Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


EĞİTİMDE BAŞARININ ÖLÇÜTÜ

  • 18 Eylül 2018 Salı


Okul çağındaki bireylerin eğitimine başarılı diyebilmenin kıstası nedir? Okul öğrencisi, sınavlarında yüksek not aldığında başarılı mı sayılmalı? Okul birincileri, okullarının en başarılısı mı oluyorlar? Sorulara “evet” demek yanıltıcı olacaktır. Yurt çapında öğrencilerimizin not ortalaması yüksek, ancak uluslar arası ölçekte başarı sıralamasında alt sıralardayız.

Bilimsel bakış açısıyla genç birey okula başlarken şu amaçları ilke edinmeli:
Henüz yeni atıldığı yaşamı tüm yönleriyle tanımaya çalışacaktır. Başka bir ifadeyle yaşadığı toplumu ve coğrafyayı, kendi dışındaki dünyayı sosyal, ekonomik, coğrafi, tarihsel ve kültürel yönleriyle kapasitesi ölçüde öğrenmeye çalışacaktır.
Matematik, fizik, kimya, biyoloji, vb gibi bilimsel dallarda kendini yetiştirerek, ülkesinin kalkınmasına katkı sağlayacaktır. Okul, bireyi geleceğin üretici gücü olarak yetiştirecektir.
Sanat dallarıyla tanışacak zekâsının yanı sıra benliği de eğitilecek; barışçıl, yurtsever, eşitlikçi, hümanist bir yurttaş olarak hayata atılacaktır.
Okullarımızın fiziksel yapısı, derslerin içeriği (müfredat), eğitmenlerin eğitimi ve devletin eğitim siyaseti yukarıdaki amaçları gerçekleştirme yolunda hazırlanmalıdır.
Köy Enstitüleri bu yolda atılmış örnek bir modeldir.
Dünyaya meraklı gözlerle bakan köy çocuğu bu okullarda; temel bilim dallarını öğrenir, o yıllardaki ülkenin kalkınmadaki ihtiyacı olan marangozluk, arıcılık, yapı ustalığı, vb üretim dallarını pratik içinde uzmanlaşır, spor yapar, bir sanat dalında başarılı olur. Ölçme ve değerlendirme bu noktada devreye girer; branşında geçer not alan “başarılı” sayılarak mezun edilir. Enstitüden mezun olan eğitmen, artık tüm yönlerden öğrencilerini çağdaş anlamda yetiştirmenin yanı sıra bulunduğu yörenin kalkınmasına katkı yapar bir düzeye gelmiştir.
İçinde bulunduğumuz eğitim ortamında temel ölçütler bir kenara itilmiş; okullar, dershaneler üniversitelere öğrenci yerleştirme amaçlı kurumlara dönüşmüştür. Çağdaş birey olmayı, ülkesinin üretiminde bir köşe kapmayı, ulusunun birliği ve bütünlüğü gerekli bilinci, evrensel insanlık değerlerini teğet geçip yalnızca para kazandıracak “itibarlı” bir meslek peşinde koşmanın sonu hüsranla bitmektedir. Bu yolda ne kadar sistem denense de çocuklarımız için “başarılı” dedirtecek bir çözüm çıkmayacaktır.