Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Disk Kayması mı; Kişilik Sapması mı?

  • 30 Kasım 2018 Cuma


Bir insanı, hele hele toplum içinde sivrilmeye kafasına koymuş bir “adem”i gerçekten tanımak mı istiyorsunuz?

Işığa tutun…
Söylemlerini bir kenara koyun, röntgenini çekin ve iskeletini izleyin.
Omurgasında bir eğrilik olup olmadığını kontrol edin.
Belinde öne-arkaya-her iki yana bir kayma olup olmadığına iyice dikkat edin.
Disk kayması sadece patolojik bir hastalık değildir.
İnsanın kişiliğini de kaydıran bir sapmadır.
Hele yumuşak-kaygan-çıkar odaklı bir zemin üstünde yürünüyorsa, vay ki vay…
Hele hele fotoğraf karelerinin içine üşüşmek kaçırılmıyorsa, ele bir mikrofon geçirilip figan eylemek meslek haline getirilmişse, of ki of!
Hem çoğulcu demokrasi içinde gelişmeyi şiar edineceğiz ve hem de çoğul içindeki bireyi seyreltip geliştireceğiz.
Birey toplum ikilemi denen sahtelikten birlik, beraberlik ve bütünlüğü çekip çıkartacağız.
Çünkü gerçek anlamda bireylik, Robinson Kruzue’nin adasındaki [yapayalnız] tek başınalık içinde yaratılamaz.
Birey, kendi kimlik ve kişiliğini toplum içinde sınayarak yaratır.
Kendi sırça köşküne çekilerek tek başına dört duvar arasında değil.
Hata yaparak, hatalarından dersler çıkartarak, sınayıp, deneyerek, yeniden yeniden tökezlenip doğrularak gelişir insan.
Bir çırpıdan, gökten zembille inmez.
Kaymalarını, sapmalarını görerek, düzelterek geliştirir kendisini.
Ve asla kapıyı kapatmadan…
Okuyarak, düşüncelerin [duyguların] altını üstünü çizerek, sorgulayıp-tartışarak zihnini cehaletin pençesinden kurtarabilir. Ancak kendisini bu yoldan giderek, böylece yaratabilir.
İşte ancak sonra, yani kendi kişisel yapılanmasını biraz olsun tamamladıktan sonra omuz verir toplumsal sorunlara.
Toplumsal mücadele bir rehabilitasyon kliniği değildir.
Kendi iç sorunlarını alt etmeden, kişisel kompleks-hırs-öfke patlamalarını teskin etmeden toplumsal mücadelenin içine balıklama dalınmaz.
Ama bütün bu süreçler içinden geçip, sağlıklı düz bir çizgi üzerinde yürüyebilmek için… Öncelikle, içten olmak gerekir.
Yıldızını parlatma bencilliğinden uzaklaşmak gerekir.
Aydın, düşünen, sorgulayan, mert ve erdem yüklü, bir halk adamı olmak gerekir.
Anlayacağınız, en zor zanaat, insan olmak.

@farukhaksal42
farukhaksal@gmail.com
www.akceder.com
www.haksal.av.tr