Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Düşmanlık, Sirke, Aidiyet, Yalakalık, İdeoloji...

  • 16 Ocak 2018 Salı


İnsanlara ceza terörü yapmayınİnsanların tepesine resmen bindiniz. Önceden trafikte hata yapanlara cezalar gelirdi, şimdi ise ceza kesmek için insanları hataya siz zorluyorsunuz. Ceplerinden paraların gasp edilmesinin yeni yöntemi bunun adı. Her türlü şartta sürücüyü bezdir ve hataya zorla. Bununla beraber bol ve kazançlı olarak kasayı doldur politikası uygulanıyor. Bu yazdıklarım aslında suç duyurusudur. İnsanları sömürmek için ortaya konulan yeni yöntem ve bu işin karşılığında cezalar bahanesiyle parayı gasp etmektir. Ne o beni yoksa vatan haini mi sandınız. Beni kendi insanına kurşun sıkıp öldüren terörist mi sandınız. Beni vergisini kaçıran, devletine şantaj kuran karaktersiz mi sandınız.Vatandaş keyfince bu ülkede gezmek için araç alıyor. Hem de ne araç. Aslında aracı ticari değil, kendi özel işi için alıyor. Fakat bu ülkede ne hikmetse, yaptığın işe göre değil, devletin senin için ne düşündüğü önemli. Aldığın araca ticari damgası veriyor. Yollarda mahrumiyet sana. Yollarda sıkıntı sana. Geçişte sıkıntı sana. Köprülerin bazılarındaki yasak sana. Belirgin saatlerde geçiş hakkı yasağı sana. Buna rağmen verginin en kralı sana. Türk vatandaşı mısın yoksa Yunan mı belli değil. Gerçi insan ayırmayı sevmem ama, çileden çıkınca zorunlu olarak insanı ayırır olduk.Bomboş bir ayrılmış yol. Şehir içi değil. Şehir yolun sağ ve solunda konuşlanmış. Peki ne sorun? Sorun diye aslında bir şey yok. Sorun cepleri boşaltma politikası. Biri çıkmış o yöreye göre demiş ki, buradan araçları şu şartlarda geçirelim. Ulan benim aracım ticari de gözükse ben onu taksi niyetiyle kullanıyorum. Kamyon ile bir nasıl tutarsın. Uganda’da bile bu denli örümcek düşünceye rastlanmaz.Tabelada verilen sürat haddine göre, ki işarette otomobil resmi var sürat haddi yetmiş olarak yazılmış. Otobüs ve kamyon için de elli diye yazılmış. Ben şimdi aracın bandrolünü ticari diye almakla hata mı ettim. Ben eğer bu araç ile ticari eşya taşıyorsam veya ticari ilişki içindeysem kes cezayı. Hatta cezayla kalma aracımı bağla. Bu resmen aymazlıktır. Bunun adı insan sömürüsüdür. İnsana saygısızlıktır. Bu parayı haram ediyorum. Ceza ise kaç ile geliyor söylesem şaşacaksınız. Sadece altmış. Utanın be. Bunun adı gerçek söylüyorum insanların genetiğiyle oynamaktır.Şehir içinde sürat hadlerine herkes uymaktadır. Ben orada nasıl gidildiğini bilirim. Üstelik de artık bu işe belediyeler el atarak insanların cebinden sömürü niteliğinde parayı gasp etme yetkisindeler. Çocukların oyun alanlarında, okullarda, hastanelerde, yayaların geçişi olan yerlerde, elbette bana elli ile git dersin. Ama sen kalk şehirler arası bir yolda bana elli ile git dersen bunun adı işi bilmemek olur. Bana en iyi aracı ürettim hadi al diye teşvik edeceksin, ondan sonra ayrılmış bir yolda, elli ile gitmedin diye ceza keseceksin. Bu insanlar sizlere ceza vermek için bunca yıl dirsek çürütmediler. Bu insanlar her yıl kendilerine verilen %5 gibi bir zam ile geçimini sağlarken, sizler keyif içinde geçinirken, bu yapılanlar ne insanlığa ne de dinen adil değil. Hiç mi utanma yok.Hadi size yeni bir görev ve tavsiye. Madem KHK’lar işliyor. Binlerce insanın mağduriyetini ortadan kaldırın. Yakında bakın seçim var. O zaman söylerseniz boşa söylemiş olursunuz. Cezalar hadi bir nebze ondan vazgeçilir ama, vatandaşa araç satarken onun ne amaçla kullanacağını düşünerek araca çıkış izni verin. Hatta araç ne olursa olsun, şahsi amaçla kullanacaklardan ticari muamelesini hemen kaldırın. Bu bir insanlık görevidir. Ben de bir yere giderken, ceza almadan, otomobillerin gittiği gibi rahat ve huzurlu gitmek istiyorum. Hem vergimi en yüksekten al, hem de git bana ceza yağdır. Bu hiç de adaletli bir konu değil.