Selma Erdal

Tüm Yazıları


Dünyasal Durumlarımız

  • 22 Aralık 2018 Cumartesi


Adı Mustafa Kubilay… Baba adı Hüseyin, ana adı Zeynep… Giritli bir ailenin çocuğu… 1906 doğumlu… Kubilay bir öğretmen… Cumhuriyet öğretmeni… 1930 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde askerlik görevini yapıyor… O sırada 24 yaşında…Bu genç insan, Menemen’de 23 Aralık 1930’da şeriat isteyenler tarafından öldürüldü. Genç Cumhuriyet rejiminin 1925 yılındaki Şeyh Sait isyanından sonra tanık olduğu ikinci önemli irtica olayı, MENEMEN OLAYI-KUBİLAY OLAYI olarak tarihe geçti…Menemen olayının izleri toplumsal bellekten hiç silinmedi. Kubilay DEVRİM ŞEHİDİ olarak simgeleşti.Ve Bursa'da bir okul...Bugün lise...Daha öncesinde ortaokuldu ve adı Çelebi Mehmet Ortaokulu olarak geçerdi...Setbaşı İpekçilik'deydı bu okul ve ben o okulda öğrenciydim ortaokul yıllarımda...Okulun bahçesinde bir büst vardı; Mustafa Kubilay adlı devrim şehidinin adına...Neden mi oradaydı o büst?...Çünkü okul daha önce öğretmen okulu olarak kullanılmış, Mustafa Kubilay da orada öğrenci olmuş, sonradan bizim ortaokulumuz olan o yapıda yetişip öğretmen olmuş.90'lı yıllarda Bursa yerel yönetimine ANAVATAN PARTİSİ egemen olduğunda; Yıldırım ilçesi sınırları içinde kalan bu okulun bulunduğu belediyenin başkanı ANAP'lı Cüneyt Karlık denen bir zat, okulun altını oydu, otopark yapmak için,hem tarihi yapının özelliklerini bozdu, hem de Mustafa Kubilay'ın büstü yok oldu.Ve bu ANAP'lı başkan, daha sonrasında AKP'den aday oldu ama seçilmedi, seçimleri DSP kazandı, ilçe yönetimine geldi ama sözde ATATÜRKÇÜ, özde VAHDETTİNSEVER Ecevit'in partilisi büstü okulun bahçesine koymadı.Bugün ATAMIZ'a yönelik saldırıların bu denli cüretkar, bu denli utanmazca olmasında ANAVATAN Partililer'in emeği vardır çokça...Bilmeyenler bilsin, bilenler de unutmasın sağoldukça...Kimse ansızın gökden inmedi zembille...Tohumları atanlar, Kubilay'ın başını kesenlerdi...Bu tohumları besleyip, büyütenler biliniz ki ANAVATAN Partisi ile geldi...Atamız'la birlikte, tüm devrim şehidlerine rahmet...Ey Türk yurtdaşı; uyanık ol, karanlıklara gömülme ama dikkat et!...
Ve ufacık bir uyarı da Didimli CHP'lilere gelsin bu arada...Çünkü onlar ne yazık ki hiç karışmazlar halkın arasına,sokakdaki adam ne konuşuyor, kulak vermezler onlara...Bugüne kadar müteahhitlerle arası tatlı-sert ilişkiler içinde olan günümüzün başkanı; yine de talan ettirmediği için Didim'i övgülere değer bulsak da kendisini...Sakın ola ki güvenmesin yüzüne gülenlere...Tamam başkan yanındayız diyenlere...Çünkü Atabay Başkan; akıllı, uslu, deprem bölgesinde yaşadığımızın bilincinde, geçit vermedi Didim'de çok katlı yapılaşmaya...Ama talancılar, rantçılar, doğa düşmanları ve kısa dönemli kazançların peşinde olan kurnazlar...Kısaca tüm emlakçılar (yapanı da, satanı da) ki onlar Didim'in siluetini değiştirme vaadi verenlerle birlikte olacaklarmış...Özellikle de tüm emlakçıların yüreği Meyhaneciler Kralı'ndan yanaymış...Testi kırılmadan benden söylemesi...Kırıldıkdan sonra yapılacak bir şey yok...Bilesiniz ki atı alanlar, Didim'de de geçerler Üsküdar'ı... Sakın ola ki havalara girmeyin, belediye bizimdir diye erkenden sevinmeyin; iyi çalışın!...

Ve karşı kıyıda "Lozan'a göre bizim olan " adalar...Pek coşmuş Yunan komutanlar...Bunlar yine İngilizler'e mi güvenmekdeler?... Ne de olsa damat vermişlerdi devrik krallarının oğlu Prens Philip'i kraliçe hazretlerine koca olsun diye daha ben doğmadan öncesinde...Bugün için ülkemizin genel ahvaline bakıp da...hani denir ya...köpeksiz köyü buldular, değneksiz mi gezmekdeler?... Ama Kurtuluş Savaşı; duruyor şuracıkda, insanlık tarihi için hiç de değil öyle uzun bir süre 1920'ler...
Şu karmakarışık dünya düzeninde;besinler GDO'lu, dilberler silikonlu, erkekler naylon ve insanlar genel olarak kaypak ve oynak...Dolayısıyla doğal olan ne varsa özenle saklanmalı, korunmalı, sevilmeli, sayılmalı...