Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Dün, Bugün, Yarın… Ve Şimdi!

  • 19 Ocak 2019 Cumartesi


Önümüzdeki yerel seçimde CHP’nin Didim’deki rakibi tartışmasız AKP.
Ama bizce AKP’nin bu yarışa Mümin Kamacı ile girmeyi seçmesi oldukça tartışmalı bir konu…
Tartışmanın bizce iki yönü var.
Bu iki yön, CHP ve AKP’nin meseleye kendi pencerelerinden bakmaları ile oluşuyor.
Öncelikle AKP seçmeni şöyle düşünüyor:
“CHP ile mücadele niçin eski-kadim-kök bir CHP’li üzerinden yapılıyor?..
Partimiz içinde CHP ile yarışacak bir kişi bulunamadı mı?
Mümin Kamacı yıllarca CHP ilçe başkanlığı yaptı.
Belediye başkanlığı yaptı.
Bizler yıllarca onunla mücadele ettik; peki ya şimdi?..”
İşte bu “şimdi”dinin yarattığı sorunlar oldukça tartışmalıdır… Ve bu tartışmadan AKP’ye yaraşır hiç bir sonuç çıkartılamamaktadır.

İkinci yön, CHP’li seçmenin penceresinde şekillenmektedir.
“Partinin yıllarca ilçe başkanlığını, belediye başkanlığını yapmış, adı CHP ile özdeşleşmiş birisi nasıl oluyor da, yıllarca mücadele ettiği “öteki tarafa” kolayca iltica edebiliyor. Sözün özü teslim olabiliyor?
Acaba bu “şimdiki” sorunun geçmişte de kökleri vardı da, CHP’liler mi bu içeriği sezememişti; görememişti?.. “
İşte CHP seçmeni de bu ve benzeri soruların yarattığı sorunları tartışmakta, daha daha tartışmakta; ama ortaya kayda değer hiçbir sonuç çıkartılamamaktadır.
Dün, dündür… Bugün de bu gün…
Ama biz bu sözü tekrarlarken Dünya kendi etrafındaki dönüşünü sürdürüyor… Ve bir de bakıyorsunuz, akşam-üstü oluvermiş…
Güneş batıvermiş.
Gece bugünün de üstüne çöreklenip, çöküvermiş…
İşte bizce, her iki cenahın da ayrı ayrı, kaçınılması mümkün olmayan “yarın”ı düşünmesi gerekmektedir…
AKP belirlemiş olduğu yönde yoluna devam ettiği takdirde geleceği bellidir.
CHP’nin penceresinden bakıldığında ise, yarın [türlü-çeşitli] belirsizliklerle doludur.
Ya ülkenin “makûs talihi”ne müdahale edilecek, “lambaya püf denecek” ve ülkeyi aydınlığa götürecek doğru ve kararlı adımlar atmaya başlanacaktır…
Ya da karanlığa [her geçen gün daha da] alışan yorgun gözler ovuşturularak alt-seviye koltuk kapmaca oyunlarında ömür tüketilecek…
Oysa koltuk hedef değildir!..
Hedefe yürüyen mücadelenin içinde belki de küçük bir vesiledir, araçtır; hepsi o kadar…
CHP penceresinden sokağa bakıldığında galiba bu gerçek tam olarak görülememektedir.
Yapılacak ilk iş, pencerede asılı olan tül perdeyi aralamaktır.

@farukhaksal42
farukhaksal@gmail.com
www.akceder.com
www.haksal.av.tr