Musa Dinç

Tüm Yazıları


Doğal Afetler/ Orman Yangınları

  • 26 Temmuz 2018 Perşembe


Musa Dinç / Sağlık İletişim Uzmanı, Yazar
musadinc2109@gmail.com

İnsanlara zarar veren olaylara Doğal Afet denir. Burada can ve mal kaybı söz konusudur. Doğal afetler; doğanın kontrolündedir. Yangın her hangi bir yıldırım düşmesi veya farklı sebepler dolayısıyla insan kontrolü dışında gelişmiş ise doğal bir afettir. Fakat insanların piknik alanlarında sorumsuzca çıkardıkları gibi ise; doğal afet değil, sorumsuzluktur ve cahilliktir.
Yaz aylarında havaların ısınmasıyla birlikte orman köylüsünün en büyük korkusu orman yangınlarıdır. Komşumuz Yunanistan’daki yangın felaketi hepimizi derinden üzmüştür.
*
Komşum rahat değilse, ben de rahat olamam.
Komşum üzgünse, ben de üzgünüm;
Komşum üşüyorsa, ben de üşüyorum.
Komşum aç ise, ben de acım;
Komşum can çekişiyorsa, benim de yüreğim parçalanıyor;
Komşum bu haldeyken, uyuyamıyorum!
Ne yapayım, ben insanım!
*
Orman yangınları, sel felaketleri ve depremler ile sık sık karşılaşmaktayız ülke olarak. Okyanus ülkesi olsaydık tsunami ile de başımız dertte olacaktı; şükürler olsun ki, yanardağ patlaması ve hortum gibi doğal afetlerden de uzağız.
Bilinçli bir toplum ve teknolojik açıdan gelişmiş ülkeler doğal afetler karşı her türlü tedbiri almışlardır. Buradaki afetler, alınan önlemlerle az can ve mal kaybıyla durumu kotarmaktadırlar, ama ne yazık ki 3. Dünya ülkelerinde büyük can kaybı yaşanmaktadır.
Eskiden orman yangınları doğal afet olarak kabul edilmese de, bugün artık akciğerlerimize ve sağlığımıza karşı çok büyük bir yıkım olduğundan doğal afet olarak kabul edilmektedir. Orman yangını, doğal ya da insani sebeplerden ortaya çıkan ormanların kısmen veya tamamen yanmasıdır. Yıldırım düşmesi, yanardağ patlaması ve yüksek sıcaklık gibi doğal sebeplerle çıkan yangınlar ve sigara, tarımsal ürünler nedenli çıkan insan kaynaklı orman yangınları vardır. Ormanların yanması ekoloji ilgili olarak birçok zarara sebep olur. İklim değişikliği ve kuraklık başlıca sonuçlarıdır.
Yaz ayları boyunca eksik olmayan yangınlar, birçok coğrafyayı kavurarak ardında bir yıkım bırakıyor.
Yangın başladığında hayvanlar da devinime geçiyor, onlar da can kurtarma derdine düşüyor. Kuşlar uçup gidiyor. Memeliler kaçıyor. Çift yaşamlılar ve başka küçük hayvanlar toprakta tünel kazıyor, ağaç içlerinde saklanıyor veya kayaların altında gizleniyor. Geyikler ve büyük hayvanlar derelere ve göllere sığınıyor.
Yeterince hızlı koşamayan ya da sığınak bulamayan bazı hayvanlar duman ve alevler içinde ölüyor.
Yangınların yerleşim yerlerine teması felaketlerin en büyüğüdür. Nitekim Komşumuz Yunanistan’ın başkenti Atina’nın Mati kasabasındaki yangında ilk belirlemelere göre 81 can kaybı var resmi kayıtlara göre, ama ölü sayısının daha da artabileceği kaygısı taşımaktayız. Yüzlerce araç kullanılamaz, yerleşim yerinde yaşam sıfırlanmış durumda. İnsanların yersiz, yurtsuz ve evsiz kalması çok zor bir durumdur. Çok sayıda yaralı var. Yaralıların tedavi edilmesi ve fiziksel ihtiyaçlarının giderilmesi elzemdir.
Acının dili, rengi, dini olamaz. Temennimiz acıların bir daha yaşanmamasıdır. Acılar paylaşıldıkça, yaraya bir nebzecik merhem olur. Empati yapmak burada çok önemlidir.
Yanık vakalarına karşı yabancı değilim. Sağlık Memurluğu yaptığım yıllarda bir kıraathanede tüp patlaması sonucu beş ölü ve onlarca yaralı olan bir durumla karşı karşıya kalmıştık. Yaralıların durumu içler acısıydı, tanınmayacak denliydiler. Yanık vakalarının çoğu üçüncü derece yanıklardı. Kemik dokusuna kadar sirayet etmişti, serum takacak damar bulamamıştık. Sağlık Ocağında tedavileri imkânsızdı, kazazedelere refakat etmiştim hastaneye kadar. Allah yanık vakalarını düşmanıma dahi yaşatmasın, çok zor bir durum; sabahlara kadar acıdan kıvrandıklarını ve inlediklerini görmüştüm. Onlara sedatif grubu ilaçlar vererek, sakinleştirdiğimi anımsıyorum.
Allah hiçbir ulusa doğal affet yaşattırmasın. Ormanlar yandığı zaman sadece bir ülke etkilenmez. Tüm dünya olumsuz yönde etkilenir. Ormanlar hem oksijen deposu, hem de hayvanlar için en iyi barınaktır. Ormanlar; aynı zamanda iklim değişikliği konusunda bir sigortadır.
*
Ormanları, yangınlara karşı korumak için

1.Ormanlara cam ve cam kırıkları atılmamalıdır. (Cam, güneş ışığını bir büyüteç gibi çimenlere çeker. Çimenler, tutuşarak çimenlerin alevlenmesine ve dolayısıyla yangının oluşmasına neden olacaktır.)
2.Mangal küllerini söndürmeden dökülmemelidir. Çünkü çimenlerin tutuşarak yangın çıkarma olasılığı vardır.
3.Bir yangın gördüğümüz zaman 110 yangın ihbar hattına bildirmeliyiz; eğer bu bir orman yangınıysa, o zaman 177 alo orman yangını ihbar hattına bildirmeliyiz.
4.Halk görevli kişiler ve çevre örgütleri tarafından bilinçlendirilmeli, bu konuda seminerler ve konferanslar düzenlenmelidir.
5.Ormanda ateş yakmamalıyız yakmak zorundaysak, çemensiz bir alanda ateşin etrafına taş koyarak yakmalıyız. (Beycan.net.)