Selma Erdal

Tüm Yazıları


Dünya Barış Günü

  • 31 Ağustos 2019 Cumartesi


Günlerden 1 Eylül 2019; Dünya Barış Günü...İkinci Dünya Savaşı'nın ardından; yaşanan ölümlerden, soykırımlardan ve acılardan insanlık ders alsın, bir daha savaşlar yaşanmasın diye belirlenmiş anlamlı bir gün...Gerçekten de insanlık; gereken dersi almış mı acaba?... Her gün Dünya'nın bir köşesinde ufacık bir kıvılcım, patlayan bir silah ya da bomba ve nükleer tehditleri, özellikle de küresel kapitalizmin efendilerinin (sömürgeci benliklerinin dışa vurumu olan savaşı kışkırtan) söylem ve eylemleri ateşe vermek için yaşadığımız gezegeni Demokles'in Kılıcı gibi her an tepemizde...Böylesi bir yaşam döngüsünde; savaşsız, sömürüsüz bir Dünya'da yaşamak isteyenlerin umutlarıysa giderek tükenmekte...Oysa...Önce DOĞA ile barışmalı İNSAN…Sonra KADIN ile barışmalı ERKEK…Ve gem vurulmalı doyumsuz hırslara, son verilmeli sömürülere...Tamamlandığında bu koşullar; görün bakın DÜNYA yalnızca yılda bir gün değil, her gün BARIŞ GÜNÜ’nü ne güzel yaşar.
Doğa’yı seviyoruz üzerine söylemler…Ve Doğa’nın doğurduğu çocuklarını da… Ve de en uzağımızdaki yabanından, en yakınımızda duranına değin Doğa’da var olan her türü, her canlıyı seviyoruz. Çünkü onların varlığı; varoluşumuzun güvencesidir.Ve yaşamımızın sürdürülebilirliği için Doğa’daki türlerden birisi olan İNSAN; bunu çok iyi bilmelidir. Varlıklarımzın sürdürülebilirliği için yaşam zincirden tek bir halka bile eksilmemelidir.Dolayısıyla tüm canlıların yaşamlarını sürdürmelerini gerçekten istemeli, tek bir canlı türü yok olup gitmemeli bu gezegenden diyerek çalışmalıdır insan!...Bu gerçeği bile,bile ve özellikle de anlam veremiyorum şu gerçeğe...Ki Doğa’nın çocuklarını canından sıyırıp,soymaya; tenine, kürküne bürünmek için onlara kıymak, katletmek, katil olmak girişimlerine bir anlam veremiyorum.Tüyleri, kürkleri için; devekuşuna, tavus kuşuna, timsaha, tilkiye, vaşaka, samura…Hele ki anasının karnındaki astragan için; hem anasına, hem de yavrusuna…Bu canların soyup da derilerini/tüylerini/kürklerini ve bürünmek onlara…Acaba bu tutum ve davranış neyin göstergesidir ?...Üstün saydığımız için onlardan kendimizi; Doğa’nın efendiliğinin mi?…
Bir diğerimize kanıtlamak istediğimiz gücün ve varsıllığın mı, yoksa bastırılmış hayvansallığımızın mı dışa vurumudur?…
Hayvanların kürküne bürünmeğe özenmenin ardında yatan hayvansal içgüdüler mi gizlidir bu eylemlerde?…
Böyle tüylü postlara bürünüp, gösterişli bir durumu sergilediği sanrısı, yanılgısı hangi “uygar” insana yakışır?…

Bizler kürk mantosuz olmalı (m)adamlar diye düşledikçe, düşündükçe ???… Özellikle de 1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ'nde…Bilindiği gibi yalnızca hayvanlar değil ormanlar da tehlikede...Ülkemiz genelinde rant için yakılan, kesilen, yok edilen ormanların yanı sıra, Brezilya'nın yağmur ormanları da, Afrika'daki ormanlar da ki onlar Dünyamız'ın akciğerleridir, işte onlar da acımasızca yok ediliyor, onlar da saldırı altındalar.Ne yazık ki katliamlar sürüyor her gün giderek daha da artan ivmede ve şiddette tüm Dünya'da, tüm Doğa'da,tüm sokaklarda…Ve...Yurt'da Barış, Dünya'da Barış ilkesiyle temelleri atılan bu ülkenin topraklarında; şehid kanlarıyla yarışıyor, katledilen kadınların kanları...Ve bu ülkede akan şehid kanlarıyla birlikte, katledilen kadın kanları durdurulmadıkça; göstermelik barış şenlikleri de yapılmamalıdır. Çünkü süresiz olarak yastayız, bu anlamsız cinayetler son bulmadıkça!...