Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


Dünyayı Deliler Yönetiyor

  • 11 Haziran 2018 Pazartesi


Uzağa gitmeye hacet yok; “süper” diye nitelendirilen devletlerin yöneticilerine bakınız, iler tutar tarafları yok.
Deli de deseniz olur, dengesiz deseniz de…
Verdikleri kararlarda, ilişkilerinde, konuşmalarında “normal insan”dan beklediklerinizi bulamıyorsunuz.
Dünyayı deliler mi yönetiyor, deseniz yeridir.
Göze batan bir çelişki yok mu? “Bilgisayar/bilgi toplumunu” yaşadığımız bu çağda insanoğlu nasıl böylesi çapsız kişileri kendine yönetici olarak seçiyor?
Konumuza döneceğim, ancak bir yanılsamaya işaret etmek istiyorum. Öteden beri okur yazar olmayan insanlar cahil olarak nitelendirilir. Değil; okur yazar olmasa da insanlar, binlerce yıllık insanlık kültüründen pay almışlar, donanmışlar, hayatlarını çoğu kez bilgece sürdürmüşlerdir.
Ömer Seyfettin’in bir öyküsünün konusudur.
I.Dünya Savaşı yılları. Muallimlik yaptığı okulda “ilim-irfan” tartışması yapılmaktadır. Savaşın tabiatı gereği kıtlık vardır, özellikle şeker yokluğu hissedilmektedir. Yazar ve arkadaşı bir yalan uydururlar; Avustralya’dan şeker geliyor,diye. Okuldaki tüm muallimler bu yalana inanırlar, bir tek okulun okuması yazması olmayan hademe/hizmetlisi hariç. O, “İnanma beyim, gavurun şekeri olsa önce kendi yer” diye itiraz eder. Yazar tartışmaya son noktayı koyar ve der ki; “İşte efendiler, irfan bu!”
Günümüz insanı okuyor, bilgileniyor, ancak emperyalizmin inşa ettiği dev medyanın sunduğunu alıyor, depoluyor. Emperyalist tekeller nasıl üretim araçlarının sahibi olmuşlarsa, “bilgi”yi de tekellerine almışlardır; öğrenilmesi gerekeni değil, kendi çıkarlarına göre öğrenmeleri gereken sanal bilgileri topluma enjekte etmektedirler.
Bu operasyon özellikle yönetimsel alanda kendini hissettirir. Emperyalist tekeller kurdukları dünya ölçeğindeki sömürü düzeni için gerekli “donanımda” olan sözde yönetici adaylarını belirler ve bunları allayıp pullayarak seçmenlerin indinde moda deyimle fenomen haline getirirler.
Dünya medyasının skandallarıyla, küçüklükleriyle, avanak halleriyle her Allahın günü reklamını yaptığı yönetici elitler, gerçekte para baronlarının kuklalarından başka bir şey değildirler. Ve bize hep aykırı gelen varlıklarında gerçekte şaşılacak bir şey yoktur.
Bize gelince…
Biz de emperyalist dünyanın bir parçasıyız; Elhamdülillah, onlardan geri kalır bir yanımız yoktur!