Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Dikkat dikkat!..

  • 27 Şubat 2018 Salı


Emperyalizm artık yöntemini iyiden iyiye değiştirdi; geliştirdi…
Artık savaş meydanlarından kendisi yok, taşeronları var.
Silahlar hibe[ymiş] gibi veriliyor; vekâleten ateşleniyor,
Piyasa dedikleri alış-veriş tezgâhlarında borsa üzerinden, sermayeyi hareket ettirerek çıkar/kar/mal/mülk/kaynak/sanayi/toprak [ve] insan ce-bel-le-zi-ze edilip, istifleniyor.
Ülkenin azbuçuk yarım ve çeyrek aydınları önce dilin içine gizlenilerek, sonra [genel kabul görmüş]
xkavramları iğdiş ederek teslim alınıyor.
Sonra da nakden ve peşin Avro/Dolar; yetmiyorsa mevki-şan-şöhret vaatleri ile güdülüp, kullanılıyor.
Bu nasıl mı oluyor?
- Yavaş yavaş; usul usul; tisman tisman…
Örneğin, demokratik kitle örgütlerine, “sivil toplum kuruluşları” denmeye başlıyor… “Sivil Toplumculuk” yükselen değer haline geliyor…
Oysa sivilin karşıtı, resmidir… Askeridir, filan.
Bir kez daha düşünün, sivil toplum kuruluşları, hangi anlamı tetiklemektedir?
Demokrasi baş tacı kavramımız… İyi, güzel. Peki, Parlamenter demokrasi, daha demokratik olalım diye mi [paldır/küldür] bir referandumla ortadan kaldırıldı?
Tüm anti-demokratik tırmanışlar demokrasi bayrağı taşıyarak sürdürülmedi mi?
ABD’nin [ve uluslar arası koalisyonun] Mısır, Libya, Afganistan, Irak ve Suriye topraklarını kana bulamaları “özgürlük” adına yapılmadı mı?
Etnik siyaset ile ulus devletleri bölmek, saflara ayırıp halkları ötekileştirmek “demokratik siyaset[!] kavramının bir kandırmacası olarak kullanılmadı mı?
İşgalci emperyalist müdahalelerin vitrininde “insan hakları” söylemleri yer almıyor mu?
Emperyalist soy kırım yöntemleri, tarımımızı zehirlemedi mi?
Bizi ele-kula muhtaç eden ekonomik stratejiler yardım ve hibe kılıfına sarılarak sınırlarımızdan içeriye sorgusuz-sualsiz geçirilmedi mi?
İşte emperyalizmin en kadar, en acımasız ve en sinsi saldırısı bunlardır…
Bu saldırıyı görüp, anlamamız gerekmektedir.
Yeni yöntemlerle savaşabilmek için önce onları gerçek kimlikleri ve silahları ile görüp, teşhis etmemiz gerekmektedir.
Sonra ülke içindeki işbirlikçilerini, ortaklarını ve teşvikçilerini belirlememiz şarttır.
Yöntem yenidir; gün geçtikçe kendini geliştirmekte ve cilasını parlatmaktadır.
Demek ki yapılacak şey, kendimizi yenilemek, bilincimizi geliştirmek ve saflarımız birleştirmektir…
Bilmemiz gerekir ki, bizleri bölen her şey/her söylem/ve her ayrımcılık emperyalizmin hizmetine girmekle aynı şeydir; aynı işlevi görür…

@farukhaksal42
www.haksal.av.tr
farukhaksal@gmail.com