Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Diyecek söz bulamıyorum

  • 15 Haziran 2019 Cumartesi


Değerli Dostlarım; Kısa bir aradan sonra tekrar sizlerle beraber olmanın heyecanını yaşıyorum. Bundan sonra da yine doğruların takipçisi, kalemi dik olarak sizlere hitap edecek bir yazar olarak yanınızda olacağım. Okumayı sevmeyen bir toplumun sesi yansıdı geçen hafta. Hem de ülkeyi bir zamanlar yönetmiş ve şimdi de aday olan biri tarafından söyleniyor. Birileri ikaz etmiştir diye düşünüyorum. Denilecek cevap ise kulaklarımda çınlar nitelikte. “Sözlerimin içinden cımbızla çekmişler”.

Okulların tatile girdiği geçen haftanın konusu karnelerdi. Başta aileler konuştu bu karne işini. Peşine siyasiler başladı konuşmaya. Karne ve çocuk üzerinden topluma mesaj atılarak oy toplandı. Bence yazık ve hiç söylenmemesi gereken bir mesaj olarak kabul ediyorum. Tam bu haber gözüme gelmişken, aklıma bir zamanlar toplumun en elit kesimini meydana getiren, bilim yuvası olan bir üniversitemizin yöneticisi basına verdiği demeçte, “Okumaya ne gerek var. Biz okuma istemeyen bir toplumu daha çok severiz” benzeri bir sözle toplumu iyice germişti. Bu söz, değil üniversitede Profesör, dağın başında çobanlık yapan ilkokul mezunu olmayan bir kişi için bile abesle iştigaldir.
Canlılar yaşamak için gerekli gıdaları tüketmek zorundadırlar. Zaten okumuş toplumlar yerine, sömürü düzenine daha uymakta olan, kandırılmaya daha müsait olan, cahil kişilerin bulunması, ekmeğine yağ sürmekle eşdeğerdir. Gazetecinin sorusuna “zayıf olmayan bir karne tuzsuz aşa benzer” kelimesi tam bu ifade ile bağdaşıyor. Kendini üzme kardeşim. Bize zaten senin gibi okumamış cahil kalmış kişiler lazım. Sen kültüründen, okumandan eksik kal ki, biz senin açlığını birkaç basit unsurla sağlayarak, seni bizlere köle yapalım anlamı taşır.
Değerli Dostlarım; Veliler, aldıkları üç beş kuruş paranın, emekliler ise ellerine geçen açlık sınırındaki parası ile çocuklarını adeta yarış atı gibi yetiştiriyor. Kazancından arttırdığı ile, yediğinden kısıtlayarak onun geleceğini garanti altına almaya çalışıyor. İş böyle iken, zayıf olmayan karnenin tuzsuz aşa benzetilmesi, okumaya ne gerek var, boş ver kardeşim bize cahil toplum gerekir anlamını taşımaktadır. Haydi sonumuz hayırlı olsun.