Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Doğamız ne hale getirildi

  • 16 Ekim 2018 Salı


Ülkemde felaketler yaşanıyor. Son yaşanan yağışlar ve ardından gelen sel felaketi bunları doğrular nitelikte. Depremin ve selin gelişini insanların giyimine bağlayanlar bence konuları doğru etüt edenlerin aklıyla oynadıklarının açık kanıtı gibi görünüyor. İşin doğrusu bunların tamamının doğa olayı olması konusunda birleşsek de, doğa olayının çevrede yapılan dengesizliklerden dolayı hak iddia ederek ceza verdiğini görmemek en büyük aptallık olur kanısındayım.

Rant peşinde koşanların doğaya verdiği dengesizliklerin sonucu olarak ortaya çıkan ve doğanın intikamı olarak karşımıza çıkan bu hareketlerin tek sorumlusu insanlık alemidir. Doğanın dengesini şahsi çıkarlar için bozan bu insanlık, sonunda dağı taşı başımıza yıkmanın yollarını araya dursun, çevrenin bu kadar katledilişinin hiçbir örneğinin başka bir ülkede olmadığını kanıtlamak da o kadar zor olmayacaktır.
Çevre Bakanlığı verilerine göre yapılan çalışmaları görmemek, çevreye karşı duyarlı olmamakla eş değerdir. Geleceğimizin garantörü olan ormanlarımız, hiç uğruna yok ediliyor, birilerine peşkeş çekiliyor ve bunu gördüğümüz halde ses çıkarmıyorsak, burada en büyük suçlu buna göz yumanlardır. Çed raporlarına bakıldığında gerek görülmeden izin verilen pek çok sayıda ormanlık alan vardır. Bu alanlar birilerine enerji için verilirken, ÇED raporlarına gerek olmadığı, yani kısacası memleketin ormanının birilerine verilmesinde sakınca olmadığı anlamına gelmektedir.
Bu gün daha önce yapılmış olan HES çalışmalarındaki çevresel yaşama bakıldığında, doğanın harap edildiği, mevcut tabiatın eski dengelerinden tamamen uzaklaştığı, doğa yaşamındaki örtünün tahrip olduğunu görmekteyiz. Bu tür çalışmaların verdiği enerji, yapılan tahribattan daha az kazançlı olduğunun göstergesi ortaya çıkıyor. Yabancı ülkelerin verdiği raporlara göre, Hidro elektrik santralleri dışındaki diğer enerji üreten mekanizmalar, rüzgar ve güneş enerji sistemlerinin daha verimli olacağı belirtiliyor.
Ormanlarımızı9n katli devam ederken, şehirleşmelerdeki yanlış uygulamalar sonucunda, yeşil alanlar yerini betonlaşmaya terk ettiği gerçeğini geçen haftalarda yaşadık ve gördük. Sel felaketinin büyük olduğu ve insanların yaşamını etkilediği görüntüler, bundan sonra önemli tedbirlerin alınması gerektiğini bu işin müsebbibi kişilerce de dile getirilmesi, yapılan yanlışların kabulü anlamına gelmektedir. Bir yandan yangınlar, bir taraftan betonlaşma, bir taraftan da Çet raporlarıyla verilen olumlu izinler sonucunda doğa bizden öcünü almaya devam edecek.