. Günümüzde ise, bütün her şeyi sigortalattığımız gibi, bizlerin gelecekteki umudu olan çocuklarımızın eğitimini de sigortalatıyoruz.
Bizleri yöneten siyasilerin dediği gibi, iç veya dış her neyse etkenlerden dolayı yaşanan ekonomik sıkıntıların sonucunda, neredeyse her alanda sigortalar devreye giriyor. Bunca derde rağmen sigortacılık sistemi hiç gerilemedi ve her sene kar ediyor. Kazanan sigortalar olurken, kaybedenler ise vatandaşların bütçeleri. Bizleri televizyonlara bağlayarak adeta uyuşmamızı sağlayan bağımlılık sonucunda, seyredeceğimiz diziler bile sigorta altına alınıyor. Yani seyredilen dizi bile artık güvencede değil deniyor. Kaldı ki, bizim hayatımız.
Pes doğrusu diyebilme şansına artık sahip oluyoruz. Ülkemizin en güvenilir para kaynağı artık sigortalardır. Çocuğunuzu bir sigorta şirketine girmesi demek, onun kendisini garanti altına alması demek oluyor. Eskiden aileler kızlarını evlendirirken damatta aradıkları en önemli özellik devlet kapısıydı. İlk olarak askerliğini yapmış olması ve devlet dairesinde çalışması. Para önemli değil. Yeter ki devlet kapısında memur olsun. Çünkü o artık devletin garantisindeydi.
Sigortacılık neden doğmuştur diye hiç düşünen var mı bilemem ama, bu kurumun doğmasının en önemli unsuru risk faktöründeki artıştır. Yani sigorta şirketleri risk olduğu müddetçe var olmaktadır. Ülkenin gıdasında risk varsa, o konuyla ilgili bir riskin giderilmesi için sigorta şirketi hemen poliçe hazırlar. Araç sigortalarında olduğu gibi. Binalar neden sigortalanır? Binanın risk altında olması nedeniyle elbette. Yaşanmakta olan bunca sıkıntıya rağmen sigorta şirketlerinin büyümekte olduğunu görmek bu düşünceyi kanıtlar niteliktedir.
Ben evimi her alanda sigorta ettirdim. Yani genel anlamda. Buna rağmen evimde yaşanan bir konuda ince eleyip sık dokuyan sigorta şirketi, neredeyse beni borçlu çıkaracaktı. Gelelim şimdi asıl meselemizin boyutuna. Eğitim sistemimiz neden sigortaların güvencesine bağlanıyor? Burada bir çelişki görüyorum. Geleceği kuvvetli olan ülkelerde sigorta şirketleri bu denli fazla iş yapamıyor. Biz neredeyse içeceğimiz suyu bile sigortalatacağız. Bakınız sigortacılara bir konu daha. Sularımızı sigortalayın. Belli mi olur, bir bakarsınız içine zehir karışmış suyu içebiliriz. Hiç olmazsa bu sayede rahat nefes alırız. Nefes alma sigortası mesela. Her vatandaşın bu sigortaya ihtiyacı var. Temiz nefes alıyorsan sorun yok. Mahvettiğimiz bir dünyada temiz nefes almak mümkün olmadığına göre, alın size sigorta örneği. Çocuğumuzun eğitim sisteminin sigorta şirketlerince güvene alınması gibi.